Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6019 E. , 2023/5059 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6019
Karar No : 2023/5059
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının düzeltilerek onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 05/12/2019 tarih ve E:2014/742 K:2019/9409 sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; oğulları …'in askerlik görevini yapmakta iken rahatsızlanması sonucu her iki böbreğinin ağır hasar görmesi sebebiyle davacı baba ...'in böbreklerinden birinin oğluna nakledildiğinden ve bu nedenle fiilen çalışamaz hale geldiğinden bahisle olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık ... için 100.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, eşi ... için 30.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 170.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıların çocukları ...'in böbrek fonksiyonlarında askere ilk başladığı anda yaklaşık %50 oranında kayıp bulunması, hastalık hemen teşhis edilebilmiş olsa dahi kronik böbrek yetmezliğinin kesin tedavi edilme şansı olmaması ve askere alınmasından sonraki hekim kontrollerinin gerektiği şekilde yapılmış olması sebebiyle ...'in böbrek yetmezliği rahatsızlığının artmasında ve bu sebeple babasından böbrek nakli yapılmasında idarenin hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacıların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, davacıların esasa ilişkin temyiz istemlerinin reddine, kararın reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; Anayasa Mahkemesince verilen karar ile oğullarının idare mahkemesinde açtığı tazminat davasında yeniden yargılama yapıldığı, kararın düzeltilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; maddi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davalı İdarenin Vekâlet Ücretine Yönelik Karar Düzeltme İsteminin İncelenmesi:
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Davalı idarenin kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.
Bu nedenle, davalı idarenin vekalet ücretine yönelik karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Davacıların Karar Düzeltme İsteminin İncelenmesi:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 05/12/2019 tarih ve E:2014/742, K:2019/9409 sayılı kararının davacıların esasa yönelik temyiz istemlerinin reddine ilişkin kısmı kaldırılarak davacıların temyiz istemi yeniden incelendi:
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacıların oğulları ...'in, Akçakale ... Zırhlı Tugay ... Hudut Alayı ... Hudut Taburu ... Hudut Bölüğü'nde askerlik görevini yapmakta iken yeterince sağlık hizmetinden yararlanamaması sebebiyle rahatsızlandığından ve her iki böbreğinin de ağır hasar görmesi üzerine davacı baba ...'in böbreğinden birinin oğluna naklinin yapıldığından bahisle, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık davacı babanın çalışamaz hale gelmesi sebebiyle 100.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, eşi ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacıların Maddi Tazminata Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesi:
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için; ortada bir zararın bulunması, zarara sebebiyet veren işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması şartları aranmaktadır. Bu şartlardan birinin yokluğu, kural olarak idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırır.
İdare Mahkemesi kararında, davacıların çocukları ...'in böbrek fonksiyonlarında askere ilk başladığı anda yaklaşık %50 oranında kayıp bulunması, hastalık hemen teşhis edilebilmiş olsa dahi kronik böbrek yetmezliğinin yine de kesin tedavi edilme şansının olmaması ve askere alınmasından sonraki hekim kontrollerinin gerektiği şekilde yapılmış olması sebebiyle, ...'in böbrek yetmezliği rahatsızlığının artmasında ve babasından böbrek nakli yapılmasında idarenin hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; davacı ...'in oğlunun askerde bulunduğu sırada rahatsızlanması sebebiyle böbreklerinden birinin oğluna nakledilmesine ilişkin dava konusu olayda davacının böbreğinin oğluna nakledilmesi ile idarenin eylemi veya hizmeti arasında uygun illiyet bağı kurulamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat isteminin reddine yönelik kısmında, sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Davacıların Manevi Tazminata Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesi:
Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktdır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının; zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyet ölçüsünü aşmaması gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, her ne kadar davacılardan ...'in böbreklerinden birinin oğluna nakledilmesi ile idarenin eylemi veya hizmeti arasında uygun illiyet bağı bulunmasa da, davacıların, oğullarının böbrek nakline ihtiyaç duymasının askerlik görevini ifa ederken rahatsızlanarak böbreklerinin ağır hasar görmesinden mi kaynaklandığı hususunda ömür boyu şüphe duyacakları ve bu durumun da davacılarda elem ve üzüntüye yol açacağı kuşkusuzdur.
Bu itibarla; davacıların uğradığı manevi zararın karşılanması gerekmekte olup, temyize konu İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin karar düzeltme isteminin REDDİNE,
2. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
3. ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminata ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 04/10/2023 tarihinde, davalı idarenin karar düzeltme istemi yönünden oy birliğiyle, davacıların maddi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden oy çokluğuyla, manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden ise esasta oy birliğiyle, gerekçede oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden; davacıların oğlu ...'in askerlik görevini yapmakta iken yeterince sağlık hizmetinden yararlanamaması nedeniyle rahatsızlanması sonucu her iki böbreğinin ağır hasar gördüğü, böbrek rahatsızlığının ilerlemesi sebebiyle davacı babadan böbrek nakledilmesinin zorunlu hale geldiği ve ...'in böbreklerinden birinin oğluna nakledildiği, ...'in nakil sebebiyle fiilen çalışamaz hale geldiğinden bahisle idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek maddi tazminat ve davacı ... ve eşi ... için manevi tazminat ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacıların oğlu ... tarafından davalı idareye karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasında alınan 22/10/2012 tarihli bilirkişi raporunda; davacıda mevcut kronik böbrek yetmezliğinin bünyesel bir rahatsızlık olduğunun, söz konusu rahatsızlığın bünyesel bir rahatsızlık olmakla birlikte dış etkenlere bağlı olarak hastalığın ilerleme hızının değişkenlik gösterdiğinin, az su alımları, enfeksiyonların yetersiz tedavisi, yüksek tansiyonun yetersiz tedavisi, yanlış ve böbreğe zarar verecek ilaçların kullanımı... gibi durumların hastalığın ilerleme hızını arttırabildiğinin, kronik böbrek yetmezliğinin bu şartlar olmasa bile ilerleyici bir hastalık olduğunun, askerlik durumunun bu hastalığın ilerlemesine katkıda bulunup bulunmadığına dair kesin bilimsel bir verinin mevcut olmadığının, davacının muayeneleri yeterince yapılmış olmakla birlikte 18/03/2010 tarihine kadar kan tahlili yapılmadığının, bu nedenle böbrek yetmezliği saptanamadığının, 07/09/2009 tarihli Yüksekova Devlet Hastanesinde yaptırmış olduğu kan tahlilinde böbrek fonksiyonu ile ilgili ciddi bir bulgu mevcut olduğunun, 15/10/2009 tarihinde ise "Askerliğe elverişlidir" kararı verildiğinin, ancak Yüksekova Devlet Hastanesinden alınan tahlil sonucuna ait kaydedilmiş bir not görülmediğinin, davacıda mevcut rahatsızlığın, tekrarlayan hekim muayenelerine rağmen askerliğe müracaatının 5. ayında tespit edilebildiğinin belirtildiğinin anlaşılmaktadır.
Davacıların oğlunun askerliğe alınmadan önce rahatsızlığının gözetilmediği, askere alındıktan sonra beş ay boyunca defalarca hastaneye ve/veya revire gitmesine rağmen gerekli teşhisin konulamadığı, bu sebeplerle davacıların oğlunun hastalığının ilerlediği ve böbreklerinin fonksiyonunu kaybettiği, bunun sonucunda da davacı babadan böbrek nakli yapılmak zorunda kalındığı hususları birlikte gözetildiğinde idarenin hizmeti veya eylemi ile dava konusu olay arasında uygun illiyet bağının kurulduğunun ve söz konusu olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğunun kabulü ile davacıların maddi ve manevi zararlarının karşılanması gerektiğinden davacıların temyiz isteminin kabul edilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönlerden katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!