WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/1313 E.  ,  2023/5861 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1313
Karar No : 2023/5861

DAVACI : … Tomografi Özel Sağlık Hizmetleri ve Malzemeleri Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, sahipliğinde B tipi tıp merkezi olarak faaliyet gösteren Özel Egerad Bornova Tıp Merkezine dahiliye ve genel cerrahi uzmanlık dallarında kadro verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6., 7., 8., 9., 10. maddeleri ile 06/02/2020 tarih ve 31031 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 21/09/2018 tarihinde Sağlık Bakanlığından B tipi tıp merkezi olarak taşınma izni ve ön izin aldıkları, şirketleri adına … tarih ve .. sayılı B tipi tıp merkezi ruhsatı düzenlendiği, 15/10/2019 tarihinde faaliyet izni istedikleri ve 17/10/2019 tarihinde tıp merkezinin faaliyetine izin verildiği, 11/11/2019 tarihinde kadro artırımı talebinde bulundukları, davalı idarenin 01/10/2019 ve 06/02/2020 yayım tarihli Yönetmelik değişikliklerini gerekçe göstererek kadro artırım taleplerini reddettiği, tıp merkezi yeterlilik koşullarının sürekli değişmesinin hukuk devleti ilkesine ve hukuki öngörülebilirlik ilkesine aykırı olduğu, dava konusu değişiklikler üzerine şirketlerinin müstakil bina şartını sağlayamadığı, değişiklikler ile hekimlerin mesleki olarak haklarının kısıtlandığı, A tipi bir merkezde veya herhangi bir hastanede aynı işlemleri yapabilmekte olan hekimlerin B ve C tipi tıp merkezinde aynı işlemi yapamadıkları, bu durumun aynı zamanda hasta haklarına da aykırı olduğu iddia edilerek dava konusu işlemlerin iptali istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından,
Usul yönünden, davaya konu edilen düzenleyici işlemlerin bireysel işlemin dayanağı olmadığı, düzenleyici işlemler yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, bireysel işlem yönünden de dava açma süresinin 29/02/2020 tarihli Bakanlık yazısının tebliğinden itibaren işlemeye başladığı ve bu tarihten itibaren süresi içerisinde dava açma yoluna gidilmediği, davanın bu bakımdan da süre aşımından reddine karar verilmesi gerektiği, düzenleyici işlemin yargısal denetiminin süre aşımı nedeniyle yapılamayacak olması karşısında bireysel işlemin yargısal denetiminin de Danıştay’da yapılmasına 2575 ve 2576 sayılı Kanunların göreve ilişkin hükümleri nedeniyle olanak bulunmadığı, 06/02/2020 tarih ve 31031 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 3. maddesinde yapılan değişikliklerden müstakil olma şartı dışındaki hükümler bakımından davanın menfaat yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği;
Esas Yönünden, 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 6., 7., 8., 9., 10. maddeleri bakımından, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin imar mevzuatına uygun binalarda, günümüz sağlık hizmet sunumuna uygun yapıda hizmet vermesinin amaçlandığı, bu kapsamda 01/10/2019 tarihli Yönetmelik ile yapılan değişikliklere uyum sağlanması için bir takım kısıtlamalar getirildiği, ancak A, B, C tipi tıp merkezlerinin "tıp merkezine" dönüşümünün zorunlu tutulmadığı, bunun için bir süre verilmediği, dönüşümün sağlanabilmesi adına özellikle müstakil binalarda sağlık hizmeti vermeyen B tipi ve C tipi tıp merkezlerine yönelik bazı cerrahi işlemler yönünden kısıtlamalar getirildiği, dava konusu düzenlemelerin üst hukuk normlarına uygun olarak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek yapıldığı; 06/02/2020 tarih ve 31031 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 1. maddesi bakımından, 01/10/2019 yayım tarihli Yönetmeliğin 21. maddesi ile yeniden düzenlenen asıl Yönetmeliğin geçici 3. maddesinde, Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce ruhsatlandırılmış tıp merkezlerinin, yeni Yönetmelik kapsamında tıp merkezine dönüşmek istemedikleri takdirde, 01/10/2019 tarihindeki mevcut halleri ile faaliyetlerine devam etmelerine izin verildiği, 06/02/2020 yayım tarihli Yönetmeliğin davaya konu 1. maddesi ile de asıl Yönetmeliğin geçici 3. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında değişiklik yapıldığı, davaya konu hükümle bir taraftan mevcut durumun korunduğu, diğer taraftan asıl olan yeni hukukî duruma intibak olduğu için yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmeyeceğinin öngörüldüğü, aksi hâlde değişikliğe gidilmesinin anlam ve işlevinin kalmayacağı; bireysel işlem bakımından, bireysel işlemin dayanağı olan hükmün, asıl Yönetmeliğin, 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yönetmelikle yeniden düzenlenen geçici 3. maddesinin 2. fıkrası hükmü olduğu, bu hükme uygun olarak tesis edilen bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak, bireysel işlemin dayanağı olan bu hükmün görülen davaya konu edilmediği, bu nedenle ortada 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında bir uygulama işleminin de bulunmadığı, ayrıca bireysel işlemde tıp merkezine dönüşme hâlinde talebin değerlendirileceğinin belirtildiği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, Davacı şirket sahipliğinde B tipi tıp merkezi olarak faaliyet gösteren Özel Egerad Bornova Tıp Merkezine dahiliye ve genel cerrahi uzmanlık dallarında kadro verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6., 7., 8., 9., 10. maddeleri ile 06/02/2020 tarih ve 31031 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. Maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun, "Temel Esaslar" başlıklı 3. maddesinde, Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar arasında; a) bendinde; "Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanır, koordine edilir, mali yönden desteklenir ve geliştirilir.", c) bendinde; "Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. Bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılır. Gerek görüldüğünde özel sağlık kuruluşlarının her türlü ücret tarifeleri sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanır. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık kuruluşları veya sağlık işletmelerinde verilen her türlü hizmetin fiyatları Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit ve ilan edilir." hükmü yer almış, aynı Yasanın "Yönetmelikler" başlıklı 9. maddesinin c) bendinde; Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir." hükmü getirilmiştir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi' nin, "Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 355. maddesinde; "(1) Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri; a) Her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak, c) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek, h) Sağlık hizmetlerinde kalite ve akreditasyon kuralları belirlemek ve uygulanmasını sağlamak, l) Mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek," olarak sıralanmıştır.
Anılan Mevzuat hükümleri ile davalı idareye tanınan yetkiye istinaden, 1219 sayılı, 3359 sayılı, 3153 sayılı, 992 sayılı Kanunlar ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile 508 inci maddesine dayanılarak, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik, hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur.
Davanın 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6., 7., 8., 9., 10. Maddeleri yönünden incelenmesi,
Dava konusu yönetmeliğin 6. maddesiyle esas Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “A ve B tipi tıp merkezleri” ibaresi “Tıp merkezi” olarak değiştirilmiş ve aynı fıkranın son cümlesi yürürlükten kaldırılmış, Aynı Yönetmeliğin 7. maddesi ile 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “A tipi tıp merkezi” ibaresi “Tıp merkezi” olarak değiştirilmiş ve aynı madde ile değişik ” üçüncü fıkrasında,“ Tıp merkezlerinde birinci fıkranın (ç) bendinde istenen otoparka ilave olarak acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur.” hükmü yer almış; 8. Maddesiyle Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin başlığında yer alan “A ve B Tipi” ibaresi ile aynı maddede yer alan “A ve B tipi” ibareleri yürürlükten kaldırılmış; aynı yönetmeliğin 9. Maddesiyle değişik 12 nci maddesinin birinci fıkrası," Tıp merkezi müstakil binalarda kurulur. Ancak tıp merkezi binasının toplam kapalı alanı iki bin metrekareden küçük olamaz.” Hükmü yer almış: Anılan yönetmeliğin 10. Maddesiyle Aynı Yönetmeliğin 12/A maddesinin başlığı “Tıp merkezlerinin zorunlu tıbbi hizmet birimleri” olarak değiştirilmiş, aynı maddede yer alan “A ve B tipi” ibareleri yürürlükten kaldırılmış, aynı maddenin birinci fıkrasının “ç) bendinde ,Gözlem yatağı: Tıp merkezlerinde; ilgili dal uzmanının hastayı gözlem altına alarak takip edebileceği en fazla 25 yatak olacak şekilde gözlem yatağı bulunur. Gözlem yataklarının, pozisyon alabilen, koruma barları olan ve her yöne hareketli tekerlekli özellikte olması gerekir. Gözlem yataklarının hasta başı monitörizasyon ve merkezi tıbbî gaz sistemi bulunur. Gözlem yataklarının, doğrudan ve yeterli gün ışığı ile aydınlanabilecek konumda, taban ve duvarlarının düzgün ve kolay temizlenebilecek nitelikte ve dezenfeksiyona elverişli alanlarda olmaları şarttır. Yeterli gün ışığı almayan, ziyaretçilerin ve hastane personelinin yoğun kullandığı, hastanın sıhhat ve istirahatını olumsuz tarzda etkileyecek mekânlarda gözlem yatağı olamaz. Gözlem yataklarının bulunduğu ünite veya odaların kapı genişliği en az bir metre on santimetre olmalı, tuvalet ve banyo kapıları dışa açılacak şekilde düzenlenmelidir. Gözlem yatakları tıp merkezi bünyesinde gözlem ünitesi veya gözlem odalarında bulunur:
1) Gözlem ünitesi: Yatak başına en az dokuz metrekare alanı olan, en fazla sekiz gözlem yatağı bulunan, yataklar arası uygun biçimde ayrılabilen, içinde lavabosu ile hemşire istasyonu bulunan ve belirlenen asgarî tıbbî malzeme, donanım ve ilaçların bulunduğu gözlem ünitesi şeklinde olmalıdır.
2) Gözlem odası: Islak zeminler hariç olmak üzere hasta yatağı başına; tek yataklı gözlem odaları en az dokuz metrekare, iki yataklı odalar, hasta yatağı başına en az yedi metrekare alana sahip olmalıdır. Bir gözlem odasında ikiden fazla hasta yatağı bulunamaz. Hastalara anında ulaşabilmek ve hasta bakımını sağlamak üzere; gözlem odalarının bulunduğu katlarda, koridor ve hasta odalarına hakim bir konumda lavabosu ve ilaç hazırlama alanı bulunan ve koridorun genişliğini etkilemeyecek şekilde, en az bir hemşire istasyonu kurulması şarttır. Ayrıca hemşire istasyonunda, her hasta odası ile bağlantısı olan hasta çağrı sistemi bulunur. Gözlem odalarının bulunduğu katta gözlem altındaki hastaların muayene ve tedavilerinin yapıldığı servis muayene odası veya bölümü düzenlenebilir.” hükmü “e) bendinde, Tıp merkezlerinin bünyesinde Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliğine göre açılmış asgari basit hizmet laboratuvarı bulunmalıdır. Talep edilmesi halinde mezkûr Yönetmelik hükümlerine göre kapsamlı hizmet laboratuvarı da kurulabilir.”hükmü yer almıştır.
Davacı tarafından; Davacı tarafından; 21/09/2018 tarihinde Sağlık Bakanlığından B tipi tıp merkezi olarak taşınma izni ve ön izin aldıkları, şirketleri adına 04/09/2019 tarih ve 5302 sayılı B tipi tıp merkezi ruhsatı düzenlendiği, 15/10/2019 tarihinde faaliyet izni istedikleri ve 17/10/2019 tarihinde tıp merkezinin faaliyetine izin verildiği, 11/11/2019 tarihinde kadro artırımı talebinde bulundukları, davalı idarenin 01/10/2019 ve 06/02/2020 yayım tarihli Yönetmelik değişikliklerini gerekçe göstererek kadro artırım taleplerini reddettiği, tıp merkezi yeterlilik koşullarının sürekli değişmesinin hukuk devleti ilkesine ve hukuki öngörülebilirlik ilkesine aykırı olduğu, dava konusu değişiklikler üzerine şirketlerinin müstakil bina şartını sağlayamadığı, değişiklikler ile hekimlerin mesleki olarak haklarının kısıtlandığı, A tipi bir merkezde veya herhangi bir hastanede aynı işlemleri yapabilmekte olan hekimlerin B ve C tipi tıp merkezinde aynı işlemi yapamadıkları, bu durumun aynı zamanda hasta haklarına da aykırı olduğu iddialarıyla bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile tarafların iddia ve savunmaları değerlendirildiğinde, davalı idareye tanınan yetkiye istinaden, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın, ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla dava konusu yönetmeliğin çıkarıldığı, etkin, verimli ve kesintisiz sağlık hizmeti verilmesi gayesiyle tanı ve tedavi merkezlerinin Yönetmelikle yeniden sınıflandırıldığı, bu sınıflandırma gözetilerek tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık alanında en az on uzman hekim kadrosuyla açılmasının öngörüldüğü, böylece önceki düzenlemeye göre A tipi, B tipi, C tipi pek çok tıp merkezinin bünyesinde anestezi, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji, radyoloji gibi klinik olmayan uzmanlık dalları bulunduğu dikkate alınarak uzmanlık dallarının klinisyen uzmanlık dallarından olması şartının kaldırılarak kolaylık sağlandığı, idarelerin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını göstermek üzere ve bunlara aykırı olmamak kaydıyla düzenleyici işlemler yapabileceği, bu düzenlemelerde değişen koşulları dikkate alarak daha önceki düzenlemeler ile doğmuş bulunan objektif hukuki durumları, ileriye yönelik olarak yürürlükten kaldırma yetkisine sahip olduğu, dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesi ile yeniden düzenlenen asıl Yönetmeliğin geçici 3. maddesi ile, iş bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce ruhsatlandırılmış tıp merkezlerinin 01/10/2019 tarihindeki mevcut halleriyle faaliyetlerine devam edeceklerinin hüküm altına alındığı, önceki düzenlemeden kaynaklanan durumların belirli şartlar altında ya aynen korunduğu ya da sağlık kuruluşunun durumu ve sahiplerinin iradelerine bağlı olarak yeni hukuki duruma intibakı sağlayıcı geçiş hükümlerinin getirildiği görülmekle anılan düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davanın 06/02/2020 tarih ve 31031 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. Maddesinin iptali isteminin incelenmesi;
Dava konusu yönetmeliğin 1. maddesiyle," 15/2/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin geçici 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin dördüncü fıkrasının ilk cümlesinde yer alan “ruhsatlandırılmış” ibaresinden sonra gelmek üzere “A tipi,” ibaresi eklenmiştir.
“(3) 1/10/2019 tarihinden önce ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinden müstakil binada hizmet verenlere mevcut yerlerinde yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenir. Bu kuruluşlar en az iki bin metrekare toplam kapalı alana sahip olma şartından muaf olup, iki yıl içerisinde en az iki uzmanlık dalında on uzman hekim kadro şartını sağlamak zorundadırlar. Gerekli asgari uzman tabip kadrolarını sağlamak için, aynı il içinde bulunan diğer özel sağlık kuruluşlarından ya da uzman tabip dağılımı yönünden daha yüksek yoğunluklu illerden daha az yoğunluklu illere olacak şekilde farklı bir ilden uzman tabip kadrosu devir alınmasına izin verilir. Ancak uzman hekim kadrosunu devretmek isteyen özel sağlık kuruluşunun kadro devri sonrası uzman hekim kadro sayısının dördün altına düşmesi durumunda uzman hekim kadro devrine izin verilmez. Uzman hekim sayısı dörtten az olan yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenmiş tıp merkezlerinin uzman hekim sayısı, Bakanlıkça belirlenen uzmanlık dallarından olmak üzere Bakanlıkça dörde tamamlanır.” Hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, 11/07/2013 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin A, B, C tipi olarak sınıflandırıldığı, daha sonra 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin daha nitelikli hizmet vermelerine yönelik düzenlemeler yapıldığı, geçici 3. madde ile de evvelce açılmış tıp merkezlerinin mevcut halleriyle faaliyetlerinin devamına ve yeni Yönetmelik dönemine uyum sağlamalarına yönelik hükümlere yer verildiği, aynı maddenin ikinci fıkrası hükmü ile de bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlıkça ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin 01/10/2019 tarihindeki mevcut halleriyle faaliyetlerine devam edeceklerinin düzenlendiği, böylece daha önce ruhsatlandırılmış olan tıp merkezlerinin kazanılmış haklarının korunduğu, iptale konu üçüncü fıkra ile de A, B ve C tipi tıp merkezlerine yeni tıp merkezine dönüşme imkânının tanındığı, dönüşen tıp merkezlerine muafiyet ve kolaylık sağlanarak yeni hukuki duruma intibakı sağlayıcı geçiş hükümlerinin getirildiği, dava konusu Yönetmelik değişikliğinden sonra açılan tıp merkezleri için öngörülen şartların yeni tıp merkezine dönüşme durumunda da aranmasının doğal olduğu, yeni tıp merkezine dönüşecek sağlık kuruluşlarının iki bin metrekare kapalı alan şartından muaf tutulmaları ve hekim kadrolarını iki yıl içinde tamamlamalarına yönelik düzenlemenin tıp merkezlerinin lehine olduğu anlaşılmakla, yeni hukuki duruma geçişi zamana yayan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu işleme gelince, hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılan düzenlemeye dayalı işlemde de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Daire since duruşma için taraflara önceden bildirilen 24/10/2023 tarihinde, davacı vekili Av. … ve davacı şirket temsilcisi … ile davalı idare temsilcisi Hukuk Müşaviri Av. …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü :
Davalı idarenin, menfaate ve süre aşımına ilişkin usul itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
1) Davacı şirket sahipliğinde faaliyet gösteren Özel Ege - Rad Bornova Tıp Merkezinin, 04/09/2019 tarih ve 5302 sayılı ruhsatname ile bünyesinde iki adet klinisyen hekim kadrosu ile B tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırıldığı,
2) 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin bazı maddelerinde 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile birtakım değişiklikler yapıldığı,
3) Akabinde davacı şirket tarafından, 15/11/2019 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunularak, tıp merkezlerine dahiliye ve genel cerrahi uzmanlık dallarında kadro verilmesinin talep edildiği,
4) Bu arada asıl Yönetmeliğin geçici 3. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında, 06/02/2020 tarih ve 31031 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile de bazı değişiklikler yapıldığı,
5) Anılan başvurunun Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün İzmir Valiliğine gönderdiği 29/02/2020 tarih ve E.305 sayılı işlem ile, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin geçici 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile 2. ve 3. fıkraları çerçevesinde değerlendirme yapılarak, "B tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış olan Özel Ege - Rad Bornova Tıp Merkezinin, bünyesinde bulunan iki klinisyen hekim kadrosu ile faaliyetine devam edebileceği, ancak 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği kapsamında ‘tıp merkezi’ olarak ruhsatlandırılması durumunda anılan Yönetmeliğin geçici 3. maddesinin 3. fıkrasına uygun olarak uzman hekim sayısının dörde tamamlanması talebinin yeniden değerlendirilebileceği" yönünde açıklamalara yer verilerek talebin reddedildiği,
6) Davacı tarafından, bu kez 16/03/2020 tarihli dilekçeyle, davalı idareye yeniden başvuruda bulunularak, tıp merkezlerinin 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliğinden önce ruhsatlandırıldığı, kadro tahsisi konusunda kazanılmış haklarının bulunduğu, mevzuat değişikliklerinin şirketleri aleyhine yorumlanamayacağı belirtilerek kadro taleplerinin yeniden değerlendirilmesinin istenildiği,
7) Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 30/04/2020 tarih ve 64706799-434.99-E.782 sayılı dava konusu işlemi ile, yukarıda yer verilen 29/02/2020 tarih ve E.305 sayılı işleme atıfta bulunularak, "kuruluşun kadrosunu dört klinisyene tamamlamak üzere yapmış olduğu başvurunun ancak tıp merkezi ruhsatı alması durumunda değerlendirileceği"nden bahisle talebin reddedildiği,
8) Bunun üzerine, davacı tarafından anılan bireysel işlem ile dayanağı olan 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6., 7., 8., 9., 10. maddeleri ile 06/02/2020 tarih ve 31031 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 56. maddesinde, Devletin; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği düzenlenmiştir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (g) bendinde, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapılacağı; 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır.
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak; kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda muayenehaneler hariç, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır:
a) Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması,
b) Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması,
c) Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması,
ç) Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması.
(2) Özel sağlık kuruluşu açmak isteyenler, Bakanlıkça yapılan planlamada ihtiyaç gösterilen yerleşim bölgelerinde faaliyette bulunmak üzere başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Yönetmeliğin 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 8. maddesi, 10. maddesinin 1. fıkrası, 11. maddesi, 12/A maddesi ile 06/02/2020 tarih ve 31031 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik geçici 3. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının incelenmesi :
15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin "Sağlık kuruluşu açmaya ve işletmeye yetkili kişiler" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrası, "(1) A ve B tipi tıp merkezleri, mesleğini serbest icra etmek hak ve yetkisi olan tabip veya birden fazla tabip ve diş tabibi ortaklığı veya en az % 51 hissesi tabip ve diş tabibi ortaklığı bulunan tüzel kişiler tarafından açılabilir. C tipi tıp merkezleri ise mesleğini serbest icra etmek hak ve yetkisi olan tabip veya birden fazla tabip ve diş tabibi ortaklığı tarafından işletilir. ..." şeklinde; "Yer seçimi" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrası, "(1) A tipi tıp merkezi binasının bulunduğu alanın, aşağıdaki şartlarda olması gerekir:
a) Gürültü, hava ve su kirliliğine maruz olmadığının; insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek endüstriyel kuruluşlar ile gayrisıhhi müesseselerden uzak olduğunun valilik tarafından yetkilendirilmiş merci raporu ile tespit edilmesi,
b) Ulaşım şartları, ulaşım noktaları açısından uygun ve ulaşılabilir olduğunun İl Trafik Komisyonu veya Belediye Ulaşım Koordinasyon Merkezi raporu ile belgelenmesi,
c) İmar mevzuatında özel sağlık tesisi yapılabilecek yer olması,
ç) Hasta ve hasta yakınları ile tıp merkezi çalışanları için, tıp merkezinin otopark ihtiyacının yeterli olduğuna dair ilgili belediye tarafından düzenlenmiş belge." şeklinde; "A ve B Tipi Tıp merkezlerinde ön izin" başlıklı 11. maddesi, "(1) A ve B tipi tıp merkezi açılmadan önce Bakanlıktan ön izin alınması şarttır. Ön izin için, aşağıdaki belgeler ile tam takım mimari proje, incelenmek üzere Müdürlük vasıtasıyla Bakanlığa gönderilir.
a) A ve B tipi tıp merkezi binasının bulunduğu alanın, 10 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartları haiz olduğuna dair yetkili mercilerden alınmış belgeler,
b) A ve B tipi tıp merkezinin hizmet birimlerinin yerleşiminin gösterildiği, projeyi hazırlayan mimarın imzasının olduğu tam takım mimari proje,
1) 1/500 veya 1/200 ölçekli vaziyet planı,
2) 1/100 veya 1/50 ölçekli tüm kat planları,
3) Cerrahi uzmanlık dalı olanlarda, bir tanesi ameliyathaneden geçen en az iki kesit ve tüm cepheleri.
(2) Birinci fıkranın (b) bendinde yer alan mimari projeler, inceleme sonucunda Bakanlıkça uygun görülür ise, başvuru sahibi tarafından imar mevzuatına uygun şekilde üç takım olarak hazırlanır. Üç takım olarak hazırlanan mimari projeler, A ve B tipi tıp merkezi binası inşa edilecek yer, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ise ilgili belediye; mücavir alan dışında ise valilik tarafından onaylanarak Müdürlük vasıtasıyla Bakanlığa gönderilir. Müdürlük ve Bakanlıkça teslim alınan evraklar, dizi pusulasına göre kabul edilir.
(3) Ön izin başvurusu, bu maddede sayılan belgelerde eksiklik ve/veya bu Yönetmeliğe uygunsuzluk bulunmaması kaydıyla, Bakanlığa intikal ettiği tarihten itibaren en geç otuz gün içerisinde sonuçlandırılarak ön izin belgesi düzenlenir veya ön izin başvuru belgelerinde tespit edilen eksiklik ve/veya uygunsuzluk başvuru sahibine yazılı olarak bildirilir.
(4) Ayrıca, aşağıdaki durumlarda da ön izin alınması zorunludur.
a) Başka amaçla inşa edilmiş binaların, A ve B tipi tıp merkezi binasına dönüştürülmesi halinde tadilat işlerine başlanılmadan önce,
b) Bakanlık tarafından ön izin verilmiş mimari projenin uygulanması sırasında, bu projede bir değişiklik yapılması durumunda,
c) Ruhsatlandırılmış A ve B tipi tıp merkezi binasına, 9 uncu maddedeki planlamaya uygun olmak şartıyla ilave bina yapılmak istenmesi halinde.
(5) Ön izin belgesi kuruluş faaliyete geçinceye kadar devredilemez.
(6) Bakanlıkça ruhsatlandırılmış tıp merkezlerinde, Bakanlığın veya Müdürlüğün izni alınmak ve binanın imar mevzuatına uygun olarak kullanımına izin verilen toplam brüt alanını değiştirmemek kaydıyla, taşıyıcı unsuru etkilemeyen nitelikteki esaslı tadilat gerektirmeyen tadilat ve tamiratların yapılması halinde, gerektiğinde yangın ve deprem yönünden uygunluğunun da sağlanması kaydıyla Belediyeden proje onayı aranmaksızın ruhsata esas son proje üzerinde değişiklik yapılmasına izin verilir." şeklinde; "A ve B tipi tıp merkezlerinin zorunlu tıbbi hizmet birimleri" başlıklı 12/A maddesi, "(1) A ve B tipi Tıp merkezlerinde bulunması zorunlu asgarî tıbbi hizmet birimleri, bu birimlerin ve diğer mekânların fizik özellikleri şu şekildedir:
a) Hasta bekleme salonu: A ve B tipi Tıp merkezlerinde bulunduğu kattaki her poliklinik odası başına en az dört metrekare alan düşecek şekilde bekleme salonları olmalıdır. Orta koridor bekleme amaçlı kullanılacak ise genişliği asgari üç metre olmalıdır. Bu durumda bekleme için tahsis edilmiş bir metrelik bekleme alanı toplamı bekleme alanı hesabından düşülerek diğer bekleme alanlarının değerlendirmesi yapılır. Bekleme salonları ile bağlantılı bay-bayan tuvalet mahalli olmalıdır.
b) Poliklinik muayene odası: A ve B tipi Tıp merkezlerinde, ruhsatında kayıtlı her klinik uzmanlık dalı için ayrı oluşturulacak; 8 m2 hekim çalışma alanı ve 8 m2 hasta muayene alanı olmak üzere en az 16 m2 genişlikte, yeterli şekilde aydınlatılan ve havalandırılan poliklinik muayene odası ayrılır. Poliklinik muayene odalarında uzmanlık dalına uygun araç, gereç ve donanım ile hasta muayene masası, soyunma bölümü ve lavabo bulunur. Klinik uzmanlık dalları dışındaki dallarda kadrolu veya kısmi zamanlı çalışan uzman tabiplere yeterli sayıda ve genişlikte, yeterli şekilde aydınlatılan ve havalandırılan çalışma odaları ayrılabilir. Kadın hastalıkları ve doğum ile üroloji polikliniklerinde, ayrıca tuvaletin bulunması gerekir. Şayet kadın hastalıkları ve doğum poliklinikleri merkez bünyesinde diğer polikliniklerden ayrı, bağımsız bir bölümde ve bölüm içinde hasta tuvaleti de var ise ve üroloji polikliniğinden ayrı olarak sistoskopi-ürodinami odası bulunuyor ve burada tuvalet var ise, bu polikliniklerin muayene odasında tuvalet bulunması gerekmez. Ancak içinde tuvalet-lavabo bulunan poliklinik odalarında oda içinde ayrıca el yıkama lavabosu bulunmalıdır. Branşın gerektirdiği tetkik ve tedavi odaları (eko, endoskopi gibi) ile muayene odaları bağlantılı olabileceği gibi polikliniklere yakın mesafede ayrı da planlanabilir. Efor tek hekim ise kardiyoloji poliklinik odası ile bağlantılı olmalıdır. Poliklinik muayene odalarının kapısında hizmet verilen uzmanlık dalının adı, oda içinde hastaların görebilecekleri bir yerde o muayene odasında görev yapan tabiplerin diploma ve var ise uzmanlık belgelerinin aslı veya mesul müdür tarafından tasdiklenmiş bir örneği ile personel çalışma belgesinin müdürlük onaylı sureti, duvarda asılı olarak bulunur. Hasta kullanımındaki tüm oda kapı genişlikleri pervaziçi ölçü en az 110 cm. olmalıdır.
c) Ameliyathane: Cerrahi uygulama yapacak A ve B tipi tıp merkezlerinde zorunludur.
1) Ameliyathanelerde yarı steril, steril ve tam steril alanlar oluşturulur. Ameliyathane girişinde birbirine senkronize ikinci kapısı sedye transfer noktası olan ve içine hiçbir mahal açılmayan sedye transfer holü yarı steril alan olmalıdır. Ameliyathane salonu ve yan hacimlerinin bulunduğu steril alanlarında, pencere ve kapılar dış ortama açılmaz ve bu alanlarda tuvalet bulunmaz.
2) Steril koridorda en az bir adet ameliyat salonu, uyandırma (postoperatif) ve hazırlama (preoparatif) odası bulunur. Ameliyat salonlarının her birinde sadece bir ameliyat masası bulunur.
3) Ameliyathane steril koridorunda el yıkama lavabosu olmalıdır.
4) Ameliyathanenin duvar, tavan ve zeminleri dezenfeksiyon ve temizlemeye uygun antibakteriyel malzemeler kullanılarak yapılır.
5) Ameliyathane sterilizasyon şartlarını taşır ve ameliyathane salonları tam steril alanlardır. Ameliyathane salonlarında toz ve mikrop barındıracak girinti çıkıntılar olmaz. Ameliyathane salonlarının kullanım alanı en az otuz metrekare, kısa kenarı en az beş metre olmalı, net kullanım alanı içinde kolon ve benzeri hareket kısıtlılığına sebep verecek yapılaşma ile ameliyat ekibinin hareket kısıtlılığına ve sirkülasyonuna engel bir durum olmaması gerekir.
6) Ameliyathane salonlarının taban-tavan arası net yüksekliğinin havalandırma kanalları ve hepafiltreler hariç asma tavan altı net yükseklik ameliyat salonunun her noktasında en az üç metre ve ameliyathane kısmında bulunan koridor genişliğinin en az iki metre olması gerekir.
7) Personel giyinme-soyunma odaları bay-bayan için ayrı olmak üzere içlerinde tuvalet-duş mahalleri olan kirli koridordan girip steril koridora açılacak şekilde düzenlenir. Personel soyunma odaları yarı steril alanlardır.
8) Ameliyathane alanının, hepafiltreli hijyenik klima sistemi veya muadili bir sistem ile iklimlendirilmesi ve havalandırılması gerekir.
9) Ameliyathane salonlarının içinde sabit dolap olacak ise gömme ya da tavana kadar birleştirilmiş üzerinde toz barındırmayacak nitelikte olmalıdır.
10) Merkezî sterilizasyon ünitesi: Sterilizasyon ünitesinde kirli malzeme girişi-yıkama bölümü, ön hazırlık-paketleme bölümü ve sterilizasyon işlemi-steril malzeme çıkış bölümleri olmak zorundadır. Kirli alanlar ile temiz alanlar arasında sadece malzeme geçişi olması ve bu iki alanın çift yönlü otoklav ile bölünmesi gerekir. Tek yönlü otoklavın kullanıldığı durumlarda cihaz temiz bölümde bulunmak zorundadır. Sterilizasyon ünitesi hem ameliyathane steril koridoru hem de genel koridor ile bağlantılı olur. Kirli bölümüne genel koridordan giriş-çıkış; temiz bölümüne de steril koridordan giriş-çıkış olması gerekir.
ç) Gözlem ünitesi : A ve B tipi Tıp merkezlerinde; ilgili dal uzmanının hastayı gözlem altına alarak takip edebileceği, yatak başına en az dokuz metrekare alanı olan, en fazla sekiz gözlem yatağı bulunan, yataklar arası uygun biçimde ayrılabilen, içinde lavabosu ile hemşire istasyonu bulunan ve belirlenen asgarî tıbbî malzeme, donanım ve ilaçların bulunduğu hasta gözlem ünitesi olmalıdır. Gözlem ünitesinde kullanılacak hasta yataklarının, pozisyon alabilen, koruma barları olan ve her yöne hareketli tekerlekli özellikte olması gerekir. Gözlem odalarında hasta başı monitörizasyon ve merkezi tıbbî gaz sistemi bulunur.
d) Acil ünitesi: 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca kesintisiz hizmet vermek üzere ruhsatlandırılan A ve B tipi tıp merkezlerinde zorunludur. Acil ünitesinin; kolay ulaşılabilir, ambulans ulaşımı ile araç giriş ve çıkısına elverişli bir girişinin olması gerekir. Gelen aracın tercihen yönünü değiştirmeden çıkış yapabilmesi veya tek manevra ile dönüş yaparak acil girişinin önünü boşaltabilmesi sağlanmalıdır. Araç rampası eğimi en çok % 14 olmalıdır. Bu durumda ambulansın düz bir zeminde(sahanlıkta) durarak hasta indirmesi sağlanmalıdır. Acil ünitesi zemin katta bulunmalıdır. Ancak arazi şartları nedeni ile farklı katta olması durumunda yoldan yukarıdaki şartlara uygun giriş alabilmelidir. Acil girişinde hastanın araçtan üstü kapalı hava şartlarından etkilenmeyecek güvenilir bir şekilde kabulünün yapılabilmesi gerekir. Sedye transferi için uygun eğimli (en çok %8) sedye rampası olmalı ve sedyenin geçeceği zemin düz ve kaydırmaz özellikte olmalıdır. Acil ünitesi; personel ve tıbbî cihaz donanımı, lüzumlu ilaç, serum, sarf malzemesi ve ambulans hizmetleri yönünden hiç bir aksaklığa meydan verilmeyecek ve hizmetin yirmi dört saat kesintisiz sunulması sağlanacak şekilde yapılandırılır. Acil ünitesinde, en az bir adet muayene/müdahale odası, bir adet enjeksiyon/ pansuman odası ve bir adet gözlem odası olmalıdır.
e) Numune alma odası: Tabip tarafından istenilen tetkik ve tahliller için hastanın kan, gaita veya idrarının alınmasına uygun, poliklinik veya laboratuarların bulunduğu katta, hijyen şartlarına sahip içinde lavabo ve tuvaleti olan yada bitişiğinde lavabo ve tuvalet mahalli var ise numune verme penceresi ile bağlantılı en az bir numune/kan alma odası bulunur." şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "A ve B tipi tıp merkezleri" ibaresi "Tıp merkezi" olarak değiştirilmiş ve aynı fıkranın son cümlesi yürürlükten kaldırılmış; 7. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "A tipi tıp merkezi" ibaresi "Tıp merkezi" olarak değiştirilmiş; 8. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 11. maddesinin başlığında yer alan "A ve B Tipi" ibaresi ile aynı maddede yer alan "A ve B tipi" ibareleri yürürlükten kaldırılmış; 10. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 12/A maddesinin başlığı “Tıp merkezlerinin zorunlu tıbbi hizmet birimleri" olarak değiştirilmiş, aynı maddede yer alan "A ve B tipi" ibareleri yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddenin 1. fıkrasının (ç) bendi, "Gözlem yatağı: Tıp merkezlerinde; ilgili dal uzmanının hastayı gözlem altına alarak takip edebileceği en fazla 25 yatak olacak şekilde gözlem yatağı bulunur. Gözlem yataklarının, pozisyon alabilen, koruma barları olan ve her yöne hareketli tekerlekli özellikte olması gerekir. Gözlem yataklarının hasta başı monitörizasyon ve merkezi tıbbî gaz sistemi bulunur. Gözlem yataklarının, doğrudan ve yeterli gün ışığı ile aydınlanabilecek konumda, taban ve duvarlarının düzgün ve kolay temizlenebilecek nitelikte ve dezenfeksiyona elverişli alanlarda olmaları şarttır. Yeterli gün ışığı almayan, ziyaretçilerin ve hastane personelinin yoğun kullandığı, hastanın sıhhat ve istirahatını olumsuz tarzda etkileyecek mekânlarda gözlem yatağı olamaz. Gözlem yataklarının bulunduğu ünite veya odaların kapı genişliği en az bir metre on santimetre olmalı, tuvalet ve banyo kapıları dışa açılacak şekilde düzenlenmelidir. Gözlem yatakları tıp merkezi bünyesinde gözlem ünitesi veya gözlem odalarında bulunur:
1) Gözlem ünitesi: Yatak başına en az dokuz metrekare alanı olan, en fazla sekiz gözlem yatağı bulunan, yataklar arası uygun biçimde ayrılabilen, içinde lavabosu ile hemşire istasyonu bulunan ve belirlenen asgarî tıbbî malzeme, donanım ve ilaçların bulunduğu gözlem ünitesi şeklinde olmalıdır.
2) Gözlem odası: Islak zeminler hariç olmak üzere hasta yatağı başına; tek yataklı gözlem odaları en az dokuz metrekare, iki yataklı odalar, hasta yatağı başına en az yedi metrekare alana sahip olmalıdır. Bir gözlem odasında ikiden fazla hasta yatağı bulunamaz. Hastalara anında ulaşabilmek ve hasta bakımını sağlamak üzere; gözlem odalarının bulunduğu katlarda, koridor ve hasta odalarına hakim bir konumda lavabosu ve ilaç hazırlama alanı bulunan ve koridorun genişliğini etkilemeyecek şekilde, en az bir hemşire istasyonu kurulması şarttır. Ayrıca hemşire istasyonunda, her hasta odası ile bağlantısı olan hasta çağrı sistemi bulunur. Gözlem odalarının bulunduğu katta gözlem altındaki hastaların muayene ve tedavilerinin yapıldığı servis muayene odası veya bölümü düzenlenebilir." şeklinde, (e) bendi, "Tıp merkezlerinin bünyesinde Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliğine göre açılmış asgari basit hizmet laboratuvarı bulunmalıdır. Talep edilmesi halinde mezkûr Yönetmelik hükümlerine göre kapsamlı hizmet laboratuvarı da kurulabilir." şeklinde değiştirilmiştir.
Öte yandan, söz konusu Yönetmeliğin geçici 2. maddesinde, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 9/3/2000 tarihli ve 23988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp/dal merkezleri, C tipi tıp merkezi; poliklinikler B tipi poliklinik olarak kabul edilir. Bu madde yürürlüğe girmeden önce tıp/dal merkezleri ile poliklinikler için Müdürlükçe düzenlenmiş uygunluk belgeleri C tipi tıp merkezi ve B tipi poliklinik ruhsatnamesi ve faaliyet izin belgesi olarak kabul edilir. ...
(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kadrolu klinisyen uzman sayısı dördün altında olan tıp/dal merkezlerinin mevcut klinisyen kadro sayısı asgari kadro sayısı olarak kabul edilir ve bu şekilde faaliyetlerine devam etmelerine izin verilir. ..." kuralına; anılan Yönetmeliğin 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 21. maddesi ile yeniden düzenlenen geçici 3. maddesinde, "(1) Bu maddede geçen;
a) A tipi tıp merkezi, 11/7/2013 tarihli ve 28704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik sonrası Bakanlıkça A tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış olup faaliyetlerine devam eden tıp merkezlerini,
b) B tipi tıp merkezi, 11/7/2013 tarihli ve 28704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik sonrası Bakanlıkça B tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış olup faaliyetlerine devam eden tıp merkezlerini,
c) C tipi tıp merkezi, 9/3/2000 tarihli ve 23988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp merkezlerini,
ifade eder.
(2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlıkça ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki mevcut halleriyle faaliyetlerine devam ederler. Bu kuruluşlara mevcut halleriyle devam ettikleri müddetçe yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmez.
(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerine mevcut yerlerinde bu Yönetmelikte yer alan tıp merkezi için gerekli olan şartları sağlamak kaydıyla yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenir. Ancak bu kuruluşlar en az iki bin metrekare toplam kapalı alana sahip olma şartından muaf olup, iki yıl içerisinde en az iki uzmanlık dalında on uzman hekim kadro şartını sağlamak zorundadırlar. Gerekli asgari uzman tabip kadrolarını sağlamak için, aynı il içinde bulunan diğer özel sağlık kuruluşlarından ya da uzman tabip dağılımı yönünden daha yüksek yoğunluklu illerden daha az yoğunluklu illere olacak şekilde farklı bir ilden uzman tabip kadrosu devir alınmasına izin verilir. Ancak uzman hekim kadrosunu devretmek isteyen özel sağlık kuruluşunun kadro devri sonrası uzman hekim kadro sayısının dördün altına düşmesi durumunda uzman hekim kadro devrine izin verilmez.
(4) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsatlandırılmış B tipi ve C tipi tıp merkezlerinden en az ikisi bu Yönetmelikte tıp merkezi için gerekli olan asgari bina ve personel şartlarını birleşerek sağlamaları halinde tıp merkezine dönüşebilir. Birleşme işlemi tamamlanan özel sağlık kuruluşları tekrar ayrılma talebinde bulunamaz. Birleşerek dönüşmesi Bakanlıkça uygun görülen tıp merkezi, iki yıl içerisinde ön izin belgesi almak ve ön izin tarihinden itibaren üç yıl içerisinde ruhsat almak zorundadır. Bu süre içerisinde sağlık kuruluşu, faaliyetine mevcut haliyle devam edebilir veya faaliyetini askıya alabilir ve Müdürlüğe tebligat adresi bildirerek kuruluş binasını boşaltabilir. Dönüşen tıp merkezine mevcut uzman hekim kadrosuna ilave olarak, birleştirilen ruhsat sayısı kadar Bakanlıkça planlama kapsamında uygun görülen uzman hekim kadrosu ruhsatlandırma aşamasında verilir.
(5) Bu madde kapsamında yeniden ruhsat düzenlenecek tıp merkezlerinden bir defaya mahsus ruhsat harcı alınmaz." kuralına yer verilmiş; 06/02/2020 tarih ve 31031 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin geçici 3. maddesinin 3. fıkrası, "1/10/2019 tarihinden önce ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinden müstakil binada hizmet verenlere mevcut yerlerinde yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenir. Bu kuruluşlar en az iki bin metrekare toplam kapalı alana sahip olma şartından muaf olup, iki yıl içerisinde en az iki uzmanlık dalında on uzman hekim kadro şartını sağlamak zorundadırlar. Gerekli asgari uzman tabip kadrolarını sağlamak için, aynı il içinde bulunan diğer özel sağlık kuruluşlarından ya da uzman tabip dağılımı yönünden daha yüksek yoğunluklu illerden daha az yoğunluklu illere olacak şekilde farklı bir ilden uzman tabip kadrosu devir alınmasına izin verilir. Ancak uzman hekim kadrosunu devretmek isteyen özel sağlık kuruluşunun kadro devri sonrası uzman hekim kadro sayısının dördün altına düşmesi durumunda uzman hekim kadro devrine izin verilmez. Uzman hekim sayısı dörtten az olan yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenmiş tıp merkezlerinin uzman hekim sayısı, Bakanlıkça belirlenen uzmanlık dallarından olmak üzere Bakanlıkça dörde tamamlanır." şeklinde değiştirilmiş, aynı maddenin 4. fıkrasının ilk cümlesinde yer alan "ruhsatlandırılmış" ibaresinden sonra gelmek üzere "A tipi," ibaresi eklenmiştir.
Dava konusu anılan düzenlemelerden, 10. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde 01/07/2022 tarih ve 31883 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile, geçici 3. maddenin 3. fıkrasında ise, 04/12/2021 ve 06/10/2022 tarihli Resmi Gazete nüshalarında yayımlanan Yönetmelikler ile birtakım değişiklik yapılmış olmakla birlikte, söz konusu değişiklikler davacının "tıp merkezi yeterlilik koşullarının sürekli değişmesinin hukuk devleti ilkesine ve hukuki öngörülebilirlik ilkesine aykırı olduğu" yönündeki ana iddiasına ilişkin olmadığı gibi düzenlemenin esasını da etkilemediği ve benzer yönde olduğu görüldüğünden, bu düzenleme yönünden davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılarak uyuşmazlığın esasına geçilmiştir.
Öncelikle, tıp merkezlerinin sınıflandırılması yönünden mevzuat süreci incelenmiştir:
a- 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte, tıp merkezleri açısından A tipi, B tipi, C tipi tıp merkezi sınıflandırması bulunmamaktadır.
b- 11/07/2013 tarih ve 28704 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinde A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi sınıflandırmasına gidilmiş; 09/03/2000 tarih ve 23988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp/dal merkezleri C tipi tıp merkezi olarak kabul edilmiş, geçiş hükümleri ile bu tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerini sürdürmelerine izin verilmiştir. A ve B tipi tıp merkezleri için (A tipi tıp merkezlerinin müstakil binalarda açılması ve binanın bulunduğu alanın imar mevzuatında özel sağlık tesisi yapılabilecek yer olması gerekliliği haricinde) aynı hizmet standartları belirlenmiştir.
c- Devam eden süreçte, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Yönetmelik değişikliği ile A, B ve C tipi tıp merkezi sınıflandırması sona erdirilmiş; tıp merkezlerinin kadro, bina, hizmet ve personel standartlarında bir takım değişikliğe gidilerek tek tip "tıp merkezi" uygulamasına geçilmiş, yine dava konusu geçiş hükmü ile A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmiş, mevcut halleriyle faaliyetlerine devam ettikleri müddetçe de yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmeyeceği öngörülmüş, bu tıp merkezlerine belli şartları sağlamaları halinde "tıp merkezi"ne dönüşebilme imkanı verilmiştir.
Davacı tarafından, tıp merkezi yeterlilik koşullarının sürekli değişmesinin hukuk devleti ilkesine ve hukuki öngörülebilirlik ilkesine aykırı olduğu, dava konusu değişiklikler ile hekimlerin mesleki olarak haklarının kısıtlandığı, A tipi bir merkezde veya herhangi bir hastanede aynı işlemleri yapabilmekte olan hekimlerin B ve C tipi tıp merkezinde aynı işlemi yapamadıkları, bu durumun aynı zamanda hasta haklarına da aykırı olduğu iddia edilerek anılan düzenlemelerin iptali istenilmekte; davalı idare tarafından ise savunma dilekçesinde, 15/02/2008 tarihinde yayımlanan Yönetmelik ile personel, yer seçimi, bina standartları belirlenerek tıp merkezlerinin gerek fiziki mekân gerekse sağlık hizmet sunumu standartları açısından daha nitelikli hizmet vermelerinin amaçlandığı, açılmış ve işlemleri devam eden tıp merkezlerine, geçiş hükümleri ile, standartlarını yeni Yönetmeliğe uygun hale getirmeleri için 4 yıllık süre verildiği, bu sürenin sonunda Yönetmeliğe uyum sağlanamaması üzerine 2013 yılında yapılan değişiklik ile A tipi, B tipi, C tipi tıp merkezi tanımı yapıldığı, 01/10/2019 tarihine gelindiğinde mevcut tıp merkezlerinin 164 adedinin A tipi, 94 adedinin B tipi ve 373 adedinin C tipi olmak üzere 631 tıp merkezinin sadece 258 tanesinin Yönetmelik şartlarına uyum sağladığı, 373 tıp merkezinin uyum sağlayamadığının görüldüğü, bu defa, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği yapılarak tıp merkezlerinin imar mevzuatına uygun binalarda günümüz sağlık hizmet sunumuna uygun yapıda hizmet vermesinin amaçlandığı, 01/10/2019 tarihli Yönetmeliğe uyum sağlanması adına birtakım kısıtlamalar getirildiği, ancak A, B ve C tipi tıp merkezlerinin "tıp merkezine" dönüşümünün zorunlu tutulmadığı, bunun için bir süre verilmediği belirtilmektedir.
Yukarıda yer verilen düzenlemeler birlikte ele alındığında, Sağlık Bakanlığının, sağlık kurum ve kuruluşlarını yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde planlamaya, sağlık hizmetinin bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya, sağlık hizmet sunucularının hizmet standartlarını belirlemeye, değişen koşullara göre bunları değiştirmeye, bu hizmetler ile sunucuları sınıflandırmaya yetkili olduğu açıktır.
Buna göre, tıp merkezlerinin personel, yer seçimi, bina standartlarının, mevzuat ile Sağlık Bakanlığına tanınan planlama ve standartları belirleme yetkisi çerçevesinde, bu yetkilerin kullanılmasına yönelik ilkeler gözetilerek yeniden belirlendiği, tıp merkezlerinin fiziki özellikleri ve burada sunulan sağlık hizmetinin gerektirdiği standartlara yönelik anılan belirlemeler çerçevesinde dava konusu düzenlemelerle de A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi ayrımına son verildiği, yeni ve tek tip "tıp merkezi" uygulamasına geçildiği, böylece hizmet standartlarının yükseltildiği, önceki düzenlemeler sebebiyle A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi olarak faaliyette bulunanların "tıp merkezi"ne dönüşmelerinin zorunlu olmadığı, bunun bir sonucu ve gereği olarak da getirilen geçiş hükmü ile mevcut halleriyle faaliyetlerine devam etmelerine izin verilen bu kuruluşların yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilave etmelerine olanak tanınmadığı, sağlık hizmetinin daha nitelikli şartlarda sunulmasını sağlama amacına yönelik olarak "tıp merkezi"nin yeniden yapılandırılması nedeniyle yapıldığı anlaşılan dava konusu düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından, düzenlemelerin hukuk devleti ve hukuki öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğu iddia edilmekte ise de, dava konusu düzenlemelerin kamu sağlığını ilgilendirmesi, hizmetin niteliğinin artırılmasına yönelik öngörülmesi ve yeni tip "tıp merkezi"ne dönüşümün zorunlu tutulmaması, A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış kuruluşların mevcut halleriyle faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmesi karşısında, bu iddiaya itibar edilmemiştir.
B) Yönetmeliğin 10. maddesinin 3. fıkrası ile 12. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesi :
Dava konusu Yönetmeliğin "Yer seçimi" başlıklı 10. maddesinin 3. fıkrası, "B tipi tıp merkezlerinde birinci fıkranın (c) bendi hariç diğer bentlerinde öngörülen belgeler aranır. Ayrıca A ve B tipi tıp merkezinin acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur" şeklinde; "Bina durumu" başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrası, "A tipi tıp merkezi müstakil binalarda kurulur. Ancak B tipi tıp merkezleri binanın girişinden itibaren tüm bölümleri asansör ve merdiven kullanımı dahil bütünlük ve müstakiliyet arz eden kısmında da kurulabilir. Bu durumda, yangın kaçış merdivenlerine ulaşıma dair uygunluk aranır. Cerrahi uygulama yapacak tıp merkezlerinin A ve B tipi olması zorunludur." şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 10. maddenin 3. fıkrası, "Tıp merkezlerinde birinci fıkranın (ç) bendinde istenen otoparka ilave olarak acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur." şeklinde; aynı Yönetmeliğin 9. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrası, "(1) Tıp merkezi müstakil binalarda kurulur. Ancak tıp merkezi binasının toplam kapalı alanı iki bin metrekareden küçük olamaz." şeklinde değiştirilmiştir.
Dava konusu edilen düzenlemelerden, 12. maddesinin 1. fıkrasında, 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişiklik yapılmış ise de, bu değişikliğin davacının iddiasını karşılamadığı gibi düzenlemenin esasını etkilemediği ve benzer yönde olduğu görüldüğünden, bu düzenleme yönünden davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılarak uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Dava konusu değişikliklerden önce, A tipi tıp merkezlerinin, müstakil binalarda kurulmasının zorunlu olduğu, A ve B tipi tıp merkezlerinde, hasta ve hasta yakınları ile tıp merkezi çalışanları için yeterli otopark alanı oluşturulmasının, ayrıca, acil ünitesi veya poliklinik önünde, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı bulundurulmasının gerektiği düzenlenmiş, A, B ve C tipi tıp merkezlerinde asgari toplam kapalı alana yönelik herhangi bir koşula yer verilmemiş iken; dava konusu değişiklikler ile, yeni "tıp merkezleri"nin, müstakil binalarda ve asgari toplam kapalı alanı iki bin metrekareden küçük olmayacak şekilde kurulması öngörülmüş, yeterli otopark alanına ilave olarak, acil ünitesi veya poliklinik önünde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması koşuluna yer verilmiştir.
Buna göre, tıp merkezlerinde sunulan sağlık hizmetinin nitelik ve kapasitesinin artırılması, bu merkezlerin daha donanımlı fiziki yapıya sahip olmalarının sağlanması amacıyla, yeni "tıp merkezleri"nin müstakil binalarda kurulması koşulunun öngörüldüğü, davalı idarece tıp merkezi binasının toplam kapalı alanının ne kadar olması gerektiğine yönelik tespit yetkisinin, yeni tıp merkezlerinin hizmet birimleri ve standartları da göz önünde bulundurularak kullanıldığı, daha önce A ve B tipi tıp merkezleri için aranan yeterli otopark alanı ile birlikte acil ünitesi veya poliklinik önünde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması koşulunun bu kez yeni "tıp merkezi" için aranmasının, hasta ve hasta yakınlarının sağlık hizmetine ulaşılabilmelerinin kolaylaştırılmasının bir gereği olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle, dava konusu düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.

C) Bireysel işlemin incelenmesi :
Bakılan davada, davacı şirket sahipliğinde iki adet klinisyen hekim kadrosuyla faaliyet gösteren ve dava konusu işleme esas başvuruyla dahiliye ve genel cerrahi uzmanlık dallarında kadro verilmesi talep edilen Özel Ege - Rad Bornova Tıp Merkezinin, 04/09/2019 tarih ve 5302 sayılı ruhsatname ile B tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırıldığı, akabinde 01/10/2019 tarihli Yönetmelik ile, tıp merkezlerinin hizmet standartları yükseltilerek yeni ve tek tip "tıp merkezi" uygulamasına geçildiği, önceki düzenlemeler sebebiyle A, B ve C tipi tıp merkezi olarak faaliyette bulunanların "tıp merkezi"ne dönüşmelerinin zorunlu olmadığı, bunun bir sonucu ve gereği olarak da getirilen geçiş hükmü ile mevcut halleriyle faaliyetlerine devam etmelerine izin verilen bu kuruluşların yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilave etmelerine olanak tanınmadığı, dolayısıyla davacı şirket sahipliğindeki B tipi tıp merkezinin, A, B ve C tipi tıp merkezi sınıflandırması sona erdirildiği 01/10/2019 tarihi itibarıyla mevcut haliyle faaliyetine devam edebileceği, söz konusu Yönetmeliğin yukarıda belirtilen şekilde hukuka uygun bulunan geçiş hükmü karşısında, anılan tıp merkezine, salt 01/10/2019 tarihinden önce ruhsatlandırılmış olması sebebiyle uzman hekim kadrosu ilave edilmesinin mümkün olmadığı, bu tarihten de sonra 16/03/2020 tarihli dilekçeyle yapılan kadro ilavesi istemli başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemin, dayanağı düzenlemelere uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL duruşmalı vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.