Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3127 E. , 2023/5271 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3127
Karar No : 2023/5271
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adlarına asaleten, ...,
... ve ... 'a velayeten
... ve ...
2- ...
3- ...
4- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Van ili, İpekyolu ilçesi, ... Mahallesinde 29/08/2016 tarihinde bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik gerçekleştirilen operasyon esnasında Kadriye ve ... 'ın müşterek çocuğu, diğer davacıların kardeşi ...'ın bölücü terör örgütü mensupları ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışma sırasında evinin bahçesinde oturmakta iken başına isabet eden kurşun nedeniyle ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldığı ve 06/09/2016 tarihinde de vefat ettiği, söz konusu olayda davalı idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zarara karşılık baba ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma 50,00 TL cenaze gideri, 50,00 TL tedavi gideri olarak 200,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi; anne ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma 50,00 TL cenaze gideri ve 50,00 TL tedavi gideri olarak 200,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi; kardeşleri ... için 25.000,00 TL manevi, ... için 25.000,00 TL manevi, ... için 25.000,00 TL manevi ... için 25.000,00 TL manevi, ... için 25.000,00 TL manevi, ... için 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 400,00 TL maddi ve 450.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayın gelişimi ve dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile ara kararı üzerine Van Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı ve Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sunulan bilgi ve belgeler bir bütün olarak incelendiğinde; davacıların yakını olan ...'ın 29/08/2016 tarihinde bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik gerçekleştirilen operasyon esnasında başına isabet eden kurşunla yaralanarak hastaneye kaldırıldığı ve sonrasında ise hayatını kaybettiği, Van Cumhuriyet Başsavcılığınca söz konusu olayla ilgili ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında PKK/KCK terör örgütünün faaliyetlerinin deşifresi ve şahısların yakalanmasına yönelik olarak yapılan çalışmalar neticesinde gelen ihbarla ... Mahallesi ... Sokak No:... Edremit/Van adresinde terör örgütü mensuplarının olduğu bilgisinin alındığı, 18/01/2017 tarihinde çıkan çatışmada iki örgüt mensubunun ölü olarak ele geçirildiği, olay yerinde elde edilen bir adet glock marka tabancanın balistik incelemesinde, 29/08/2016 tarihinde ...'ın ağır yaralanmasına neden olayda olay yeri incelemesinde elde edilen kovanların, 18/01/2017 tarihinde ölü olarak ele geçirilen terör örgütü mensuplarınca kullanılan glock marka tabancaya ait olduğunun ve ...'ın bu tabanca ile vurulduğunun tespit edildiği, söz konusu soruşturma dosyası hakkında, kasten öldürme suçunun faili olan bölücü terör örgütü mensubunun ölü olarak ele geçirilmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ölüme neden olan olayın, ihbar neticesinde terör örgütü mensuplarına karşı yapılan operasyon sırasında, kaçmaya çalışan örgüt mensuplarınca anlık olarak gerçekleştirildiği, operasyonun usulüne uygun olmadan ve yahut gerekli tedbirler alınmadan gerçekleştirildiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı görülmekle, ölümün terör eylemi neticesinde gerçekleştiği ve eylemle ilgili idarenin herhangi bir kusur sorumluluğunun bulunmadığı, bunun yanında, meydana gelen olayın idarenin herhangi bir eylemi/eylemsizliği neticesinde gerçekleşmediği, dolayısıyla meydana gelen zarar ile idarenin herhangi bir eylemi/eylemsizliği arasında illiyet bağının bulunmaması nedeniyle idarenin kusursuz sorumluluk esaslarına göre sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, sonuç olarak olayın sosyal risk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle Van Valiliği 1 No'lu Zarar Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu tarafından yapılan değerlendirme neticesinde 5233 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca davacılardan ...'a 32.640,65 TL maddi tazminat ödenmesi yönünde karar alındığı göz önüne alınarak maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine; manevi tazminat istemi yönünden davacılardan anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL, kardeşler ..., ..., ..., ... , ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihinden (25/11/2016) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf isteminin reddine, davacıların maddi tazminat isteminin esasına yönelik istinaf istemlerinin reddine, anılan kararın manevi tazminat istemine yönelik davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, davacılar anne ..., baba ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL, kardeşler ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin 150.000,00 TL tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, maddi tazminat istemi ile ilgili olarak herhangi bir inceleme yapılmadan, denetime elverişli rapor alınmadan, destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yaptırılmadan salt zarar tespit komisyonunun denetime elverişli olmayan zarar tespitinin esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, anne ve baba için takdir edilen manevi tazminat miktarının tatmin edici olmadığı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, manevi tazminat olarak hükmedilen miktarın günümüz koşullarında sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğu, manevi tazminat miktarının idarenin kusurunun niteliğini ve ağırlığını ifade edecek şekilde hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek Mahkeme kararının bu yönden bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idarece savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Van ili, İpekyolu ilçesi, ... Mahallesinde 29/08/2016 tarihinde bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik gerçekleştirilen operasyon esnasında ...ve ...'ın müşterek çocuğu, diğer davacıların kardeşi ... , bölücü terör örgütü mensupları ile güvenlik güçleri arasında çıkan çatışma sırasında evinin bahçesinde oturmakta iken başına isabet eden kurşun nedeniyle ağır yaralanarak hastaneye kaldırılmış ve 06/09/2016 tarihinde de vefat etmiştir.
Davacılar tarafından, olay sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradıklarından bahisle davalı idareye 25/11/2016 tarihinde başvuruda bulunulmuş, başvurunun gereği için Van Valiliğine gönderildiğine dair ... tarih ve ... sayılı cevabî yazı ret cevabı kabul edilerek, 400,00 TL maddi ve 450.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
A) Mahkeme Kararının, maddi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
İLGİLİ MEVZUAT:
17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un, 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.''; 7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar''; 9. maddesinde, ''Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir. Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Bakanlar Kurulu, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez. Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.'' hükümleri yer almaktadır.
Anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 21. maddesinde de, "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara, altı katı tutarını geçmemek üzere, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucunda belirlenecek tutarda, b) Çalışma gücü kaybı derece ve oranları için ekli cetvelde (EK-D) belirlenen katı tutarında, c) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır." kuralı bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesince, dava konusu olayda, maddi ve manevi zararların sosyal risk ilkesi kapsamında karşılanması gerektiği, 5233 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca davacılardan ...'a 32.640,65 TL maddi tazminat ödenmesi yönünde karar alındığı, bu bağlamda, 5233 sayılı Kanun kapsamında tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla bunun dışında herhangi bir tazminata hükmedilmesine olanak bulunmadığı şeklinde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davacılar tarafından genel hükümlere göre maddi tazminat isteminde bulunulmuşsa da, dava konusu olayın bir terör eylemi olduğu, terör eylemi ile ilgili herhangi bir ihbar veya istihbari bilginin olmadığı, dolayısıyla olayın öngörülebilir nitelik arz etmediği, davalı idarenin olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, davacıların söz konusu terör olayına ilişkin maddi tazminat istemlerinin sosyal risk ilkesinin kanunlaşmış hali olan 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek tazmin edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu çerçevede, uyuşmazlığa konu olay nedeniyle meydana gelen maddi zarar, 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesine göre hesaplanmalıdır.
Anayasa Mahkemesinin 25/06/2009 tarih ve E:2006/79, K:2009/97 sayılı kararında; "Gösterge ve katsayı rakamlarının her yıl artış göstermesi nedeniyle, son işlem tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamlarının esas alınmasının, tazminat alacaklısının lehine bir uygulama olduğu açıktır." tespit ve gerekçesine yer verilmiş olup, bu husus Dairemiz kararlarında da benimsendiğinden, son işlem olarak İçişleri Bakanlığının zımni ret (24/01/2017) tarihindeki geçerli memur aylık katsayısının esas alınması adil ve hakkaniyete uygun olacaktır.
Buna göre; Mahkemece yapılacak hesapta, İçişleri Bakanlığının zımni ret işlemi (ön karar) tarihindeki memur aylık kat sayısı ile (7000) gösterge rakamının çarpımı sonucunda bulunan miktarın, 50 ile çarpımı sonucu bulunacak maddi tazminatın, 5233 sayılı Kanun'da belirtilen hak sahiplerine (yasal mirasçılarına) davalı idarece ödenmesine, yasal mirasçısı olmayan diğer davacılar yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat istemlerinin reddi yolundaki kısmına yönelik davacıların istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
B) Temyize konu kararın kabul edilen tazminat miktarlarına yasal faiz işletilmesi yönünden incelenmesi:
İLGİLİ MEVZUAT:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usûl hukukunun temel ilkelerinden olan taleple bağlılık ilkesine göre, Mahkeme tarafından davacının talepleri aşılarak karar verilmesi mümkün olmamakta, davacının istemleri ile bağlı olunup, istemleri genişletecek şekilde karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrasında yer alan hüküm ile taleple bağlılık ilkesi açıklanmıştır.
Bakılan uyuşmazlıkta; davacıların, dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat istemlerine yönelik faiz yürütülmesi talebinin bulunmadığı anlaşılmakta olup, Mahkemece kabul edilen manevi tazminat miktarlarına idareye başvuru tarihi olan 25/11/2016 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi, taleple bağlılık ilkesine dolayısıyla usul kurallarına aykırılık oluşturmaktadır.
Bu itibarla, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin kararında kabul edilen tazminat tutarlarına yasal faiz işletilmesi yönünden hukuki isabet görülmemiştir.
C) Mahkeme Kararının, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinin, dava konusu uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan haliyle, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, maddi tazminat talebinin reddi, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü, kısmen reddi reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata hükmedilmesine yönelik kısmına davacılar tarafından yapılan istinaf başvurularının kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, davacılar anne ..., baba ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL, kardeşler ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin 150.000,00 TL tazminat isteminin ise reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen reddi, kısmen kabulü ile manevi tazminata hükmedilmesi yönünden davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; davacılardan anne ... , baba ..., kardeşler ..., ..., ..., ..., ... ve ... için hükmedilen manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin reddine yönelik kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ve kabul edilen tazminat miktarlarına yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!