Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4038 E. , 2023/5690 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4038
Karar No : 2023/5690
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten, ...adına velayeten ...
2- ...
3- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : ...Genel Komutanlığı / ...
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
...Bölge Komutanlığı
...
İSTEMLERİN_KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına dair Danıştay Onuncu Dairesi'nin 18/02/2021 tarih ve E:2015/2566 K:2021/585 sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların yakını ...'nın 11/05/2012 tarihinde götürüldüğü Çankırı ili, Şabanözü İlçe Jandarma Komutanlığı'nda uğradığı bıçaklı saldırı neticesinde hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğradıkları ileri sürülen zararlara karşılık olarak eşi ...için 500,00 TL (miktar artımı sonucu 133.987,00 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuğu ...için 500,00 TL (miktar artırımı sonucu 38.865,00 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, babası ...için 25.000,00 TL manevi, annesi ...için 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; olayda davacılar yakınının, kavga ettiği Y.Y'nin oğlu M.Y. tarafından jandarma karakolundaki ifade verme işlemi bittikten sonra bıçaklanmak suretiyle öldürülmesi olayında, jandarma personelinin güvenlik tedbiri olarak gerekli üst arama tedbirini yapmadığı, tehlike oluşturabilecek araçların ilçe jandarma binasına girişini engellemediği, olayda davalı idare personelinin kavga olayı sonucunda ifade vermek için gelen aralarında husumet olan kişilerin ve yakınlarının (üçüncü kişilerin) temasını önleyecek şekilde ve hizmetin yürütülmesi için gerekli olan tüm güvenlik tedbirlerinin alınmasında kusurunun bulunduğu; davacıların destekten yoksun kalma zararlarının tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda davacı eş ...'nın 133.988,94 TL, davacı ...'nın 38.865,08 TL zararının olduğu yönünde tespitlere yer verildiği, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesi üzerine miktar artırım dilekçesi ile davacı ... için istenen tazminat tutarının 133.487,00 TL, davacı ... için istenilen tazminat tutarının ise 38.365,00 TL artırıldığı, olayda davalı idareye yüklenebilecek hizmet kusurunun ağır nitelikte olması, olayın niteliği, davacıların muris ile yakınlık durumu dikkate alındığında, olay nedeniyle davacılara takdiren manevi tazminat ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacılar ... için 133.987,00 TL, ...için 38.865,00 TL olmak üzere toplam 172.852,00 TL maddi tazminat ile davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ...için 20.000,00 TL, davacı baba ... için 15.000,00 TL, davacı anne ...için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11/05/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle davacılara ödenmesine fazlaya ilişkin talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Tarafların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, temyize konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmının onanmasına, maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmı ile maddi ve manevi tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihi ve nispi karar harcının haklılık oranına göre bölünmesine ve davacılara tamamlattırılmasına ilişkin kısımlarının bozulmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davacılar tarafından; bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte PMF yaşam tablosunun esas alındığı, güncel yüksek mahkeme kararlarında bakiye ömrün hesaplanması hususunda TRH 2010 sisteminin uygulanmasından vazgeçildiği, Daire kararında her ne kadar anne ve baba için de pay verilmesi gerektiği belirtilmişse de müteveffanın annesi ve babasının destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin talebinin olmadığı, maddi ve manevi tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihinin haksız fiilin meydana geldiği tarih olması gerektiği ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
Davalı idare tarafından; dava konusu olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, zararın 3. kişinin eyleminden dolayı meydana geldiği, kusuru bulunmadığından manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiği, manevi tazminatın mahkeme tarafından karar verilmeden önce belirlenmesine olanak bulunmadığından manevi tazminata faiz işletilmemesi ve nisbi karar harcının davacıya tamamlattırılması gerektiği ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından davacıların karar düzeltme istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :.Davacıların karar düzeltme isteminin kısmen kabulüyle İdare Mahkemesi kararının, maddi ve manevi tazminata uygulanacak faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının bozulması, davacıların diğer karar düzeltme iddiaları ile davalı idarenin karar düzeltme iddialarının ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. Davalı İdarenin Karar Düzeltme İsteminin İncelenmesi;
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Davalı idarenin kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.
Bu nedenle, davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
II. Davacıların Karar Düzeltme İsteminin İncelenmesi;
Davacıların Karar Düzeltme İsteminin Yasal Faizin Başlangıç Tarihi Yönünden İncelenmesi;
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, Danıştay Onuncu Dairesinin 18/02/2021 tarih ve E:2015/2566, K:2021/585 sayılı kararı, maddi tazminatın artırılan kısmına yürütülecek faizin başlangıç tarihi yönünden kaldırılarak, uyuşmazlık bu yönden yeniden incelendi;
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesi, 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle, İdare Mahkemesince hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekirken, temyize konu kararın kabul edilen tazminat miktarının ayrım yapılmaksızın tümü için yasal faiz başlangıcının olay tarihi olarak belirlenmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla, yeniden yapılacak hesaplama sonucunda belirlenecek olan maddi tazminat tutarının tamamına ve ödenmesine karar verilen manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekmektedir.
Davacıların Diğer Karar Düzeltme İstemlerinin İncelenmesi;
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Davacıların karar düzeltme dilekçesinde öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.
Bu nedenle, davacıların karar düzeltme isteminin yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki hususlar yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların karar düzeltme isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının maddi ve manevi tazminata uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Davalı idarenin karar düzeltme isteminin REDDİNE,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!