WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/6057 E.  ,  2023/6677 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6057
Karar No : 2023/6677

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):
1) …
2) …

8) …
9) …
VEKİLLERİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR):
1) … Bakanlığı / ANKARA (… Bakanlığı)
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

2) … Genel Müdürlüğü / …
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Manisa ili Soma ilçesi sınırları içerisinde yer alan Eynez Maden Ocağı'nda 13/05/2014 tarihinde meydana gelen kazada yakınları ...'ın hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi ... için 125.000,00 TL, oğlu ... için 125,000,00 TL, annesi ... için 150.000,00 TL, kardeşleri ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu olayın 13/05/2014 tarihinde meydana geldiği, davacıların idareye başvurularının ise 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirlenen 5 yıllık süre dolduktan sonra 21/07/2020 tarihinde yapıldığı, başvuruların reddi üzerine bakılan davanın 16/10/2020 tarihinde açıldığı, davacılar tarafından 13/05/2014 tarihinden itibaren her durumda beş yıl içinde idari başvuru yapılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra başvuru yapıldığı gerekçesiyle davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, dava konusu olaya ilişkin olarak müşteki sıfatıyla yer aldıkları … Ağır Ceza Mahkemesi nezdinden açılan E:… sayılı dosyanın ve davacı sıfatıyla … İş Mahkemesi nezdinde açmış oldukları E:… sayılı dosyaların henüz kesinleşmediği, Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davada alınan bilirkişi raporu ile idarenin hizmet kusuru bulunduğunun ortaya konulduğu, bakılmakta olan davanın süresinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Manisa ili, Soma ilçesi, Eynez Maden Ocağında 13/05/2014 tarihinde gerçekleşen maden kazasında davacıların yakınları ...'ın hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek davacılar tarafından, manevî zararların giderimi için 21/07/2020 tarihli dilekçeleri ile yaptıkları başvurularının Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemiyle ve Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığınca da cevap verme süresi içinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi üzerine müteveffanın eşi ... için 125.000,00 TL, oğlu ... için 125,000,00 TL, annesi ... için 150.000,00 TL, kardeşleri ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında; "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anılan usul kuralı ile idari eylemlerden hakları ihlal edilen ilgililerin, idari eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde idari eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği hükme bağlanmıştır.
Tam yargı davaları idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazminini ifade etmektedir. Bu nedenle tam yargı davasının açılabilmesi için eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın ortaya çıkması zorunludur.
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir olayı, bir tutumu; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem bulunmayan salt maddi tasarrufları anlatır.
Söz konusu eylemin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yargılaması sonucu ortaya çıkabilmektedir.
Anılan düzenlemede, öngörülen bir yıllık idareye başvuru süresinin, zarara yol açtığı ileri sürülen idari eylemin yazılı bildirim veya öğrenme tarihinden itibaren başlayacağı ifade edilmekle birlikte, zararın ortaya çıkışının veya öğrenilmesinin idari eylemin öğrenilmesinden sonraya rastladığı durumlarda söz konusu sürenin zararın öğrenildiği tarihten başlatılması hakkaniyet gereğidir. Dolayısıyla, bir idari eylemin süregelen zararlara neden olduğu durumlarda idari eylem daha önce öğrenilmiş olsa bile geçmişteki idari eylemden kaynaklandığı açık olmak kaydıyla sonradan ortaya çıkan zararlar nedeniyle, zararın ortaya çıktığı/öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde giderilmesi için idareye başvurulabileceğinin ve reddi halinde dava açılabileceğinin kabulü gerekmektedir. Başka bir ifade ile, zararın giderilmesi talebiyle idareye yapılan başvuru tarihinden geriye doğru bir yıl içerisinde meydana gelen/öğrenilen zararlar için tam yargı davası açılabilecek, bundan daha önce meydana gelmiş/öğrenilmiş zararlara yönelik davaların ise süre aşımı nedeniyle reddi gerekecektir.
Bu itibarla, 2577 sayılı Kanunun 13. maddesinde öngörülen 1 ve 5 yıllık sürelerin eylemin idariliğinin ve/veya zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren hesaplanması zorunludur. Aksi yorumun zarara yol açan eylemin idariliğinin ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldıracağı, hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.
Ancak; idari istikrar ve idarenin sürekli dava tehdidi altında tutulmamasını amaçlayan ve hak düşürücü nitelikteki dava açma sürelerinin de; yukarıdaki ilke ve gerekler göz önünde bulundurulup, hak arama özgürlüğü ile idari istikrar ilkesi arasındaki denge korunarak maddi olaya özgülenerek uygulanması gerekmektedir.
Bakılan davada her ne kadar mahkemece; dava konusu olayın 13/05/2014 tarihinde meydana geldiği, davacıların idareye başvurularının ise 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirlenen 5 yıllık süre dolduktan sonra 21/07/2020 tarihinde yapıldığı, başvuruların reddi üzerine bakılan davanın 16/10/2020 tarihinde açıldığı, davacılar tarafından 13/05/2014 tarihinden itibaren her durumda beş yıl içinde idari başvuru yapılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra başvuru yapıldığı gerekçesiyle davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de dava konusu olaya ilişkin olarak davacıların müşteki sıfatıyla yer aldıkları … Ağır Ceza Mahkemesi nezdinden açılan E:… sayılı dava dosyası ve davacı sıfatıyla … İş Mahkemesi nezdinde açmış oldukları E:… sayılı dava dosyası incelenerek, 13/05/2014 tarihinde gerçekleşen olayın "idarilik" ilişkisinin sözkonusu davalarda verilen kararların kesinleştiği tarihte kurulduğunun kabulü ile en son bu tarihin esas alınması ve 1 yıllık sürenin bu tarihten başlatılması gerekmektedir.
Bu durumda; bakılmakta olan davada anılan davalardaki kararların kesinleşme tarihi esas alınarak davanın süresinde olup olmadığı yönünden bir inceleme yapılması gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.