Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4511 E. , 2023/6417 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/4511
Karar No : 2023/6417
DAVACI: … Sağlık Yatırımları Eğitim Bilişim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLLERİ: Av. …, Av. …
DAVALI: … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ: Huk. Müş. Av. …, Huk. Müş. Av. …
DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından,
15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin;
a) 5. maddesi ile değiştirilen 6. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının,
b) 7. maddesi ile 10. maddesinde yapılan değişikliklerin,
c) 9. maddesi ile değiştirilen 12. maddesinin 1. fıkrasının,
ç) 10. maddesi ile değiştirilen 12/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin,
d) 23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi"nin P617680, P617690 SUT kodlu işlemleri yönünden iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından,
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen 6. maddenin 1. ve 2. fıkraları bakımından, 1. fıkrada, “Tıp merkezleri bu Yönetmelikte asgari olarak öngörülen bina, hizmet ve personel standartlarına haiz olmak kaydıyla” ibaresine yer verilmek suretiyle, tıp merkezinin müstakil binada, iki bin metrekareden düşük olmayan, imar mevzuatına göre özel sağlık kuruluşu olabilecek yere yapılmış ve en az iki branş ve on hekim kadrosuyla açılabileceğinin ifade edildiği, bu maddenin B tipi tıp merkezlerinin, taşınma durumunda ise C tipi tıp merkezlerinin daha önce yönetmelikler ile kazanmış oldukları bütün hakların elinden alınması anlamına geldiği, maddenin hukuka aykırı olduğu; 2. fıkrada, “Tıp merkezleri en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosuyla açılır.” şartının getirildiği, tıp merkezlerine ikinci bir branş şartı getirmenin ciddi bir zorlama olduğu, A ve B tipi tıp merkezlerinin dört hekime ilave olarak altı kadrolu hekim daha istihdam etmek zorunda bırakıldığı, C tipi tıp merkezlerinin asgari iki hekimle kurulan işletmeler olduğu, değişiklik sonrası C tipi tıp merkezlerinin taşınması/birleşmesi durumunda sekiz kadrolu hekim daha ilave istihdam etmelerinin gerekeceği, kadro devrinin tıp merkezleri için ek maliyet demek olduğu, önceki yönetmeliklerle kazanılmış olan hakların korunmadığı;
7. maddesi ile 10. maddesinde yapılan değişiklikler bakımından, dava konusu değişiklikten önce A tipi tıp merkezlerinde aranan “...imar mevzuatında özel sağlık tesisi yapılabilecek yer olması...” şartının B tipi tıp merkezleri için aranmadığı, dava konusu değişiklik ile tıp merkezi sınıflaması ortadan kalktığı için tüm tıp merkezlerinden bu şartın yerine getirilmesinin istendiği, değişiklik öncesi C tipi tıp merkezlerinin, taşınarak B tipi tıp merkezine dönüşmesi durumunda “özel sağlık tesisi alanı” şartından muaf tutuldukları, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile tüm tıp merkezleri için bu şartın zorunlu hale geldiği, bu kıstasın küçük şehirlerde yerine getirilmesinin oldukça zor olduğu, kazanılmış hakların korunmadığı;
9. maddesi ile değiştirilen 12. maddesinin 1. fıkrası bakımından, müstakil bina şartı önceki düzenlemede sadece A tipi tıp merkezleri için zorunlu iken değişiklikle bu kriterin tüm tıp merkezlerini bağlar hale geldiği, müstakil bina şartı getirilmesi üzerine B tipi tıp merkezlerinin tıp merkezine dönüşüm haklarının ellerinden alınmış olduğu, geçici 3. maddenin 2. fıkrasında söz konusu merkezlerin mevcut halleri ile faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmiş olsa da, yeni ünite, birim ve uzman hekim ilavesine izin verilmediği için bu merkezlerin büyüyemeyeceği ve hatta zamanla kapanacağı, müstakil bina olmayıp B tipi tıp merkezi olarak faaliyet gösteren merkezlerin kazanılmış haklarının ortadan kaldırıldığı;
10. maddesi ile değiştirilen 12/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi bakımından, tıp merkezleri için laboratuvar hizmeti satın alınması yeterli iken değişen Yönetmelik ile asgari basit hizmet laboratuvarı kurmanın zorunlu hale getirildiği, bu durumun kuruluşların isteğine bırakılması gerektiği, zorunluluk olmaması gerektiği;
23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi"nin P617680, P617690 SUT kodlu işlemleri bakımından, değişiklik ile dava konusu işlemlerin C tipi tıp merkezlerinde yapılamayacağının düzenlendiği, bu durumun tıp merkezlerinin, hekimlerin ve hastaların mağduriyetine sebebiyet vereceği, bu uygulamayı yapan uzman hekimlerin merkezden ayrılacağı iddia edilerek anılan düzenlemelerin iptali istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI: Davalı idare tarafından,
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen 6. maddenin 1. ve 2. fıkraları bakımından, davacı tarafından söz konusu düzenleme ile C tipi tıp merkezlerinin taşınmaları veya birleşmeleri durumunda önceki yönetmelikler ile kazanmış oldukları haklarının ellerinden alındığının ileri sürüldüğü, Yönetmeliğin geçici 3. maddesinin 2. fıkrası ile Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce ruhsatlandırılmış tıp merkezlerinin, yeni Yönetmelik kapsamında tıp merkezine dönüşmek istemedikleri takdirde, 01/10/2019 tarihindeki mevcut halleri ile faaliyetlerine devam etmelerine izin verildiği, tıp merkezlerinin çalışma sürelerine ilişkin olan 1. fıkra hükmü ile, bina, hizmet ve personel standartlarının belirlenmediği, Yönetmelikte asgari olarak öngörülen standartlara atıfta bulunmakla yetinildiği; 2. fıkrada yer alan düzenleme ile etkin, verimli ve kesintisiz sağlık hizmetinin nitelikli kuruluşlar eliyle verilebileceği gerçeğinden hareketle tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık alanında, en az on uzman hekim kadrosu ile açılmasının öngörüldüğü, önceki düzenlemeye göre A tipi, B tipi ve C tipi pek çok tıp merkezinin bünyesinde zaten anestezi, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji, radyoloji gibi klinik olmayan uzmanlık dallarında uzmanların bulunduğu dikkate alınarak, uzmanlık dallarının klinisyen uzmanlık dallarından olması şartının kaldırıldığı, Yönetmeliğin geçici 3. maddesinin 3. fıkrası kapsamında, A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin tıp merkezine dönüşmek istemeleri durumunda, en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosu ile açılabilmelerine, tıp merkezi olarak ruhsatlandırılarak faaliyete geçtikleri tarihten itibaren iki yıl içerisinde kadrolarını tamamlayabilmelerine ve kadroların tamamlanabilmesi için de aynı il içindeki veya il dışındaki özel sağlık kuruluşlarından kadro devralmalarına ya da başka bir özel sağlık kuruluşuyla birleşmelerine izin verildiği, bu şekilde tanınan seçimlik hak ve sağlanan kolaylıklar karşısında davacının menfaatinin olumsuz etkilenmesinin söz konusu olmayacağı, idarelerin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını göstermek üzere ve bunlara aykırı olmamak kaydıyla düzenleyici işlemler yapabileceği, bu düzenlemelerde değişen koşulları dikkate alarak daha önceki düzenlemeler ile doğmuş bulunan objektif hukuki durumları, ileri yönelik olarak yürürlükten kaldırma yetkisine sahip olunduğu;
7. maddesi ile 10. maddesinde yapılan değişiklikler bakımından, ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ilişkin ilk düzenlemenin yürürlüğe konulduğu 09/03/2000 tarihinde tıp merkezlerinin açılacağı yerler ile ilgili olarak tıp merkezi binasına ilişkin plan örneğinin istenildiği, imar mevzuatına dair herhangi bir bilgi ve belge istenmediği, 15/02/2008 tarihinde yayımlanan Yönetmelik ile tıp merkezlerinin planlama kapsamına alındığı, tıp merkezi açmak için Bakanlıktan ön izin alınması gerektiği, personel, yer seçimi, bina standartları belirlenerek tıp merkezlerinin gerek fiziki mekân gerekse sağlık hizmet sunumu standartları açısından daha nitelikli hizmet vermelerinin amaçlandığı, açılmış ve işlemleri devam eden tıp merkezlerine, geçiş hükümleri ile, standartlarını yeni Yönetmeliğe uygun hale getirmeleri için süre verildiği;
9. maddesi ile değiştirilen 12. maddesinin 1. fıkrası bakımından, ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kururluşlarına ilişkin ilk düzenlemenin yürürlüğe konulduğu 09/03/2000 tarihinden beri tıp merkezlerinin, gerek alt yapı özellikleri, gerekse sunulan sağlık hizmetleri, personelin sayısı ve niteliği itibarıyla en nitelikli sağlık kuruluşları oldukları, bu Yönetmelik döneminde dahi cerrahi müdahalelerin müstakil binada kurulan tıp merkezleri ve tıp dal merkezlerinde yapılmasına izin verildiği, yaklaşık 20 yıl öncesinden beri tıp merkezlerinin ayakta teşhis ve tedavi verilen özel sağlık kuruluşları arasında en üst düzey şartlara sahip olması gerektiğinin bilinebilir ve öngörülebilir olduğu, mevzuat hükümlerinin hiç değiştirilmemesinin beklenmesinin hiç kimse için, bilhassa tacirler açısından haklı bir beklenti olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu düzenleme ile getirilen iki bin metrekare şartının Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan tıp merkezlerine yönelik olduğu, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği öncesinde A tipi tıp merkezlerinin ruhsatlandırılmasında da müstakil olma şartının aranmakta olduğu, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliğiyle birlikte “tıp merkezi” olarak ruhsat alacak tüm kuruluşlardan istenen önemli kriterlerden birisinin de imar mevzuatında sağlık tesisi açılması öngörülen müstakil binalarda sağlık hizmeti sunulması olduğu, 01/10/2019 tarihinden önce ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin Yönetmeliğin geçici 3. maddesinde yer alan hükümlere tabi olarak faaliyetlerine devam edecek oldukları, zaten müstakil olan A tipi tıp merkezlerinin kapsam dışında bırakıldığı, durum B ve C tipi tıp merkezleri açısından değerlendirildiğinde, eski Yönetmelik hükümleri kapsamında faaliyetlerine devam eden bu kuruluşların Yönetmelik değişikliği kapsamında “tıp merkezi” olarak ruhsat alma talebinde bulunmadıkları sürece müstakil olmalarının zorunlu tutulmadığı, ayrıca müstakil binası olup yerinde dönüşecek kuruluşların iki bin metrekare şartından muaf tutulduğu, düzenlemenin tıp merkezlerinin daha kompleks ve donanımlı fiziki yapıya sahip binalarda sağlık hizmeti sunulması amacına yönelik olduğu;
10. maddesi ile değiştirilen 12/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi bakımından, özel tıp merkezlerinin, tanı ve tedavi hizmeti veren sağlık kuruluşları olmaları sebebiyle, hastalara tanı konulabilmesi ve tedavinin yapılabilmesi için buralarda en az basit hizmet laboratuvarı kurulması ve bu yolla tetkik hizmeti verilmesinin zaruri olduğunun değerlendirildiği, 09/10/2013 tarihli ve 28790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde, basit hizmet laboratuvarında yapılabilecek testlerin, muayenehanede yapılabilecek testlerden olduğunun belirtildiği, Yönetmeliğin 11. maddesinin 1. fıkrasında, “Basit hizmet laboratuvarı; ayakta teşhis ve tedavi yapılan kurum veya kuruluş ile birinci basamak sağlık hizmeti veren halk sağlığı laboratuvarları, laboratuvar uzmanı olmadan sadece kendi hastalarına yönelik ek-9’da belirtilen testleri yapabilen tıbbi laboratuvarlardır. Basit hizmet laboratuvarında yapılan test sonuçlarından, testi isteyen hekim sorumludur. Bu testlerin varsa kalite kontrolü ve kalibrasyon sonuçları bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kayıt altına alınır ve saklanır.” düzenlemesine yer verildiği, muayenehanede dahi yapılabilecek olan testlerin, ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları arasında en nitelikli sağlık hizmetini sunan tıp merkezleri bünyesinde basit tıbbi laboratuvar kurularak yapılmasının öngörülmesinde hukuka ve hizmet gereklerine aykırı bir husus bulunmadığı;
23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi"nin P617680, P617690 SUT kodlu işlemleri bakımından, 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile Ek-9 Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi’nin yeniden oluşturulduğu, davacının yürürlükte olmayan hükümlerin iptalinde menfaatinin bulunmadığı, listenin Yönetmeliğin 23. maddesi hükmü baz alınarak ve ilgili derneklerin görüşü alınarak hazırlandığı, tıp merkezleri ve polikliniklerin, komplikasyonu olmayan, genel durumu stabil, karmaşık olmayan vakaların tedavi edildiği merkezler olduğu, bu nedenle karmaşık vakalar ile bu merkezlerde tanı konulamayan zorluk derecesi yüksek vakaların yataklı sağlık tesisleri ile üçüncü basamak sağlık tesislerinde çözüme kavuşturulduğu, bu vakaların çözüme kavuşturulabilmesi için yüksek maliyetli testlere, multidisipliner bir yaklaşım sergilenmesine ihtiyaç duyulabildiği, bu bağlamda sağlık tesislerinin hizmet rollerine göre zorluk derecesi düşük küçük cerrahi işlemlerin yapılmasına izin verildiği, cerrahi işlemlerin zorluk derecesine göre zordan kolaya doğru A1, A2, B, C, D, E olarak sınıflandırıldığı, D ve E grubu işlemlerin bazı özel işlemler dışında tıp merkezlerinde yapılabileceğinin öngörüldüğü, tıp merkezlerinin teknik donanım ve kapasitesi dikkate alınarak bazı işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasının sakıncalı olduğunun değerlendirildiği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Kısmen davanın reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Davacı şirket tarafından, 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin;
a) 5. maddesi ile değiştirilen 6. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının,
b) 7. maddesi ile 10. maddesinde yapılan değişikliklerin,
c) 9. maddesi ile değiştirilen 12. maddesinin 1. fıkrasının,
ç) 10. maddesi ile değiştirilen 12/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin,
d) 23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi"nin P617680, P617690 SUT kodlu işlemleri yönünden iptali istenilmektedir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun, "Temel Esaslar" başlıklı 3. maddesinde, Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar arasında; a) bendinde; "Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanır, koordine edilir, mali yönden desteklenir ve geliştirilir.", c) bendinde; "Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. Bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılır. Gerek görüldüğünde özel sağlık kuruluşlarının her türlü ücret tarifeleri sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanır. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık kuruluşları veya sağlık işletmelerinde verilen her türlü hizmetin fiyatları Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit ve ilan edilir." hükmü yer almış, aynı Yasanın "Yönetmelikler" başlıklı 9. maddesinin c) bendinde; Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir." hükmü getirilmiştir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi' nin, "Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 355. maddesinde; "(1) Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri; a) Her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak, c) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek, h) Sağlık hizmetlerinde kalite ve akreditasyon kuralları belirlemek ve uygulanmasını sağlamak, l) Mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek," olarak sıralanmıştır.
Anılan Mevzuat hükümleri ile davalı idareye tanınan yetkiye istinaden, 1219 sayılı, 3359 sayılı, 3153 sayılı, 992 sayılı Kanunlar ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile 508 inci maddesine dayanılarak, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik, hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur.
15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 5. maddesi ile değiştirilen '' Tıp merkezlerinin temel özellikleri ve kadroları'' başlıklı 6. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, ''(1) Tıp merkezleri bu Yönetmelikte asgari olarak öngörülen bina, hizmet ve personel standartlarına haiz olmak kaydıyla, sekiz saatten az olmamak üzere ruhsatlarında belirlenen sürede veya yirmi dört saat süreyle sürekli ve düzenli olarak hizmet verir.
(2) Tıp merkezleri en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosuyla açılır.'' hükmü; 7. maddesi ile ''Yer seçimi'' başlıklı 10. maddesinde yapılan değişikliklere ilişkin olarak; ''(1)Tıp merkezi binasının bulunduğu alanın, aşağıdaki şartlarda olması gerekir:
...
(3)Tıp merkezlerinde birinci fıkranın (ç) bendinde istenen otoparka ilave olarak acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur'' hükmü; 9. maddesi ile değiştirilen ''Bina durumu'' başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında; ''(1)Tıp merkezi müstakil binalarda kurulur. Ancak tıp merkezi binasının toplam kapalı alanı iki bin metrekareden küçük olamaz.'' hükmü; 10. maddesi ile değiştirilen ''Tıp merkezlerinin zorunlu tıbbi hizmet birimleri'' başlıklı 12/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde; ''Tıp merkezlerinin bünyesinde Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliğine göre açılmış asgari basit hizmet laboratuvarı bulunmalıdır. Talep edilmesi halinde mezkûr Yönetmelik hükümlerine göre kapsamlı hizmet laboratuvarı da kurulabilir.'' hükmü; 23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi"nin P617680(Dekolman ameliyatları, kriyo aplikasyonu), P617690(Dekolman ameliyatları, sörklaj, lokal) SUT kodlu işlemlerinin (Ek-9'un "Açıklamalar" kısmında yer alan, "(*) işaretli işlemler B ve C tipi olarak ruhsatlandırılmış olan tıp merkezlerinde yapılamaz." yönündeki açıklama nedeniyle,) B ve C tipi olarak ruhsatlandırılmış olan tıp merkezlerinde yapılamayacağı hükmü yeralmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. ve 2. fıkraları, 10. maddesinde yapılan değişiklikler, 12. maddesinin 1. fıkrası, 12/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi yönünden:
Anılan Yönetmeliğin, 4. maddesinde; Tıp merkezi: Bu Yönetmelikte tanımlanan asgari personel ve bina şartlarını sağlayarak Bakanlıkça ruhsatlandırılan ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunan sağlık kuruluşlarını" ifade edeceği belirtilmiş olup; davalı idareye tanınan yetkiye istinaden, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın, ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla dava konusu yönetmeliğin çıkarıldığı, etkin, verimli ve kesintisiz sağlık hizmeti verilmesi gayesiyle tanı ve tedavi merkezlerinin Yönetmelikle yeniden sınıflandırıldığı, anılan Yönetmeliğin 6/2. maddesinde; bu sınıflandırma gözetilerek tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık alanında en az on uzman hekim kadrosuyla açılmasının öngörüldüğü, böylece önceki düzenlemeye göre A tipi, B tipi, C tipi pek çok tıp merkezinin bünyesinde anestezi, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji, radyoloji gibi klinik olmayan uzmanlık dalları bulunduğu dikkate alınarak uzmanlık dallarının klinisyen uzmanlık dallarından olması şartının kaldırılarak kolaylık sağlandığı, idarelerin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını göstermek üzere ve bunlara aykırı olmamak kaydıyla düzenleyici işlemler yapabileceği, bu düzenlemelerde değişen koşulları dikkate alarak daha önceki düzenlemeler ile doğmuş bulunan objektif hukuki durumları, ileriye yönelik olarak yürürlükten kaldırma yetkisine sahip olduğu, dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesi ile yeniden düzenlenen asıl Yönetmeliğin geçici 3. maddesi ile, iş bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce ruhsatlandırılmış tıp merkezlerinin 01/10/2019 tarihindeki mevcut halleriyle faaliyetlerine devam edeceklerinin hüküm altına alındığı, önceki düzenlemeden kaynaklanan durumların belirli şartlar altında ya aynen korunduğu ya da sağlık kuruluşunun durumu ve sahiplerinin iradelerine bağlı olarak yeni hukuki duruma intibakı sağlayıcı geçiş hükümlerinin getirildiği; dava konusu Yönetmeliğin 10. maddesiyle; tıp merkezi olarak faaliyet gösterecek sağlık kuruluşlarında, gerek fiziki mekan gerekse sağlık hizmeti sunumu standartları açısından günün gereklerine uygunluğunun sağlanmasının, tıp merkezlerinin imar mevzuatına uygun binalarda sağlık hizmeti sunumuna uygun yapılarda hizmet vermesinin amaçlandığı; Yönetmeliğin dava konusu olan 12. maddesiyle, bu düzenlemeye istinaden faaliyete geçecek tıp merkezlerinin, müstakil binalarda kurulmasının öngörülmesinde ve tıp merkezi binasının faaliyet göstereceği kapalı alanın, hizmet kapasitesinin ve niteliğinin artırılması amacıyla belirlenmesinde ve asgari bir ölçü getirilmesinde, davalı idareye tanınan yetkiye ve dayanağı mevzuata aykırılık bulunmadığı gibi; özel tıp merkezlerinin tanı ve tedavi hizmeti veren sağlık kuruluşları olmaları nedeniyle en az basit hizmet laboratuvarı kurulmasını öngören 12/A maddesinde ve anılan düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin Ek-9 "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi"nin P617680(Dekolman ameliyatları, kriyo aplikasyonu), P617690(Dekolman ameliyatları, sörklaj, lokal) SUT kodlu işlemlerinin (Ek-9'un "Açıklamalar" kısmında yer alan, "(*) işaretli işlemler B ve C tipi olarak ruhsatlandırılmış olan tıp merkezlerinde yapılamaz." yönündeki açıklama nedeniyle,) B ve C tipi olarak ruhsatlandırılmış olan tıp merkezlerinde yapılamayacağı hükmü yönünden:
Her ne kadar dava konusu Yönetmeliğin iptale konu Ek-9 maddesinde çeşitli değişiklikler yapılmış ise de , iptale konu düzenlemenin aynen korunduğu görülmekle bu maddeye yönelik işin esasının da incelenmesi gerekmektedir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile Danıştay Onuncu Dairesinin 2019/12198 esas sayılı dosyasında yapılan ara kararlarına verilen cevaplarda yer alan iddia ve savunmalar dikkate alınarak yapılan incelemede, ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ilişkin ilk düzenlemenin yürürlüğe konulduğu 09/03/2000 tarihinde tıp merkezlerinin; “Asgari olarak bünyesinde iç hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, çocuk sağlığı ve hastalıkları ve genel cerrahi tıp dallarından birer uzman hekim olmak üzere, ağız ve diş sağlığı alanında hizmet vermek amacıyla en az bir diş üniti ve diş hekimi ile Bakanlık tarafından ruhsatlı tıbbi tahlil ve röntgen laboratuvarı bulunan, sürekli ve düzenli olarak gelişmiş donanım ve personel desteği ve 24 saat süre ile ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunan özel sağlık kuruluşlarıdır.” şeklinde tanımlandığı, 15/02/2008 tarihinde yayımlanan Yönetmelik ile tıp merkezlerinin planlama kapsamına alındığı, tıp merkezi açmak için Bakanlıktan ön izin alınması gerektiği, personel, yer seçimi, bina standartları belirlenerek tıp merkezlerinin gerek fiziki mekân gerekse sağlık hizmet sunumu standartları açısından daha nitelikli hizmet vermelerinin amaçlandığı, açılmış ve işlemleri devam eden tıp merkezlerine, geçiş hükümleri ile, standartlarını yeni Yönetmeliğe uygun hale getirmeleri için süre verildiği, ancak bir çok tıp merkezinin bu kıstasları sağlayamadığı, bunun üzerine 11/07/2013 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin A, B, C tipi olarak sınıflandırıldığı, bilahare, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin daha nitelikli hizmet vermelerine yönelik düzenlemeler yapıldığı, dava konusu değişiklik ile yeniden oluşturulan Ek-9 nolu ekinin, Yönetmeliğin 23. maddesi hükmü baz alınarak ve özel tıp merkezleri temsilcisi olan ... Derneği ile yapılan çalışmalar sonrası belirlendiği ve liste hazırlanırken … Derneği, ... Derneği, … Derneği, … Derneği, … Derneği, … Derneği, … Derneği, … Derneği, … Derneği, … Derneğinden görüş alındığı, alınan görüşlerin değerlendirildiği, tıp merkezleri ve polikliniklerin, komplikasyonu olmayan, genel durumu stabil, karmaşık olmayan vakaların tedavi ediliği merkezler olduğu, bu nedenle karmaşık vakalar ile bu merkezlerde tanı konulamayan zorluk derecesi yüksek vakaların yataklı sağlık tesisleri ile üçüncü basamak sağlık tesislerinde çözüme kavuşturulduğu, bu vakaların çözüme kavuşturulabilmesi için yüksek maliyetli testlere, multidisipliner bir yaklaşım sergilenmesine ihtiyaç duyulabildiği, bu bağlamda sağlık tesislerinin hizmet rollerine göre zorluk derecesi düşük küçük cerrahi işlemlerin yapılmasına izin verildiği, cerrahi işlemlerin zorluk derecesine göre zordan kolaya doğru A1, A2, B, C, D, E olarak sınıflandırıldığı, D ve E grubu işlemlerin bazı özel işlemler dışında tıp merkezlerinde yapılabileceğinin öngörüldüğü, tıp merkezlerinin teknik donanım ve kapasitesi dikkate alınarak bazı işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasının sakıncalı olduğunun değerlendirildiği, dava konusu düzenlemelerin hasta sağlığı ve hasta güvenliği öngörülerek, tıbbi işlemlerin niteliği ve merkezlerin teknik imkân ve özellikleri nazara alınarak yapıldığı, Yönetmeliğin iptale konu anılan düzenlemelerinin hizmet gereklerine ve üst hukuk normalarına uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin bazı maddelerinde 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile birtakım değişiklikler yapılması üzerine davacı tarafından bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 56. maddesinde, Devletin; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği düzenlenmiştir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (g) bendinde, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapılacağı; 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır.
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak; kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda muayenehaneler hariç, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır:
a) Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması,
b) Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması,
c) Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması,
ç) Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması.
(2) Özel sağlık kuruluşu açmak isteyenler, Bakanlıkça yapılan planlamada ihtiyaç gösterilen yerleşim bölgelerinde faaliyette bulunmak üzere başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının incelenmesi :
15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin "Tıp merkezi kadroları" başlıklı 6. maddesi, "(1) Tıp merkezi kadroları, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelendirmesine göre planlanan tabip/uzman sayısı ve hizmet ihtiyacı dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenir ve yatırım listesinde ilan edilir.
(2) A ve B tipi tıp merkezleri Bakanlıkça belirlenen kadrolarında en az dört klinisyen uzmanla açılır ve faaliyete geçtikleri tarihten itibaren iki yıl içinde kadrolarını tamamlayabilirler.
(3) Sağlık kuruluşlarının kadroları, Bakanlıkça Sağlık Kuruluşları Yönetim Sistemine kaydedilir. İlan edilecek dönemlerde verilecek yeni kadrolar bu sistemde tanımlanır ve tıp merkezlerinin hekim ayrılış ve başlayışları ile poliklinik ve muayenehanelerin açılış işlemleri sistem üzerinden yürütülür. Kadro ilaveleri, planlama çerçevesinde Bakanlıkça ilan edilecek dönemlerde tıp merkezleri ve polikliniklerin tipleri dikkate alınarak yapılır.
(4) Bakanlık tarafından ilan edilecek uzmanlık dallarından olmak üzere bu kadrolar için belirlenen kriterlere uygun olmak kaydıyla ve A veya B tipi tıp merkezinin bildireceği kadro iptal edilerek Bakanlıkça kadro değişimi yapılır." şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile, maddenin başlığı "Tıp merkezlerinin temel özellikleri ve kadroları" şeklinde, anılan madde ise, "(1) Tıp merkezleri bu Yönetmelikte asgari olarak öngörülen bina, hizmet ve personel standartlarına haiz olmak kaydıyla, sekiz saatten az olmamak üzere ruhsatlarında belirlenen sürede veya yirmi dört saat süreyle sürekli ve düzenli olarak hizmet verir.
(2) Tıp merkezleri en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosuyla açılır.
(3) Tıp merkezlerinin uzman hekim kadroları, Bakanlıkça oluşturulan elektronik sisteme kaydedilir. Bu merkezlere verilecek yeni kadrolar, hekim ayrılış ve başlayışları bu sistem üzerinden yürütülür.
(4) Tıp merkezlerinin uzman tabip kadroları, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelerine göre sağlık tesisi, sağlık insan gücü, tabip/uzman tabip sayısı ile hizmet ihtiyacı dikkate alınarak yapılan planlamalara göre Bakanlıkça belirlenir ve ilan edilir.
(5) Tıp merkezleri Bakanlığın izni ile; planlama kapsamındaki ünite ve merkezleri ilgili mevzuatına uygun olmak kaydıyla başka bir tıp merkezine veya özel hastaneye devredebilir. Tıp merkezleri kendi aralarında veya özel hastaneler ile karşılıklı kadro değişimi yapabilir. Ancak il dışına ünite ve merkez devri ile karşılıklı kadro değişimi, Bakanlık planlamalarına uygun bulunması halinde yapılabilir." şeklinde değiştirilmiştir.
Öte yandan, söz konusu Yönetmeliğin geçici 2. maddesinde, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 9/3/2000 tarihli ve 23988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp/dal merkezleri, C tipi tıp merkezi; poliklinikler B tipi poliklinik olarak kabul edilir. Bu madde yürürlüğe girmeden önce tıp/dal merkezleri ile poliklinikler için Müdürlükçe düzenlenmiş uygunluk belgeleri C tipi tıp merkezi ve B tipi poliklinik ruhsatnamesi ve faaliyet izin belgesi olarak kabul edilir. ...
(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kadrolu klinisyen uzman sayısı dördün altında olan tıp/dal merkezlerinin mevcut klinisyen kadro sayısı asgari kadro sayısı olarak kabul edilir ve bu şekilde faaliyetlerine devam etmelerine izin verilir. ..." kuralına; anılan Yönetmeliğin 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 21. maddesi ile yeniden düzenlenen geçici 3. maddesinde, "(1) Bu maddede geçen;
a) A tipi tıp merkezi, 11/7/2013 tarihli ve 28704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik sonrası Bakanlıkça A tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış olup faaliyetlerine devam eden tıp merkezlerini,
b) B tipi tıp merkezi, 11/7/2013 tarihli ve 28704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik sonrası Bakanlıkça B tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış olup faaliyetlerine devam eden tıp merkezlerini,
c) C tipi tıp merkezi, 9/3/2000 tarihli ve 23988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp merkezlerini, ifade eder.
(2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlıkça ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki mevcut halleriyle faaliyetlerine devam ederler. Bu kuruluşlara mevcut halleriyle devam ettikleri müddetçe yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmez.
(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerine mevcut yerlerinde bu Yönetmelikte yer alan tıp merkezi için gerekli olan şartları sağlamak kaydıyla yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenir. Ancak bu kuruluşlar en az iki bin metrekare toplam kapalı alana sahip olma şartından muaf olup, iki yıl içerisinde en az iki uzmanlık dalında on uzman hekim kadro şartını sağlamak zorundadırlar. Gerekli asgari uzman tabip kadrolarını sağlamak için, aynı il içinde bulunan diğer özel sağlık kuruluşlarından ya da uzman tabip dağılımı yönünden daha yüksek yoğunluklu illerden daha az yoğunluklu illere olacak şekilde farklı bir ilden uzman tabip kadrosu devir alınmasına izin verilir. Ancak uzman hekim kadrosunu devretmek isteyen özel sağlık kuruluşunun kadro devri sonrası uzman hekim kadro sayısının dördün altına düşmesi durumunda uzman hekim kadro devrine izin verilmez.
(4) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsatlandırılmış B tipi ve C tipi tıp merkezlerinden en az ikisi bu Yönetmelikte tıp merkezi için gerekli olan asgari bina ve personel şartlarını birleşerek sağlamaları halinde tıp merkezine dönüşebilir. Birleşme işlemi tamamlanan özel sağlık kuruluşları tekrar ayrılma talebinde bulunamaz. Birleşerek dönüşmesi Bakanlıkça uygun görülen tıp merkezi, iki yıl içerisinde ön izin belgesi almak ve ön izin tarihinden itibaren üç yıl içerisinde ruhsat almak zorundadır. Bu süre içerisinde sağlık kuruluşu, faaliyetine mevcut haliyle devam edebilir veya faaliyetini askıya alabilir ve Müdürlüğe tebligat adresi bildirerek kuruluş binasını boşaltabilir. Dönüşen tıp merkezine mevcut uzman hekim kadrosuna ilave olarak, birleştirilen ruhsat sayısı kadar Bakanlıkça planlama kapsamında uygun görülen uzman hekim kadrosu ruhsatlandırma aşamasında verilir.
(5) Bu madde kapsamında yeniden ruhsat düzenlenecek tıp merkezlerinden bir defaya mahsus ruhsat harcı alınmaz." kuralına yer verilmiştir.
Öncelikle, tıp merkezlerinin sınıflandırılması yönünden mevzuat süreci incelenmiştir:
a- 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte, tıp merkezleri açısından A tipi, B tipi, C tipi tıp merkezi sınıflandırması bulunmamaktadır.
b- 11/07/2013 tarih ve 28704 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinde A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi sınıflandırmasına gidilmiş; 09/03/2000 tarih ve 23988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp/dal merkezleri C tipi tıp merkezi olarak kabul edilmiş, geçiş hükümleri ile bu tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerini sürdürmelerine izin verilmiştir. A ve B tipi tıp merkezleri için (A tipi tıp merkezlerinin müstakil binalarda açılması ve binanın bulunduğu alanın imar mevzuatında özel sağlık tesisi yapılabilecek yer olması gerekliliği haricinde) aynı hizmet standartları belirlenmiştir.
c- Devam eden süreçte, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Yönetmelik değişikliği ile A, B ve C tipi tıp merkezi sınıflandırması sona erdirilmiş; tıp merkezlerinin kadro, bina, hizmet ve personel standartlarında bir takım değişikliğe gidilerek tek tip "tıp merkezi" uygulamasına geçilmiş, yine geçiş hükmü ile A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmiş, mevcut halleriyle faaliyetlerine devam ettikleri müddetçe de yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmeyeceği öngörülmüş, bu tıp merkezlerine belli şartları sağlamaları halinde "tıp merkezi"ne dönüşebilme imkanı verilmiştir.
Dava konusu değişiklikten önce, A ve B tipi tıp merkezleri en az dört klinisyen uzman kadrosuyla açılabiliyorken, söz konusu değişiklik ile, yeni tip tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosuyla açılmaları öngörülmüştür.
Davacı tarafından, 1. fıkra yönünden, düzenlemenin tıp merkezlerinin daha önce yönetmelikler ile kazanmış oldukları bütün hakların elinden alınması anlamına geldiği iddia edilerek; 2. fıkra yönünden, A ve B tipi tıp merkezlerinin dört hekime ilave olarak altı kadrolu hekim daha istihdam etmek zorunda bırakıldığı, C tipi tıp merkezlerinin asgari iki hekimle kurulan işletmeler olduğu, değişiklik sonrası C tipi tıp merkezlerinin taşınması/birleşmesi durumunda sekiz kadrolu hekim daha ilave istihdam etmelerinin gerekeceği, önceki yönetmeliklerle kazanılmış olan hakların korunmadığı ileri sürülmektedir.
Yeni "tıp merkezi"nin kuruluş kadrosunun (en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere) en az on uzman hekim kadrosu olması, bu kadroların klinik uzmanlık dallarından olması gibi bir koşula bağlanmaması ve daha önce A, B ve C tipi tıp merkezlerinde sunulan sağlık hizmetinden kapasite, kalite ve nitelik olarak daha üst seviyede bir sağlık hizmetinin "tıp merkezi"nde sunulması suretiyle hasta sağlığının korunmasının amaçlanması karşısında dava konusu düzenlemeler hukuka aykırı bulunmamıştır.
Ayrıca, A, B ve C tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış ve mevcut haliyle faaliyetine devam edecek olanlardan, "tıp merkezi" için öngörülen (en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere) en az on uzman hekim kadrosunun bulunması koşulunu sağlamalarının istenilmediği, dolayısıyla düzenlemenin küçük kapasiteli tıp merkezlerini olumsuz etkilemesinin söz konusu olmadığı, bu merkezlere, Yönetmelikte yer alan "tıp merkezi" için (asgari toplam kapalı alan şartı hariç) gerekli olan şartları sağlamak kaydıyla mevcut yerlerinde de yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenebildiği, kadro şartının sağlanması için iki yıllık süre dahi tanındığı, uzman tabip kadrosu devir alınmasına izin verildiği dikkate alındığında, düzenlemede kamu yararı ve hizmet gereklerine de aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından, önceki düzenlemeler sebebiyle kazanılmış hakların korunmadığı iddia edilmekte ise de, dava konusu düzenlemelerin kamu sağlığını ilgilendirmesi, hizmetin niteliğinin artırılmasına yönelik öngörülmesi ve yeni tip "tıp merkezi"ne dönüşümün zorunlu tutulmaması, A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış kuruluşların mevcut halleriyle faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmesi karşısında, bu iddiaya itibar edilmemiştir.
B) Yönetmeliğin 10. maddesinde yapılan değişikliklerin, 12. maddesinin 1. fıkrasının ve 12/A. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin incelenmesi :
Dava konusu Yönetmeliğin "Yer seçimi" başlıklı 10. maddesi, "(1) A tipi tıp merkezi binasının bulunduğu alanın, aşağıdaki şartlarda olması gerekir:
a) Gürültü, hava ve su kirliliğine maruz olmadığının; insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek endüstriyel kuruluşlar ile gayrisıhhi müesseselerden uzak olduğunun valilik tarafından yetkilendirilmiş merci raporu ile tespit edilmesi,
b) Ulaşım şartları, ulaşım noktaları açısından uygun ve ulaşılabilir olduğunun İl Trafik Komisyonu veya Belediye Ulaşım Koordinasyon Merkezi raporu ile belgelenmesi,
c) İmar mevzuatında özel sağlık tesisi yapılabilecek yer olması,
ç) Hasta ve hasta yakınları ile tıp merkezi çalışanları için, tıp merkezinin otopark ihtiyacının yeterli olduğuna dair ilgili belediye tarafından düzenlenmiş belge.
(2) Poliklinikler, 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla, sağlık hizmetinin mahiyetine uygun binalarda kurulur. Poliklinikte, hasta ve hasta yakınları ile poliklinik çalışanları için üç araçtan az olmamak üzere imar mevzuatına uygun şekilde otopark yeri ayrılması zorunludur.
(3) B tipi tıp merkezlerinde birinci fıkranın (c) bendi hariç diğer bentlerinde öngörülen belgeler aranır. Ayrıca A ve B tipi tıp merkezinin acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur." şeklinde; "Bina durumu" başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrası, "A tipi tıp merkezi müstakil binalarda kurulur. Ancak B tipi tıp merkezleri binanın girişinden itibaren tüm bölümleri asansör ve merdiven kullanımı dahil bütünlük ve müstakiliyet arz eden kısmında da kurulabilir. Bu durumda, yangın kaçış merdivenlerine ulaşıma dair uygunluk aranır. Cerrahi uygulama yapacak tıp merkezlerinin A ve B tipi olması zorunludur." şeklinde iken; 01/10/2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "A tipi tıp merkezi" ibaresi "Tıp merkezi" şeklinde, 3. fıkrası ise, "Tıp merkezlerinde birinci fıkranın (ç) bendinde istenen otoparka ilave olarak acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur." şeklinde; aynı Yönetmeliğin 9. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrası, "(1) Tıp merkezi müstakil binalarda kurulur. Ancak tıp merkezi binasının toplam kapalı alanı iki bin metrekareden küçük olamaz." şeklinde değiştirilmiştir.
Ayrıca, "A ve B tipi tıp merkezlerinin zorunlu tıbbi hizmet birimleri" başlıklı 12/A maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi, "(1) A ve B tipi Tıp merkezlerinde bulunması zorunlu asgarî tıbbi hizmet birimleri, bu birimlerin ve diğer mekânların fizik özellikleri şu şekildedir: ...
(e) Numune alma odası: Tabip tarafından istenilen tetkik ve tahliller için hastanın kan, gaita veya idrarının alınmasına uygun, poliklinik veya laboratuarların bulunduğu katta, hijyen şartlarına sahip içinde lavabo ve tuvaleti olan yada bitişiğinde lavabo ve tuvalet mahalli var ise numune verme penceresi ile bağlantılı en az bir numune/kan alma odası bulunur." şeklinde iken; 01/10/2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 10. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 12/A maddesinin başlığı “Tıp merkezlerinin zorunlu tıbbi hizmet birimleri" olarak değiştirilmiş, aynı maddede yer alan "A ve B tipi" ibareleri yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddenin 1. fıkrasının (e) bendi, "Tıp merkezlerinin bünyesinde Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliğine göre açılmış asgari basit hizmet laboratuvarı bulunmalıdır. Talep edilmesi halinde mezkûr Yönetmelik hükümlerine göre kapsamlı hizmet laboratuvarı da kurulabilir." şeklinde değiştirilmiştir.
Öte yandan, 09/10/2013 tarih ve 28790 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliğinin "Tıbbi laboratuvarların kuruluşu" başlıklı 8. maddesinde, tıbbi laboratuvarların sağlık kurum veya kuruluşları bünyesinde veya müstakil olarak kurulabileceği; "Tıbbi laboratuvarların ruhsatlandırılması" başlıklı 9. maddesinde, bu Yönetmelik kapsamında Bakanlıkça, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji ve tıbbi patoloji laboratuvarlarının ruhsatlandırılacağı; "Tıbbi laboratuvarların sınıflandırılması" başlıklı 10. maddesinde, tıbbi laboratuvarların, basit hizmet laboratuvarı, kapsamlı hizmet laboratuvarı, eğitim hizmet laboratuvarı olmak üzere üç sınıf ayrıldığı düzenlenmiş; "Tıbbi laboratuvarların görevleri" başlıklı 11. maddesinde, "(1) Basit hizmet laboratuvarı; ayakta teşhis ve tedavi yapılan kurum veya kuruluş ile birinci basamak sağlık hizmeti veren halk sağlığı laboratuvarları, laboratuvar uzmanı olmadan sadece kendi hastalarına yönelik ek-9’da belirtilen testleri yapabilen tıbbi laboratuvarlardır. Basit hizmet laboratuvarında yapılan test sonuçlarından, testi isteyen hekim sorumludur. Bu testlerin varsa kalite kontrolü ve kalibrasyon sonuçları bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kayıt altına alınır ve saklanır.
(2) Kapsamlı hizmet laboratuvarı; her bir anadal için en az bir tıbbi laboratuvar uzmanı ile bir birim sorumlusunun bulunduğu ve uzmanlık alanı ile ilgili laboratuvar testlerini uygulayabilen tıbbi laboratuvardır. ..." kuralına yer verilmiş; Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-9 sayılı "Basit Hizmet Laboratuvarlarında Yapılan Testler" başlıklı listede, şerit veya tablet halinde reajenler ile otomatize olmayan idrar analizi, dışkıda gizli kan, kan glukozu (spesifik olarak ev kullanımı için onaylanmış glukoz izleme cihazlarıyla), hemoglobin (otomatik olmayan tekniklerle veya doğrudan sonuç veren basit cihazlarla), eritrosit sedimantasyon hızı (otomatize olmayan), mikrohematokrit (otomatize olmayan), gebelik testi (şerit veya kart test ile otomatize olmayan idrarda HCG), tam kan sayımı, kanama zamanı tayini, periferik yayma, lökosit formül ve kan grubu tayini basit hizmet laboratuvarlarında yapılan testler arasında sayılmıştır.
Dava konusu anılan düzenlemelerden, 12. maddesinin 1. fıkrasında, 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişiklik yapılmış olmakla birlikte, söz konusu değişikliğin davacının iddiasını karşılamadığı gibi düzenlemenin esasını da etkilemediği ve benzer yönde olduğu görüldüğünden, bu düzenlemeler yönünden davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılarak uyuşmazlığın esasına geçilmiştir.
Dava konusu değişikliklerden önce, A tipi tıp merkezlerinin, müstakil binalarda kurulmasının zorunlu olduğu, A ve B tipi tıp merkezlerinde, hasta ve hasta yakınları ile tıp merkezi çalışanları için yeterli otopark alanı oluşturulmasının, ayrıca, acil ünitesi veya poliklinik önünde, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı bulundurulmasının gerektiği düzenlenmiş, bulunması zorunlu asgari tıbbi hizmet birimleri arasında hastanın kan, gaita veya idrarının alınmasına uygun bir numune/kan alma odası da sayılmış, A, B ve C tipi tıp merkezlerinde asgari toplam kapalı alana yönelik herhangi bir koşula yer verilmemiş iken; dava konusu değişiklikler ile, yeni "tıp merkezleri"nin, müstakil binalarda ve asgari toplam kapalı alanı iki bin metrekareden küçük olmayacak şekilde kurulması öngörülmüş, yeterli otopark alanına ilave olarak, acil ünitesi veya poliklinik önünde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması ve bünyesinde Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliğine göre açılmış asgari basit hizmet laboratuvarının bulunması (talep edilmesi halinde mezkûr Yönetmelik hükümlerine göre kapsamlı hizmet laboratuvarı da kurulabileceği) koşuluna yer verilmiştir.
Buna göre, tıp merkezlerinde sunulan sağlık hizmetinin nitelik ve kapasitesinin artırılması, bu merkezlerin daha donanımlı fiziki yapıya sahip olmalarının sağlanması amacıyla, yeni "tıp merkezleri"nin müstakil binalarda kurulması koşulunun öngörüldüğü, davalı idarece tıp merkezi binasının toplam kapalı alanının ne kadar olması gerektiğine yönelik tespit yetkisinin, yeni tıp merkezlerinin hizmet birimleri ve standartları da göz önünde bulundurularak kullanıldığı, daha önce A ve B tipi tıp merkezleri için aranan yeterli otopark alanı ile birlikte acil ünitesi veya poliklinik önünde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması koşulunun bu kez yeni "tıp merkezi" için aranmasının, hasta ve hasta yakınlarının sağlık hizmetine ulaşılabilmelerinin kolaylaştırılmasının bir gereği olduğu, yeni tıp merkezinde en azından basit hizmet laboratuvarı düzeyindeki tıbbi laboratuvar hizmetinin sunulmasıyla, buradaki tıbbi laboratuvar hizmetleri yönünden asgari bir ölçü getirilerek hasta sağlığının korunmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle, dava konusu düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.
D) 23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 sayılı "Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesi"nin P617680, P617690 SUT kodlu işlemler yönünden incelenmesi :
Dava konusu Yönetmeliğin Ek-9 sayılı eki, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 23. maddesi, 10/10/2019 tarih ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, 12/05/2021 tarih ve 31482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, 22/05/2021 tarih ve 31488 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, en son 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilerek yeniden düzenlenmiştir.
Dava açıldıktan sonra dava konusu düzenlemenin birden çok kez değiştirilmesi ve işin esasını etkileyecek şekilde tamamıyla yeniden düzenlenmesi, davacının haklarını ihlâl eder nitelikte tesis edilen herhangi bir bireysel işlemin de dava konusu edilmemesi karşısında, bu düzenleme yönünden dava hakkında karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, Yönetmeliğin Ek-9 sayılı Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesinin P617680, P617690 SUT kodlu işlemleri yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 23. maddesi ile değiştirilen Ek-9 Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesinin P617680, P617690 SUT kodlu işlemlerine yönelik iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Yönetmeliğin dava konusu edilen diğer düzenlemeleri yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Netice itibarıyla kısmen davanın reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve dava konusu Yönetmeliğin Ek-9 sayılı eki yönünden davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği göz önünde bulundurulduğunda, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin … TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan … TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, aynı Tarife uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!