WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/5826 E.  ,  2023/5226 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5826
Karar No : 2023/5226

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten …'a velayeten
… ve …
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. …
2- … İl Özel İdaresi / …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMLERİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 08/03/2016 tarihinde Suriye ülkesinin kuzeyindeki DAEŞ terör örgütünün hakimiyetinde bulunan bölgeden fırlatıldığı tespit edilen roket mermisinin Kilis iline düşerek patlaması sonucunda yakınları ...'ın vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin Kilis İl Özel İdaresinin … tarih ve 532.05-46 sayılı işleminin iptali ile müteveffanın babası ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 27.268,44 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, annesi ... için 1.000,00 TL (miktar artırım ile 60.718,00 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, kardeşi ... için 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 3.000,00 TL (miktar artırımı ile toplam 87.986,44 TL) maddi, 120.000,00 TL manevi tazminatın 06/12/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, 01/12/2016 tarihinde terör eyleminden kaynaklanan zararlarının tazmini istemiyle davalı Kilis İl Özel İdaresine yapılan başvurunun … tarih ve … sayılı işlemle reddine ilişkin işlemin iptali istemi yönünden, ön karar olması nedeniyle iptal davasına konu edilemeyeceğinden başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin "İşlem" olarak değerlendirilmesi suretiyle incelenmesine olanak bulunmadığı, davacıların maddi tazminat istemi yönünden, bilirkişi incelemesi neticesinde maddi zararları için ödenmesi gereken tazminat alacağı bulunmadığı anlaşılan ... için talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminat isteminin reddi ile davacılar ... ve ...'ın miktar artırım talebi dikkate alınarak, davanın açılması sırasında talep edilen ... için 1.000,00 TL maddi, ... için 1.000,00 TL maddi tazminata davacılar tarafından talep edilen 06/12/2016 tarihinden, miktar artırım dilekçesi ile talep edilen 85.986,44 TL kısmına yönelik olarak ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 22/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği, davacıların manevi tazminat istemine gelince, davacıların manevi değerlerinde meydana gelen eksilme ile duyulan acı, üzüntü ve sarsıntı karşılığı olarak takdiren davacıların talep etmiş olduğu manevi tazminatın tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, zararların tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem yönünden 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine, müteveffanın annesi ... için 60.718,00 TL, babası ... için 27.268,44 TL olmak üzere toplam maddi tazminat isteminin 87.986,44 TL'lik kısmının kabulüne, kardeşi ...'ın maddi tazminat isteminin reddine, kabul edilen maddi tazminatın 2.000,00 TL'lik kısmına davacıların talep ettiği 06/12/2016 tarihinden, 85.986,44 TL'lik kısmına ise miktar arttırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihi olan 22/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine, ... için talep edilen 50.000,00 TL, ... için talep edilen 50.000,00 TL, kardeş ... için talep edilen 20.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminat talebinin tamamının kabulüne, kabul edilen tutarın davacıların talep ettiği 06/12/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, olayda, Suriye ülkesinden Kilis iline fırlatılan roket nedeniyle davacıların yakınının vefat etmesinde kamu hizmetinin yürütülmesinde idareye bir kusur atfedilemeyeceği, uyuşmazlığın sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde ve manevi tazminat istemine ilişkin uyuşmazlığın ise genel hükümler kapsamında karara bağlanması gerektiği, istinafa konu kararın, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin davalı idarelerin istinaf başvurusunun incelenmesinden, bakılan dava, genel hükümler kapsamında açılmış olsa da, hükmedilecek tazminat tutarının sosyal risk ilkesinin kanunlaşmış hali olarak kabul edilen 5233 sayılı Kanun ile öngörülen tazminat tutarını geçemeyeceği, davacıların yakınının, terör olayı nedeniyle vefat ettiği, olay nedeniyle davacıların başvurusu üzerine 03/01/2017 tarihinde uyuşmazlık tutanağının düzenlendiği, 5233 sayılı Kanun ile Danıştay ve Anayasa Mahkemesi'nin içtihatı gereğince davacının lehine olacak şekilde son işlem tarihinde geçerli olan gösterge ve katsayı üzerinden maddi zararının hesaplanmasının gerektiğinden, 2017 yılının ilk dönem cetvelinin hükme esas alındığı, bu durumda, 2017 yılının ilk dönemi için geçerli olan hesap cetveline göre ölüm için ödenecek tazminat tutarı olan 33.620,30 TL'nin davacılara miras hisseleri oranında ödenmesi gerektiği, bu tutarı aşan miktarda ve genel hükümler kapsamında maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı, istinafa konu kararın, davanın başvurunun reddine ilişkin işlem yönünden incelenmeksizin reddine kısmı ile manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun incelenmesinden, istinaf başvurularına konu kararın bu kısmının dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davanın, başvurunun reddine ilişkin işlem yönünden incelenmeksizin reddine kısmı ile manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurularının reddine, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin istinaf başvurularının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 33.620,30 TL'nin, 2.000,00 TL'lik kısmına davacıların talep ettiği 06/12/2016 tarihinden, 31.620,30 TL'lik kısmına ise miktar arttırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihi olan 22/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara miras hisseleri oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine ve 33.620,30 TL'yi aşan İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, toplumsal güvenliğin sağlanmasının idarenin sorumluluğunda olduğu, ilk derece mahkemesince somut veriler ışığında destekten yoksun kalma zararının hesaplandığı, manevi tazminatın yaşanılan acıyı bir nebze de olsa hafifletecek düzeyde olması gerektiği iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, tedbirlerin alınmasına rağmen vuku bulan olayda önlenemezlik ilkesi gereği sorumluluklarına gidilemeyeceği, manevi tazminat taleplerinin fahiş nitelikte olduğu ve sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağı, idarelerinin terör olayının meydana gelmesinde sorumluluğu bulunmadığından manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı iddialarıyla; davalı Kilis İl Özel İdaresi tarafından ise, 5233 sayılı Kanuna göre il özel idarelerinin ancak sekretarya hizmetlerini yürütmekle görevli olduğu, sorumluluklarının bulunmadığı, hasım mevkiine alınmalarının hatalı olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar ve davalı Kilis İl Özel İdaresi tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin reddi, davalı idarelerin temyiz isteminin kısmen kabulü kısmen reddi ile temyize konu kararın davacıların manevi tazminat ve dava konusu işlemin iptali istemlerine yönelik kısımlarının onanması, davacıların maddi tazminat istemine yönelik kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; 08/03/2016 tarihinde Suriye ülkesinin kuzeyindeki DAEŞ terör örgütünün hakimiyetinde bulunan bölgeden fırlatıldığı tespit edilen roket mermisinin Kilis iline düşerek patlaması sonucunda yakınları ...'ın vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Müteveffanın babası davacı ... tarafından olay nedeniyle meydana gelen zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle davalı Kilis Valiliğine yapılan 11/03/2016 tarihli başvuru üzerine, Kilis Valiliği 4 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararı ile müteveffanın mirasçılarına 30.589,50 TL'nin ödenmesine karar verilmiş, anılan tutarın 15.000,00 TL'lik kısmı Kilis İl Özel İdaresinin 04/05/2016 tarihli muhasebe işlem fişi ile avans olarak davacılardan ...'a ödenmiş, kalan kısmın kabul edilmemesi sonucu 15/08/2016 tarihinde ... ile uyuşmazlık tutanağı imzalanmış ve bunun üzerine maddi ve manevi zararlarının genel hükümler çerçevesinde karşılanması gerektiğinden bahisle davalılardan İçişleri Bakanlığına yapılan 01/12/2016 tarihli başvurunun Kilis İl Özel İdaresinin … tarih ve … sayılı işlemi reddi üzerine, anılan işlemin iptali ile müteveffanın babası ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 27.268,44 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, annesi ... için 1.000,00 TL (miktar artırım ile 60.718,00 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, kardeşi ... için 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 3.000,00 TL (miktar artırımı ile toplam 87.986,44 TL) maddi, 120.000,00 TL manevi tazminatın 06/12/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un, 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar; 7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar''; 8. maddesinin 1. fıkrasında, ''7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.''; 9. maddesinde, ''Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir. Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Cumhurbaşkanı, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez. Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.''; 12. maddesinde, "Komisyon, doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile yaptığı tespitten sonra 8 inci maddeye göre belirlenen zararı, 9 uncu maddeye göre hesaplanan yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerindeki nakdî ödeme tutarını, 10 uncu maddeye göre ifa tarzını ve 11 inci maddeye göre mahsup edilecek miktarları dikkate alarak, uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak safi miktarı belirler. Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir. Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.'' hükümleri bulunmaktadır.
Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 21. maddesinde de, "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara, altı katı tutarını geçmemek üzere, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucunda belirlenecek tutarda, b) Çalışma gücü kaybı derece ve oranları için ekli cetvelde (EK-D) belirlenen katı tutarında, c) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır." kuralı bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize Konu Kararın Davacıların Manevi Tazminat İstemine ve Dava Konusu İşlemin İptali İstemine Yönelik Kısımlarının İncelenmesi:
Bölge idare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın Davacıların Maddi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Temyize konu karardaki, olay nedeniyle idareye bir kusur atfedilemeyeceğine, uyuşmazlığın sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde çözülmesi gerektiğine yönelik değerlendirmeler Dairemizce de isabetli bulunmuştur.
Bu durumda hükmedilecek maddi tazminatın hesaplanmasına yönelik değerlendirmesine geçilmelidir.
Anayasa Mahkemesinin 25/06/2009 tarih ve E:2006/79, K:2009/97 sayılı kararında; "Gösterge ve katsayı rakamlarının her yıl artış göstermesi nedeniyle, son işlem tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamlarının esas alınmasının, tazminat alacaklısının lehine bir uygulama olduğu açıktır." tespit ve gerekçesine yer verilmiş olup, bu husus Dairemiz kararlarında da benimsendiğinden son işlem tarihi olarak uyuşmazlık tutanağı tarihinin esas alınması gerekmektedir.
Buna göre; Bölge İdare Mahkemesince yapılacak hesapta, uyuşmazlık tutanağı tarihindeki memur aylık kat sayısı(2016 ikinci yarıyıl) ile (7000) gösterge rakamının çarpımı sonucunda bulunan miktarın; Yönetmeliğin 21. maddesinin (c) bendine göre elli (50) ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, maddi tazminata hükmedilmesinde dikkate alınmalıdır.
Bununla birlikte davacılardan ...'a uyuşmazlık tutanağı düzenlenmeden önce ...'ın vefatı sebebiyle 5233 sayılı Kanun kapsamında 15.000,00 TL avans ödemesi yapıldığı görüldüğünden, yapılan bu ödemenin de tazminat hesabında göz önüne alınması gerekmektedir.
Bu itibarla, tazminat hesabında 2016 ikinci yarıyıldaki memur aylık katsayılarının kullanılması gerekirken 2017 yılı ilk yarıyıldaki memur aylık katsayısının kullanılmasında ve davacılardan ...'a uyuşmazlık tutanağı imzalanmadan önce yapılan 15.000,00 TL'lik avans ödemesi dikkate alınmadan maddi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; iş bu bozma kararı üzerine yapılacak hesaplama sonucu hükmedilecek maddi tazminata, miktar artırımı ile istenilen tutar da dahil olmak üzere, genel hükümler kapsamında İçişleri Bakanlığına yapılan başvuru tarihi olan 01/12/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği de tabidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacıların manevi tazminat ve dava konusu işlemin iptali istemlerine yönelik kısımlarının ONANMASINA, davacıların maddi tazminat istemine yönelik kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.