Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/487 E. , 2023/4638 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/487
Karar No : 2023/4638
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : … (mirasçıları)
1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
VEKİLİ : Av. ….
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
2- … Kaymakamlığı / …
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; Hatay ili, Arsuz ilçesi, … Mahallesi, Arpalık Mevkiinde bulunan, … parsel sayılı taşınmaza 1062 sayılı Kanun uyarınca şerh konulmasına dair … tarih ve … sayılı işlem ile şerhin kaldırılması talebiyle yapmış oldukları başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 20/11/2019 tarih ve E:2016/3327, K:2019/8524 sayılı, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin uygulanmasını teminen verilen bozma kararına uyularak; dava konusu 383 parsel sayılı taşınmaza davacıların babalarının halası Bedriye'nin 1/2 oranındaki hissesi yönüyle konulan şerhin kaldırılması talebi incelendiğinde; davacıların babalarının babasının, her ne kadar halası Bedriye'nin 1/5 oranında mirasçısı olduğu gerekçesiyle ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacıların babası adına veraset ilamı düzenlenmiş ise de; davacıların babasının halası …'nin Hatay'ın anavatana ilhakından önce Türk vatandaşlığını iktisap etmeden vefat ettiği, davacı tarafından, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı veraset ilamında belirtilen mirasçıların gerçek mirasçı olduklarının tespiti amacıyla ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin E:... sayılı esasına kayden açılan dava dosyasının henüz sonuçlanmadığı, bu haliyle davacıların babalarının halası ...'nin mirasçısı olduğu hususunun tam olarak ispatlanamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacıların babalarının, halası ...'nin dava konusu … parsel sayılı taşınmazda bulunan 1/2 oranındaki hissesine 1062 sayılı Kanun uyarınca konulan şerhin kaldırılmasına yönelik isteminde, yukarıda anlatıldığı şekilde herhangi bir hukuki, kişisel ve güncel bir menfaatinin söz konusu olamayacağı açık olduğundan, davanın bu kısmının ehliyet yönünden reddi gerektiği, dava konusu 383 parsel sayılı taşınmaza davacıların babalarının babası ...'in 1/2 oranındaki hissesi yönüyle konulan şerhin kaldırılması talebi incelendiğinde; davacıların babalarının babası ... 'in doğumundan itibaren Türk vatandaşı olduğu, başkaca herhangi bir uyrukluğunun bulunmadığı, bu nedenle yukarıda anılan mevzuat hükümlerinde bahsi geçen ve 1062 sayılı Kanun uyarınca şerh konulması işleminin temel unsuru olan Suriye devleti vatandaşı olma şartını taşımadığı anlaşıldığından, davacıların babalarının babası ... 'in … parsel sayılı taşınmazda bulunan 1/2 oranındaki hissesine 1062 sayılı Kanun uyarınca el konulmasına dair işlem ile anılan işlemin kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26/1 maddesi uyarınca mirasçı ...'in başvurmasına kadar dava dosyasının işlemden kaldırılmasına; mirasçı konumundaki diğer davacılar yönünden ise dava konusu … parsel sayılı taşınmazda davacıların babalarının babası ...'in 1/2 oranındaki hissesine 1062 sayılı Kanun uyarınca şerh konulmasına dair işlem ile şerhin kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlem yönünden dava konusu işlemin iptaline, dava konusu taşınmazda davacıların babalarının halası ...'nin 1/2 oranındaki hissesine 1062 sayılı Kanun uyarınca şerh konulmasına dair işlem ile şerhin kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlem yönünden ise davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; babalarının, halası ...'nin mirasçısı olduğunun veraset ilamı ile sabit olduğu, gerçek mirasçılığın tespitine ilişkin davanın iptal davası açmaya engel olmadığı, engel olsa bile bu durumun davanın ehliyet yönünden reddine sebep olmayacağı, bu davada verilecek kararın beklenilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idareler tarafından; davanın adli yargının görevinde olduğu, Tahdit ve Tahrir Sınırlandırma Beyanı tercümesinde taşınmaz maliklerinin Suriyeli olduğuna yer verildiği, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından davalı idarelerin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :.Davacıların temyiz isteminin kabulü, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Dairemizin 08/06/2023 tarihli ara kararına cevabın geldiği görülmekle, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacıların babasının babası ... 'in 18/08/1982 tarihinde vefat ettiği, mirasçıları tarafından, veraset ilamı düzenlenmesi talebiyle ... Sulh Hukuk Mahkemesine yapılan başvuru neticesinde Mahkemenin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararı ile davacıların babasının (...) 1/5 oranında miras payı olduğunun tespit edildiği, davacıların babasının, halası ...'nin ölümü nedeniyle veraset ilamı düzenlenmesi talebiyle ... Sulh Hukuk Mahkemesine yaptığı başvuru neticesinde ise, Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacıların babasının, halası ...'nin 1/5 oranında mirasçısı olduğunun tespitine karar verildiği, ... Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan veraset ilamında adı geçen şahısların ...'nin mirasçıları olduğunun tespiti istemiyle bu kez ... Asliye Hukuk Mahkemesinde yeniden dava açıldığı, Mahkemenin görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği ... Sulh Hukuk Mahkemesince 31/05/2013 ve 07/07/2013 tarihli yazılar ile, İskenderun İlçe Milli Emlak Müdürlüğünden; dosyada yer alan Gayrımenkul Tahdit ve Tahrir Sınırlandırma Beyanı tercümesinde davacıların babasının (müteveffa ...) dedesi ...'nin çocukları, ... ve ...'nin Suriye uyruklu olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle bu kişiler hakkında işlem yapılıp yapılmadığının, ilgili kişilerin taşınmazlarına el konulup konulmadığının bildirilmesinin istenildiği, ilgili Tapu Müdürlüğünce; davacıların babasının babası ve halasının 1/2'şer hisse ile maliki oldukları dava konusu 383 parsel sayılı taşınmaza 1062 sayılı Kanun uyarınca şerh konulması üzerine, Hatay ili, Arsuz ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan, … parsel sayılı taşınmaza 1062 sayılı Kanun uyarınca şerh konulmasına dair … tarih ve … sayılı işlem ile şerhin kaldırılması talebiyle yapmış oldukları başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle de görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
1) Temyize konu Mahkeme Kararının İptale İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, dava konusu 383 parsel sayılı taşınmazda davacıların babalarının babası ...'in 1/2 oranındaki hissesine 1062 sayılı Kanun uyarınca şerh konulmasına dair işlem ile şerhin kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlem yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarelerin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2) Temyize Konu Mahkeme Kararının Davanın Ehliyet Yönünden Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri gözönüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin, bu idari işlemlerle kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisi olanlar tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır.
Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacıların babasının (bakılmakta olan davayı ilk önce açan ve dava devam ederken vefat eden ...'in), halası ...'nin 1/5 oranında mirasçısı olduğu gerekçesiyle ... Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacıların babası adına veraset ilamı düzenlendiği ve iş bu davanın da söz konusu veraset ilamına dayalı olarak açıldığı görülmektedir.
Her ne kadar, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı veraset ilamında belirtilen mirasçıların gerçek mirasçı olduklarının tespiti amacıyla ... Sulh Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı esasına kayden açılan davanın henüz sonuçlanmadığı görülmekteyse de, bu durumun ... Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı veraset ilamının halen yürürlükte olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği sonucuna varıldığından, geçerliliğini halen koruyan veraset ilamına dayalı olarak açılan davada, davacıların dava ehliyetlerinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu taşınmazda davacıların babasının halası ...'nin 1/2 oranındaki hissesine 1062 sayılı Kanun uyarınca şerh konulmasına dair işlem ile şerhin kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlem yönünden davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verilen kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz isteminin REDDİNE, davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının ONANMASINA, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!