Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/494 E. , 2023/4886 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/494
Karar No : 2023/4886
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Valiliği
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
MÜDAHİL (DAVACI YANINDA): … Hastane İşletmeciliği Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinde doçent unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan davacının, Özel … Hastanesinde, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında kurumsal sözleşme ile mesai saatleri dışında çalışması için adına düzenlenmiş olan çalışma belgesinin iptaline ilişkin Ankara Valililiği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; üniversitelerde görevli öğretim üyelerinin 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi hükmü kapsamında görev yapabilmesi için Kamu Hastaneleri Kurumu ile üniversite arasında akdedilmiş birlikte kullanım protokolünün olması gerektiği, davacının Ankara Şehir Hastanesindeki görevinin 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi kapsamında bulunmadığı, bu nedenle davacının 209 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 9. fıkrasına tabi olmadığı anlaşıldığından özel hastanede kurumsal sözleşme ile çalışabilmesine engel bir durumun bulunmadığı, buna göre Özel … Hastanesi ile imzalamış olduğu kurumsal sözleşme uyarınca davacı adına düzenlenen kurumsal sözleşmenin süresi sonuna kadar geçerli olduğu hususu karşısında davacı adına düzenlenen çalışma belgesinin iptal edilmesinin hukuk devletinin unsurlarından olan hukuk güvenliği ilkesine aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde kadrolu statüde görev yapmakta olan … uzmanı davacının Özel ... Hastanesinde 19/03/2018 tarihinde kadro dışı geçici statüde göreve başladığı, Özel ... Hastanesi ile Yıldırım Beyazıt Üniversitesi arasında 1 (bir) yıllığına imzalanan sözleşmenin süresinin bittiğinin tespit edildiği, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 2014/8 Genelgesinin 4. maddesinin (a) bendinde üniversite ile özel hastane/vakıf üniversitesi hastanesi arasında akdedilen kurumsal sözleşmenin en fazla 1 (bir) yıl olabileceğinin düzenlendiği, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi ile kamu kurumlarında çalışan hekimlerin hangi şartlar altında kurumsal sözleşmeyle hangi sağlık kurumlarında çalışabileceklerine karar vermeye Bakanlar Kurulu'nun yetkili olduğunun düzenlendiği, halihazırda ise bu konuda bir karar bulunmadığı, davacının üniversiteki görevinin yanında Ankara Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesinde de görev yaptığı, davacının çalışma şeklinin mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacı ve davacı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
Davacı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinde doçent unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olup, aynı zamanda çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında ana dal, … alanında yan dal uzmanlığı bulunmaktadır.
Davacı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ile Özel ... Hastanesi arasında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesinin 7. fıkrası kapsamında yapılan kurumsal sözleşme çerçevesinde anılan özel hastanede Özel Hastaneler Yönetmeliğinin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (4) numaralı alt bendi gereğince kadro dışı geçici statüde çalışmakta iken, Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 20/09/2019 tarih ve 5404 sayılı yazısıyla, kurumsal sözleşmenin en fazla 1 (bir) yıl süreli olabileceği, davacının Ankara Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevlendirme ile çalıştığının tespit edildiği, buna göre davacının özel hastanede çalışma şeklinin 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkındaki Kanun'un 3. maddesine aykırı olduğu belirtilerek davacı adına düzenlenen çalışma belgesinin iptal edilmek üzere iadesi istenilmiştir.
Bunun üzerine, anılan özel hastane mesul müdürlüğünün 27/09/2019 tarihli yazısıyla, davacı adına düzenlenen çalışma belgesi ve 23/09/2019 tarihinde yenilendiği belirtilen kurumsal sözleşme Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilmiştir.
Ardından, Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle, 209 sayılı Kanun'un 3. maddesi hükmüyle kamu kurumlarında çalışan hekimlerin hangi şartlar altında kurumsal sözleşmeyle hangi sağlık kurumlarında çalışabileceklerine karar vermeye Bakanlar Kurulu'nun yetkili olduğu, halihazırda ise bu konuda bir karar bulunmadığı şeklindeki Bakanlık görüşü doğrultusunda davacının çalışma şeklinin mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle çalışma belgesi iptal edilmiştir. Anılan işlemin iptali istemiyle görülen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesinin 2. fıkrasında; tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesi, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun ek 27. maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesi ile 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu'nun 32. maddesi saklı kalmak kaydıyla, maddede sayılan sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilecekleri düzenlenmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesi 7. fıkrasında ise; "Tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanları, kanunlarda belirtilen hâller dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi hükmüne tabidir. Ancak bunlardan profesör ve doçent kadrosunda olanlar, her bir anabilim dalındaki kadrolu profesör ve doçent sayısının yüzde 50’sini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri üniversite döner sermayesi hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılabileceklerin hesabında küsurat dikkate alınmaz ve çalıştırılacak öğretim üyeleri, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek yüzde 50’si uygulama, yüzde 50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenir. Bu fıkra kapsamında çalıştırılan öğretim üyeleri;
a) Aynı anda birden fazla sözleşme ile çalıştırılamaz.
b) Aylık sözleşme ücretleri, mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olamaz.
c) Altıncı fıkrada sayılan idari görevlerde bulunamaz.
ç) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde ilave ücret alınmak suretiyle hizmet veremez.
d) İlgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları hâlinde, idari ve disiplin sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla bir yıl, üç yıl içinde tekerrüründe beş yıl süreyle bu kapsamda çalıştırılamaz." hükmü yer almaktadır.
209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 9. fıkrasında, "Eğitim ve araştırma hastaneleri ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 9 uncu maddesi kapsamında üniversitelerle birlikte kullanımdaki hastanelerde çalışan tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlardan profesör ve doçent unvanını haiz bulunanlar ile eğitim görevlilerinin, her bir branş itibarıyla sayılarının yüzde 50’sini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri döner sermaye hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilmelerine karar vermeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu şekilde çalıştırılabileceklerin hesabında küsurat dikkate alınmaz ve çalıştırılacak kişiler, Bakanlıkça belirlenecek yüzde 50’si uygulama, yüzde 50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre tespit edilir. Bu çalışma karşılığı elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır ve elde edilen gelirin yüzde 50’si, herhangi bir limite bağlı olmaksızın çalıştırılan kişilere ödenir. Bu şekilde çalıştırılacaklar;
a) Aynı anda birden fazla sözleşme ile çalıştırılamaz.
b) Mesai dışı ek ödeme alamaz.
c) Aylık sözleşme ücretleri, kadroları için belirlenen mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olamaz.
ç) İdari görevlerde bulunamaz.
d) İlgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları hâlinde, idari ve disiplin sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla bir yıl, üç yıl içinde tekerrüründe beş yıl süreyle bu kapsamda çalıştırılamaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin (dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle) Ek 5. maddesi 1. fıkrasının (e) bendinin (4) numaralı alt bendinde, "(Değişik:RG-28/9/2019-30902) Özel hastaneler, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu kadro sayılarının yüzde yirmisini geçmemek üzere belirlenen sayıda profesör ve doçentleri 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesinin yedinci fıkrası kapsamında üniversite ile sözleşme yaparak özel hastanenin boş uzman hekim kadrosunda çalıştırabilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2547 sayılı Kanun'un 36. maddesi 7. fıkrası ile, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarından profesör ve doçent kadrosunda olanların, maddede belirlenen kriterler çerçevesinde muvafakatleri ile kurumsal sözleşme yapılarak mesai saatleri dışında özel hastanelerde çalıştırılabilmelerine hukuken olanak sağlanmıştır.
Yine, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (4) numaralı alt bendinde, özel hastanenin kadro sayısının yüzde yirmisini geçmemek üzere belirlenen sayıda profesör ve doçentin 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 7. fıkrası kapsamında üniversite ile yapılacak kurumsal sözleşme çerçevesinde özel hastanelerde çalıştırılabilmeleri, özel hastanenin boş uzman hekim kadrosunun bulunması şartına bağlanmıştır.
Bununla birlikte, 209 sayılı Kanun ile, eğitim ve araştırma hastaneleri ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi kapsamında üniversitelerle birlikte kullanımdaki hastanelerde çalışan tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlardan profesör ve doçent unvanını haiz bulunanlar ile eğitim görevlilerinin, maddede belirlenen kriterler çerçevesinde muvafakatleri ile kurumsal sözleşme yapılarak mesai saatleri dışında özel hastanelerde çalıştırılabilmelerine imkan sağlandığı ve bu konuda karar alma yetkisinin Bakanlar Kurulunda olduğu düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeden, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları kadrolarında görev yapan profesör veya doçent unvanını haiz tabiplerin 209 sayılı Kanun'a tabi olduğu; üniversitelerin profesör veya doçent kadrosunda olan tabiplerin ise 2547 sayılı Kanun'a tabi olduğu ve 209 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesine hukuki olanak bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının Ankara Şehir Hastanesindeki görevinin 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi kapsamında bulunmadığı, bu nedenle davacının 209 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 9. fıkrasına tabi olmadığı anlaşıldığından özel hastanede kurumsal sözleşme ile çalışabilmesine engel bir durumun bulunmadığı, buna göre Özel ... Hastanesi ile imzalamış olduğu kurumsal sözleşme uyarınca davacı adına düzenlenen kurumsal sözleşmenin süresi sonuna kadar geçerli olduğu hususu karşısında davacı adına düzenlenen çalışma belgesinin iptal edilmesinin hukuk devletinin unsurlarından olan hukuk güvenliği ilkesine aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinde doçent unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapan ve 2547 sayılı Kanun'a tabi olan davacının aynı Kanun'un 36. maddesinin 7. fıkrasında belirtilen şartlar dahilinde mesai saatleri dışında özel hastanelerde çalıştırılabileceği açık olup davacının 209 sayılı Kanun'a tabi olduğu değerlendirilmesi üzerine özel sağlık kuruluşunda çalışamayacağından bahisle çalışma belgesinin iptali yönünde tesis olunan dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!