WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/1658 E.  ,  2023/6240 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1658
Karar No : 2023/6240

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 19/10/2020 tarih ve E:2015/5325, K:2020/3932 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılardan ...'ün oğlu, ... ile ...'ün kardeşi olan ...'ün Ümraniye T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak bulunmakta iken, koğuşunda intihar ederek hayatını kaybetmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 100.000,00 TL manevi, diğer davacı kardeşlerden her biri için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacılar yakınının birtakım psikolojik rahatsızlıklarının olduğunun cezaevi idaresinin bilgisi dahilinde olduğu, ancak bu durumun ceza infaz koruma memurlarına bildirilmediği, intihar girişiminde bulunabileceği öngörülebilir olmasına rağmen koğuşta kimsenin olmadığı zamanda tek başına koğuşa bırakıldığı gibi davacıların yakınının gördüğü tedavi sonucu kullanması gerekli olan ilaçların da ceza infaz kurumu yönetimi tarafından temin edilmediği hususları göz önünde bulundurulduğunda, tutuklu ve hükümlülerin can güvenliğinden sorumlu olan idarenin sorumluluğunu yerine getirmediğinden meydana gelen ölüm olayında kusurlu olduğu sonucuna varılmakla, 13/07/2015 tarihli bilirkişi raporunda anne ...'ün destekten yoksun kalma zararının 33.658,39 TL olduğu görüşüne yer verilmekle birlikte adı geçen davacı tarafından miktar artırım talebinde bulunulmadığından taleple bağlı kalınarak ... için 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile yakınlarını genç yaşta kaybeden davacıların ağır üzüntü içerisinde kalması sonucu çektikleri elem ve üzüntüye karşılık olarak davacı ... için 50.000 TL, ... için 12.500 TL ve ... için 12.500 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince; idareye bağlı cezaevlerinde bulunan kişilerin sağlıklarından ve can güvenliklerinden idare sorumlu olmakla birlikte, somut olayda, cezaevi idaresince müteveffa ...'ün belirtilen tarihlerde Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevkinin yapılarak gerekli muayene işlemlerinin gerçekleştiği, 18/03/2014 tarihli sevki sonucunda ise Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi tarafından yapılan tetkikinde, ...'ün pasif intihar riskinin bulunduğu notunun düşüldüğü, ayrıca müteveffanın tekstil atölyesinde çalışma talebinde bulunması üzerine, İdare Gözlem Kurulu kararıyla tekstil atölyesinde çalışan hükümlülerin kaldığı koğuşa yerleştirildiği, bu durumda, davacılar yakınının intihar ederek ölümü olayında, ... üzerinde bakım ve koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği sonucuna varılan davalı idareye atfedilebilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı anlaşılmakla davacılara maddi ve manevi tazminat ödenmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu kararın bozulmasına karar verilmiştir.

KARAR_DÜZELTME_
TALEP_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, somut olayla ilgili gerçekleştirilen ceza soruşturmasının etkili olmadığı ve yaşam hakkının ihlal edildiği iddialarıyla yapılan bireysel başvuru sonucunda, Anayasa Mahkemesi tarafından yaşamı koruma yükümlülüğünün ihlal edildiğine karar verildiği, idarenin hizmet kusuru bulunduğu, İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY_TETKİK_HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile Mahkeme kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 19/10/2020 tarih ve E:2015/5325, K:2020/3932 sayılı kararı kaldırılarak davalı idarenin temyiz istemi yeniden incelendi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davacılardan ... tarafından, dava konusu olayda yapılan ceza soruşturmasının etkili olmadığı ve yaşam hakkının hem usul hem esas yönünden ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulması üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından 21/09/2017 tarih ve 2014/18274 Başvuru Numaralı karar ile;
"(...) 75. Ceza İnfaz Kurumu psikoloğu 17/3/2014 tarihinde U.Ö. ile bir görüşme daha gerçekleştirmiştir. Psikolog, gerçekleştirilen bireysel görüşme neticesinde U.Ö.nün "madde kullanımına bağlı depresif semptomlar ve intihar eğilimi" gösterdiği kanaatine varmıştır. Bunun üzerine 18/3/2014 tarihinde Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Polikliniğe sevk edilen U.Ö.nün burada yapılan muayenesi neticesinde pasif intihar eğiliminin bulunduğu ancak aktif intihar eğiliminin bulunmadığı değerlendirilmiştir.
76. Yukarıdaki tespitler dikkate alındığında U.Ö.nün, Ceza İnfaz Kurumu yetkililerinin dikkatini çekebilecek derecede intihara eğilim gösterdiği değerlendirilmektedir. Aslında bu durum, Hastanenin U.Ö.nün madde kullanımına bağlı psikotik bozukluklar yaşadığı ve pasif intihar eğiliminin bulunduğu yönündeki tespitiyle de belgelendirilmiştir. Dolayısıyla U.Ö.nün kendisine zarar verme riskinin bulunduğunun Ceza İnfaz Kurumu yetkililerince bilindiğinin, en azından bilinmesi gerektiğinin kabul edilmesi gerekmektedir. (...)
(...)80. Ceza infaz kurumunda tutuklu ya da hükümlü olarak bulunan kişilerin yaşam ve sağlıklarının korunması için oluşturulan sistemin yalnızca teoride değil uygulamada da etkili olması gerekir. Somut olayda 18/3/2014 tarihinde Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Polikliniğinde yapılan muayene neticesinde U.Ö.nün pasif intihar eğiliminin bulunduğu ancak aktif intihar eğiliminin bulunmadığı yönünde değerlendirmeler yapılmış ve hastaya ilaç tedavisi önerilmiş olmasına rağmen söz konusu ilaçların Hastane dönüşünde Ceza İnfaz Kurumu yetkilileri tarafından satın alınmadığı anlaşılmıştır. Başvuru konusu olayda, Ceza İnfaz Kurumu yetkililerinin resen harekete geçerek ilaçları temin etmek ve U.Ö.nün reçetede yazıldığı şekliyle bu ilaçları kullanmasını sağlamak yerine psikolojik rahatsızlığı bulunan bir kişinin iradesine göre hareket etmeyi tercih ettikleri ve U.Ö.nün söz konusu ilaçları bir dilekçeyle talep etmesini bekledikleri görülmektedir. Bu durum, ölümün ilaçların temin edilmemesi nedeniyle meydana geldiği anlamına gelmemekle birlikte ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ve/veya hükümlülerin yaşam ve sağlıklarının korunması için oluşturulan sistemin somut olayda etkili bir şekilde işlemediğinin açık bir işaretidir.
81. U.Ö.nün sağlık durumu hakkında konulan teşhise ve bu kapsamda önerilen tedaviye gereken ehemmiyet verilmediğinden U.Ö.nün yaşamının korunması için ek özel bir tedbir de alınmamıştır.
82. Bu kapsamda, psikolojik sorunları bulunan U.Ö., ceza infaz kurumlarının bu tarz sorunları bulunan tutuklu ve hükümlüler için ayrılan özel bölümlerinde kalma imkânı kendisine sağlanmadan ve yaşam hakkının korunması için hiçbir tedbir alınmadan, dahası kendisine önerilen ilaçlar dahi verilmeden kendisinden başka kimsenin bulunmadığı bir odaya tek başına konulmuştur.
83. İntihar eğilimi bulunmayan bir tutuklunun ya da hükümlünün bulunduğu koğuş, oda veya eklentilerinde çamaşır ipi bulundurabilmesi başlı başına bir ihlal sebebi olmamakla birlikte somut olayda olduğu gibi intihar eğilimi bulunan bir kişinin kaldığı odada intihar eylemini kolaylaştırabilecek nitelikte bir çamaşır ipinin bulundurulması da U.Ö.nün yaşamının korunması için alınması gereken tedbirler yönünden önemli bir eksikliktir.
84. Tüm bu koşullar birlikte değerlendirildiğinde somut olayda, ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve/veya hükümlülerin yaşam ve sağlıklarının korunması için oluşturulan sistemin etkili bir şekilde işlemediği ve U.Ö.nün yaşamının korunması için gerekli olan tüm tedbirlerin alındığının söylenemeyeceği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle yaşamı koruma yükümlülüğünün ihlal edildiğine karar verildiği görülmekte olup, bu yönüyle de meydana gelen olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle ONANMASINA, 01/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.
Bu nedenle, davacıların kararın düzeltilmesi isteminin reddi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.