WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/5700 E.  ,  2023/5245 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5700
Karar No : 2023/5245

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendisine asaleten ... 'e velayeten ...

2- Kendisine asaleten ... ve ... 'e velayeten ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 24/04/2016 tarihinde Suriye ülkesinin kuzeyindeki DAEŞ terör örgütünün hakimiyetinde bulunan bölgeden fırlatıldığı tespit edilen roket mermisinin Kilis iline düşerek patlaması sonucunda yakınları ... 'in vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık müteveffanın eşi ... , çocukları ... ve ... için 150.000,00 TL (miktar artırımı ile ... için 170.138,02 TL, .. için 31.570,25 TL) maddi ve eşi ... , çocukları ..., ... , ..., ... ve kardeşi ... için ayrı ayrı 200.000,00 TL; gelini ..., torunları ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla, davacıların maddi tazminat istemi yönünden, davacılar murisi ...'in terör eylemi sonucu hayatını kaybetmesi nedeniyle davalı idarenin sosyal risk ilkesi uyarınca sorumlu bulunduğundan bahisle maddi zarara ilişkin olarak destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için dosya üzerinden bilirkişi incelemesinin yaptırıldığı, bilirkişi raporunda özetle; "davacı ... 'in bakiye destekten yoksun kalma tazminat alacağının 170.138,02 TL olduğu, davacı (çocuk) ... 'in destekten yoksun kalma tazminat alacağının 31.570,25 TL olduğu, davacı (çocuk) ... 'in destekten yoksun kalma tazminat alacağının bulunmadığı" hususlarına yer verildiği, raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, dava dilekçesinde, ... için 145.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL ve ... için 5.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi istenilmiş ise de, zarar hesabına yönelik bilirkişi raporunun tebliğinden sonra verilen 01/06/2018 tarihli miktar artırım dilekçesiyle maddi tazminat tutarının ... için 170.138,02 TL'ye, ... için 31.570,25 TL'ye yükseltildiği, toplam 206.708,27 TL maddi tazminat istenildiği, bu durumda, davacıların yakını ... 'in ölümüne neden olayda davalı idarenin sosyal risk ilkesi uyarınca kusursuz sorumluluğunun bulunduğu dikkate alındığında, davacı çocuk ... için talep edilen tazminatın 5.000,00 TL kısmıyla davacı eş ... için talep edilen tazminatın 145.000,00 TL kısmının idareye başvuru tarihi olan 02/11/2016 tarihinden, miktar artırım dilekçesi ile talep edilen davacı çocuk ... için talep edilen tazminatın 26.570,25 TL kısmıyla davacı eş ... için talep edilen tazminatın 25.138,02 TL kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 11/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği, çocuk ... için talep edilen 5.000,00 TL maddi tazminatın reddi gerektiği, davacıların manevi tazminat istemine gelince, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek, idarenin sorumluluğunu ortaya koyacak ve aynı zamanda zenginleşmeye de sebebiyet vermeyecek düzeyde bir manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gözetilerek, müteveffanın eşi ... için 40.000,00 TL, çocukları ... , ... , ... , ... için her biri için ayrı ayrı 20.000,00 TL, kardeşi ... için 15.000,00 TL, torunlari ... ve ... için ayrı ayrı 4.000,00 TL, gelini ... için 2.000,00 TL olmak üzere 145.000,00 TL manevi tazminatın kabulü gerektiği gerekçesiyle, davacılardan eş ... 'in 170.138,02 TL, çocuk ... için 31.570,25 TL olmak üzere toplam 201.708,27 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, çocuk ... için istenen 5.000,00 TL maddi tazminat isteminin reddine, davacı çocuk ... için kabul edilen tazminatın 5.000,00 TL'lik kısmıyla davacı eş ... için kabul edilen tazminatın 145.000,00 TL kısmının idareye başvuru tarihi olan 02/11/2016 tarihinden, davacı çocuk ... için geri kalan 26.570,25 TL kısmıyla davacı eş ... için geri kalan 25.138,02 TL kısma miktar arttırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihi olan 11/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, müteveffanın eşi ... için 40.000,00 TL, çocukları ..., ..., .., .. için her biri için ayrı ayrı 20.000,00 TL, kardeşi ... için 15.000,00 TL, torunlari ... ve ... için ayrı ayrı 4.000,00 TL, gelini ... için 2.000,00 TL olmak üzere 145.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile idareye başvuru tarihi olan 02/11/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, uyuşmazlık konusu olayda, Suriye ülkesinden Kilis iline fırlatılan roket mermisi nedeniyle davacılar yakını ... 'in olay yerinde hayatını kaybettiği, bu itibarla davacıların yakının vefat etmesinde idareye yüklenecek atfı kabil bir kusurun bulunmadığı, bu itibarla, davacıların maddi tazminat istemine ilişkin uyuşmazlığın sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde karara bağlanması gerektiği, usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık ilkesi" uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu ve istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği, bu duruma göre, istinafa konu kararın, davacı ... yönünden maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmında davacıların istinaf istemi bulunmadığından, bu yönden uyuşmazlığın talebe bağlılık ilkesi gereğince incelenmesi mümkün olmadığı, istinafa konu kararın, davacı eş ... ve davacı oğlu ... yönünden maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun incelenmesinden, olayın belirten açıklamalar doğrultusunda, meydana gelen vefat olayında idareye atfedilecek kusurun bulunmaması nedeniyle, olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'un amacı, gerekçesi ve 12. maddesinin birlikte değerlendirilmesinden, sulhnamenin imzalanmasından sonra dava açılmasına hukuki olanak bulunmadığı, dava dosyası kapsamında yer alan belgelerden, müteveffa ... 'in vefatı nedeniyle mirasçıların maddi zararının karşılanmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı zarar tespit komisyonu kararı ile 31.086,00 TL ödenmesine karar verildiği ve alınan bu karar üzerine sulhnameler imzalandığı, bakılan davanın açıldığı 28/12/2016 tarihinden önce sulhname imzalanarak uyuşmazlığın giderildiği görülmekle, maddi tazminat istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekir iken, sosyal risk ilkesi gereğince maddi tazminat istemlerinin kabulüne dair İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, istinafa konu kararın, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun ve manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin davacıların istinaf başvurusunun incelenmesinden, kararın bu kısmının ve dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu, gerekçesiyle davacı eş ... ve davacı oğlu ... yönünden maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, bu yönden İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, 8 ay boyunca defalarca roket atılmasına rağmen bir türlü saldırıların önlenemediği, buna rağmen olayın sadece sosyal risk kapsamında değerlendirildiği, gerçek zararlarının çok daha fazla olmasına rağmen karşılanmasına yönelik hüküm kurulmadığı, davacı ... yönünden de istinaf talebinde bulundukları, hükmedilen manevi tazminatın duyulan acı ve elemi karşılamaktan uzak olduğu iddialarıyla, davalı idare tarafından, önlenemeyen olay nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığı, manevi tazminata hükmetme koşullarının oluşmadığı, hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacılar ve davalı idare tarafından karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü kısmen reddi, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın davacılar ... , ... ve ... 'in maddi tazminat istemine yönelik kısmının yukarıda belirtilen açıklama ile onanması, davacıların manevi tazminat istemine yönelik kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Dava, davacılar tarafından, 24/04/2016 tarihinde Suriye ülkesinin kuzeyindeki DAEŞ terör örgütünün hakimiyetinde bulunan bölgeden fırlatıldığı tespit edilen roket mermisinin Kilis iline düşerek patlaması sonucunda yakınları ...'in vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık müteveffanın eşi ... , çocukları ... ve ... için 150.000,00 TL (miktar artırımı ile ... için 170.138,02 TL, ... için 31.570,25 TL) maddi ve eşi ... , çocukları ... , ..., ... , ... ve kardeşi ... için ayrı ayrı 200.000,00 TL; gelini ... , torunları ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
Yine, Anayasa'nın 2. maddesinde, Devletin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış olup, "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu vurgulanmıştır.
Bu düzenlemelerden, tüm vatandaşların yaşama haklarının, devlet güvencesi ve onun pozitif yükümlülüğü kapsamı içinde koruma altında olduğu anlaşılmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize Konu Kararın Davacılar ..., ... ve ...'in Maddi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bununla birlikte, temyize konu kararda, davacı ... yönünden maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmında davacıların istinaf istemi bulunmadığından, bu yönden uyuşmazlığın taleple bağlılık ilkesi gereğince incelenmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Nitekim, dava dilekçesinde ..., ... ve ... için toplam 150.000,00 TL maddi tazminat talep edildiği, miktar artırım dilekçesinde ise ... yönünden bilirkişi tarafından maddi zarar hesaplanmadığından, ilk istemin 145.000,00 TL'lik kısmının ...'e, 5.000,00 TL'lik kısmının ise ... 'e özgülendiği, miktar artırım dilekçesinde ... için maddi tazminat isteminde bulunulmadığı, İdare Mahkemesince ...'in maddi tazminat isteminin 5.000,00 TL olduğu belirtilerek reddine karar verildiği, 03/01/2020 tarihinde kayıtlara giren davacıların istinaf dilekçesinin içeriğinde de ... 'in maddi tazminat isteminin reddine yönelik istinaf nedenlerine yer verilmediği görülmüştür.
Kaldı ki ... için maddi tazminat isteminde ve istinaf isteminde bulunulmuş olsa dahi, maddi tazminat istemine ilişkin uyuşmazlığın sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde karara bağlanması gerekmekte olup ... ile müteveffanın vefatı sebebiyle sulhname imzalandığından maddi tazminata hükmedilemeyeceği de açıktır.
B) Temyize Konu Kararın Davacıların Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Müteveffanın eşi ... , çocukları ... , ... , ... , ... , kardeşi A... gelini ... , torunları ... ve ... 'in manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile eş ... için 40.000,00 TL, çocuklar ... , ..., .. , ... için her biri için ayrı ayrı 20.000,00 TL, kardeş ... için 15.000,00 TL, torunlar ... ve ... için herbiri için ayrı ayrı 4.000,00 TL, gelin ... için 2.000,00 TL olmak üzere 145.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmişse de ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olay nedeniyle yakınlarını kaybetmeleri dikkate alındığında davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı kanaatine varıldığından, temyize konu kararın belirtilen kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Nitekim dava konusu olay tarihine yakın bir tarihte aynı bölgeden gerçekleştirilen roket mermisi saldırısında yakınları vefat eden kişiler tarafından açılan tazminat davasında, İdare Mahkemesince müteveffanın eşi ve çocukları için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, manevi tazminata yönelik istinaf başvurularının reddine karar verildiği, akabinde tarafların temyiz istemi neticesinde Danıştay Onuncu Dairesinin 15/09/2021 tarih ve E:2021/3999, K:2021/4096 sayılı kararı ile manevi tazminata ilişkin kısmın onanarak kesinleştiği, benzer başka bir dosyada da İdare Mahkemesince müteveffanın kardeşi 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, bu kısma yönelik istinaf başvurularının kabulü ile bu kısma yönelik karar kaldırılarak 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, akabinde tarafların temyiz istemi neticesinde Danıştay Onuncu Dairesinin 23/05/2023 tarih ve E:2019/11559, K:2023/2700 sayılı kararı ile anılan kısmın onanarak kesinleştiği görülmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin kısmen KABULÜNE kısmen REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar ... , ... ve ...'in maddi tazminat istemine yönelik kısmının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, davacıların manevi tazminat istemine yönelik kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.