Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/4085 E. , 2023/8706 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/4085
Karar No : 2023/8706
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Gaziantep 6. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı noter satış sözleşmesiyle devraldığı ... plakalı aracının toplu kaçakçılıkta kullanıldığından bahisle Mersin Gümrük Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemine istinaden Gaziantep İl Trafik Müdürlüğünce el konularak 11 yıl boyunca gümrük sundurmasında haksız olarak alıkonulduğundan bahisle oluştuğu ileri sürülen zararlarına karşılık 228.000,00 TL maddi tazminatın (11 yılık kazanç kaybı: 200.000,00 TL + 11 yılık MTV: 18.000,00 TL + Araç bedeli: 10.000,00 TL) dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin usule ilişkin bozma kararına uyularak, el koyma nedenlerini kamu davası açılması için yeterli gören Cumhuriyet savcısı tarafından açılan dava sonucunda, ceza mahkemesince sanıkların önce 8,5'ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E...., K.... sayılı kararı ile zamanaşımı nedeniyle bozulması üzerine, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği görülmekte olup, davalı idarece Mahkeme tarafından verilen müsadere kararı uygulandığından bu aşamaya kadar hizmet kusurunun bulunmadığı; ... Ağır Ceza Mahkemesinin 28/03/2007 tarihli müsadere kararının kaldırılması kararından sonraki dönem yönünden ise, aracın ruhsat sahibine teslimine ilişkin karar davalı idareye ulaştığında, ruhsat sahibi olan davacının kayıtlı adresine tabligat gönderildiği, davacının adresten ayrıldığının anlaşılması üzerine Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğünden kayıtlı adresinin istenildiği, gelen adrese de tebligat yapılamaması üzerine ilanen tebligat yoluna gidildiği, davacının talebi üzerine, aracın teslim edilmesi yönünde Gaziantep TCDD Lojistik Müdürlüğüne yazı yazıldığı, aracın birikmiş yediemin ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle teslimin gerçekleşmediği, davacının yediemin ücretini ödemekle yükümlü olduğu anlaşıldığından aracın iade edilmemesi nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararda, davalı idarenin bu dönem içinde de herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, mahkemelerce verilmiş herhangi bir müsadere kararının bulunmadığı, müsadere kararı varmış gibi hüküm kurulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; Mersin Gümrük Müdürlüğüne tescilli ... tarihli ve ... sayılı transit ticaret beyannamesi muhteviyatı eşyanın (şeker), içinde davacının, daha sonradan, Gaziantep 6. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu noter satış sözleşmesiyle devraldığı ... plakalı kamyonun da bulunduğu muhtelif plakalı araçlarla yurt dışı edilmek üzere Dilucu Gümrük Müdürlüğüne sevkinin yapıldığı, Sarp Gümrük Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile transit ticaret beyannamesinin Müdürlüklerinde işlem görmediğinin Mersin Gümrük Müdürlüğüne bildirilmesi üzerine, Mersin Gümrük Müdürlüğünce eşyayı taşıyan araçların yakalanması amacıyla bağlı bulunduğu illere ait Emniyet Müdürlüklerine yazı gönderildiği ve konunun Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirildiği, Mersin Gümrük Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı doğrultusunda, 20/04/2000 tarihinde Gaziantep İl Trafik Müdürlüğünce, davacının da imzasının yer aldığı tutanak düzenlenmek suretiyle aracın yakalanıp bağlandıktan sonra, 27/06/2000 tarihinde Gaziantep TCDD oto sundurmasına çekildiği; anılan aracın toplu kaçakçılıkta kullanıldığından bahisle açılan dava sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların önce 8,5'ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, bu kararın ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E...., K.... sayılı kararı ile zaman aşımı nedeniyle bozulması üzerine, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, anılan kararın 23/02/2005 tarihinde kesinleştiği, ne davacının, ne de davacının kamyonu satın aldığı kişinin bu davanın sanıkları arasında yer almadığı, Hazine vekilinin 4926 sayılı Kanun'un 23. maddesi uyarınca söz konusu aracın iadesi yönünde ek karar verilmesi talebi doğrultusunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla, ... plaka nolu kamyonun müsaderesine yer olmadığına, ruhsat sahibine iadesine karar verildiği, bu kararın duyurulması amacıyla, davalı idarece, ruhsat sahibi olan davacının kayıtlı adresine tabligat gönderildiği, davacının adresten ayrıldığının anlaşılması üzerine Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğünden kayıtlı adresinin istenildiği, gelen adrese de tebligat yapılamaması üzerine ilanen tebligat yoluna gidildiği, daha sonra davacı tarafından, kamyonun iadesi talebiyle yapılan 26/05/2010 tarihli başvurunun aracın birikmiş yediemin ücretlerinin ödenmediğinden bahisle reddi üzerine, davacı tarafından, aracının 11 yıldır gümrük sundurmasında haksız olarak alıkonulması nedeniyle uğramış olduğu zararlara karşılık toplam 228.000,00 TL maddi tazminatın (11 yılık kazanç kaybı: 200.000,00 TL + 11 yılık MTV: 18.000,00 TL + Araç bedeli: 10.000,00 TL) dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize konu Mahkeme kararının, davacının kazanç kaybı ve araç bedeline ilişkin istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, başka bir ifadeyle zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
Uyuşmazlıkta, Mersin Gümrük Müdürlüğüne tescilli ... tarih ve ... sayılı transit ticaret beyannamesi muhteviyatı eşyanın (şeker), içinde davacıya ait ... plakalı kamyonun da bulunduğu muhtelif plakalı araçlarla yurt dışı edilmek üzere Dilucu Gümrük Müdürlüğüne sevkinin yapıldığı, Sarp Gümrük Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile transit ticaret beyannamesinin Müdürlüklerinde işlem görmediğinin Mersin Gümrük Müdürlüğüne bildirilmesi üzerine, Mersin Gümrük Müdürlüğünce eşyayı taşıyan araçların yakalanması amacıyla bağlı bulunduğu illere ait Emniyet Müdürlüklerine yazı gönderildiği, bu kapsamda Mersin Gümrük Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Gaziantep Emniyet Müdürlüğünden kaçakçılık konusu ... plakalı aracın yakalanmasının istenildiği ve ... tarih ve ... sayılı müzekkere ile konunun Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilerek suç duyurusunda bulunulduğu, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve E:..., İddianame No:... sayılı kararı ile iddianame düzenlenerek kamu davasının açıldığı; ancak, ... plakalı aracın sicil kaydına, herhangi bir şerh düşülmediği, davacı tarafından sicil kayıtlarına güvenilerek Gaziantep 6. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı noter satış sözleşmesiyle ... plakalı aracın satın alınarak nakliye işlerinde kullanılmaya başlandığı ancak, davacının aracının Mersin Gümrük Müdürlüğünün yazısı doğrultusunda 20/04/2000 tarihinde Gaziantep İl Trafik Müdürlüğü ekiplerince yakalanarak tutanak düzenlenmek suretiyle araca el konulduğu görülmekte olup, davalı idarenin 10/06/1996 tarihli yazısı ile uyuşmazlığa konu aracın yakalanmasına karar verilmiş ve konu yargıya intikal etmiş olmasına rağmen, bu tarihten davacının söz konucu aracı satın aldığı 17/02/1999 tarihine kadar konunun sürüncemede kalması ve aracın trafik sicil kayıtlarına herhangi bir şerh düşülmemesi sebebiyle, sicil kayıtlarına güvenen iyi niyeli üçüncü kişi konumunda bulunan davacının kaçakçılık suçuna konu olan aracı satın almasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, davacıya ait ... plakalı aracın toplu kaçakçılıkta kullanıldığından bahisle açılan dava sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararın, ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E...., K.... sayılı kararı ile zaman aşımı nedeniyle bozulması üzerine, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, Hazine vekilinin talebi doğrultusunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla, ... plakalı aracın ruhsat sahibine iadesine karar verildiği dikkate alındığında, davacının aracına haksız olarak el konulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca, Mersin Gümrük Müdürlüğünün 10/06/1996 tarihli yakalama kararına ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 22/08/1996 tarihli iddianamesiyle açılan kamu davasına rağmen, uyuşmazlığa konu aracın trafik sicil kaydına herhangi bir şerh konulmaması sebebiyle, davacının sicil kayıtlarına güvenerek 17/02/1999 yılında satın aldığı araca, 20/04/2000 tarihinde el konulmasında ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararından anlaşıldığı üzere davacının aracının haksız olarak TCDD oto sundurmasında tutulmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu anlaşıldığından, davacının zararlarının karşılanması gerekmektedir.
Davacı tarafından, el konulan aracı ticari faaliyette (Nakliyecilik) kullanamadığından bahisle meydana geldiği ileri sürülen 200.000,00 TL kazanç kaybı ile 10.000,00 TL araç bedeli zararının tazmin edilmesi istenilmektedir.
Ticari kazanç kaybı nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini isteminin incelenmesi :
Uyuşmazlıkta, davacıya ait ... plakalı araca Mersin Gümrük Müdürlüğünün yazısı doğrultusunda 20/04/2000 tarihinde Gaziantep İl Trafik Müdürlüğü ekiplerince el konulduğu, aracın toplu kaçakçılıkta kullanıldığından bahisle açılan ceza davasında, ... Ceza Dairesinin bozma kararı sonucu, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi üzerine, aynı Mahkemenin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla söz konusu aracın ruhsat sahibine iadesine karar verildiği, bu kararın duyurulması amacıyla, davalı idarece, ruhsat sahibi olan davacının kayıtlı adresine tabligat gönderildiği, davacının adresten ayrıldığının anlaşılması üzerine Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğünden kayıtlı adresinin istenildiği, gelen adrese de tebligat yapılamaması üzerine ilanen tebligat yoluna gidildiği, daha sonra davacı tarafından, kamyonun iadesi talebiyle yapılan 26/05/2010 tarihli başvurunun aracın birikmiş yediemin ücretlerinin ödenmediğinden bahisle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, nakliyecilik faaliyetinde kullandığı aracına haksız olarak el konulması sebebiyle yaklaşık 11 yıl boyunca mesleğini icra edemediği, bu süre boyunca kazancından mahrum bırakıldığı ileri sürülmekte ise de, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı kararıyla söz konusu aracın davacıya iadesine karar verildiği, bu kararın davacıya tebliğ edilememesi üzerine ilanen tebligat yoluna gidildiği dikkate alındığında, ilanen tebligatın yapıldığı tarihe kadar davacının söz konu aracı kullanamamasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu anlaşıldığından, Mahkemece bozma kararı üzerine yeniden yapılacak yargılamada, davacının kazanç kaybından kaynaklanan zararının ilanen tebligat tarihinin davalı idareden sorularak bu tarihe göre hesaplanması gerekmektedir.
Bu durumda, davacının aracına el koyma tarih olan 20/04/2000 tarihi ile aracın iadesine ilişkin yargı kararının davacıya bildirildiği (Davalı idareden sorularak tespit edilecek olan) ilanen tebligat tarihi arasında, aracını kullanmaktan mahrum kalması sebebiyle uğramış olduğu kazanç kaybı zararının; davacının sunduğu (sunacağı) kanıtlayıcı bilgi ve belgeler ile ilgili ... Odasına ara karar ile sorulmak suretiyle temin edilecek olan bilgi ve belgeler ışığında alanında uzman bilirkişiler marifetiyle hesaplanması, söz konusu hesaplamada öngörülebilir giderlerin düşülmesi suretiyle ortaya çıkacak olan net kazancın dikkate alınması gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Araç bedeli zararının tazmini isteminin incelenmesi:
Uyuşmazlıkta, davacıya ait araca 20/04/2000 tarihinde el konulduğu, aracın iadesi talebiyle 26/05/2010 tarihinde davacı tarafından yapılan başvurunun ise, aracın birikmiş yediemin ücretlerinin ödenmediğinden bahisle reddedildiği anlaşılmakta olup, yukarıda belirtilen açıklamalar uyarınca, davacının aracına el konulmasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu anlaşıldığından, aracın davalı idare sundurmasında uzun süre beklemesi sonucunda hurda haline geldiği de dikkate alındığında, davacının araç bedelinden kaynaklanan zararının davalı idarece tazmini gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu kısmında da hukuki isabet bulunmamaktadır.
B) Temyize konu Mahkeme kararının, davacının motorlu taşıtlar vergisine ilişkin istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
Temyizen incelenen kararda davacının motorlu taşıtlar vergisine ilişkin istemi yönünden, hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yukarıda belirtildiği üzere, Mersin Gümrük Müdürlüğünün 10/06/1996 tarihli yakalama kararına ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 22/08/1996 tarihli iddianamesiyle açılan kamu davasına rağmen, uyuşmazlığa konu aracın trafik sicil kaydına herhangi bir şerh konulmaması sebebiyle, davacının sicil kayıtlarına güvenerek 17/02/1999 yılında satın aldığı araca, 20/04/2000 tarihinde el konulmasında ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararından anlaşıldığı üzere davacının aracının haksız olarak TCDD oto sundurmasında tutulmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu anlaşılmakla davacının motorlu taşıtlar vergisine yönelik isteminin idarenin herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesi hukuka uygun olmamakla birlikte, söz konusu aracı mülkiyetinde bulunduran davacının kanunen motorlu taşıtlar vergisini ödeme sorumluluğu bulunduğundan, motorlu taşıtlar vergisine ilişkin tazminat istemi bu gerekçe ile yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla, temyize konu Mahkeme kararının davacının motorlu taşıtlar vergisine ilişkin istemi yönünden davanın reddine dair kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacının kazanç kaybı ve araç bedelinin tazmini istemleri yönünden BOZULMASINA, motorlu taşıtlar vergisine ilişkin istemi yönünden yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Bozulan kısımlar yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!