Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3672 E. , 2025/2729 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3672
Karar No : 2025/2729
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-...
2- ...
3- ...
4- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; davacılardan ...'ın, Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, Derecik 34.Hd,Tb. Komutanlığında piyade sözleşmeli er olarak görevini ifa etmekte iken, 03/04/2018 tarihinde gerçekleştirilen ve Batın Tepe Üs. Bölgesinin batısında (Irak kuzeyi/yurtdışı) icra edilen "Şehit P.Söz.Er İbrahim Halil Çetinkaya-2 Kararlılık Operasyonu" kapsamında 34. Hd.Tug.4.Hd.Tb. Komutanlığı unsurlarının 2529 rakımlı tepe bölgesinde yapmış olduğu mevzii iksa ve geliştirme faaliyeti esnasında teröristlerce döşenen mayın/EYP'nin patlaması sonucu yaralandığından bahisle olayın meydana gelmesinde davalı idarenin kusursuz sorumluluğu olduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı ... için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, annesi ... için 75.000,00 TL manevi, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi, 325.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, yaralanması ile neticelenen olayın, askeri hizmetin ifası sırasında, bu hizmete bağlı olarak ve teröristlerin eylemleri sonucu meydana geldiği ve söz konusu olayda idareye yüklenebilecek bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte, zararlı sonucu doğuran olay ile hizmet arasında illiyet bağı bulunduğu, bu zararın, zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılmasının, eşitlik ve hakkaniyet esaslarına uygun düşeceği, davacının zararlarının kusursuz sorumluluk türlerinden olan "meslekî risk" ilkesi gereğince davalı idare tarafından karşılanması gerektiğinde şüphe bulunmadığı sonucuna varılarak ...'ın, (taleple bağlı kalınarak) 1.000,00 TL'lik maddî tazminat talebinin kabulü gerektiği, manevi tazminat istemi yönünden ise davacılardan ...'ın görevini ifa ettiği sırada PKK'lı teröristlerce döşenen EYP'nin patlaması sonucu yaralanması nedeniyle davacıların yaşadıkları elem ve ızdırap nedeniyle maruz kaldıkları özel ve olağanüstü nitelikteki manevi zararlarının yukarıda açıklanan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince karşılanması gerektiği, zarara yol açan olayın oluş şekli, davalı idarenin sorumluluk durumu, davacılardan ...'ın yaptığı kamu görevinin önemi, zararın niteliği ve boyutu, sağlık durumu ve gördüğü tedaviler nedeniyle duyulan elem ve ıstırap sebebiyle takdiren davacılardan ... için 150.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 230.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvurunun yapıldığı 02/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle ödenmesi, fazladan talep edilen 95.000,00 TL manevi tazminatın reddi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, terörle mücadele faaliyeti kapsamında yaralanarak % 68 oranında engelli hale geldiği, bilirkişi raporunda tam ve nitelikli bir hesaplama yapılmadığı, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın kabul edilmediği, bilirkişi raporuna yapılan itirazların mahkemece dikkate alınmadığı, davayı ıslah etmelerinin engellendiği, manevi tazminat taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmesi ve temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, manevi tazminatın kabul edilen kısmının kaldırılarak reddine karar verilmesi ve temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Tarafların temyiz istemlerinin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; Davacılar tarafından; davacılardan ...'ın, Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, Derecik 34.Hd,Tb. Komutanlığında piyade sözleşmeli er olarak görevini ifa etmekte iken, 03/04/2018 tarihinde gerçekleştirilen ve Batın Tepe Üs. Bölgesinin batısında (Irak kuzeyi/yurtdışı) icra edilen "Şehit P.Söz.Er İbrahim Halil Çetinkaya-2 Kararlılık Operasyonu" kapsamında 34. Hd.Tug.4.Hd.Tb. Komutanlığı unsurlarının 2529 rakımlı tepe bölgesinde yapmış olduğu mevzii iksa ve geliştirme faaliyeti esnasında teröristlerce döşenen mayın/EYP'nin patlaması sonucu yaralandığından bahisle olayın meydana gelmesinde davalı idarenin kusursuz sorumluluğu olduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı ... için 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, annesi ... için 75.000,00 TL manevi, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi, 325.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun "Yardım" başlıklı 21. maddesinde, "Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir..." hükmü yer almaktadır.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un ''Aylık bağlanması'' başlıklı 4. maddesinde, bu Kanun kapsamına girenlerden; engelli hale gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanacağı, bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıkların % 25 oranında artırılarak ödeneceği; "Nakdi tazminat ve aylığın etkisi" başlıklı 6. maddesinde ise, bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanan emekli aylığının uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu; yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı idarelerin ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümleri uyarınca ödenen nakdi tazminatın göz önünde tutulacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmına Karşı Taraflarca Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine Dair Kısmı ile Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmına Karşı Davalı İdare Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, anılan kısımları usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.
B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmına Karşı Davacılar Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; T.C. Sağlık Bakanlığı Manisa Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 12/06/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda; davacının engel oranının sürekli ve %68 olarak belirlendiği, özür durumunun kısmi bağımlı olduğunun belirtildiği, ... İdare Mahkemesinin 26/12/2019 tarihli ara kararına cevaben dosyaya sunulan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve E:... sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesinden, davacı ...'a 3713 sayılı Kanun kapsamında 15/06/2019 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığı bağlandığı, 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi uyarınca tütün ikramiyesi ve emsal aylıkların 30 katı tutarında hesaplanan emekli ikramiyesinin ödendiği ayrıca Milli Savunma Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu kararı ile de 2330 sayılı Kanun uyarınca nakdi tazminat ödendiği anlaşılmaktadır.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerine göre davacıya bağlanan vazife malullüğü aylığı, görevdeki emsalinin görev aylığı kadar olduğundan ve davacıya emekli ikramiyesi ödendiğinden davacılardan ...'ın gelir kaybından kaynaklanan maddi bir zararının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Olayda, davacının görevini ifa ederken yaralanması, daha açık bir anlatımla görevinin neden ve tesiri sonucu çalışma gücünü kısmen kaybetmesi karşısında, uğradığı zararların kusursuz sorumluluk (meslek risk) ilkesi uyarınca tazmini gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
- Efor (Çalışma Gücü) Kaybı Yönünden;
Tazminat hukukunda çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğramış olduğu kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olup olmadığına bakılmaksızın gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi günlük faaliyetlerini ve işini eskisine ve emsallerine göre daha fazla efor sarf ederek gerçekleştireceği kabulünden hareketle "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bedensel kayba uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.
Dava konusu olay nedeniyle davacı tarafından T.C. Sağlık Bakanlığı Manisa Şehir Hastanesinden alınan ...9 tarihli ve ... sayılı Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda, davacının %68 daimi maluliyetinin olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Oysa dava konusu olay nedeniyle davacının talep ettiği efor (güç kaybı) tazminatının belirlenmesi için, meslekte kazanma güç kaybı oranının belirlenmesine yönelik olan ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne göre düzenlenecek sağlık kurulu raporunun esas alınması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacının dava konusu olay nedeniyle bedensel güç kaybına uğradığı, bu nedenle günlük yaşamını emsallerine ve eskiye nazaran daha fazla güç (efor) sarfederek sürdüreceği açıktır.
Bu doğrultuda, davacının güç (efor) kaybından doğan zararı;
Aktif dönemde, zarara uğranılan tarihten itibaren yasal emeklilik yaşının sonuna kadar asgari geçim indirimi (AGİ) dahil net asgari ücrete (2022 yılına kadar AGİ dahil, 2022 yılından sonra AGİ hariç olmak üzere) yukarıda anılan Yönetmeliğe göre yeniden alınacak rapor ile belirlenecek çalışma gücü kaybı oranının uygulanması; pasif dönemde ise, davacının emeklilik yaşını ikmalinden TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar geçecek süre için -bir çalışmanın karşılığı olmaması nedeniyle- AGİ hariç net asgari ücrete yine çalışma gücü kaybı oranının uygulanması suretiyle ortaya çıkacak miktarlar toplanarak hesaplanmalıdır.
Söz konusu hesaplamada, gelecek yılların asgari ücretlerinin bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarının her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca davacıya ödenen nakdi tazminatın ve 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi kapsamında ödenen tütün ikramiyesinin olay nedeniyle sağlanan yarar niteliğinde olduğu kabul edilerek, hesaplanan maddi zarar tutarından, rapor tarihindeki yasal faiz uygulanarak güncellenmiş değerlerinin düşülmesi gerekmektedir.
Öte yandan dosya kapsamında mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraflarca bilirkişi raporuna itiraz edildiği, ancak İdare Mahkemesince tarafların rapora yönelik itirazları hakkında nihai karar verilmeden önce bir karar verilmediği nihai kararda taraflarca yapılan itirazların raporu kusurlandıracak nitelikte olmadığının belirtildiği görülmekte olup, bu haliyle davacıların tazminat miktarını arttırma hakkını kullanmalarına imkan sağlanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Mahkemece, davacının çalışma/ iş gücü kayıp oranının yeniden tespit ettirilmesi suretiyle efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının yukarıda belirtilen esaslara göre bilirkişi marifetiyle hesaplanıp davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının İdare Mahkemesi Kararının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmı ile maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine dair kısmının ONANMASINA, maddî tazminatın kabulüne ilişkin kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvuru reddine dair kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/05/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!