WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/6597 E.  ,  2023/6188 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6597
Karar No : 2023/6188

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ...Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. ...
2- ...Valiliği / ...

İSTEMİN_KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, kardeşleri ...'ın Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, ...Mahallesinde 20/08/2016 tarihinde düğün merasimi esnasında terör örgütünce gerçekleştirilen canlı bomba saldırısı sonucu vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, davacıların diğer kardeşleri ile anne ve babasının aynı konu ve sebebe bağlı manevi tazminat davasının bulunduğu da dikkate alındığında, olayın oluş şekli itibarıyla zararın ve eylemin idariliğinin ölüm olayının gerçekleştiği tarih olan 20/08/2016 itibariyle davacılar tarafından öğrenildiğinin kabulü gerekeceği ve bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde davalı idareye başvurularak, başvurunun açıkça veya zımnen reddi üzerine, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, davacıların başvuru için öngörülen bir yıllık sürenin dolduğu 20/08/2017 tarihi geçirildikten çok sonra yapmış oldukları başvurunun reddi üzerine 18/07/2019 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, olayla ilgili ceza davasının yeni sonuçlandığı, faillerin kim olduğunun yeni öğrenildiği, dava süresinin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, kardeşleri ...'ın Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, ...Mahallesinde 20/08/2016 tarihinde düğün merasimi esnasında terör örgütünce gerçekleştirilen canlı bomba saldırısı sonucu vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini amacıyla İçişleri Bakanlığına yapılan başvurunun İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün ...tarih ve E:...sayılı yazısı ile Gaziantep Valiliğine iletildiği, Gaziantep Valiliğinin ...tarih ve ...sayılı yazısı ile talebin reddedilmesi üzerine 12/07/2019 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde, -ön karar başvurusunun yapıldığı tarihteki haliyle- idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir olayı, bir tutumu; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları anlatır. Söz konusu eylemlerin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yargılamaları sonucu ortaya çıkabilmektedir.
Dava açma süresini saptarken, bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınılması gerektiğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda yer alan süreye ilişkin mevzuat kurallarının yorumlanmasında kişilerin haklarının ihlali yönünde ağır sonuçlara varan yorumdan kaçınmak gerekmektedir.
Hukuki sorumluluğun koşullarının, her zaman, maddede öngörülen süreler içinde, olayın meydana geldiği anda ve bir arada ortaya çıkması mümkün olamamaktadır.
Zararın idari eylemden kaynaklandığının bu sürelerden sonra ortaya çıkması mümkün olabildiği gibi, zararın gerçek miktarı veya illiyet bağı daha sonra da ortaya çıkabilmektedir. Bütün bu olasılıklar göz önünde bulundurulduğunda, 2577 sayılı Kanunun 13. maddesinin, yargıya başvuru hakkını ortadan kaldırmayacak, ancak maddeyi de işlevsiz bırakmayacak bir şekilde yorumlanması ve uygulanması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasındaki belgeler ve UYAP üzerinden yapılan incelemede; 20/08/2016 tarihinde Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, ...Mahallesinde meydana gelen patlama ilgili olarak olayın failleri olduğu şüphesiyle yargılanan şahıslar hakkında gerçekleştirilen yargılamada ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile sanıkların mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının ...Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile düzeltilerek reddedildiği, akabinde anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay ...Ceza Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla sanıklar hakkında verilen hükümlerle ilgili olarak kararın kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verildiği görülmekte olup henüz yargılamanın tümüyle sona erdiğinden bahsedilemez.
Bu durumda, davacının uğradığı zararın, idareye yükletilebilecek bir eylemden kaynaklanıp kaynaklanmadığının ancak yapılacak ceza yargılaması sonucunda kesinleşeceği dikkate alındığında; davacıların olay tarihinden itibaren 1 yıl içinde uğradığı zararla ilgili idari başvuru yapmak suretiyle dava açmasının beklenmesinin, adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil edeceği ve davacıya makul sebeplere dayanmayan bir külfet yükleyeceği anlaşıldığından, henüz sonuçlanmayan ceza yargılaması öncesinde davalı idarelere yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine 12/07/2019 tarihinde açılan işbu davanın süresinde olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönündeki karara yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.