WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/3889 E.  ,  2023/6413 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3889
Karar No : 2023/6413

DAVACI : ... Sağlık Eğitim Turizm Petrol İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 6., 10., 11., 12., 34. ve geçici 3. maddelerinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Şirketlerinin C tipi tıp merkezi işlettiği, sağlık hizmeti verdikleri gayrimenkulde kiracı oldukları, dava konusu değişiklikte tıp merkezlerinin taşınması ve birleşmesi ile ilgili yeterince açık düzenlemeler yapılmadığı, tıp merkezlerinin taşınması veya birleşmesi durumunda ruhsatlandırılması için tüm şartları taşıması gerektiğinin düzenlendiği, bu Yönetmelik değişikliği sonrası kiralayan ile süresiz kira sözleşmesi yapmalarının imkânsız hale geldiği, kiralayanın belirleyeceği yeni kira şartlarına uymalarının zorunlu olduğu, dava konusu değişiklik ile A, B ve C tipi tıp merkezi sınıflandırmasının kaldırıldığı, tıp merkezlerinin taşınması veya birleşmesi söz konusu olduğunda Yönetmelik değişikliği gereği en az iki branşta on uzman hekim kadrosu edinmesi gerektiği, önceki Yönetmelik döneminde A tipi tıp merkezlerinden istenilen müstakil binada açılma şartının dava konusu değişiklik ile taşınma veya birleşme durumunda olan tüm tıp merkezleri için zorunlu hale geldiği, ayrıca bu durumda müstakil bina şartı yanında iki bin metrekare alan ve imar mevzuatınca özel sağlık tesisi kurulacak alanda faaliyet gösterme şartının zorunlu olduğu, bu şartları sağlamanın ve küçük illerde kadro devralmak yoluyla hekim sayısını artırmanın mümkün olmadığı, özel hastanelerin çalışma şartlarında bulunmayan bu kısıtlayıcı hükümlerin tıp merkezleri için getirilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, yeni düzenleme sonrası mevcut tıp merkezlerinin ruhsatlarının taşınma ve birleşme durumunda işlevsiz hale geleceği, taşınma veya birleşme halinde eski Yönetmelikle kazanılmış olan hakların kaybedileceği, B ve C tipi tıp merkezlerinin kapatılma aşamasına geleceği, kadro devrinin kısıtlayıcı şartlara bağlandığı, tıp merkezlerinin yeni kadro devralma, yeni ünite ilave etme hakkının ortadan kaldırıldığı, böylece tıp merkezlerinin mağdur edildiği, B ve C tipi tıp merkezlerinin taşınma, birleşme, yeni kadro devralma, yeni ünite ilave etme konusundaki kazanılmış haklarının ortadan kaldırıldığı, dava konusu düzenlemelerin taşınma ve birleşme ile ilgili yeterince açık hükümler içermemeleri sebebiyle hukuka aykırı oldukları iddia edilerek anılan düzenlemelerin iptali istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dilekçe ret kararı sonrası dava dilekçesinin usulüne uygun olarak düzenlenmediği, iptali istenilen maddelerin asıl Yönetmeliğe mi, değişiklik yapan Yönetmeliğe mi ait olduğunun dilekçeden anlaşılamadığı, numarası belirtilen maddelerin hangi sebeple hukuka aykırı olduğunun belirtilmediği, öncelikle davanın bu yönden reddinin gerektiği; 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik asıl Yönetmeliğin 6. maddesi bakımından, etkin, verimli ve kesintisiz sağlık hizmetinin nitelikli sağlık kuruluşları eliyle verilebileceğinden hareketle tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık alanında en az on uzman hekim kadrosuyla açılmasının öngörüldüğü, böylece önceki düzenlemeye göre A tipi, B tipi, C tipi pek çok tıp merkezinin bünyesinde anestezi, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji, radyoloji gibi klinik olmayan uzmanlık dalları bulunduğu dikkate alınarak uzmanlık dallarının klinisyen uzmanlık dallarından olması şartının kaldırıldığı, Yönetmeliğin geçici 3. maddesinin 3. fıkrası ile önceki düzenlemeden kaynaklanan durumların belirli şartlar altında ya aynen korunduğu ya da sağlık kuruluşunun durumu ve sahiplerinin iradelerine bağlı olarak yeni hukuki duruma intibakı sağlayıcı geçiş hükümlerinin getirildiği, bu şekilde sağlanan kolaylıklar karşısında davacının menfaatinin olumsuz etkilenmesinin söz konusu olmadığı; 10. maddesi bakımından, bu hükmün hangi sebeple hukuka aykırı olduğuna ilişkin iddianın bulunmadığı, davacının işlettiği tıp merkezi A tipi tıp merkezi olmadığından maddeye yönelik iptal isteminin reddi gerektiği; 12. maddesi bakımından, tıp merkezlerininin ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kururluşlarına ilişkin ilk düzenlemenin yürürlüğe konulduğu 09/03/2000 tarihinden beri gerek alt yapı özellikleri, gerek sunulan sağlık hizmetleri, personelin sayısı ve niteliği itibarıyla en nitelikli sağlık kuruluşları olduğu, bu Yönetmelik döneminde dahi cerrahi müdahalelerin müstakil binada kurulan tıp merkezleri ve tıp dal merkezlerinde yapılmasına izin verildiği, yaklaşık 20 yıl öncesinden beri tıp merkezlerinin ayakta teşhis ve tedavi verilen özel sağlık kuruluşları arasında en üst düzey şartlara sahip olması gerektiğinin bilinebilir ve öngörülebilir olduğu, mevzuat hükümlerinin hiç değiştirilmemesinin beklenmesinin hiç kimse için, bilhassa tacirler açısından haklı bir beklenti olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu düzenleme ile getirilen iki bin metrekare şartının Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan tıp merkezlerine yönelik olduğu, düzenleme ile hizmet kapasitesi ve niteliğinin artırılmasının amaçlandığı, düzenlemenin kamu yararına uygun olduğu, 01/10/2019 tarihinden önce ruhsatlandırılmış A, B ve C tipi tıp merkezlerinin geçici 3. maddede yer alan hükümlere tabi olarak faaliyetlerine devam edecekleri, B ve C tipi tıp merkezlerinin Yönetmelik değişikliği kapsamında tıp merkezi olarak ruhsat alma talebinde bulunmadıkları sürece müstakil olmalarının zorunlu olmadığı, ayrıca müstakil binası olup yerinde dönüşecek kuruluşların iki bin metrekare şartından muaf tutulduğu; 34. maddesi bakımından, değişiklikte devir usulünün düzenlendiği ve askı durumunda devre izin verildiği, dilekçede bu hükmün neden hukuka aykırı olduğuna ve davacının menfaatini ne şekilde ihlal ettiğine ilişkin açıklama bulunmadığı, iptal isteminin reddi gerektiği; geçici 3. maddesi bakımından, davaya konu hükümle bir taraftan mevcut durumun korunduğu, diğer taraftan asıl olan yeni hukuki duruma intibak olduğu için yeni ünite, birim ve uzman hekim ilavesine izin verilmeyeceğinin öngörüldüğü; tıp merkezi sınıflandırmasını ortadan kaldıran düzenlemeler bakımından, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği yapılarak tıp merkezlerinin imar mevzuatına uygun binalarda, günümüz sağlık hizmet sunumuna uygun yapıda hizmet vermesinin amaçlandığı, bu kapsamda 01/10/2019 tarihli Yönetmeliğe uyum sağlanması adına bir takım kısıtlamalar getirildiği ancak A, B, C tipi tıp merkezlerinin “tıp merkezine” dönüşümünün zorunlu tutulmadığı, bunun için bir süre verilmediği, ancak, dönüşümün sağlanabilmesi adına özellikle müstakil binalarda sağlık hizmeti vermeyen B tipi ve C tipi tıp merkezlerine ilişkin bazı cerrahi işlemlere yönelik kısıtlamalar getirildiği, bu çerçevede mevcut tıp merkezlerini kapanmaya zorlama veya faaliyete son verme gibi bir durumun söz konusu olmadığı, Yönetmelik hükümleriyle sağlık hizmetini sunma, sağlık hakkını gerçekleştirme görevi ile çalışma hürriyetini sağlama yükümlülüğü arasında ölçülülük ilkesi gözetilerek denge sağlandığı, davacının iddiaları ile yapılan düzenlemelerin bir alakasının bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından, 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 6., 10., 11., 12., 34. ve geçici 3. maddelerinin iptali istenilmektedir.
Davalı idare tarafından,Yönetmeliğin 10. maddesi bakımından; bu hükmün hangi sebeple hukuka aykırı olduğuna ilişkin iddianın bulunmadığı, davacının işlettiği tıp merkezi A tipi tıp merkezi olmadığından maddeye yönelik iptal isteminin reddi gerektiği, 12. maddesi bakımından; tıp merkezlerininin ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kururluşlarına ilişkin ilk düzenlemenin yürürlüğe konulduğu 09/03/2000 tarihinden beri gerek alt yapı özellikleri, gerek sunulan sağlık hizmetleri, personelin sayısı ve niteliği itibarıyla en nitelikli sağlık kuruluşları olduğu, bu Yönetmelik döneminde dahi cerrahi müdahalelerin müstakil binada kurulan tıp merkezleri ve tıp dal merkezlerinde yapılmasına izin verildiği, yaklaşık 20 yıl öncesinden beri tıp merkezlerinin ayakta teşhis ve tedavi verilen özel sağlık kuruluşları arasında en üst düzey şartlara sahip olması gerektiğinin bilinebilir ve öngörülebilir olduğu, mevzuat hükümlerinin hiç değiştirilmemesinin beklenmesinin hiç kimse için, bilhassa tacirler açısından haklı bir beklenti olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu düzenleme ile getirilen iki bin metrekare şartının Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan tıp merkezlerine yönelik olduğu, düzenleme ile hizmet kapasitesi ve niteliğinin artırılmasının amaçlandığı, düzenlemenin kamu yararına uygun olduğu, 01/10/2019 tarihinden önce ruhsatlandırılmış A, B ve C tipi tıp merkezlerinin geçici 3. maddede yer alan hükümlere tabi olarak faaliyetlerine devam edecekleri, B ve C tipi tıp merkezlerinin Yönetmelik değişikliği kapsamında tıp merkezi olarak ruhsat alma talebinde bulunmadıkları sürece müstakil olmalarının zorunlu olmadığı, ayrıca müstakil binası olup yerinde dönüşecek kuruluşların iki bin metrekare şartından muaf tutulduğu, 34. maddesi bakımından; değişiklikte devir usulünün düzenlendiği ve askı durumunda devre izin verildiği, dilekçede bu hükmün neden hukuka aykırı olduğuna ve davacının menfaatini ne şekilde ihlal ettiğine ilişkin açıklama bulunmadığı, iptal isteminin reddi gerektiği, geçici 3. maddesi bakımından; davaya konu hükümle bir taraftan mevcut durumun korunduğu, diğer taraftan asıl olan yeni hukuki duruma intibak olduğu için yeni ünite, birim ve uzman hekim ilavesine izin verilmeyeceğinin öngörüldüğü, tıp merkezi sınıflandırmasını ortadan kaldıran düzenlemeler bakımından, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği yapılarak tıp merkezlerinin imar mevzuatına uygun binalarda, günümüz sağlık hizmet sunumuna uygun yapıda hizmet vermesinin amaçlandığı, bu kapsamda 01/10/2019 tarihli Yönetmeliğe uyum sağlanması adına bir takım kısıtlamalar getirildiği ancak A, B, C tipi tıp merkezlerinin “tıp merkezine” dönüşümünün zorunlu tutulmadığı, bunun için bir süre verilmediği, ancak, dönüşümün sağlanabilmesi adına özellikle müstakil binalarda sağlık hizmeti vermeyen B tipi ve C tipi tıp merkezlerine ilişkin bazı cerrahi işlemlere yönelik kısıtlamalar getirildiği, bu çerçevede mevcut tıp merkezlerini kapanmaya zorlama veya faaliyete son verme gibi bir durumun söz konusu olmadığı, Yönetmelik hükümleriyle sağlık hizmetini sunma, sağlık hakkını gerçekleştirme görevi ile çalışma hürriyetini sağlama yükümlülüğü arasında ölçülülük ilkesi gözetilerek denge sağlandığı, davacının iddiaları ile yapılan düzenlemelerin bir alakasının bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden,düzenleme ile, etkin, verimli ve kesintisiz sağlık hizmetinin nitelikli kuruluşlar eliyle verilebileceği gerçeğinden hareketle tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık alanında en az on uzman hekim kadrosu ile açılmasının öngörüldüğü, nitelikli sağlık hizmeti sunulabilmesi gayesiyle sağlık kuruluşlarının sahip olduğu niteliklerin artırılması hedeflenirken bu hedefe ulaşılabilmesi için kuruluşlara birçok kolaylık sağlandığı, bu bağlamda, önceki düzenlemeye göre A tipi, B tipi ve C tipi pek çok tıp merkezinin bünyesinde zaten anestezi, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji, radyoloji gibi klinik olmayan uzmanlık dallarında uzmanların bulunduğu dikkate alınarak, uzmanlık dallarının klinisyen uzmanlık dallarından olması şartının kaldırıldığı, Yönetmeliğin geçici 3. maddesinin 3. fıkrası kapsamında, A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin tıp merkezine dönüşmek istemeleri durumunda, en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosu ile açılabilmelerine, tıp merkezi olarak ruhsatlandırılarak faaliyete geçtikleri tarihten itibaren iki yıl içerisinde kadrolarını tamamlayabilmelerine ve kadroların tamamlanabilmesi için de aynı il içindeki veya il dışındaki özel sağlık kuruluşlarından kadro devralmalarına ya da başka bir özel sağlık kuruluşuyla birleşmelerine izin verildiği anlaşılmaktadır.
Mezkur Yönetmelikte “tıp merkezi” ifadesinin yer aldığı hükümler, Yönetmelik değişikliğinin yapıldığı 01.10.2019 tarihinden sonra ruhsatlandırılacak olan tıp merkezlerini kapsamakta olup, 01.10.2019 tarihinden önce ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezleri mezkur Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinde yer alan hükümlere tabi olarak faaliyetlerine devam edeceklerdir.
Düzenleme uyarınca Mezkur Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrasında istenen 10 uzman hekim kadro sayısı klinisyen hekim ayrımı olmaksızın anestezi, biyokimya, radyoloji vb. tüm uzmanlık dallarını kapsamaktadır. Aynı maddenin 4. fıkrasında yapılan değişiklik ile tıp merkezlerinin Bakanlıkla kadro değişimi kaldırılmıştır. 01.10.2019 tarihli Yönetmelik değişikliği kapsamında ruhsatlandırılan tıp merkezleri kendi aralarında veya özel hastaneler ile karşılıklı kadro değişimi yapabilecektir. Ancak Geçici 3. madde kapsamında faaliyet gösteren tıp merkezleri kadro değişimi yapamayacaktır. Mezkur Yönetmeliğin Geçici 3. maddesi kapsamında;a) Mevcut A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezleri 01.10.2019 tarihli Yönetmelik değişikliği kapsamında “tıp merkezi” ruhsatı almadan kadro dışı geçici, 60 yaş üstü, yabancı hekim gibi her türlü çalışma şekli dahil 01.10.2019 tarihinden sonra geçici kadro ile tabip, diş tabibi ve uzman tabip başlatamayacaklar, kadro devralamayacaklar, tıp merkezi bünyesine yeni ünite ve birim ilavesi yapamayacaklardır. A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezleri, “tıp merkezine” dönüşüm durumunda, en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosu ile açılır veya tıp merkezi olarak ruhsatlanarak faaliyete geçtikleri tarihten itibaren iki yıl içerisinde kadrolarını tamamlayabilirler. Kadroların tamamlanması tıp merkezi olarak ruhsatlandıktan sonraki iki yıl içerisinde, aynı il içindeki veya il dışındaki özel sağlık kuruluşlarından kadro devralma yoluyla yada başka bir özel sağlık kuruluşuyla birleşme yoluyla yapılabilecektir. İki yıllık süre içerisinde 10 kadronun tamamlanamaması halinde yeni tıp merkezi ruhsatı eski haline geri döndürülecektir. Uzman hekim sayısı dörtten az olan A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerine 01.10.2019 tarihi sonrasında “tıp merkezi” ruhsatı düzenlenmesi halinde uzman hekim sayıları, Bakanlıkça belirlenen uzmanlık dallarından olmak üzere dörde tamamlanacaktır.Geçici 3. maddenin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında ruhsatlandırılmış/uygunluk belgesi almış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinden müstakil binada hizmet verenlere toplam brüt alanda değişiklik
yapılmaması koşuluyla hiçbir belge istenmeden ve mezkur Yönetmelikteki fiziki şartlar aranmadan, binanın müstakil olduğu İl Sağlık Müdürlüğünce rapor ile tespit edilip mevcut yerlerinde yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenecektir.
Buna göre düzenlemede dayanağı mevzuata ve amacında hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Dava konusu Yönetmelik maddelerinde yer alan düzenlemeler, davacının iddiaları ile sınırlı olarak incelendi.

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin bazı maddelerinde 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile birtakım değişiklikler yapılması üzerine davacı tarafından bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 56. maddesinde, Devletin; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği düzenlenmiştir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (g) bendinde, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapılacağı; 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır.
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak; kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda muayenehaneler hariç, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır:
a) Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması,
b) Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması,
c) Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması,
ç) Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması.
(2) Özel sağlık kuruluşu açmak isteyenler, Bakanlıkça yapılan planlamada ihtiyaç gösterilen yerleşim bölgelerinde faaliyette bulunmak üzere başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının, 11. maddesinin, geçici 3. maddesinin incelenmesi :
15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin "Tıp merkezi kadroları" başlıklı 6. maddesi, "(1) Tıp merkezi kadroları, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelendirmesine göre planlanan tabip/uzman sayısı ve hizmet ihtiyacı dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenir ve yatırım listesinde ilan edilir.
(2) A ve B tipi tıp merkezleri Bakanlıkça belirlenen kadrolarında en az dört klinisyen uzmanla açılır ve faaliyete geçtikleri tarihten itibaren iki yıl içinde kadrolarını tamamlayabilirler.
(3) Sağlık kuruluşlarının kadroları, Bakanlıkça Sağlık Kuruluşları Yönetim Sistemine kaydedilir. İlan edilecek dönemlerde verilecek yeni kadrolar bu sistemde tanımlanır ve tıp merkezlerinin hekim ayrılış ve başlayışları ile poliklinik ve muayenehanelerin açılış işlemleri sistem üzerinden yürütülür. Kadro ilaveleri, planlama çerçevesinde Bakanlıkça ilan edilecek dönemlerde tıp merkezleri ve polikliniklerin tipleri dikkate alınarak yapılır.
(4) Bakanlık tarafından ilan edilecek uzmanlık dallarından olmak üzere bu kadrolar için belirlenen kriterlere uygun olmak kaydıyla ve A veya B tipi tıp merkezinin bildireceği kadro iptal edilerek Bakanlıkça kadro değişimi yapılır." şeklinde; "Yer seçimi" başlıklı 10. maddesi, "(1) A tipi tıp merkezi binasının bulunduğu alanın, aşağıdaki şartlarda olması gerekir:
a) Gürültü, hava ve su kirliliğine maruz olmadığının; insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek endüstriyel kuruluşlar ile gayrisıhhi müesseselerden uzak olduğunun valilik tarafından yetkilendirilmiş merci raporu ile tespit edilmesi,
b) Ulaşım şartları, ulaşım noktaları açısından uygun ve ulaşılabilir olduğunun İl Trafik Komisyonu veya Belediye Ulaşım Koordinasyon Merkezi raporu ile belgelenmesi,
c) İmar mevzuatında özel sağlık tesisi yapılabilecek yer olması,
ç) Hasta ve hasta yakınları ile tıp merkezi çalışanları için, tıp merkezinin otopark ihtiyacının yeterli olduğuna dair ilgili belediye tarafından düzenlenmiş belge.
(2) Poliklinikler, 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla, sağlık hizmetinin mahiyetine uygun binalarda kurulur. Poliklinikte, hasta ve hasta yakınları ile poliklinik çalışanları için üç araçtan az olmamak üzere imar mevzuatına uygun şekilde otopark yeri ayrılması zorunludur.
(3) B tipi tıp merkezlerinde birinci fıkranın (c) bendi hariç diğer bentlerinde öngörülen belgeler aranır. Ayrıca A ve B tipi tıp merkezinin acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur" şeklinde; "A ve B Tipi Tıp merkezlerinde ön izin" başlıklı 11. maddesi, "(1) A ve B tipi tıp merkezi açılmadan önce Bakanlıktan ön izin alınması şarttır. Ön izin için, aşağıdaki belgeler ile tam takım mimari proje, incelenmek üzere Müdürlük vasıtasıyla Bakanlığa gönderilir.
a) A ve B tipi tıp merkezi binasının bulunduğu alanın, 10 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartları haiz olduğuna dair yetkili mercilerden alınmış belgeler,
b) A ve B tipi tıp merkezinin hizmet birimlerinin yerleşiminin gösterildiği, projeyi hazırlayan mimarın imzasının olduğu tam takım mimari proje,
1) 1/500 veya 1/200 ölçekli vaziyet planı,
2) 1/100 veya 1/50 ölçekli tüm kat planları,
3) Cerrahi uzmanlık dalı olanlarda, bir tanesi ameliyathaneden geçen en az iki kesit ve tüm cepheleri.
(2) Birinci fıkranın (b) bendinde yer alan mimari projeler, inceleme sonucunda Bakanlıkça uygun görülür ise, başvuru sahibi tarafından imar mevzuatına uygun şekilde üç takım olarak hazırlanır. Üç takım olarak hazırlanan mimari projeler, A ve B tipi tıp merkezi binası inşa edilecek yer, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ise ilgili belediye; mücavir alan dışında ise valilik tarafından onaylanarak Müdürlük vasıtasıyla Bakanlığa gönderilir. Müdürlük ve Bakanlıkça teslim alınan evraklar, dizi pusulasına göre kabul edilir.
(3) Ön izin başvurusu, bu maddede sayılan belgelerde eksiklik ve/veya bu Yönetmeliğe uygunsuzluk bulunmaması kaydıyla, Bakanlığa intikal ettiği tarihten itibaren en geç otuz gün içerisinde sonuçlandırılarak ön izin belgesi düzenlenir veya ön izin başvuru belgelerinde tespit edilen eksiklik ve/veya uygunsuzluk başvuru sahibine yazılı olarak bildirilir.
(4) Ayrıca, aşağıdaki durumlarda da ön izin alınması zorunludur.
a) Başka amaçla inşa edilmiş binaların, A ve B tipi tıp merkezi binasına dönüştürülmesi halinde tadilat işlerine başlanılmadan önce,
b) Bakanlık tarafından ön izin verilmiş mimari projenin uygulanması sırasında, bu projede bir değişiklik yapılması durumunda,
c) Ruhsatlandırılmış A ve B tipi tıp merkezi binasına, 9 uncu maddedeki planlamaya uygun olmak şartıyla ilave bina yapılmak istenmesi halinde.
(5) Ön izin belgesi kuruluş faaliyete geçinceye kadar devredilemez.
(6) Bakanlıkça ruhsatlandırılmış tıp merkezlerinde, Bakanlığın veya Müdürlüğün izni alınmak ve binanın imar mevzuatına uygun olarak kullanımına izin verilen toplam brüt alanını değiştirmemek kaydıyla, taşıyıcı unsuru etkilemeyen nitelikteki esaslı tadilat gerektirmeyen tadilat ve tamiratların yapılması halinde, gerektiğinde yangın ve deprem yönünden uygunluğunun da sağlanması kaydıyla Belediyeden proje onayı aranmaksızın ruhsata esas son proje üzerinde değişiklik yapılmasına izin verilir." şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 6. maddesinin başlığı "Tıp merkezlerinin temel özellikleri ve kadroları" şeklinde, anılan madde ise, "(1) Tıp merkezleri bu Yönetmelikte asgari olarak öngörülen bina, hizmet ve personel standartlarına haiz olmak kaydıyla, sekiz saatten az olmamak üzere ruhsatlarında belirlenen sürede veya yirmi dört saat süreyle sürekli ve düzenli olarak hizmet verir.
(2) Tıp merkezleri en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosuyla açılır.
(3) Tıp merkezlerinin uzman hekim kadroları, Bakanlıkça oluşturulan elektronik sisteme kaydedilir. Bu merkezlere verilecek yeni kadrolar, hekim ayrılış ve başlayışları bu sistem üzerinden yürütülür.
(4) Tıp merkezlerinin uzman tabip kadroları, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelerine göre sağlık tesisi, sağlık insan gücü, tabip/uzman tabip sayısı ile hizmet ihtiyacı dikkate alınarak yapılan planlamalara göre Bakanlıkça belirlenir ve ilan edilir.
(5) Tıp merkezleri Bakanlığın izni ile; planlama kapsamındaki ünite ve merkezleri ilgili mevzuatına uygun olmak kaydıyla başka bir tıp merkezine veya özel hastaneye devredebilir. Tıp merkezleri kendi aralarında veya özel hastaneler ile karşılıklı kadro değişimi yapabilir. Ancak il dışına ünite ve merkez devri ile karşılıklı kadro değişimi, Bakanlık planlamalarına uygun bulunması halinde yapılabilir." şeklinde; 7. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "A tipi tıp merkezi" ibaresi "Tıp merkezi" şeklinde, aynı maddenin 3. fıkrası ise, "Tıp merkezlerinde birinci fıkranın (ç) bendinde istenen otoparka ilave olarak acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur." şeklinde değiştirilmiş; 8. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 11. maddesinin başlığında yer alan "A ve B Tipi" ibaresi ile aynı maddede yer alan "A ve B tipi" ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, söz konusu Yönetmeliğin geçici 2. maddesinde, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 9/3/2000 tarihli ve 23988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp/dal merkezleri, C tipi tıp merkezi; poliklinikler B tipi poliklinik olarak kabul edilir. Bu madde yürürlüğe girmeden önce tıp/dal merkezleri ile poliklinikler için Müdürlükçe düzenlenmiş uygunluk belgeleri C tipi tıp merkezi ve B tipi poliklinik ruhsatnamesi ve faaliyet izin belgesi olarak kabul edilir. ...
(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kadrolu klinisyen uzman sayısı dördün altında olan tıp/dal merkezlerinin mevcut klinisyen kadro sayısı asgari kadro sayısı olarak kabul edilir ve bu şekilde faaliyetlerine devam etmelerine izin verilir. ..." kuralına; anılan Yönetmeliğin 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 21. maddesi ile yeniden düzenlenen geçici 3. maddesinde, "(1) Bu maddede geçen;
a) A tipi tıp merkezi, 11/7/2013 tarihli ve 28704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik sonrası Bakanlıkça A tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış olup faaliyetlerine devam eden tıp merkezlerini,
b) B tipi tıp merkezi, 11/7/2013 tarihli ve 28704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik sonrası Bakanlıkça B tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış olup faaliyetlerine devam eden tıp merkezlerini,
c) C tipi tıp merkezi, 9/3/2000 tarihli ve 23988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp merkezlerini,
ifade eder.
(2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlıkça ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki mevcut halleriyle faaliyetlerine devam ederler. Bu kuruluşlara mevcut halleriyle devam ettikleri müddetçe yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmez.
(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerine mevcut yerlerinde bu Yönetmelikte yer alan tıp merkezi için gerekli olan şartları sağlamak kaydıyla yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenir. Ancak bu kuruluşlar en az iki bin metrekare toplam kapalı alana sahip olma şartından muaf olup, iki yıl içerisinde en az iki uzmanlık dalında on uzman hekim kadro şartını sağlamak zorundadırlar. Gerekli asgari uzman tabip kadrolarını sağlamak için, aynı il içinde bulunan diğer özel sağlık kuruluşlarından ya da uzman tabip dağılımı yönünden daha yüksek yoğunluklu illerden daha az yoğunluklu illere olacak şekilde farklı bir ilden uzman tabip kadrosu devir alınmasına izin verilir. Ancak uzman hekim kadrosunu devretmek isteyen özel sağlık kuruluşunun kadro devri sonrası uzman hekim kadro sayısının dördün altına düşmesi durumunda uzman hekim kadro devrine izin verilmez.
(4) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsatlandırılmış B tipi ve C tipi tıp merkezlerinden en az ikisi bu Yönetmelikte tıp merkezi için gerekli olan asgari bina ve personel şartlarını birleşerek sağlamaları halinde tıp merkezine dönüşebilir. Birleşme işlemi tamamlanan özel sağlık kuruluşları tekrar ayrılma talebinde bulunamaz. Birleşerek dönüşmesi Bakanlıkça uygun görülen tıp merkezi, iki yıl içerisinde ön izin belgesi almak ve ön izin tarihinden itibaren üç yıl içerisinde ruhsat almak zorundadır. Bu süre içerisinde sağlık kuruluşu, faaliyetine mevcut haliyle devam edebilir veya faaliyetini askıya alabilir ve Müdürlüğe tebligat adresi bildirerek kuruluş binasını boşaltabilir. Dönüşen tıp merkezine mevcut uzman hekim kadrosuna ilave olarak, birleştirilen ruhsat sayısı kadar Bakanlıkça planlama kapsamında uygun görülen uzman hekim kadrosu ruhsatlandırma aşamasında verilir.
(5) Bu madde kapsamında yeniden ruhsat düzenlenecek tıp merkezlerinden bir defaya mahsus ruhsat harcı alınmaz." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu anılan düzenlemelerden, 10. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde 01/07/2022 tarih ve 31883 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile, geçici 3. maddenin 3. fıkrasında, 06/02/2020, 04/12/2021 ve 06/10/2022 tarihli Resmi Gazete nüshalarında yayımlanan Yönetmelikler ile, aynı maddenin 4. fıkrasında 06/02/2020 tarihli Resmi Gazete nüshasında yayımlanan Yönetmelik ile birtakım değişiklik yapılmış olmakla birlikte, söz konusu değişiklikler davacının "dava konusu değişiklik ile A, B ve C tipi tıp merkezi sınıflandırmasının kaldırıldığı" yönündeki ana iddiasına ilişkin olmadığı gibi düzenlemenin esasını da etkilemediği ve benzer yönde olduğu görüldüğünden, bu düzenleme yönünden davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılarak uyuşmazlığın esasına geçilmiştir.
Öncelikle, tıp merkezlerinin sınıflandırılması yönünden mevzuat süreci incelenmiştir:
a- 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte, tıp merkezleri açısından A tipi, B tipi, C tipi tıp merkezi sınıflandırması bulunmamaktadır.
b- 11/07/2013 tarih ve 28704 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinde A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi sınıflandırmasına gidilmiş; 09/03/2000 tarih ve 23988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp/dal merkezleri C tipi tıp merkezi olarak kabul edilmiş, geçiş hükümleri ile bu tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerini sürdürmelerine izin verilmiştir. A ve B tipi tıp merkezleri için (A tipi tıp merkezlerinin müstakil binalarda açılması ve binanın bulunduğu alanın imar mevzuatında özel sağlık tesisi yapılabilecek yer olması gerekliliği haricinde) aynı hizmet standartları belirlenmiştir.
c- Devam eden süreçte, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Yönetmelik değişikliği ile A, B ve C tipi tıp merkezi sınıflandırması sona erdirilmiş; tıp merkezlerinin kadro, bina, hizmet ve personel standartlarında bir takım değişikliğe gidilerek tek tip "tıp merkezi" uygulamasına geçilmiş, yine dava konusu geçiş hükmü ile A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmiş, mevcut halleriyle faaliyetlerine devam ettikleri müddetçe de yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmeyeceği öngörülmüş, bu tıp merkezlerine belli şartları sağlamaları halinde "tıp merkezi"ne dönüşebilme imkanı verilmiştir.
Davacı tarafından, C tipi tıp merkezi işlettikleri, sağlık hizmeti verdikleri gayrimenkulde kiracı oldukları, kiralayanın belirleyeceği yeni kira şartlarına uymalarının zorunlu olduğu, dava konusu değişiklik ile A, B ve C tipi tıp merkezi sınıflandırmasının kaldırıldığı, tıp merkezlerinin taşınması veya birleşmesi söz konusu olduğunda Yönetmelik değişikliği gereği en az iki branşta on uzman hekim kadrosu edinmesi gerektiği, müstakil binada açılma şartının tüm tıp merkezleri için zorunlu hale geldiği, ayrıca iki bin metrekare alan ve imar mevzuatınca özel sağlık tesisi kurulacak alanda faaliyet gösterme şartını sağlamanın ve küçük illerde kadro devralmak yoluyla hekim sayısını artırmanın mümkün olmadığı, özel hastanelerin çalışma şartlarında bulunmayan bu kısıtlayıcı hükümlerin tıp merkezleri için getirilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, taşınma veya birleşme halinde eski Yönetmelikle kazanılmış olan hakların kaybedileceği, B ve C tipi tıp merkezlerinin kapatılma aşamasına geleceği iddia edilerek anılan düzenlemelerin iptali istenilmekte; davalı idare tarafından ise savunma dilekçesinde, etkin, verimli ve kesintisiz sağlık hizmeti verilmesi gayesiyle tanı ve tedavi merkezlerinin yeniden sınıflandırıldığı, bu sınıflandırma gözetilerek tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık alanında en az on uzman hekim kadrosuyla açılmasının öngörüldüğü, böylece önceki düzenlemeye göre A tipi, B tipi, C tipi pek çok tıp merkezinin bünyesinde anestezi, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji, radyoloji gibi klinik olmayan uzmanlık dalları bulunduğu dikkate alınarak uzmanlık dallarının klinisyen uzmanlık dallarından olması şartı kaldırılarak kolaylık sağlandığı, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği yapılarak tıp merkezlerinin imar mevzuatına uygun binalarda günümüz sağlık hizmet sunumuna uygun yapıda hizmet vermesinin amaçlandığı, 01/10/2019 tarihli Yönetmeliğe uyum sağlanması adına birtakım kısıtlamalar getirildiği, ancak A, B ve C tipi tıp merkezlerinin "tıp merkezine" dönüşümünün zorunlu tutulmadığı, bunun için bir süre verilmediği, bu çerçevede mevcut tıp merkezlerini kapanmaya zorlama veya faaliyete son verme gibi bir durumun söz konusu olmadığı belirtilmektedir.
Yukarıda yer verilen düzenlemeler birlikte ele alındığında, Sağlık Bakanlığının, sağlık kurum ve kuruluşlarını yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde planlamaya, sağlık hizmetinin bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya, sağlık hizmet sunucularının hizmet standartlarını belirlemeye, değişen koşullara göre bunları değiştirmeye, bu hizmetler ile sunucuları sınıflandırmaya yetkili olduğu açıktır.
Buna göre, tıp merkezlerinin personel, yer seçimi, bina standartlarının, mevzuat ile Sağlık Bakanlığına tanınan planlama ve standartları belirleme yetkisi çerçevesinde, bu yetkilerin kullanılmasına yönelik ilkeler gözetilerek yeniden belirlendiği, tıp merkezlerinin fiziki özellikleri ve burada sunulan sağlık hizmetinin gerektirdiği standartlara yönelik anılan belirlemeler çerçevesinde dava konusu düzenlemelerle de A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi ayrımına son verildiği, yeni ve tek tip "tıp merkezi" uygulamasına geçildiği, böylece hizmet standartlarının yükseltildiği, önceki düzenlemeler sebebiyle A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi olarak faaliyette bulunanların "tıp merkezi"ne dönüşmelerinin zorunlu olmadığı, bunun bir sonucu ve gereği olarak da getirilen geçiş hükmü ile mevcut halleriyle faaliyetlerine devam etmelerine izin verilen bu kuruluşların yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilave etmelerine olanak tanınmadığı, sağlık hizmetinin daha nitelikli şartlarda sunulmasını sağlama amacına yönelik olarak "tıp merkezi"nin yeniden yapılandırılması nedeniyle yapıldığı anlaşılan dava konusu düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.
Ayrıca, dava konusu değişiklikten önce, A ve B tipi tıp merkezleri en az dört klinisyen uzman kadrosuyla açılabiliyorken, söz konusu değişiklik ile, yeni tip tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosuyla açılmaları öngörülmüştür.
Yeni "tıp merkezi"nin kuruluş kadrosunun (en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere) en az on uzman hekim kadrosu olması, bu kadroların klinik uzmanlık dallarından olması gibi bir koşula bağlanmaması ve daha önce A, B ve C tipi tıp merkezlerinde sunulan sağlık hizmetinden kapasite, kalite ve nitelik olarak daha üst seviyede bir sağlık hizmetinin "tıp merkezi"nde sunulması suretiyle hasta sağlığının korunmasının amaçlanması karşısında dava konusu düzenlemeler bu yönden de hukuka aykırı bulunmamıştır.
Bununla birlikte, A, B ve C tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış ve mevcut haliyle faaliyetine devam edecek olanlardan, "tıp merkezi" için öngörülen (en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere) en az on uzman hekim kadrosunun bulunması koşulunu sağlamalarının istenilmediği, dolayısıyla düzenlemenin küçük kapasiteli tıp merkezlerini olumsuz etkilemesinin söz konusu olmadığı, bu merkezlere, Yönetmelikte yer alan "tıp merkezi" için (asgari toplam kapalı alan şartı hariç) gerekli olan şartları sağlamak kaydıyla mevcut yerlerinde de yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenebildiği, kadro şartının sağlanması için iki yıllık süre dahi tanındığı, uzman tabip kadrosu devir alınmasına izin verildiği dikkate alındığında, düzenlemelerde bu yönden de hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından, özel hastaneler için aranan şartlara bakıldığında düzenlemelerin eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddia edilmekte ise de, özel hastane ile tıp merkezinin temel özellikleri ile burada sunulan sağlık hizmetinin nitelikleri ve kapasiteleri birbirinden farklı olduğu, bu itibarla uyuşmazlıkta eşitlik ilkesi yönünden değerlendirme yapmanın koşullarının oluşmadığı, kaldı ki 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrası ile geçici 13. maddesine göre, özel hastanelerin, en az 100 hasta yatağıyla kurulabildiği ve kadrosunda (100/3=) 33 hekimin bulunmasının gerektiği görülmektedir. Ayrıca, davacının, kazanılmış hakların ihlal edildiği yönündeki iddiasına, dava konusu düzenlemelerin kamu sağlığını ilgilendirmesi, hizmetin niteliğinin artırılmasına yönelik öngörülmesi ve yeni tip "tıp merkezi"ne dönüşümün zorunlu tutulmaması, A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış kuruluşların mevcut halleriyle faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmesi karşısında itibar edilmemiştir.
B) Yönetmeliğin 10. maddesinin 3. fıkrası ile 12. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesi :
Dava konusu Yönetmeliğin "Yer seçimi" başlıklı 10. maddesinin 3. fıkrası, "B tipi tıp merkezlerinde birinci fıkranın (c) bendi hariç diğer bentlerinde öngörülen belgeler aranır. Ayrıca A ve B tipi tıp merkezinin acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur" şeklinde; "Bina durumu" başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrası, "A tipi tıp merkezi müstakil binalarda kurulur. Ancak B tipi tıp merkezleri binanın girişinden itibaren tüm bölümleri asansör ve merdiven kullanımı dahil bütünlük ve müstakiliyet arz eden kısmında da kurulabilir. Bu durumda, yangın kaçış merdivenlerine ulaşıma dair uygunluk aranır. Cerrahi uygulama yapacak tıp merkezlerinin A ve B tipi olması zorunludur." şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 10. maddenin 3. fıkrası, "Tıp merkezlerinde birinci fıkranın (ç) bendinde istenen otoparka ilave olarak acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur." şeklinde; aynı Yönetmeliğin 9. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrası, "(1) Tıp merkezi müstakil binalarda kurulur. Ancak tıp merkezi binasının toplam kapalı alanı iki bin metrekareden küçük olamaz." şeklinde değiştirilmiştir.
Dava konusu edilen düzenlemelerden, 12. maddesinin 1. fıkrasında, 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişiklik yapılmış ise de, bu değişikliğin davacının iddiasını karşılamadığı gibi düzenlemenin esasını etkilemediği ve benzer yönde olduğu görüldüğünden, bu düzenleme yönünden davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılarak uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Dava konusu değişikliklerden önce, A tipi tıp merkezlerinin, müstakil binalarda kurulmasının zorunlu olduğu, A ve B tipi tıp merkezlerinde, hasta ve hasta yakınları ile tıp merkezi çalışanları için yeterli otopark alanı oluşturulmasının, ayrıca, acil ünitesi veya poliklinik önünde, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı bulundurulmasının gerektiği düzenlenmiş, A, B ve C tipi tıp merkezlerinde asgari toplam kapalı alana yönelik herhangi bir koşula yer verilmemiş iken; dava konusu değişiklikler ile, yeni "tıp merkezleri"nin, müstakil binalarda ve asgari toplam kapalı alanı iki bin metrekareden küçük olmayacak şekilde kurulması öngörülmüş, yeterli otopark alanına ilave olarak, acil ünitesi veya poliklinik önünde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması koşuluna yer verilmiştir.
Buna göre, tıp merkezlerinde sunulan sağlık hizmetinin nitelik ve kapasitesinin artırılması, bu merkezlerin daha donanımlı fiziki yapıya sahip olmalarının sağlanması amacıyla, yeni "tıp merkezleri"nin müstakil binalarda kurulması koşulunun öngörüldüğü, davalı idarece tıp merkezi binasının toplam kapalı alanının ne kadar olması gerektiğine yönelik tespit yetkisinin, yeni tıp merkezlerinin hizmet birimleri ve standartları da göz önünde bulundurularak kullanıldığı, daha önce A ve B tipi tıp merkezleri için aranan yeterli otopark alanı ile birlikte acil ünitesi veya poliklinik önünde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması koşulunun bu kez yeni "tıp merkezi" için aranmasının, hasta ve hasta yakınlarının sağlık hizmetine ulaşılabilmelerinin kolaylaştırılmasının bir gereği olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle, dava konusu düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.
C) Dava konusu Yönetmeliğin 34. maddesinin incelenmesi :
Dava konusu Yönetmeliğin "Ruhsatlandırılmış sağlık kuruluşunun devri ve başka bir yere nakli" başlıklı 34. maddesi, "(1) Her ne sebeple olursa olsun devir talep tarihi itibariyle aktif olarak faaliyet göstermeyen özel sağlık kuruluşları devredilemez. Faaliyette olan özel sağlık kuruluşlarının devri halinde, EK-1/b’deki belgeler ile birlikte Müdürlüğe başvurulur. Başvuru üzerine, 13 üncü maddeye göre işlem yapılarak yeni işleten adına ruhsatname düzenlenir.
(2) Tıp merkezini devralan, tıp merkezinin ruhsatında kayıtlı uzmanlık dalları ile çalıştırdığı tabip ve planlamaya dahil tabip harici sağlık çalışanı açısından, 9 uncu maddeye uymak zorundadır.
(3) Sağlık kuruluşlarının devri halinde, son dört ay içinde yapılmış denetimde eksiklik ve/veya uygunsuzluğunun bulunmadığı ve hizmet alanlarında değişikliğin olmadığı durumlarda, Teknik İnceleme Ekibi tarafından yerinde incelemenin tekrarlanmasına gerek olmadan EK-1/b’deki belgeler değerlendirilerek, devralan adına ruhsatname düzenlenir.
(4) Sağlık kuruluşunu devralan kişi, kesin devir tarihinden itibaren en geç on beş iş günü içinde ruhsat almak amacıyla Müdürlüğe başvurmak zorundadır. Devralan kişi adına Bakanlıkça ruhsat düzenleninceye kadar, ancak eski işleteninin ve mesul müdürünün sorumluluğunda sağlık kuruluşu faaliyetine devam edebilir.
(5) Devir yapılmasına rağmen, on beş iş günü içinde başvuru yapılmadığının ruhsat düzenlemesi sırasında veya sonrasında belgesiyle tespiti halinde, devralan adına ruhsat düzenlenmesi işlemlerine devam edilir.
(6) Sağlık kuruluşunun denetimi sırasında tespit edilen eksiklik ve/veya uygunsuzluklardan dolayı devralan, devredenin sorumluluklarını da almış sayılır. Denetim sırasında tespit edilen eksiklik ve/veya uygunsuzluklardan dolayı devredene verilen süre, devralanın talebi halinde yeniden verilir. Sağlık kuruluşunun faaliyetinin durdurulması halinde devralan, faaliyet durdurma süresinin tamamlanmasını beklemek zorundadır.
(7) Sağlık kuruluşunun aynı ilçe sınırları içinde başka bir adrese nakledilmek istenmesi halinde, tıp merkezi binası için ön izin alınması şartıyla, nakil talep dilekçesi ve EK-1/c’deki belgelerle birlikte Müdürlüğe başvurulur. Başvuru, 13 üncü madde uyarınca değerlendirilir ve ruhsat düzenlenir.
(8) A veya B tipi tıp merkezleri C tipi tıp merkezine dönüşemez." şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 9. maddesi ile maddenin 1. fıkrası, "Özel sağlık kuruluşlarının bu Yönetmelik kapsamındaki kişilere devri halinde, EK-1/b’deki belgeler ile birlikte Müdürlüğe başvurulur. Başvuru üzerine, 13 üncü maddeye göre işlem yapılarak yeni işleten adına ruhsatname düzenlenir." şeklinde; 8. fıkrası ise, "Ruhsatı askıda olan sağlık kuruluşlarının ruhsatları askı süresince sadece bir kez devredilebilir." şeklinde değiştirilmiştir.
Buna göre, daha önce ancak aktif olarak faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşları devre konu edilebilir iken, dava konusu değişiklik ile bu kısıtlamaya son verildiği, ruhsatı askıda olan sağlık kuruluşlarının askı süresince bir kez devredilebilme imkanının tanındığı görülmektedir.
Aktif olarak faaliyet göstermeyen veya ruhsatı askıda olan özel sağlık kuruluşlarının sağlık sistemine kazandırılması ve bu kuruluşlara ihtiyacı olan maddi imkanın sağlanması amacıyla davalı idareye tanınan planlama yetkisi çerçevesinde yapıldığı anlaşılan dava konusu değişiklikte kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.