Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/414 E. , 2023/6831 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/414
Karar No : 2023/6831
DAVACI :1- ... Derneği
2- ...Derneği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- Sağlık Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ...
2- ...Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_KONUSU : 25/07/2014 tarih ve 29071 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 8. maddesi ile asıl Tebliğ'in 2.4.4.F-1 numaralı "Fizik Tedavi ve rehabilitasyon raporlarının düzenlenmesi" başlıklı alt maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin bir numaralı alt bendinin sonuna eklenen cümlenin, 9. maddesinin ikinci fıkrası ile asıl Tebliğ'in 2.4.4.F-2 numaralı "Fizik tedavi ve rehabilitasyon işlemlerinin faturalandırılması" başlıklı alt maddesine eklenen fıkranın, 10. maddesi ile asıl Tebliğ'in 2.4.4.F-5 numaralı "Robotik rehabilitasyon sistemi uygulamaları" başlıklı alt maddesinin beşinci fıkrasına eklenen son cümlenin ve 66. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin iptali istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenlemelerin hastaların tedaviye ve sağlık hizmetine erişim hakkı ile hekimin tanı koyma ve tedavi yapma yetkisini kısıtladığı, hastaların mağduriyetine neden olunacağı, 5510 sayılı Kanun'un 63. maddesinde Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin düzenleme yapılırken Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması gerektiğinin belirtildiği, bu görüşün hazırlık işlemi niteliğinde değil icrai olduğu, işlemin görüş alınmadığı için sebep unsuru yönünden sakat olduğu, dava konusu düzenlemelerin iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI : Sağlık Bakanlığı tarafından, 5510 sayılı Kanun'un 63. maddesinde Kurumun finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinde düzenleme yaparken Sağlık Bakanlığının görüşünü alacağının düzenlendiği, görüş bildirmenin hazırlık işlemi niteliğinde olduğu, işlem tesisinde nihai yetkinin Sosyal Güvenlik Kurumunda olduğu, dava konusu değişikliklerde görüşlerine başvurulmadığı, bu nedenle hasım mevkinden çıkarılmaları gerektiği ileri sürülmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, 5510 sayılı Kanun'un 63. maddesine göre Kurumun finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerini belirlemeye yetkili olduğu, Genel Sağlık Sigortası İşlemleri Yönetmeliği 19 ve 25. maddelerinde de finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerini kurumun belirlemeye yetkili olduğunun düzenlendiği, bu hükümler kapsamında iptali istenen 8. ve 9. maddesi ile bu maddelerin yürürlük hükümlerinde 25/07/2014 tarihinde değişiklikler yapıldığı, davanın konusuz kaldığı, dava konusu 10. madde ile de fizik tedavi uygulamalarının uzun zaman alması ve hekimin bizzat tedaviye katılan kişi olması nedeniyle hastaların etkin ve kaliteli sağlık hizmeti alabilmesinin hedeflendiği, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak bozulan kısım hakkında dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; 25.07.2014 tarih ve 29071 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 8. maddesi ile Sağlık Uygulama Tebliği'nin 2.4.4.F-1 numaralı alt maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin bir numaralı alt bendinin sonuna eklenen cümlenin, 9. maddesinin 2. fıkrası ile Tebliğin 2.4.4.F-2 numaralı alt maddesine eklenen fıkranın, 10. maddesi ile Tebliğin 2.4.4.F-5 numaralı alt maddesinin 5. fıkrasına eklenen son cümlenin ve 66. maddesinin d bendinin iptali istemine ilişkindir.
Sağlık Uygulama Tebliği'nin 2.4.4.F-1 numaralı alt maddesinde 1.10.2014 tarih ve 29071 sayılı, 2.4.4.F-2 numaralı alt maddesinde ise 24.12.2014 tarihli resmi gazetede yayımlanan Sosyal Güvenli Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğlerle değişiklik yapıldığından bu maddelere yönelik olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
Dava konusu tebliğin 66 ıncı maddesinin iptali istenilen (d) bendinde ise; bu tebliğin 4, 8 ve 9 uncu maddelerinin 1/9/2014 tarihinde, yürürlüğe girereceği hükmüne yer verimiştir.
Anılan tebliğ 25.07.2014 tarihli Resmi Gazete de yayımlanmış ve bu davada iptali istenilen 8. ve 9. Maddelerinde yer alan esas tebliğin iptale konu madde hükümleri 1.10.2014 tarihli ve 24.12.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan tebliğ hükümleriyle değişikliğe uğramış olduğundan bu maddelerin yürürlüğünü belirleyen 66 ıncı maddesinin de uygulama imkanı kalmamış olup bu maddeye yönelik dava hakkında da karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Dava konusu tebliğin iptali istenilen 2.4.4.F-5 numaralı alt maddesinin 5. fıkrasına eklenen son cümlenin incelenmesinden;
Sağlık Uygulama tebliğinin 2.4.4.F-5 numaralı alt maddesinde, Robotik rehabilitasyon sistemi uygulamalarına ilişkin esaslar düzenlenmiş, (5). Fıkrasında " Bir hasta için bir yılda en fazla 30 seans uygulanabilir. Her bir robotik rehabilitasyon sistemi için günlük en fazla 15 hasta faturalandırılabilir." Hükmü yer almakta iken, bu fıkraya 25.07.2014 tarih ve 29071 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 10. Maddesiyle son cümle olarak “Özel sağlık hizmet sunucularında ise en fazla 8 hasta faturalandırılabilir.” cümlesi eklenmiş, davada bu hükmün iptali istemiyle açılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 63. maddesinde yer alan, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usûl ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği yönündeki düzenlemeye göre; davalı idarenin finansmanını sağlayacağı sağlık hizmetleri ile ilgili kısıtlayıcı düzenlemeler yapma yetkisi bulunmakla birlikte, bireyin temel hak ve özgürlükleri içerisinde yer alan sağlıklı yaşam hakkına yönelik yapılacak sınırlamanın orantılılık ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaması gerektiği kuşkusuzdur.
Olayda ise, dava konusu Tebliğin 2.4.4.F-5 numaralı alt maddesinde, Robotik rehabilitasyon sistemi uygulamalarında bir fizik tedavi uzman hekiminin günlük bakabileceği hasta sayısı ve çalışma saatlerinin düzenlendiği, iptali istenilen hükümle de, değişiklik öncesinde resmi veya özel sağlık kuruluşu ayrımına gidilmeksizin günlük en fazla 15 hastanın faturalandırılması kabul edilirken özel sağlık kuruluşlarında faturalandırılacak hasta sayısının 8 e indirildiği görülmekle, davalı sosyal güvenlik kurumu tarafından, bu uygulamanın sebebinin ve bu azaltma sonucunda oluşacak hasta fazlasının tedavisi için kamuda yeterli tesis ve tedavi imkanı bulunup bulunmadığı hususunun bilimsel verilere dayalı olarak saptandığının ortaya konulamadığı görülmekle, yapılan düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle 25.07.2014 tarih ve 29071 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 8. maddesi ile Sağlık Uygulama Tebliği'nin 2.4.4.F-1 numaralı alt maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin bir numaralı alt bendinin sonuna eklenen cümlenin, 9. maddesinin 2. fıkrası ile Tebliğin 2.4.4.F-2 numaralı alt maddesine eklenen fıkranın ve 66. maddesinin d bendinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Anılan tebliğin 10. maddesi ile esas Tebliğin 2.4.4.F-5 numaralı alt maddesinin 5. fıkrasına eklenen son cümlenin ise iptali yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 27/02/2019 tarih ve E:2014/7212, K:2019/1123 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28/09/2020 tarih ve E:2019/1803, K:2020/1633 sayılı kararıyla kısmen düzeltilerek onanması, kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
25/07/2014 tarih ve 29071 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in,
8. maddesi ile asıl Tebliğ'in 2.4.4.F-1 numaralı "Fizik tedavi ve rehabilitasyon raporlarının düzenlenmesi başlıklı" alt maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin bir numaralı alt bendinin sonuna “Ancak SUT eki EK-2/D-2 Listesinde “G80 kodu ile yer alan tanılarda ise; 31-60 seansa kadar (60 ıncı seans dahil) olan fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları için en az bir fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekiminin yer aldığı (sağlık hizmeti sunucusunda yeterli sayıda fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimi bulunması durumunda sağlık kurulu bu hekimler tarafından oluşturulacaktır) resmi sağlık kurumu sağlık kurulunca,” ibaresi eklenmiş;
9. maddesi ile asıl Tebliğ'in 2.4.4.F-2 numaralı "Fizik tedavi ve rehabilitasyon işlemlerinin faturalandırılması" başlıklı alt maddesine "(11) SUT eki EK-2/D-2 Listesinde “G80 kodu ile yer alan tanılarda; 31-60 seans fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının resmi sağlık hizmeti sunucularında ya da nöroloji, ortopedi uzmanlarının olduğu özel sağlık hizmeti sunucularında yapılmış olması, 60 seans üzeri fizik tedavi uygulamalarının da resmi sağlık kurumlarında yapılmış olması gerekmektedir." fıkrası eklenmiş;
10. maddesi ile asıl Tebliğ'in 2.4.4.F-5 numaralı "Robotik rehabilitasyon uygulamaları" başlıklı alt maddesinin beşinci fıkrasına son cümle olarak “Özel sağlık hizmet sunucularında ise en fazla 8 hasta faturalandırılabilir.” cümlesi eklenmiş ve
66. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile de, "Bu Tebliğin;....d) ... 8. ve 9. maddeleri 01/09/2014 tarihinde, ... yürürlüğe girer" düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava, anılan değişikliğin 8. maddesi ile asıl Tebliğ'in 2.4.4.F-1 numaralı "Fizik Tedavi ve rehabilitasyon raporlarının düzenlenmesi" başlıklı alt maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin bir numaralı alt bendinin sonuna eklenen cümlenin, 9. maddesinin ikinci fıkrası ile asıl Tebliğ'in 2.4.4.F-2 numaralı "Fizik tedavi ve rehabilitasyon işlemlerinin faturalandırılması" başlıklı alt maddesine eklenen fıkranın, 10. maddesi ile asıl Tebliğ'in 2.4.4.F-5 numaralı "Robotik rehabilitasyon sistemi uygulamaları" başlıklı alt maddesinin beşinci fıkrasına eklenen son cümlenin ve 66. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 27/02/2019 tarih ve E:2014/7212, K:2019/1123 sayılı kararıyla; 25/07/2014 tarih ve 29071 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 8.maddesi ile asıl Tebliğ'in 2.4.4.F-1 numaralı alt maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin bir numaralı alt bendinin sonuna eklenen cümle ile Tebliğ'in dava konusu 9. maddesinin ikinci fıkrası ile asıl Tebliğ'in 2.4.4.F-2 alt maddesine eklenen fıkra yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Tebliğ'in 10. maddesi ile asıl Tebliğ'in 2.4.4.F-5 numaralı alt maddesinin beşinci fıkrasına eklenen son cümle yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından, temyize konu Kararın, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının, iptal istemine konu 66. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile ilgili olarak, bu düzenleme ile Tebliğ'in dava konusu 8. ve 9. maddelerinin yürürlük tarihlerinin belirlendiği, Tebliğ'in dava konusu 8. ve 9. maddelerinin dava açıldıktan sonra yeniden değiştirilmesi nedeniyle bahse konu 66. maddenin de uygulanma imkânının kalmadığı, bu nedenle bu maddenin iptali istemi hakkında da karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşıldığı, ancak kararın "Karar Sonucu" kısmında Tebliğ'in 66. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi yönünden karar verilmesine yer olmadığı yolunda herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, hüküm fıkrasına, "Tebliğ'in dava konusu 66. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına" ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek onanmasına, davanın reddine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu itibarla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararına uyulmak suretiyle dava konusu Tebliğ'in 10. maddesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 2.4.4.F-5 numaralı alt maddesinin beşinci fıkrasına eklenen son cümle hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İlgili Mevzuat:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesine göre, bu Kanun'un amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.
Anılan Kanun'un 63. maddesinde, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş; ikinci fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, ancak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınmasının (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı; Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu; Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği; 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini, sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
İdari işlemler tesis olunurken, mutlaka bir yol, bir usul izlenerek hazırlanırlar. İdarenin irade açıklamaları, önceden birtakım kurallara bağlıdır. İdari işlemde "şekil" unsuru da, idarenin iradesinin ortaya çıkması için izlenecek usul, yol kavramını ifade etmektedir.
İdarenin iradesinin ortaya konulabilmesi için veya idari işlemin oluşabilmesi için şekil şartına uyulması gerekmektedir. Aksi takdirde, şekil unsurundaki bozukluk idari işlemin sakatlığı sonucunu doğurmaktadır.
Eğer ki mevzuatta, nihai işlemi tesis edecek idari makam açısından tesis olunacak işlemin içeriğine ilişkin bilgi sahibi olan başka idari makamlardan, otoritelerden ya da uzmanlardan görüş alınması konusunda düzenleme var ve bu kurala riayet edilmeden işlem tesis edilmişse, işlemin hazırlık aşamasındaki bu eksiklik idari işlemi şekil unsuru yönünden sakatlayacaktır.
Yapılan açıklamalar ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, Kurumun, bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunmaktadır. Görüşe uyulmasının ihtiyari olması da bu zorunluluğu ortadan kaldırmamaktadır.
Kurumun işlem tesis etmeden önce yerine getirmesi gereken bu yükümlülük, yasal olarak zorunlu bir yükümlülüktür. Burada, Sosyal Güvenlik Kurumunun, Sağlık Bakanlığının verdiği görüş doğrultusunda işlem tesis etme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen, ilgili Bakanlığın görüşünü alması zorunludur. Aksi takdirde işlem, şekil unsuru açısından hukuka aykırı olacaktır.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden, 25/07/2014 tarih ve 29071 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 10. maddesindeki düzenleme için Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, bu zorunluluk yerine getirilmeden dava konusu düzenlemenin Resmî Gazete'de yayımlandığı anlaşılmış olup, bu düzenlemede şekil unsuru yönünden hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 25/07/2014 tarih ve 29071 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 10. maddesi ile Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 2.4.4.F-5 numaralı alt maddesinin beşinci fıkrasına eklenen son cümlenin İPTALİNE,
2. Sonuç itibarıyla dava kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptal ile sonuçlandığından, davacılar tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin dava konusu düzenlemelerde Sağlık Bakanlığının görüşü ve dahli bulunmadığı için davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan alınarak davacılara verilmesine, davalı idareler tarafından temyiz aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...TL vekâlet ücretinin dava konusu düzenlemelerde Sağlık Bakanlığının görüşü ve dahli bulunmadığı için davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan alınarak davacılara verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde taraflara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 14/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!