WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/5876 E.  ,  2023/7144 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5876
Karar No : 2023/7144

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Birliği
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN_ÖZETİ : Eczacı olan davacının, 19/01/2009 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile Türk Eczacıları Birliği arasında imzalanan, 01/02/2009 tarihinde yürürlüğe giren ve bu tarihten itibaren üç yıl süreyle uygulanması konusunda mutabakata varılan Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'ün 6.3.19. maddesi uyarınca Kurumla olan sözleşmesinin iki yıl süreyle feshine ve sahte olduğu tespit edilen 289.071,53 TL. tutarındaki 1907 adet reçete bedelinin 10 katı olan 2.890.715,30 TL.'nin (yasal faizi hariç) Kurum alacağından veya yasal yollarla tahsil edileceğine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Diyarbakır Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin ve bu işlemin dayanağı olan Protokol'ün 6.3.19. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, idarenin farklı zamanlarda keyfi ceza tesis ettiği, davaya konu ek cezanın süresinde verilmediği, yine ceza tesis edilirken savunmasının alınmadığı, ispat şartının gerçekleştirilemediği, bununla birlikte hukuka aykırı bir eylem gerçekleşmiş olsa dahi, bu konuda yaptırım uygulama yetkisinin Türk Eczacıları Birliğine ait olduğu, öte yandan, dava konusu Protokol hükmünün yasal dayanağının bulunmadığı, bu nedenlerle dava konusu düzenlemenin ve buna dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI :
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, Kurumca yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen İnceleme Raporu ile davacının 1907 adet sahte reçeteyi Kuruma fatura ettiğinin tespit edilmesi üzerine 2009 yılı İlaç Temini Protokolü'nün 6.3.19. maddesi uyarınca tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, işlemin dayanağı düzenlemenin de hukuka ve üst hukuk normlarına uygun olduğu, dayanağı olmayan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Türk Eczacıları Birliği tarafından, dava konusu düzenlemenin, sahte ilaç, fiyat kupürü veya sahte reçete ya da sahte rapor kullanılarak Kurumun zarara uğratılmasına, dolandırılmasına engel olmak amacıyla düzenlendiği, söz konusu maddenin 2007 Yılı İlaç Temini Protokolünde 6.3.24. maddesi olarak düzenlendiği, ancak bu maddenin de yer aldığı bazı maddelerin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, söz konusu maddede ''10 veya daha az adette, eczacı ya da çalışanları dışında sahte olarak tanzim edildiği tespit edilen reçete veya kupür veya raporun Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde, bulunan sahte reçete veya sahte kupürlü reçete veya sahte raporlu reçete tutarının 5 katı tutarında cezai şart uygulanır ve sözleşme feshedilerek 3 (üç) ay süreyle sözleşme yapılmaz...Bir fatura döneminde 10 adetten fazla , eczacı ya da çalışanları dışında sahte olarak tanzim edildiği tespit edilen reçete veya kupür veya sahte raporun Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde veya bu fiilin tekrarı halinde ise bunların tutarının 10 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve üç yıl süreyle sözleşme yapılmaz" hükmünün, Danıştay Onuncu Dairesinin 03/11/2009 tarih ve E:2007/7397, K:2009/9353 sayılı kararı ile üçüncü kişilerin eylemlerinden dolayı kimsenin sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile iptal edilmesinden sonra yargı kararı dikkate alınarak sadece eczacı ve eczane çalışanının sorumluluğunu getirecek şekilde 2008 ve 2009 yılı İlaç Temini Protokollerinde 6.3.19. numaralı madde olarak düzenlendiği, yasal dayanağı olmayan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine dava konusu bireysel işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; 19.1.2009 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile Türk Eczacıları Birliği arasında imzalanan, 1.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren ve bu tarihten itibaren üç yıl süreyle uygulanması konusunda mutabakata varılan ''Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol''ün 6.3.19. maddesi uyarınca davacının Kurumla olan sözleşmesinin iki yıl süreyle feshi yolunda tesis edilen 6.8.2009 tarihli işlemin ve bu işlemin dayanağı olan Protokolün 6.3.19. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73.maddesi ile 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 1., 4., 34.ve 39.madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; eczanelerin birer sağlık hizmeti sunucusu olduğu, davalı Kurumun eczaneler ve diğer sağlık hizmeti sunucuları ile sözleşme veya protokol yapmak suretiyle sağlık hizmeti satın aldığı ve böylece dava konusu protokolün kapsamında bulunan kişilerin sağlık hizmetlerinin karşılanması yoluna gidildiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.
Eczacıların meslek örgütü olan ve yasa gereği bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla protokol yapmaya yetkili olan Türk Eczacıları Birliği ile yine yasa gereği sağlık hizmeti sunucuları ile sözleşme veya protokol yapmak suretiyle sağlık hizmeti satın alan davalı Kurum arasında yapılacak protokolün, her iki tarafın tabi olduğu mevzuat hükümlerine uygun olması zorunludur.
Dava konusu edilen Protokol maddesinde ise (6.3.19.madde); "Eczacı yada eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat küpürü veya sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 2 yıl süre ile sözleşme yapılmaz. Uygulanacak cezai şart 10.000 TL'den az olamaz." kuralı getirilmiştir.
Sahte olarak tanzim edilen reçete/ilaç küpürü/raporun Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde uygulanacak müeyyidelerin daha önce yürürlükte olan protokollerde, bazı farklılarla yer aldığı görülmektedir. Bahse konu protokol hükümlerine karşı açılan dava da, Danıştay 19.Dairesi'nin 3.11.2009 tarihli E:2007/7397, K:2009/9353 sayılı kararıyla "Anayasada ve ceza hukukunda, suçların ve cezaların şahsiliği kuralı yer almıştır. Bu kural uyarınca, hiç kimse, üçüncü kişinin suç teşkil eden bir fiil veya işleminden dolayı cezalandırılamaz. Bu durumda, eczacı ya da çalışanının bilgisi dışında, bir başka ifadeyle üçüncü kişiler tarafından sahte olarak tanzim edilen reçete, kupür veya raporun Kuruma fatura edildiğinin tespit edilmesi halinde eczacının cezalandırılması mümkün değildir. Bir başka ifadeyle eczacı veya çalışanın kasıt veya kusuru tespit edilmediği sürece, üçüncü kişiler tarafından sahte olarak tanzim edilen reçete, kupür veya raporun eczacı tarafından Kuruma fatura edilmesi işleminden dolayı eczacının cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle protokolün ilgili hükmünün iptaline karar verilmiştir.
Bahsi geçen kararda, eczacının, üçüncü kişinin suç teşkil eden bir fiil veya işleminden (sahte reçete, küpür veya rapor) cezalandırılmasını; eczacı veya çalışanın kasıt veya kusurunun tespit edilmemesine bağlı olduğu vurgulanmıştır.
Dava konusu düzenlemede, önceki düzenlemelerde saptanan hukuka aykırılıkların yer alıp almadığının incelenmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, dava konusu düzenlemede iptal kararı gereği yerine getirilerek, sahte reçete, fiyat küpürü yada faturanın "kasıtlı" olarak fatura edildiğinin tespiti halinde ceza uygulamasına yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda, sahtecilik ve dolandırıcılık ile Sosyal Güvenlik Kurumu'nun zarara uğratılmasında eczacı ya da eczacı çalışanının "kastının" tespiti halinde cezalandırılmasına yönelik yapılan düzenlemede mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 08/04/2016 tarih ve E:2013/2608, K:2016/2399 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/09/2018 tarih ve E:2016/3314, K:2018/3865 sayılı kararıyla kısmen onanması, kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında işin gereği yeniden görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Siirt ilinde "... Eczanesi" adı altında serbest eczane işletmekte olan davacının, 19/01/2009 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile Türk Eczacıları Birliği arasında imzalanan, 01/02/2009 tarihinde yürürlüğe giren ve bu tarihten itibaren üç yıl süreyle uygulanması konusunda mutabakata varılan Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'ün 6.3.19. maddesi uyarınca Kurumla olan sözleşmesinin iki yıl süreyle feshine ve sahte olduğu tespit edilen 289.071,53 TL. tutarındaki 1907 adet reçete bedelinin 10 katı olan 2.890.715,30 TL.'nin (yasal faizi hariç) Kurum alacağından veya yasal yollarla tahsil edileceğine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Diyarbakır Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün 06/08/2009 tarih ve 10202261 sayılı işleminin ve bu işlemin dayanağı olan Protokol'ün 6.3.19. maddesinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 08/04/2016 tarih ve E:2013/2608, K:2016/2399 sayılı kararı ile dava konusu Protokolün 6.3.19. maddesinin hukuka uygun olduğu, iptalini gerektirecek bir husus bulunmadığı gerekçesiyle anılan hükmün iptali istemi yönünden davanın reddine; dava konusu bireysel işlemin iptali istemi yönünden ise, işlemin sahte reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanması ve 2 yıl süreyle sözleşme yapılmamasına ilişkin olduğu, sözleşmeye aykırı fiilinden bahisle davacı hakkında uygulanması, tarafların özgür iradeleriyle imzaladıkları sözleşme hükmünün uygulanması niteliğinde bulunduğundan, işlemin bu kısmının adli yargı yerince incelenmesi gerektiği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Daire kararının, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/09/2018 tarih ve E:2016/3314, K:2018/3865 sayılı kararı ile Kararın, dava konusu Protokol maddesine yönelik kısmının onanmasına; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Diyarbakır Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemine yönelik davanın görev yönünden reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
Anılan kararın taraflarca aleyhe olan kısımlarının düzeltilmesi istemleri ise aynı Kurulun 09/06/2020 tarih ve E:2019/915, K:2020/864 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak davanın bozulan kısmı hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 73. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanuna göre sağlık hizmetlerinin, Kurum ile yurt içindeki veya yurt dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanacağı hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun 1. maddesinde, Birliğin, Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını yürütmeye yetkili olup da, özel yasalarında üye olamayacakları belirtilenler hariç, sanatlarıyla uğraşan ve meslekleriyle ilgili hizmetlerde çalışan eczacıların katılmasıyla, eczacıların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, eczacılığın genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak; eczacıların birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere, meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadıyla tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olarak kurulduğu; 4. maddesinde, Türk Eczacıları Birliğinin, üyelerinin maddi ve manevi hak ve menfaatlerini korumak ve bunları halkın ve Devletin menfaati ile en iyi şekilde telife çalışmak, halk sağlığı ve eczacılık mesleği ile alâkalı meseleler için resmi makamlarla karşılıklı işbirliği yaparak bu makamların yardımını temine çalışmakla yükümlü olduğu; 39. maddesinin (j) bendinde de, Birliğin temsilcisi olan Merkez Heyetinin, eczanelerden sağlık hizmeti satın alacak bütün kamu ve özel kurum ve kuruluşlarla anlaşmalar yapmak, imzalanan protokole uygun tip sözleşmeleri bastırmak ve belirleyeceği bedel karşılığı eczanelere dağıtmak görevi bulunduğu belirtilmiştir.
Sözü edilen mevzuat hükümlerine göre, eczaneler birer sağlık hizmeti sunucusu olup, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu, eczaneler ve diğer sağlık hizmeti sunucuları ile sözleşme yapmak veya protokol yapmak suretiyle sağlık hizmeti satın almakta ve sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunan kişilerin sağlık hizmetleri karşılanmaktadır.
Bu bağlamda, 6643 sayılı Kanunun verdiği yetki ile hareket eden Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında her iki tarafın tabi olduğu mevzuat hükümlerine uygun olarak 01/02/2009 yürürlük tarihli ve üç yıl geçerli olmak üzere Protokol düzenlenmiştir. İmzalanan Protokol ile Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin (1.2) numaralı maddesinde belirtilen kişileri kapsamak üzere serbest eczanelerden temin edilecek ilaçlar ve provizyon sisteminde yer alan tıbbi malzemelerin teminine ilişkin olarak Sosyal Güvenlik Kurumu ile eczaneler arasında yapılacak sözleşmeler için uygulanacak usul ve esaslar ile karşılıklı hak ve yükümlülükler düzenlenmiştir.
Anılan Protokol'ün, "Cezai şart uygulanacak fiiller, fesih nedeni fiiller ve sözleşme yapılmayacak süreler"in düzenlendiği maddelerinden olan 6.3.19. maddesinde, "Eczacı yada eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat kupürü veya sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 2 yıl süre ile sözleşme yapılmaz. Uygulanacak cezai şart 10.000 TL’den az olamaz. Ancak, söz konusu sahte kupür veya sahte reçete veya sahte raporun eczacının kastı dışında üçüncü kişilerin dahli ile Kuruma fatura etme işlemi gerçekleştirilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz." kuralı getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava dosyasının incelenmesinden, Siirt ilinde "... Eczanesi" adı altında eczane işletmekte olan davacı ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol"ün imzalandığı, daha sonra Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda eczanenin muvazaalı olarak işletildiği sonucuna varılarak eczane ruhsatının iptal edildiği, bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumunca da inceleme başlatıldığı, yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporuna göre davacının işletmekte olduğu Yaşam Eczanesi tarafından toplamda 1907 adet sahte reçete karşılığında 289.071,53 TL Kurumun zarara uğratıldığı sonucuna varıldığı, bu nedenle anılan eczane hakkında Protokol'ün 6.3.19 maddesi uyarınca Kurumla olan sözleşmenin iki yıl feshine ve sahte olduğu tespit edilen 289.071,53 TL tutarındaki 1907 adet reçete bedelinin 10 katı olan 2.890.715,30 TL.'nin (yasal faizi hariç) Kurum alacağından veya yasal yollarla tahsil edileceğine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Diyarbakır Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin tesis edildiği, bunun üzerine anılan işlemin ve bu işlemin dayanağı olan "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacılar Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol" ün 6.3.19. maddesinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte UYAP üzerinden yapılan araştırmada, davacı eczacı hakkında, söz konusu eylemleri nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma/örgüt kurma suçlarından dolayı yürütülen ceza soruşturması neticesinde açılan kamu davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, davacının, her türlü kuşkudan uzak, yeterli, inandırıcı, kesin ve somut deliller bulunmadığından suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, her ne kadar davacı eczacı tarafından Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte reçete fatura edildiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, söz konusu olay nedeniyle yürütülen ceza davasında, davacının beraat ettiği ve anılan beraat kararın kesinleştiği, buna göre davacı hakkında tesis edilen işlemin sebep unsurunun davalı idarece yeterli ve somut olarak ortaya konulamadığı dikkate alındığında, davacının Kurumla olan sözleşmesinin iki yıl süreyle feshine ve sahte reçete sebebiyle 1907 adet reçete bedelinin 10 katı tutarındaki 2.890.715,30 TL'nin (yasal faizi hariç) Kurum alacağından veya yasal yollarla tahsiline ilişkin tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'ün 6.3.19. maddesi uyarınca Kurumla olan sözleşmesinin iki yıl süreyle feshine ve sahte olduğu tespit edilen 289.071,53 TL. tutarındaki 1907 adet reçete bedelinin 10 katı olan 2.890.715,30 TL.'nin (yasal faizi hariç) Kurum alacağından veya yasal yollarla tahsil edileceğine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Diyarbakır Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin İPTALİNE,
2. Sonuç itibarıyla dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin yarısına karşılık gelen ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısına karşılık gelen ... TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, karar düzeltme aşamasında yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, ilk kararda davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden ve davanın reddine ilişkin kısmının kesinleştiği görüldüğünden davalı idareler lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde taraflara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 21/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.