WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/1261 E.  ,  2023/7813 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1261
Karar No : 2023/7813

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle özel güvenlik kimlik kartının ve çalışma izninin iptaline dair Diyarbakır Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun ... ve ... sayılı işleminin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; mevzuat hükümleri ile özel güvenlik görevinin önem, nitelik ve amacı göz önünde bulundurulduğunda, idarenin özel güvenlik mevzuatı hususunda kanunen sahip olduğu geniş takdir yetkisinin olduğu, bu geniş takdir yetkisi ile kamu hizmetinin verimliliği, etkinliği, kamu yararı ile kişi yararı arasında denge kurulduğu, güvenlik soruşturmasında elde edilen bilgi ve belgeler ve davacı hakkında daha önce yapılan gözaltı işlemi ile dosya kapsamındaki iddiaların birlikte değerlendirilmesinde dava konusu işlemin salt güvenlik soruşturmasında elde edilen bilgilere göre tesis edilmediği, elde edilen bilgilerin davacı hakkında arşiv araştırması ile elde edilen diğer adli işlemlerde elde edilen bilgiler ile birlikte değerlendirildiği, takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif nedenlerle diğer bir deyişle keyfi kullandığına dair davacı tarafından hukuken kabul edilebilir herhangi bir somut bilgi, belge ve iddia da ileri sürülemediği, tüm bu verilere göre idarenin takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisinde özel güvenlik görevinin önem, nitelik ve amacına uygun olarak kullandığının kabulünün gerekeceği açık olup davacının özel güvenlik kimlik kartı ve özel güvenlik çalışma izninin iptal edilmesine yönelik tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ve hukuka uygun işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük hakkının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; mevzuat hükümlerinden, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, hakkında soruşturma yapılan kişinin, mevzuatta belirtildiği gibi "yasadışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüş ve eylem içinde" olup olmadığını tespit etmek amacıyla yapıldığı, her ne kadar, özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecek kişiler için görevin önem ve özelliği de gözönünde bulundurularak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu olması şartı getirilmiş ise de, somut uyuşmazlıkta, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması kapsamında elde edilen ve davacının ''geçmiş dönemde PKK/KCK terör örgütü adına düzenlenen eylem ve etkinliklere katıldığının değerlendirildiği, PKK/KCK terör örgütü faaliyetlerinden gözaltına alındığı'' şeklindeki istihbari nitelikteki bilginin, somut bilgi veya belgelerle desteklenmediği sürece bu örgütün ya da başka bir örgütün üyesi olduğunu veya yasadışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüş veya eylem içinde olduğunu kanıtlayan hukuken geçerli bir belge olarak kabulüne olanak bulunmadığı gibi bu nedenle hakkında yapılmış bir işlem ya da açılmış bir kamu davası sonucunda verilmiş bir mahkumiyet kararı da bulunmadığından, davacının özel güvenlik kimlik kartı verilmesi talebi yönünden şahsı açısından bir engel bulunmadığı, bu durumda; hakkında hukuken geçerli kabul edilebilecek herhangi bir olumsuz tespit bulunmayan davacının, özel güvenlik görevlisi kimlik kartının ve özel güvenlik çalışma izninin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yönde verilen mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı, öte yandan, Anayasanın 125. maddesi uyarınca idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olması karşısında bu işlem nedeniyle işine son verildiği görülen davacının maddi zararının da tazmini gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; özel güvenlik mevzuatı kapsamında yapılan araştırmaya istinaden dava konusu işlemin tesis edildiği, takdir yetkisinin bulunduğu, yerindelik denetimi yapılamayacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından; ... Büyükşehir Belediyesi bünyesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda ''geçmiş dönemde PKK/KCK terör örgütü adına düzenlenen eylem ve etkinliklere katıldığının değerlendirildiğinin, PKK/KCK terör örgütü faaliyetlerinden gözaltına alındığının'' tespiti sebebiyle durumu olumsuz değerlendirilerek özel güvenlik belgesinin ve çalışma izninin iptal edildiği, söz konusu işlemin davacıya tebliğ edilmesi üzerine dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle çalışamadığı sürelere ilişkin yoksun kaldığı ileri sürülen özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin, tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu tesis edildiği görülmekte olup; Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarih ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararı ile 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin (h) bendi, "4045 sayılı Kanunda güvenlik soruşturmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, başka bir ifadeyle güvenlik soruşturmasının yapılmasında, elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin kuralla sadece güvenlik soruşturmasının olumlu olmasının özel güvenlik görevlisi olmada aranacak şartlar arasında sayıldığı, güvenlik soruşturması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesinin Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığı" gerekçesiyle mülga 26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davacıya ödenmesine ilişkin kısmının incelenmesi:
Davacı tarafından, dava konusu işlem nedeniyle çalışamadığı sürelere ilişkin yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiş, Bölge İdare Mahkemesince işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiş ise de; davacı tarafından, ... Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığında sürekli işçi kadrosunda özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı ileri sürülmüş olup, dosya kapsamında davacının çalışmasının niteliğinin tespitine yönelik bir evrak bulunmadığı görüldüğünden, davacının taşeron şirket vasıtasıyla iş sözleşmesi kapsamında mı yoksa kadrolu olarak mı çalıştığı, hangi statü ve görev unvanında istihdam edildiği, iş sözleşmesi kapsamında çalışıyor ise, iş sözleşmesinin belirli süreli mi belirsiz süreli mi olduğu ve dava konusu işlem nedeniyle sona erip ermediği, bu süre içerisinde aynı iş yerinde çalışıp çalışmadığı, çalışma izninin iptal edildiği tarihte iş sözleşmesinin sona ermesine ne kadar süre kaldığı ve davacının talep ettiği özlük haklarının neler olduğu ve bu süreçte davacının gelir getirici bir işte çalışıp çalışmadığı hususları araştırılarak, işlem nedeniyle davacının iş sözleşmesi kapsamında çalışması durumunda sözleşmesinin süresinden önce sona erip ermediği tespit edilmek ve davacının yoksun kaldığı maddi kaybının olup olmadığı açık ve net bir şekilde belirlenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davacıya ödenmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN REDDİNE, KISMEN KABULÜNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle ONANMASINA oy birliğiyle, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA oy çokluğuyla,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davacıya ödenmesine ilişkin kısmının da onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.