WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/4633 E.  ,  2023/5246 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4633
Karar No : 2023/5246

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …'a velayeten …
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. …
2- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

DİĞER DAVALI : … Valiliği / …

İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacılar ile davalı İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 22/04/2016 tarihinde Suriye ülkesinin kuzeyindeki DAEŞ terör örgütünün hakimiyetinde bulunan bölgeden fırlatıldığı tespit edilen roket mermisinin Kilis iline düşerek patlaması sonucunda babaları ...'ın vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık davacıların her biri için ayrı ayrı 100.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 750.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, olayın, Devlete ve Anayasal düzeni yıkmaya yönelik olması, zarar gören bireye karşı kişisel husumetten kaynaklanmaması başka bir ifadeyle zarara uğrayan kişinin kendi kusur ve eylemleri sonucu değil toplumun bir bireyi olması nedeniyle zarar gördüğünden ortaya çıkan bu zararının özel ve olağan dışı niteliği de dikkate alınarak terör olaylarını önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemeyen idarelerce sosyal risk ilkesine göre topluma pay edilmesi suretiyle tazmininin hakkaniyete ve sosyal devlet ilkesine uygun olacağı, "sosyal risk ilkesi" gereğince, ...'ın vefatı nedeniyle davacıların uğradığı manevi zararın tespiti gerektiği, manevi değerlerinde meydana gelen eksilme ile duyulan acı, üzüntü ve sarsıntı karşılığı olarak, takdiren muteveffanın oğlu ... için 50.000,00 TL, oğlu ... için 50.000,00 TL, oğlu ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü gerektiği, davanın, maddi tazminat istemine ilişkin kısmına gelince, davacıların olay nedeniyle uğradığı maddi zararın sosyal risk ilkesine dayanılarak genel hükümlere göre davalı idareler tarafından karşılanması gerektiği, yaptırılan bilirkişi incelemesinde meydana gelen maddi zararın davacılardan ... için 21.502,40 TL olduğunun tespit edildiği de dikkate alındığında, bu tutarın tazminat olarak davalı idarelerce davacı ...'a ödenmesi, diğer davacılar yönünden maddi tazminat isteminin tamamen reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin ... için 21.502,40 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin ve diğer davacılar için talep edilen maddi tazminat isteminin reddine, hükmedilen toplam 21.502,40 TL maddi tazminatın davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, hükmedilen toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, hükmedilen maddi ve manevi tazminata davalı idarelere başvurunun yapıldığı 20/01/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacıların daha önceki döneme ilişkin yasal faiz işletilme talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, olayda, Suriye ülkesinden Kilis iline fırlatılan roket nedeniyle davacıların yakınının vefat etmesinde kamu hizmetinin yürütülmesinde idareye bir kusur atfedilemeyeceği, uyuşmazlığın sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde ve manevi tazminat istemine ilişkin uyuşmazlığın ise genel hükümler kapsamında karara bağlanması gerektiği, istinafa konu kararın, davacı ... yönünden maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin davalı idarelerin istinaf başvurusunun incelenmesinden, bakılan dava, genel hükümler kapsamında açılmış olsa da, hükmedilecek tazminat tutarının sosyal risk ilkesinin kanunlaşmış hali olarak kabul edilen 5233 sayılı Kanun ile öngörülen tazminat tutarını geçemeyeceği, 5233 sayılı Kanun ile Danıştay ve Anayasa Mahkemesi'nin içtihatı gereğince davacının lehine olacak şekilde son işlem tarihinde geçerli olan gösterge ve katsayı üzerinden maddi zararının hesaplanması gerektiğinden, 2017 yılının ilk dönem cetvelinin hükme esas alındığı, Kilis Noterliği'nin … tarih ve … yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde müteveffa ...'ın mirasının 4 pay kabul edildiği, eşi ...'ın miras payının 1 pay, davacı oğlu ...'ın miras payının 1 pay, davacı ...'ın miras payının 1 pay, davacı oğlu ...'ın miras payının 1 pay olarak belirtildiği, bu durumda, 2017 yılının ilk dönemi için geçerli olan hesap cetveline göre ölüm için ödenecek tazminat tutarı olan 33.620,30 TL'den, müteveffanın davacı oğlu ...'ın miras payı olan 1/4'lük (1 pay) payına isabet eden kısmının idareye başvuru tarihi olan 20/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacı ...'a ödenmesi gerektiği, bu tutarı aşan maddi tazminat isteminin reddinin gerektiği, istinafa konu kararın, maddi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin davacıların istinaf başvurusunun incelenmesinden, davacıların babasının vefat etmesi nedeniyle talep edilen maddi tazminat isteminin 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde tazmin edilmesi gerektiğinden ve anılan Kanun gereğince ödeme yapılacak hak sahiplerinin vefat edenin mirasçılarının olduğu açık düzenlemesi gereğince, 2017 yılının ilk dönemi için geçerli olan hesap cetveline göre ölüm için ödenecek tazminat tutarı olan 33.620,30 TL'den, müteveffanın diğer davacılardan oğlu ...'ın miras payı olan 1/4'lük (1 pay) payına isabet eden kısmının ve oğlu ...'ın miras payı olan 1/4'lük (1 pay) payına isabet eden kısmının idareye başvuru tarihi olan 20/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılar ...'a ve ...'a ödenmesi ve bu tutarı aşan maddi tazminat istemlerinin reddi gerektiği, istinafa konu kararın, manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin davacıların istinaf başvurusunun incelenmesinden, kararın anılan kısmının dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı, istinafa konu kararın, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin davalı idarelerin istinaf başvurusunun incelenmesinden, Dairelerince manevi tazminat yönünden ilkesel olarak belirlediği tutar dikkate alınarak, davacıların her birine ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 20/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesi gerektiği, bu tutarı aşan miktarda manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin davacıların istinaf başvurusunun reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin davalı idarelerin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacıların her birine ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 20/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine ve bu yönden İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ... yönünden maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin davalı idarelerin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 33.620,30 TL'den, müteveffanın davacı oğlu ...'ın miras payı olan 1/4'lük (1 pay) payına isabet eden kısmının idareye başvuru tarihi olan 20/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacı ...'a ödenmesine, bu tutarı aşan maddi tazminat isteminin reddine ve bu yönden İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 33.620,30 TL'den, müteveffanın diğer davacılardan oğlu ...'ın miras payı olan 1/4'lük (1 pay) payına isabet eden kısmının ve oğlu ...'ın miras payı olan 1/4'lük (1 pay) payına isabet eden kısmının idareye başvuru tarihi olan 20/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılar ...'a ve ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine ve bu yönden İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, uzun süre roketlerin düşmesini engelleyemeyen idarelerin kusurlu olduğu, 25 yaşına kadar destek alabileceği varsayımı ile hesaplama yapılması gerektiği, manevi tazminatın düşük takdir edildiği, reddedilen manevi tazminat miktarı nedeniyle idareler lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet bulunmadığı, hükmedilen tazminata işleyecek faizin başlangıç tarihinin olay tarihi olması gerektiği iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, önlemez nitelikteki olay nedeniyle idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında olduğu, genel düzenlemelere gidilemeyeceği, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu iddialarıyla, davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından ise, idarelerin eylemi ile olay arasında illiyet bağı bulunmadığı, olayın meydana gelmesinde kusurlu ya da kusursuz sorumluluklarının bulunmadığı, 5233 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi sonrası sosyal riske göre tazminata hükmedilmesi olanağı kalmadığı, anılan düzenlemede manevi tazminata ilişkin düzenleme bulunmadığından manevi tazminata hükmedilemeyeceği, manevi tazminata faiz yürütülüyor ise bunun karar tarihi olması gerektiği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından davalı İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığının temyiz istemlerinin reddi gerektiği, davalı İçişleri Bakanlığı tarafından da davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı Milli Savunma Bakanlığı ve Kilis Valiliği tarafından cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü kısmen reddi, davalı İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığının temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın maddi tazminat istemine yönelik kısmının onanması, manevi tazminat istemine yönelik kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava, davacılar tarafından, 22/04/2016 tarihinde Suriye ülkesinin kuzeyindeki DAEŞ terör örgütünün hakimiyetinde bulunan bölgeden fırlatıldığı tespit edilen roket mermisinin Kilis iline düşerek patlaması sonucunda babaları ...'ın vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık davacıların her biri için ayrı ayrı 100.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 750.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
Yine, Anayasa'nın 2. maddesinde, Devletin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış olup, "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu vurgulanmıştır.
Bu düzenlemelerden, tüm vatandaşların yaşama haklarının, devlet güvencesi ve onun pozitif yükümlülüğü kapsamı içinde koruma altında olduğu anlaşılmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize Konu Kararın Davacıların Maddi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın Davacıların Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Müteveffanın çocukları ..., ... ve ...'ın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminat istemlerinin kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idarelerin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile her biri için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmişse de ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olay nedeniyle babalarını kaybetmeleri dikkate alındığında davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı kanaatine varıldığından, temyize konu kararın belirtilen kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Nitekim dava konusu olay tarihine yakın bir tarihte aynı bölgeden gerçekleştirilen roket mermisi saldırısında babaları vefat eden kişiler tarafından açılan tazminat davasında, İdare Mahkemesince müteveffanın çocukları için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, manevi tazminata yönelik istinaf başvurularının reddine karar verildiği, akabinde tarafların temyiz istemi neticesinde Danıştay Onuncu Dairesinin 15/09/2021 tarih ve E:2021/3999, K:2021/4096 sayılı kararı ile manevi tazminata ilişkin kısmın onanarak kesinleştiği görülmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin kısmen KABULÜNE kısmen REDDİNE, davalı İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığının temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacıların maddi tazminat istemine yönelik kısmının ONANMASINA, davacıların manevi tazminat istemine yönelik kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.