Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3231 E. , 2024/391 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3231
Karar No : 2024/391
DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin, 7. maddesinin 2., 8., 9., 10., 11., 12. fıkralarının, 9. maddesinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının iptali ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin 3. ve son fıkralarının Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından,
Genel olarak, dava konusu düzenlemelerin dayanağı olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin son fıkrasının Anayasa’nın 2., 124., 130. maddelerine aykırı olduğu, 2547 sayılı Kanun gereği Yükseköğretim Kurulunun kendi yönetmeliğini yapma yetkisi olduğu, dava konusu Yönetmelikte bu kesin kurala uyulmadığı, dava konusu düzenleme ile daha önce verilen yargı kararlarının etkisiz kılınmaya çalışıldığı, Yönetmeliğe dayanak olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesine 7151 sayılı Kanun ile eklenen 3. fıkranın da Anayasaya aykırı olduğu, bu düzenleme ile, birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için birden fazla üniversite ile de protokol yapılabileceği ve üniversite öğretim elemanları ve üniversitelerin öğretim elemanı dışındaki diğer personeli ile bireysel sözleşme imzalanabileceğine dair hüküm getirildiği, Anayasa’nın 130. maddesinde üniversite öğretim elemanlarının her türlü özlük hakları ile ilgili ayrıntılı tanımlama yapıldığı, bu hususların kanunla düzenleneceğinin belirtildiği, söz konusu Kanun’un da 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu olduğu, Anayasa’nın 130. maddesi ve 2914 sayılı Kanundaki hükümler gözetilmeden sadece birkaç cümle ile düzenleme yapılmasının Anayasanın 7. maddesindeki yasamanın devredilmezliği ilkesine aykırı olduğu, bir kişinin hem üniversite kadrosunda öğretim elemanı olarak bulunması hem de birlikte kullanım protokolü yapılan hastanede sözleşmeli olarak görev yapmasının mevcut karışık durumu daha da karışık hale getireceği, ayrıca davalı idarenin, aynı anda iki veya üç üniversite ve kendisine bağlı eğitim ve araştırma hastanesi ile protokol imzaladığında özellikle yönetim ve eğitim konusunda nasıl bir düzenleme yapacağını Yönetmelikle açıkça izah edemediği, Anayasaya aykırılık iddiaları ciddi bulunarak Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği, birlikte kullanım ile daha çok Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinin kullanıldığı, üniversitelerinin birlikte kullanıma katkılarının somut olarak ortaya konulamadığı, 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 158. maddesi ile Sağlık Bilimleri Üniversitesinin kurulduğu, ek 158. maddenin 5. fıkrasına bakıldığında birlikte kullanım ile ilgili Yönetmelikte bu maddeyi karşılayacak düzenlemenin birden fazla üniversite ile işbirliği şeklinde formüle edildiğinin anlaşıldığı, buna rağmen ayrıntılı düzenlemelerin bulunmadığı, Yönetmelik hazırlanırken Yükseköğretim Kurulu ve Maliye Bakanlığının uygun görüşünün alınıp alınmadığının belli olmadığı;
5. maddenin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden, maddede birden fazla üniversite ile işbirliği yapılabileceğinin ve bu şekilde birlikte kullanıma geçen yerlerin döner sermayelerinin birleştirilebileceğinin belirtildiği, Yönetmelikte Anayasa’nın 130. maddesinin yanı sıra 2547 sayılı Kanun’a da aykırılık bulunduğu, ayrıca döner sermaye birleştirilmesinin detaylarının bulunmadığı, bu nedenle anılan düzenlemenin iptalinin gerektiği;
7. maddenin 2., 8., 9., 10., 11., 12. fıkraları yönünden, 2. fıkradaki düzenlemenin subjektif bir içeriğe sahip olduğu, sağlık tesisinin insan gücü ve diğer kaynaklarının değerlendirme kriterlerinin ne olduğunun belli olmadığı, dayanak Kanunda böyle bir düzenleme olmadığı, düzenleme ile personelin tabi olduğu mevzuat bir kenara bırakılarak personel planlaması yapılmak istendiği, bu durumun mevcut yasal düzenlemelere tamamen aykırı olduğu, diğer fıkralarda ise, birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için birden fazla üniversite ile de protokol yapılabileceğine ve üniversite öğretim elemanları ve üniversitelerin öğretim elemanı dışındaki diğer personeli ile bireysel sözleşme imzalanabileceğine dair hükümler getirildiği, bu düzenlemelerin Anayasa'nın 130. maddesi ve 2914 sayılı Kanun ile çeliştiği;
9. madde yönünden, maddenin 1. fıkrasının dayanak Kanun hükmüne aykırı olduğu, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinde böyle bir düzenleme bulunmadığı; 2. fıkrada, sağlık tesisindeki her türlü sağlık ve destek hizmetinin üniversite personelinin sağlık hizmeti sunumu da dahil olmak üzere başhekimin sorumluluğunda olacağının düzenlendiği, 2547 sayılı Kanun ve 2914 sayılı Kanun ile düzenlenen sağlık personelinin çeşitli hak ve görevlerinin, bir Yönetmelik maddesi ile Sağlık Bakanlığına bağlı başhekime bırakılmasının yasama yetkisinin devri anlamına geldiği; 3. fıkrada, birlikte kullanılan sağlık tesisleri ve ilgili birimlerde görevli personelin, öğretim elemanları ve eğitim görevlileri dahil tüm tabiplerin eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yanında, ilgili mevzuatında öngörülen nöbetler dahil, sağlık hizmetlerinin aksatılmadan sürekli bir şekilde yürütülmesine yönelik çalışmaları yerine getirmekle yükümlü olduklarının belirtildiği, bu düzenlemenin özel kanunlar ile düzenlenen çalışma biçimi, yetki ve sorumlulukların tüm personel bakımından yönetmelik maddesi ile değiştirileceği anlamına geldiği, nesnel olmayan bu kuralın iptal edilmesi gerektiği;
10. maddenin 1. fıkrası yönünden, iptali istenilen fıkrada birlikte kullanımdaki tesislerde Başhekim tarafından her uzmanlık eğitimi programı yürütülen birim için uzmanlık eğitimi mevzuatındaki şartları haiz bir program yöneticisi ile bir idari sorumlu görevlendirileceğinin, program yöneticisine aynı zamanda idari sorumluluk görevi de verilebileceğinin düzenlendiği, uzmanlık eğitimi konusunda ihtisaslaşmış üniversite yetkilerinin Bakanlığa devredilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilerek anılan düzenlemelerin iptali istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından,
Genel olarak, 6745 sayılı Kanun’un 39. maddesi ile 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinde yapılan değişikliklerin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu, Anayasa Mahkemesinin 20/12/2018 tarih ve E:2016/181, K:2018/111 sayılı kararı ile iptal taleplerinin reddine karar verildiği, Kanun'un 3. fıkrasına yönelik Anayasa aykırılık iddiasının da dinlenilebilir olmadığı, zira, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin 7. fıkrasında, birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapan personelin disiplin ve tüm özlük işlemlerinin kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına göre yürütüleceğinin hükme bağlandığı, dolayısıyla birlikte kullanım protokolü yapılmasının üniversite personelinin disiplin ve özlük haklarını etkilediği yolundaki iddiaların hukuki mesnedinin bulunmadığı, 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin, birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre ilgili fakülte dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütülmesini, sağlık tesislerinin işletilmesi ve sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesinin ise Sağlık Bakanlığının sorumluluğunda yürütülmesini öngördüğü, nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 20/12/2018 tarihli ve E:2016/181, K:2018/111 sayılı kararının gerekçesi karşısında davacının iddialarının dinlenilebilirliğinin bulunmadığı;
5. maddenin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin 3. fıkrasında, birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde birden fazla üniversite ile de protokol yapılabileceğinin öngörüldüğü, aynı maddenin 5. fıkrasında da, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin döner sermaye hesaplarının, sadece birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak ve birlikte kullanıma geçildikten sonraki tasarruflara etkili olmak kaydıyla birleştirileceğinin, ancak borcun mevcut bir taşınıra ilişkin olması durumunda protokolün imza tarihinden önceki borçların, sağlık tesisinin döner sermaye bütçesinden karşılanacağının düzenlendiği, bu düzenlemeye uygun olarak Yönetmeliğin 5. maddesinde planlama esaslarının, 11. maddesinde mali hususların, 7. maddesinde protokolün imzalanması, feshi ve diğer uygulama esaslarının düzenlendiği, böylece konuya ilişkin gerekli düzenlemenin yapıldığı;
7. maddenin 2., 8., 9., 10., 11., 12. fıkraları yönünden, düzenlemenin dayanak 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin 3. fıkrası hükmüne uygun olarak yapıldığı, hizmet gereklerine ile üst hukuk normlarına aykırı bir yönünün bulunmadığı;
9. madde yönünden, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin 5. fıkrasında, başhekimin aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılacağı, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin, Bakanlığın tabi olduğu mevzuat uyarınca işletileceği ve tesisin, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetileceği, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisinin kamu hastaneleri birliği kapsamında olması halinde, o tesise ait yönetici görevlendirmelerinin kamu hastaneleri birliği mevzuatı çerçevesinde yapılacağının hükme bağlanmış olduğu, davacının birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin Bakanlığın tabi olduğu mevzuat uyarınca işletilmesi ve başhekimin üniversitenin görüşü alınarak atamasının yapılacağı yönündeki düzenlemelerin kanuni dayanağı bulunmadığı iddialarının dinlenebilirliği bulunmadığı, gerek 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinde, gerekse de Yönetmeliğin 14. maddesinde, birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapan personelin disiplin ve özlük işlemlerinin kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına tabi olduğunun düzenlendiği, Kanun’un ek 9. maddesinin 7. fıkrasının iptali istemine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi’nin 20/12/2018 tarihli ve E:2016/181-K:2018/111 sayılı kararında, birlikte kullanılan sağlık tesislerinde ve ilgili birimlerde görevli Bakanlık personeli ile üniversite akademik personelinin tümü için tıbbi ve bilimsel danışmanlık, nöbet, konsültasyon gibi sağlık hizmetlerini yerini getirmenin zorunlu kılındığının, bu şekilde nöbet tutan akademik personelin de Bakanlık eğitim görevlileri gibi nöbet ücreti alacaklarının hükme bağlandığının, böylece söz konusu hizmetler için de aralarında mali yönden eşitlik sağlandığının belirtildiği, dolayısıyla, iptali istenilen Yönetmelik düzenlemesinde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı;
10. maddenin 1. fıkrası yönünden, iptali istenilen fıkra metninde ve Yönetmelikte “program yöneticisi” tanımı ve düzenlemesinin yer almadığı, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinin 5. fıkrasında, birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dahil olmak üzere, ilgili mevzuata göre tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütüleceği, dekanın, hastane yöneticisinin görüşünü alarak varsa profesör, yoksa doçent unvanını haiz öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa yardımcı doçent veya eğitim görevlilerinden birini eğitim sorumlusu olarak görevlendireceği, başhekimin aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılacağı, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin, Bakanlığın tabi olduğu mevzuat uyarınca işletileceği ve tesisin, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetileceği yönünde düzenlemenin yer aldığı, bu düzenlemeye uygun olarak dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinde, eğitim sorumlusu, kurum eğitim sorumlusu, idari sorumlu tanımlarının yapıldığı ve Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. ve 5. fıkralarında eğitim hizmetlerine ilişkin düzenlemelere yer verildiği, dayanak Kanun hükmüne uygun olarak düzenleme yapıldığı, Yönetmeliğin 10. maddenin 1. fıkrasında yapılan dava konusu düzenleme ile de, eğitim sorumlusunun, her bir klinik/laboratuvar bazında, ilgili programdaki lisans ve tıpta uzmanlık eğitimlerinin planlanması, yürütülmesi ve denetiminden dekana karşı sorumlu olduğunun hükme bağlandığı, düzenlemenin üst hukuk normlarına aykırı bir yönünün bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 11. fıkrasının 1. cümlesinin iptali, diğer düzenlemeleri yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin, 7. maddesinin 2., 8., 9., 10., 11., 12. fıkralarının, 9. maddesinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının iptali ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin 3. ve son fıkralarının Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması iptali istemiyle açılmıştır.
Davacının Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan haliyle ek 9. maddesinde;
"(Değişik birinci cümle: 20/8/2016-6745/39 md.) Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumları; eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için insan gücü, mali kaynak, fiziki donanım, bina, tıbbi cihaz ve diğer kaynakları karşılıklı olarak aşağıdaki usul ve esaslara göre birlikte kullanabilir. Ancak, büyükşehir olan iller dışındaki illerde eğitim ve araştırma hizmetleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinden yalnızca biri tarafından verilebilir. Bu illerde Bakanlık ve bağlı kuruluşları ile üniversiteler, tıp lisans eğitimi ve/veya tıpta uzmanlık eğitimi için ortak kullanım ve işbirliği yapar.
Birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı ile üniversite rektörü arasında birlikte kullanım protokolü akdedilir.
(Ek fıkra:15/11/2018-7151/20 md.) Birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde birden fazla üniversite ile de protokol yapılabilir. Birlikte kullanımdaki hastane tarafından üniversitenin tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültesi öğretim elemanları ve bunların kadrosunda bulunan öğretim elemanı dışındaki diğer personelle, ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak, yürütülecek hizmetlere ilişkin en fazla üç yıl süreli ayrı ayrı sözleşme imzalanabilir. Bu fakültelerin dışındaki üniversite personeli ile de rektörün görüşü alınarak sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmelerde, sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresi yer alır. Öğretim elemanlarıyla yapılan sözleşmelerde mezuniyet öncesi ve mezuniyet sonrası eğitim ile bilimsel çalışmalara ilişkin yetki ve sorumluluklar ayrıca belirtilir. Süresi biten sözleşmeler yenilenebilir. Sözleşme bitim tarihinden bir ay önce tarafların aksine yazılı bildirimi yoksa sözleşme kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzar.
(Ek fıkra:15/11/2018-7151/20 md.) Üniversitelerin sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ile ağız ve diş sağlığı uygulama ve araştırma merkezlerinin uygulamaları üniversiteler tarafından işletilen hastanelerde ve sağlık tesislerinde veyahut üniversitelerin birlikte kullanım protokolü imzaladığı hastanelerde veya sağlık tesislerinde yapılabilir.
Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimleri, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre ilgili fakülte dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütülür. (Ek cümleler: 20/8/2016-6745/39 md.) Dekan, hastane yöneticisinin görüşünü alarak varsa profesör, yoksa doçent unvanını haiz öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa yardımcı doçent veya eğitim görevlilerinden birini eğitim sorumlusu olarak görevlendirir. Başhekim aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılır. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Bakanlığın tâbi olduğu mevzuat uyarınca işletilir ve tesis, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetilir. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisinin kamu hastane birliği kapsamında olması hâlinde, o tesise ait yönetici görevlendirmeleri kamu hastaneleri birliği mevzuatı çerçevesinde yapılır. (Ek cümle: 2/1/2014-6514/44 md.) Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde mesai sonrası hizmetler için 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre ilave ücret alınmaz.
(Ek fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin döner sermaye hesapları, sadece birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak ve birlikte kullanıma geçildikten sonraki tasarruflara etkili olmak kaydıyla birleştirilir. Ancak borcun mevcut bir taşınıra ilişkin olması durumunda protokolün imza tarihinden önceki borçlar, sağlık tesisinin döner sermaye bütçesinden karşılanır.
(Ek fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanımdaki sağlık tesisleri ve ilgili birimlerde görevli öğretim elemanları dâhil tüm personel; ihtiyaç duyulan tıbbi ve bilimsel danışmanlık, nöbet, konsültasyon ve diğer sağlık hizmetlerini yerine getirmekle ve bu kapsamda kendilerine yapılan davete icabet etmekle yükümlüdür. Bu şekilde nöbet tutan öğretim üyelerine de 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 33 üncü maddesi çerçevesinde ve eğitim görevlisi için belirlenmiş olan gösterge rakamı üzerinden nöbet ücreti ödenir.
(Değişik fıkra: 2/1/2014-6514/44 md.) 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasının (1) numaralı bendinde sayılan ve ilgili fakültenin temel tıp bilimlerinde görev yapan öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi ile birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde fiilen görev yapan personele, üniversite personeli için 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları, Bakanlık ve bağlı kuruluşları personeli için ise 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları esas alınarak Bakanlığın tabi olduğu ek ödeme mevzuatı doğrultusunda ek ödeme yapılır. Üniversite rektörü, rektör yardımcıları, genel sekreteri, ilgili birimin dekanı ve dekan yardımcılarına 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince yönetici payı olarak yapılacak ek ödeme, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye hesabından yapılır.
Birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapan personelin disiplin ve tüm özlük işlemleri kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına göre yürütülür.
Üniversite tarafından, birlikte kullanılan kurum ve kuruluşlarda görevli personelin profesör ve doçent kadrolarına atanabilmesi için Bakanlığa ve bağlı kuruluşlarına ait eğitim görevlisi kadroları da kullanılabilir.
(Değişik fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının sağlık tesisleri ile üniversitelerin sağlık bilimleri eğitimi veren birimleri arasında, döner sermayeleri ayrı olmak suretiyle sağlık hizmeti sunumu, eğitim, araştırma, halk sağlığını geliştirme ve kurumların diğer faaliyet alanlarında işbirliği yapılabilir. İşbirliği protokolleri, üniversitenin ve ilgisine göre Bakanlık birimleri veya bağlı kuruluşlarının teklifi üzerine, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak vali ile rektör arasında imzalanır. Üniversitenin sağlık bilimleri alanında faaliyet gösteren birimlerinde görev yapan öğretim elemanlarından işbirliği kapsamında Bakanlık ve bağlı kuruluşları sağlık tesislerinde ya da Bakanlık ve bağlı kuruluşları personelinden üniversitede çalıştırılacaklar, karşılıklı mutabakat ile protokol eki liste ile belirlenir.
(Değişik fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
Davaya konu Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin 20/08/2016 tarih ve 6745 sayılı Kanun ile değişik son fıkrasında; birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususların Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmış olup, anılan Kanun hükmüne dayanılarak Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve bu Yönetmelik Sağlık Bakanlığı tarafından 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin 1. Maddesinde, bu yönetmeliğin, diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumlarının birlikte kullanımına ve Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin sağlık bilimleri alanında eğitim veren birimleri arasında yapılacak işbirliği ile döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemeye ve diğer hususlarda yapılacak işbirliğine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlandığı, 2. maddesinde," (1) Bu Yönetmelik; a) Birlikte kullanılan Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumlarını, b) Birlikte kullanım kapsamında, tıp ve diş hekimliği fakülteleri dekanlarının görüşü alınarak sözleşme imzalanan öğretim elemanları ile bu fakültelerin kadrosunda bulunan öğretim elemanı dışındaki diğer personelden sözleşme imzalanan personeli, c) (b) bendinde belirtilen fakülteler dışındaki üniversite personelinden sözleşme imzalanan personeli, ç) Birlikte kullanım kapsamında görev yapan Sağlık Bakanlığı personelini, d) İşbirliği protokolü yapan Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin sağlık bilimleri eğitimi veren birimlerini ve protokol uyarınca bu tesis ve birimlerde görev yapan personeli, Kapsar." hükmü yer almıştır.
Davacı tarafından, dava konusu düzenlemelerin dayanağı olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin 3. ve son fıkrasının Anayasa’nın 2., 124., 130. maddelerine aykırı olduğu, Anayasaya aykırılık iddiaları ciddi bulunarak Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği, birlikte kullanım ile daha çok Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinin kullanıldığı, üniversitelerinin birlikte kullanıma katkılarının somut olarak ortaya konulamadığı, 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 158. maddesi ile Sağlık Bilimleri Üniversitesinin kurulduğu, ek 158. maddenin 5. fıkrasına bakıldığında birlikte kullanım ile ilgili Yönetmelikte bu maddeyi karşılayacak düzenlemenin birden fazla üniversite ile işbirliği şeklinde formüle edildiğinin anlaşıldığı, buna rağmen ayrıntılı düzenlemelerin bulunmadığı, Yönetmelik hazırlanırken Yükseköğretim Kurulu ve Maliye Bakanlığının uygun görüşünün alınıp alınmadığının belli olmadığı ileri sürülerek anılan maddelerin iptali istenilmektedir.
Davanın anılan Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendininin iptaline ilişkin kısmının incelenmesi,
Dava konusu yönetmeliğin, Planlama esasları başlıklı 5. Maddesinin (1). fıkrasının iptale konu c) bendinde, "Birlikte kullanım protokolleri, birden fazla üniversite ile de yapılabilir. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri ile üniversitelerin birlikte kullanım kapsamına alınan hastanelerinin döner sermaye hesapları, birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak üzere birleştirilir." hükmü yer almıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinde, birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde birden fazla üniversite ile de protokol yapılabileceğinin öngörüldüğü, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin döner sermaye hesaplarının, sadece birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak ve birlikte kullanıma geçildikten sonraki tasarruflara etkili olmak kaydıyla birleştirileceğinin, ancak borcun mevcut bir taşınıra ilişkin olması durumunda protokolün imza tarihinden önceki borçların, sağlık tesisinin döner sermaye bütçesinden karşılanacağının düzenlendiği, bu düzenlemeye uygun olarak Yönetmelikle mali hususlar, protokolün imzalanması, feshi ve diğer uygulama esasları düzenlenmiş olup, yasa hükmüne uygun olarak bu alandaki gerekli düzenlemelerin yapıldığı anlaşılmakla anılan madde hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davanın anılan Yönetmeliğin 7. maddesinin 2., 8., 9., 10., 11., 12. fıkralarının iptaline ilişkin kısmının incelenmesi,
Dava konusu yönetmeliğin Protokolün imzalanması, feshi ve diğer uygulama esasları başlıklı 7. Maddesinin iptale konu (2) . fıkrasında," Birlikte kullanım protokolü imzalanacak sağlık tesisinin insan gücü ve diğer tüm kaynakları hakkında, hastanenin bulunduğu İl’in İl Sağlık Müdürünün başkanlığında, Başhekim ve Dekandan oluşan komisyon tarafından ön değerlendirme raporu hazırlanır. Ön değerlendirme raporu, protokol imzalanacak sağlık tesisi için alınacak uygun görüş yazısı ekinde yer alır." hükmü, (8). fıkrasında, "Birlikte kullanımdaki sağlık tesisi tarafından, üniversitenin tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültesi öğretim elemanları ve bunların kadrosunda bulunan öğretim elemanı dışındaki diğer personel ile ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak, ayrı ayrı bireysel sözleşme imzalanabilir. Birlikte kullanımdaki üniversitenin tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültesi dışındaki üniversite personeli ile de rektörün görüşü alınarak sözleşme imzalanabilir." hükmü, (9). fıkrasında," Sözleşmelerde, sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresi ile varsa eğitim ve hizmete ilişkin idari görev ve sorumluluklar yer alır. Öğretim elemanlarıyla yapılan sözleşmelerde mezuniyet öncesi ve mezuniyet sonrası eğitim ile bilimsel çalışmalara ilişkin yetki ve sorumluluklar ayrıca belirtilir." hükmü,(10). fıkrasında," Sözleşme süresi en fazla üç yıldır. Süre sonunda tekrar sözleşme imzalanabilir. Sözleşme bitiminden bir ay önce tarafların aksine yazılı bildirimi yoksa sözleşme kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzar. Ancak sözleşme şartlarına aykırı davranılması halinde veya performans hedeflerindeki gerçekleşmeler dikkate alınarak süresinden önce de sözleşmeler feshedilebilir. Sözleşmesi sona erdirilen veya yenilenmeyen üniversite personelinin hastanedeki görevi sona erer ve bu personel üniversitedeki diğer görevlerini yürütmeye devam eder."hükmü, (11) . fıkrasında, "Süresinden önce hastane yönetimi tarafından sözleşmeler feshedilebileceği gibi dekanın uygun görüşü ile öğretim elemanı tarafından da sözleşme feshedilebilir. Bu talebe ilişkin işlemler hastane yönetimi tarafından eğitim ve sağlık hizmet sunumunda aksamalara sebebiyet vermeyecek şekilde en geç üç ay içerisinde tamamlanır." hükmü, (12). fıkrasında," Birlikte kullanım kapsamında imzalanacak sözleşmelere esas teşkil etmek üzere ilgili fakültenin öğretim elemanı ve diğer personelinin listesi dekan tarafından görüşüyle birlikte kullanımdaki hastanenin başhekimliğine gönderilir." hükmü yer almış olup, dava konusu yönetmeliğin 7. maddenin 2, 8, 9, 10, 11, 12. fıkralarında yer alan yukarıda metnine yer verilen düzenlemelerin dayanak 3359 sayılı Kanun’un ek 9. madde hükmüne uygun olarak yapıldığı anlaşılmakla, anılan madde hükümlerinde dayanağı mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davanın anılan Yönetmeliğin 9. maddesinin iptaline ilişkin kısmının incelenmesi,
Dava konusu yönetmeliğin Sağlık tesisinin işletilmesi başlıklı 9 . maddesinde," (1) Birlikte kullanımdaki sağlık tesisi, Bakanlık tarafından bu Yönetmelik hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Bakanlığın tabi olduğu mevzuat uyarınca işletilir. (2) Sağlık tesisindeki her türlü sağlık ve destek hizmeti, üniversite personelinin sağlık hizmeti sunumu da dâhil olmak üzere Başhekimin sorumluluğundadır. Başhekim, eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksamadan ve verimli şekilde yürütülmesi için ilgili mevzuat çerçevesinde her türlü tedbiri almaya yetkilidir ve bu konuda Dekan ile işbirliği içinde çalışır. (3) Birlikte kullanılan sağlık tesisleri ve ilgili birimlerde görevli öğretim elemanları ve eğitim görevlileri ile başasistanlar eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yanında, ilgili mevzuatında öngörülen nöbetler dâhil, sağlık hizmetlerinin aksatılmadan sürekli bir şekilde yürütülmesine yönelik çalışmaları yerine getirmekle yükümlüdürler." hükmü yer almıştır.
Anılan Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinde, başhekimin aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılacağı, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin, Bakanlığın tabi olduğu mevzuat uyarınca işletileceği ve tesisin, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetileceği, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisinin kamu hastaneleri birliği kapsamında olması halinde, o tesise ait yönetici görevlendirmelerinin kamu hastaneleri birliği mevzuatı çerçevesinde yapılacağının hükme bağlandığı, anılan Yasa ve Yönetmelikte, birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapan personelin disiplin ve özlük işlemlerinin kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına tabi olduğu düzenlenmiş , Kanun’un ek 9. maddesinin 7. fıkrasının iptali istemine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi’nin 20/12/2018 tarihli ve E:2016/181-K:2018/111 sayılı kararında, birlikte kullanılan sağlık tesislerinde ve ilgili birimlerde görevli Bakanlık personeli ile üniversite akademik personelinin tümü için tıbbi ve bilimsel danışmanlık, nöbet, konsültasyon gibi sağlık hizmetlerini yerini getirmenin zorunlu kılındığının, bu şekilde nöbet tutan akademik personelin de Bakanlık eğitim görevlileri gibi nöbet ücreti alacaklarının hükme bağlandığının, böylece söz konusu hizmetler için de aralarında mali yönden eşitlik sağlandığı belirtilmiş olup, bu açıklamalara göre iptali istenilen Yönetmelik düzenlemesinde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davanın anılan Yönetmeliğin 10. Maddesinin 1. Fıkrasının iptaline ilişkin kısmının incelenmesi,
Dava konusu yönetmeliğin Eğitim sorumlusu ve idari sorumlunun görev ve yetkileri başlıklı 10 . Maddesinin (1). fıkrasında," Eğitim sorumlusu, müfredata uygun olarak ilgili mevzuat çerçevesinde tıpta ve diş hekimliğinde lisans ve uzmanlık eğitimlerinin planlanması, yürütülmesi ve denetiminden dekana karşı sorumludur. Birden fazla Üniversite ile birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bütün klinik/laboratuvarlarında ilgili çekirdek eğitim müfredatına uygun tek bir program uygulanır." hükmü yer almıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Kanun’un ek 9. maddesinde, birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dahil olmak üzere, ilgili mevzuata göre tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütüleceği, dekanın, hastane yöneticisinin görüşünü alarak varsa profesör, yoksa doçent unvanını haiz öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa yardımcı doçent veya eğitim görevlilerinden birini eğitim sorumlusu olarak görevlendireceği, başhekimin aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılacağı, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin, Bakanlığın tabi olduğu mevzuat uyarınca işletileceği ve tesisin, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetileceği yönünde düzenlemenin yer aldığı, bu düzenlemeye uygun olarak dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesindeki, eğitim sorumlusu, kurum eğitim sorumlusu, idari sorumlu tanımlarının yapıldığı ve Yönetmeliğin 8. maddesinde eğitim hizmetlerine ilişkin düzenlemelere yer verildiği, Yönetmeliğin 10. maddenin 1. fıkrasında yapılan dava konusu düzenleme ile de, eğitim sorumlusunun, her bir klinik/laboratuvar bazında, ilgili programdaki lisans ve tıpta uzmanlık eğitimlerinin planlanması, yürütülmesi ve denetiminden dekana karşı sorumlu olduğunun hükme bağlandığı, düzenlemenin dayanağı mevzuat hükümlerine aykırılık oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun ek 1. maddesi uyarınca, Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, duruşma için önceden taraflara bildirilen 28/02/2024 tarihinde davacı vekilinin mazeret bildirerek gelmediği, davalı idareyi temsilen Hukuk Müşaviri Seher Gökalp'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunan tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra hazır bulunan tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye Yücel Bulmuş ve Üye Ahmet Saraç'ın, Anayasa Mahkemesinin 01/06/2023 tarih ve E:2021/5, K:2023/109 sayılı kararıyla 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 158. maddesinin 5. fıkrasına eklenen 4. ve 5. cümlelerinin iptali istemiyle açılan davada verilen iptal kararı da dikkate alınarak, işbu dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 8., 9., 10., 11. ve 12. fıkralarının dayanağı olan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesine 7151 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen 3. fıkra hükmünün, Anayasamızın 2., 7., 128. ve 130. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği yönündeki azlık oylarına karşı, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun ek 9. maddesinde 6354 ve 6745 sayılı Kanunlarla yapılan değişikliklerin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu ve Anayasa Mahkemesinin sırasıyla 03/10/2013 tarih ve E:2012/103, K:2013/105 sayılı ve 20/12/2018 tarih ve E:2016/181, K:2018/111 sayılı kararları ile iptal taleplerinin reddine karar verildiği gözetilerek davacının, Anayasaya aykırılık iddiası oy çokluğuyla yerinde görülmedi ve işin esasına geçildi.
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bunun üzerine, davacı tarafından, anılan Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin, 7. maddesinin 2., 8., 9., 10., 11., 12. fıkralarının, 9. maddesinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının iptali ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin 3. ve son fıkralarının Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun -dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan haliyle- ek 9. maddesinde;
"(Değişik birinci cümle: 20/8/2016-6745/39 md.) Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumları; eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için insan gücü, mali kaynak, fiziki donanım, bina, tıbbi cihaz ve diğer kaynakları karşılıklı olarak aşağıdaki usul ve esaslara göre birlikte kullanabilir. Ancak, büyükşehir olan iller dışındaki illerde eğitim ve araştırma hizmetleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite sağlık uygulama ve araştırma merkezlerinden yalnızca biri tarafından verilebilir. Bu illerde Bakanlık ve bağlı kuruluşları ile üniversiteler, tıp lisans eğitimi ve/veya tıpta uzmanlık eğitimi için ortak kullanım ve işbirliği yapar.
Birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı ile üniversite rektörü arasında birlikte kullanım protokolü akdedilir.
(Ek fıkra:15/11/2018-7151/20 md.) Birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde birden fazla üniversite ile de protokol yapılabilir. Birlikte kullanımdaki hastane tarafından üniversitenin tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültesi öğretim elemanları ve bunların kadrosunda bulunan öğretim elemanı dışındaki diğer personelle, ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak, yürütülecek hizmetlere ilişkin en fazla üç yıl süreli ayrı ayrı sözleşme imzalanabilir. Bu fakültelerin dışındaki üniversite personeli ile de rektörün görüşü alınarak sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmelerde, sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresi yer alır. Öğretim elemanlarıyla yapılan sözleşmelerde mezuniyet öncesi ve mezuniyet sonrası eğitim ile bilimsel çalışmalara ilişkin yetki ve sorumluluklar ayrıca belirtilir. Süresi biten sözleşmeler yenilenebilir. Sözleşme bitim tarihinden bir ay önce tarafların aksine yazılı bildirimi yoksa sözleşme kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzar.
(Ek fıkra:15/11/2018-7151/20 md.) Üniversitelerin sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ile ağız ve diş sağlığı uygulama ve araştırma merkezlerinin uygulamaları üniversiteler tarafından işletilen hastanelerde ve sağlık tesislerinde veyahut üniversitelerin birlikte kullanım protokolü imzaladığı hastanelerde veya sağlık tesislerinde yapılabilir.
Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimleri, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre ilgili fakülte dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütülür. (Ek cümleler: 20/8/2016-6745/39 md.) Dekan, hastane yöneticisinin görüşünü alarak varsa profesör, yoksa doçent unvanını haiz öğretim üyelerinden birini, doçent de yoksa yardımcı doçent veya eğitim görevlilerinden birini eğitim sorumlusu olarak görevlendirir. Başhekim aynı zamanda üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılır. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri, Bakanlığın tâbi olduğu mevzuat uyarınca işletilir ve tesis, üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından yönetilir. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisinin kamu hastane birliği kapsamında olması hâlinde, o tesise ait yönetici görevlendirmeleri kamu hastaneleri birliği mevzuatı çerçevesinde yapılır. (Ek cümle: 2/1/2014-6514/44 md.) Birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde mesai sonrası hizmetler için 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre ilave ücret alınmaz.
(Ek fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin döner sermaye hesapları, sadece birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak ve birlikte kullanıma geçildikten sonraki tasarruflara etkili olmak kaydıyla birleştirilir. Ancak borcun mevcut bir taşınıra ilişkin olması durumunda protokolün imza tarihinden önceki borçlar, sağlık tesisinin döner sermaye bütçesinden karşılanır.
(Ek fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanımdaki sağlık tesisleri ve ilgili birimlerde görevli öğretim elemanları dâhil tüm personel; ihtiyaç duyulan tıbbi ve bilimsel danışmanlık, nöbet, konsültasyon ve diğer sağlık hizmetlerini yerine getirmekle ve bu kapsamda kendilerine yapılan davete icabet etmekle yükümlüdür. Bu şekilde nöbet tutan öğretim üyelerine de 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ek 33 üncü maddesi çerçevesinde ve eğitim görevlisi için belirlenmiş olan gösterge rakamı üzerinden nöbet ücreti ödenir.
(Değişik fıkra: 2/1/2014-6514/44 md.) 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasının (1) numaralı bendinde sayılan ve ilgili fakültenin temel tıp bilimlerinde görev yapan öğretim üyesi, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi ile birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde fiilen görev yapan personele, üniversite personeli için 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları, Bakanlık ve bağlı kuruluşları personeli için ise 4/1/1961 tarihli ve 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları esas alınarak Bakanlığın tabi olduğu ek ödeme mevzuatı doğrultusunda ek ödeme yapılır. Üniversite rektörü, rektör yardımcıları, genel sekreteri, ilgili birimin dekanı ve dekan yardımcılarına 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince yönetici payı olarak yapılacak ek ödeme, birlikte kullanımdaki sağlık tesisinin döner sermaye hesabından yapılır.
Birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapan personelin disiplin ve tüm özlük işlemleri kadrosunun bulunduğu kurumun ilgili mevzuatına göre yürütülür.
Üniversite tarafından, birlikte kullanılan kurum ve kuruluşlarda görevli personelin profesör ve doçent kadrolarına atanabilmesi için Bakanlığa ve bağlı kuruluşlarına ait eğitim görevlisi kadroları da kullanılabilir.
(Değişik fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının sağlık tesisleri ile üniversitelerin sağlık bilimleri eğitimi veren birimleri arasında, döner sermayeleri ayrı olmak suretiyle sağlık hizmeti sunumu, eğitim, araştırma, halk sağlığını geliştirme ve kurumların diğer faaliyet alanlarında işbirliği yapılabilir. İşbirliği protokolleri, üniversitenin ve ilgisine göre Bakanlık birimleri veya bağlı kuruluşlarının teklifi üzerine, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak vali ile rektör arasında imzalanır. Üniversitenin sağlık bilimleri alanında faaliyet gösteren birimlerinde görev yapan öğretim elemanlarından işbirliği kapsamında Bakanlık ve bağlı kuruluşları sağlık tesislerinde ya da Bakanlık ve bağlı kuruluşları personelinden üniversitede çalıştırılacaklar, karşılıklı mutabakat ile protokol eki liste ile belirlenir.
(Değişik fıkra: 20/8/2016-6745/39 md.) Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanun hükmüne dayanılarak Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve bu Yönetmelik Sağlık Bakanlığı tarafından 04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu Yönetmeliğin, Yükseköğretim Kurulu ile Hazine ve Maliye Bakanlığının (Mülga Maliye Bakanlığının) uygun görüşü bakımından incelenmesi :
İdare Hukukunda "usul" idari işlemin yapılmasında izlenen yol demektir. Dava konusu Yönetmeliğin çıkarılmasında izlenecek yol da; 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin, 07/09/2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6745 sayılı Kanun’un 39. maddesi ile değişik son fıkrasında belirlenmiş ve "Birlikte kullanım ve işbirliğine ilişkin usul ve esaslar ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye gelirlerinden personele yapılacak ek ödemelere ilişkin diğer hususlar Maliye Bakanlığının ve Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmek sûretiyle Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılacak olan Yönetmelik için, Yükseköğretim Kurulu ile Hazine ve Maliye Bakanlığının (Mülga Maliye Bakanlığının) uygun görüşünü alma şartı getirilmiştir.
Uygun görüş, alınması ve uyulması zorunlu olan görüştür. Uygun görüş danışmasında görüşün alınmaması ve görüşe uyulmaması bir asli usul sakatlığıdır. Uygun görüşün yokluğu kamu düzenine ilişkin bir sorundur; hâkim tarafından resen dikkate alınır. Bu kurala uyulmaması, yapılan asıl işlemin sakatlığı ve iptal edilmesi sonucunu doğurur. (Kemal Gözler, İdare Hukuku, İkinci Baskı, I.Cilt, Bursa 2009, s.862-863) Bununla birlikte verilen görüşe uyulması zorunluluğu, şüphesiz görüşün ve dayanağının hukuka, mevzuata, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olması halinde söz konusudur. Esasen bu durum, Hukuk Devleti, normlar hiyerarşisi ve kanuni idare ilkelerinin de doğal sonucudur.
Danıştay Onuncu Dairesinin 06/08/2020 tarih ve E:2020/3231 sayılı ara kararı ile, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığından (Mülga Maliye Bakanlığından) her bir madde için ayrı ayrı açıklama yapılmak suretiyle, dava konusu Yönetmeliğe uygun görüş verilip verilmediği sorulmuş, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığından Yönetmeliğin hazırlık aşamasına ilişkin evrâk istenmiştir.
Ara kararına cevaben gönderilen evrâktan, söz konusu Yönetmeliğin dava konusu maddelerine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca uygun görüş verildiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle Yönetmeliğin şekil unsuru yönünden hukuka uygun olduğu görülmekle dava konusu edilen maddelerinin diğer unsurlar yönünden hukuka uygunluk denetimine geçilmiştir.
1) Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin incelenmesi :
04/03/2020 tarihli ve 31058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin "Planlama esasları" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin ilgili birimlerinin, sağlık hizmeti sunumu ile eğitim, araştırma ve uygulama hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülebilmesi amacıyla imzalanacak birlikte kullanım protokolleri, aşağıda belirtilen usul ve esaslara göre planlanır ve uygulanır:
a) Büyükşehir olmayan illerde eğitim, araştırma ve uygulama hizmetleri, Bakanlık eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanelerinden yalnızca biri tarafından verilebilir.
b) Büyükşehir olan illerde eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için sağlık tesisi ve üniversitenin ilgili birimleri arasında birlikte kullanım protokolü yapılabilir.
c) Birlikte kullanım protokolleri, birden fazla üniversite ile de yapılabilir. Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesisleri ile üniversitelerin birlikte kullanım kapsamına alınan hastanelerinin döner sermaye hesapları, birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak üzere birleştirilir.
ç) Birlikte kullanılacak sağlık tesislerine ait özellikli planlama gerektiren sağlık hizmet birimleri ve planlamaya tabi tıbbi ekipman yatırımlarında, tıp fakültesi, diş hekimliği fakültesi ya da tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık öğrencilerinin eğitimleri ile ilgili standartları gereği rektörlüğün görüşleri alınır ve Bakanlıkça belirlenmiş olan sağlık planlamaları çerçevesinde işlem tesis edilir." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesinde, "Birlikte kullanıma konu sağlık tesisleri için bu maddede belirtilen esaslar çerçevesinde birden fazla üniversite ile de protokol yapılabilir."; aynı maddenin 6. fıkrasının 1. cümlesinde, "Birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin döner sermaye hesapları, sadece birlikte kullanılan birimlerle sınırlı olmak ve birlikte kullanıma geçildikten sonraki tasarruflara etkili olmak kaydıyla birleştirilir." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.
Bu haliyle, dava konusu düzenleme, Kanun'un tekrarı mahiyetinde olduğundan, anılan düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
2) Yönetmeliğin 7. maddesinin 2., 8., 9., 10., 11., 12. fıkralarının incelenmesi :
Dava konusu Yönetmeliğin "Protokolün imzalanması, feshi ve diğer uygulama esasları" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Bakanlık ve YÖK tarafından, birlikte kullanıma ilişkin olarak müştereken tip protokol hazırlanır.
(2) Birlikte kullanım protokolü imzalanacak sağlık tesisinin insan gücü ve diğer tüm kaynakları hakkında, hastanenin bulunduğu İl’in İl Sağlık Müdürünün başkanlığında, Başhekim ve Dekandan oluşan komisyon tarafından ön değerlendirme raporu hazırlanır. Ön değerlendirme raporu, protokol imzalanacak sağlık tesisi için alınacak uygun görüş yazısı ekinde yer alır.
(3) Birlikte kullanım protokolü, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü ve Rektör tarafından imzalanır. Rektör protokol imzalamadan önce YÖK’ün uygun görüşünü alır.
(4) Protokolün süresi altı yıldan az olamaz.
(5) Birlikte kullanım protokolünün imzalanmasından itibaren en geç altı ay içerisinde fiilen birlikte kullanıma geçilir. Bu süre içerisinde fiilen birlikte kullanıma geçilmemesi halinde protokol kendiliğinden sona erer. Döner sermaye hesaplarının birleştirildiği tarih, fiilen birlikte kullanıma geçildiği tarihtir.
(6) Sürenin bitiminden altı ay önce taraflardan biri yazılı olarak sona erdirme bildirimi yapmadıkça protokol aynı süreyle uzatılmış sayılır. Tarafların mutabakatı ile bir yıl önceden yazılı olarak bildirmek şartıyla protokol sona erdirilebilir. Fesih ya da protokolün sona erdirme kararı alındığında protokoller, içinde bulunulan mali yılın bitiminde sona erdirilir.
(7) Birlikte kullanım protokolü feshedildiğinde;
a) Döner sermaye nakit hesabında yer alan tutar, birlikte kullanıma geçildiği tarihteki aktif ve pasif oranları dikkate alınmak sureti ile ayrılır ve Üniversitenin payı döner sermaye hesabına aktarılır.
b) Taşınır mal varlıkları, demirbaş kaydının olduğu tarafa devir tutanağı ile devredilir.
(8) Birlikte kullanımdaki sağlık tesisi tarafından, üniversitenin tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültesi öğretim elemanları ve bunların kadrosunda bulunan öğretim elemanı dışındaki diğer personel ile ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak, ayrı ayrı bireysel sözleşme imzalanabilir. Birlikte kullanımdaki üniversitenin tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültesi dışındaki üniversite personeli ile de rektörün görüşü alınarak sözleşme imzalanabilir.
(9) Sözleşmelerde, sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresi ile varsa eğitim ve hizmete ilişkin idari görev ve sorumluluklar yer alır. Öğretim elemanlarıyla yapılan sözleşmelerde mezuniyet öncesi ve mezuniyet sonrası eğitim ile bilimsel çalışmalara ilişkin yetki ve sorumluluklar ayrıca belirtilir.
(10) Sözleşme süresi en fazla üç yıldır. Süre sonunda tekrar sözleşme imzalanabilir. Sözleşme bitiminden bir ay önce tarafların aksine yazılı bildirimi yoksa sözleşme kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzar. Ancak sözleşme şartlarına aykırı davranılması halinde veya performans hedeflerindeki gerçekleşmeler dikkate alınarak süresinden önce de sözleşmeler feshedilebilir. Sözleşmesi sona erdirilen veya yenilenmeyen üniversite personelinin hastanedeki görevi sona erer ve bu personel üniversitedeki diğer görevlerini yürütmeye devam eder.
(11) Süresinden önce hastane yönetimi tarafından sözleşmeler feshedilebileceği gibi dekanın uygun görüşü ile öğretim elemanı tarafından da sözleşme feshedilebilir. Bu talebe ilişkin işlemler hastane yönetimi tarafından eğitim ve sağlık hizmet sunumunda aksamalara sebebiyet vermeyecek şekilde en geç üç ay içerisinde tamamlanır.
(12) Birlikte kullanım kapsamında imzalanacak sözleşmelere esas teşkil etmek üzere ilgili fakültenin öğretim elemanı ve diğer personelinin listesi dekan tarafından görüşüyle birlikte kullanımdaki hastanenin başhekimliğine gönderilir.
(13) Bakanlıkça ilgili sağlık tesisine yapılacak eğitim görevlileri ve başasistan atamalarında eğitim ve araştırma hizmetleri açısından üniversitenin görüşü alınır." kuralına yer verilmiştir.
a) 2. fıkra:
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 1. fıkrasında, "Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumları; eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti sunumu için insan gücü, mali kaynak, fiziki donanım, bina, tıbbi cihaz ve diğer kaynakları karşılıklı olarak aşağıdaki usul ve esaslara göre birlikte kullanabilir." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.
Öte yandan, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, 25/08/2017 tarihli ve 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 184. maddesi ile 663 sayılı -o tarihteki adıyla- Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 7. maddesinde yapılan değişiklikle "Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü" adıyla Sağlık Bakanlığı merkez teşkilatının bir hizmet birimi haline getirilmiş, devamında da 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 354. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde aynı isimle Sağlık Bakanlığının hizmet birimleri arasında sayılmıştır.
Bu haliyle, birlikte kullanılacak sağlık tesisinin tüm kaynakları hakkında Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisini temsilen başhekim ve üniversitenin tıp ve/veya diş hekimliği fakültesini temsilen dekanın katılımıyla oluşturulacak komisyon tarafından bir ön değerlendirme yapılmasının, bu komisyonun çalışmalarının söz konusu tesisin bulunduğu ilde, Sağlık Bakanlığının üst düzey görevlisi olan il sağlık müdürünün başkanlığında yürütülmesinin, protokol öncesi hazırlık çalışmalarının ve birlikte kullanımın fizibilitesinin yapılmasının işin doğası ve hizmet gereği olduğu anlaşıldığından, anılan düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Nitekim, dava konusu Yönetmelikle yürürlükten kaldırılan 16/06/2017 tarih ve 30098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, 08/05/2018 tarih ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 7. maddesinin 2. fıkrasında da aynı düzenleme yer almış olup, bu düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulun 02/11/2022 tarihli ve E:2019/7247, K:2022/4911 sayılı kararıyla anılan fıkra yönünden davanın reddine karar verilmiş ve kararın bu kısmı, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
b) 8., 9., 10. ve 12. fıkra :
Dava konusu Yönetmeliğin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Yönetmelik;
a) Birlikte kullanılan Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin tıp ve diş hekimliği alanında lisans ve uzmanlık eğitimi veren kurumlarını,
b) Birlikte kullanım kapsamında, tıp ve diş hekimliği fakülteleri dekanlarının görüşü alınarak sözleşme imzalanan öğretim elemanları ile bu fakültelerin kadrosunda bulunan öğretim elemanı dışındaki diğer personelden sözleşme imzalanan personeli,
c) (b) bendinde belirtilen fakülteler dışındaki üniversite personelinden sözleşme imzalanan personeli,
ç) Birlikte kullanım kapsamında görev yapan Sağlık Bakanlığı personelini,
d) İşbirliği protokolü yapan Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesisleri ile üniversitelerin sağlık bilimlerieğitimi veren birimlerini ve protokol uyarınca bu tesis ve birimlerde görev yapan personeli,
kapsar.
" kuralına yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin dayanağı olan 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 3. fıkrasında, "...Birlikte kullanımdaki hastane tarafından üniversitenin tıp fakültesi ve diş hekimliği fakültesi öğretim elemanları ve bunların kadrosunda bulunan öğretim elemanı dışındaki diğer personelle, ilgili fakülte dekanının görüşü alınarak, yürütülecek hizmetlere ilişkin en fazla üç yıl süreli ayrı ayrı sözleşme imzalanabilir. Bu fakültelerin dışındaki üniversite personeli ile de rektörün görüşü alınarak sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmelerde, sunulacak hizmetin niteliği, performans hedefleri ve süresi yer alır. Öğretim elemanlarıyla yapılan sözleşmelerde mezuniyet öncesi ve mezuniyet sonrası eğitim ile bilimsel çalışmalara ilişkin yetki ve sorumluluklar ayrıca belirtilir. Süresi biten sözleşmeler yenilenebilir. Sözleşme bitim tarihinden bir ay önce tarafların aksine yazılı bildirimi yoksa sözleşme kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzar." düzenlemesine yer almıştır.
Öncelikle, dava konusu 8. fıkrada bireysel sözleşme imzalanabilecek personel Kanun'a ve Yönetmeliğin kapsamına uygun şekilde düzenlenmiş olup, söz konusu personel hakkında görüşü alınacak kişi de (dekan ve rektör) yine Kanun'a uygun olarak belirlenmiştir. Sözleşmelerde yer alacak hususlara yönelik 9. fıkra ile 10. fıkranın sözleşmenin azami süresine, bu süre sonunda tekrar sözleşme imzalanabileceğine ve sözleşmenin hangi durumda, ne kadar süreyle kendiliğinden uzayacağına yönelik ilk üç cümlesi Kanun hükmünün tekrarı mahiyetindedir.
Diğer yandan, 10. fıkranın 4. cümlesinde belirtilen sözleşmenin süresinden önce feshedilebileceği hallerin, sözleşmenin gereği gibi ifa edilememesine yönelik hallerle sınırlı olduğu ve objektif kriterler içerdiği; aynı fıkranın son cümlesinde ise, sözleşmesi sona erdirilen veya yenilenmeyen üniversite personelinin birlikte kullanılan hastanedeki görevinin sona ermesinin akabinde üniversitedeki diğer görevlerini yürütmeye devam edeceğinin öngörülmesinin, personelin sözleşmesinin sona ermesinin doğal sonucu olduğu görülmektedir.
Ayrıca, dekan tarafından, imzalanacak sözleşmelere esas teşkil etmek üzere, ilgili fakültenin öğretim elemanı ve diğer personelinin listesinin görüşüyle birlikte hastanenin başhekimliğine gönderilmesine ilişkin 12. fıkranın, 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen sözleşme imzalanmadan önce dekanın görüşünün alınmasına yönelik amir hükmün gereği olduğu ve görüşün sözleşme imzalamaya yetkili Başhekime gönderilmesi suretiyle birlikte kullanılan sağlık tesisinde görev yapacak personelin seçilip sözleşme sürecinin tamamlanmasına yönelik koordinasyonun sağlanmasını amaçladığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, anılan düzenlemelerde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı, düzenlemelerin üst norma uygun olduğu anlaşılmaktadır.
c) 11. fıkra:
Söz konusu fıkranın ilk cümlesinde, süresinden önce hastane yönetimi ve öğretim elemanı tarafından sözleşmenin feshedilebileceği belirtilmiş, öğretim elemanı tarafından sözleşmenin feshedilmesi dekanın uygun görüşü şartına bağlanırken, hastane yönetimi tarafından sözleşmenin feshedilmesi herhangi bir şarta bağlanmamıştır.
Ayrıca, 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 3. fıkrası ve dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 8. fıkrasında, öğretim elemanı ve diğer personel ile sözleşme imzalanması aşamasında fakülte dekanının (tıp fakültesi ile diş hekimliği fakültesi dışındaki fakültelerdeki üniversite personeli için rektörün) görüşünün alınması gerektiği öngörülmüştür.
Buna göre, öğretim elemanı tarafından sözleşmenin süresinden önce feshedilebilmesi (sözleşmenin imzalanması aşamasındaki gibi) dekanın uygun görüşünün bulunması koşuluna bağlanmış, yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca hastane yönetimi tarafından sözleşmenin feshedilebilmesi için de aynı koşulun aranması gerekirken, bu husus göz ardı edilmiştir.
Bu itibarla, dava konusu fıkranın 1. cümlesinde, hastane yönetimi tarafından sözleşmenin feshedilebilmesi için dekanın uygun görüşünün alınması koşuluna yer verilmemesi sebebiyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu fıkranın, süresinden önce sözleşmenin sona erdirilmesine ilişkin işlemlerin hastane yönetimi tarafından eğitim ve sağlık hizmet sunumunda aksamalara sebebiyet vermeyecek şekilde en geç üç ay içerisinde tamamlanacağına yönelik 2. cümlesinin, birlikte kullanılan sağlık tesisinde bir arada sunulan eğitim ve sağlık hizmetlerinin gereklerine uygun olduğu sonucuna varıldığından, 2. cümlede hukuka aykırılık görülmemiştir.
3) Yönetmeliğin 9. maddesinin incelenmesi :
Dava konusu Yönetmeliğin "Sağlık tesisinin işletilmesi" başlıklı 9. maddesinde,
"(1) Birlikte kullanımdaki sağlık tesisi, Bakanlık tarafından bu Yönetmelik hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Bakanlığın tabi olduğu mevzuat uyarınca işletilir.
(2) Sağlık tesisindeki her türlü sağlık ve destek hizmeti, üniversite personelinin sağlık hizmeti sunumu da dâhil olmak üzere Başhekimin sorumluluğundadır. Başhekim, eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksamadan ve verimli şekilde yürütülmesi için ilgili mevzuat çerçevesinde her türlü tedbiri almaya yetkilidir ve bu konuda Dekan ile işbirliği içinde çalışır.
(3) Birlikte kullanılan sağlık tesisleri ve ilgili birimlerde görevli öğretim elemanları ve eğitim görevlileri ile başasistanlar eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yanında, ilgili mevzuatında öngörülen nöbetler dâhil, sağlık hizmetlerinin aksatılmadan sürekli bir şekilde yürütülmesine yönelik çalışmaları yerine getirmekle yükümlüdürler." kuralı düzenlenmiştir.
a) 1. fıkra :
3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 3. fıkrasında, birlikte kullanıma geçilen sağlık tesislerinin, Bakanlığın tabi olduğu mevzuat uyarınca işletileceği düzenlenmiştir.
Bu haliyle, dava konusu düzenlemenin, dayanak Kanun'un tekrarı mahiyetinde olduğu anlaşıldığından, anılan düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Nitekim, dava konusu Yönetmelikle yürürlükten kaldırılan 16/06/2017 tarih ve 30098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, 08/05/2018 tarih ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 9. maddesinin 1. fıkrasında da aynı düzenleme yer almış olup, bu düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerince oluşturulan Müşterek Kurulun 02/11/2022 tarihli ve E:2019/7247, K:2022/4911 sayılı kararıyla anılan fıkra yönünden davanın reddine karar verilmiş ve kararın bu kısmı, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
b) 2. fıkra :
3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 5. fıkrasında, birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dahil olmak üzere ilgili mevzuata göre ilgili fakülte dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütüleceği; anılan sağlık tesislerinin üniversitenin görüşü alınarak Bakanlıkça atanan başhekim tarafından Bakanlığın tabi olduğu mevzuat uyarınca yönetilip işletileceği ve başhekimin üniversite yönünden sağlık uygulama ve araştırma merkezi müdürü sayılacağı hükme bağlanmıştır.
Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere, sağlık tesislerinin birlikte kullanımı, "sağlık hizmeti" ile "eğitim ve araştırma hizmeti" olmak üzere iki temel unsur üzerine kurulmuş; tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin yetki ve sorumluluğu ilgili fakülte dekanına, sağlık tesislerinin işletme ve yönetimi, dolayısıyla sağlık hizmeti sunumunun yetki ve sorumluluğu ise Bakanlıkça atanan Başhekime verilmiştir.
Buna göre, birlikte kullanılan sağlık tesisindeki bütün sağlık hizmetlerinin (üniversite personelinin sundukları dahil) Başhekim sorumluluğunda olduğuna, Başhekimin eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksamadan verimli bir şekilde yürütülmesi için bütün eğitim hizmetlerinden (Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi dahil) sorumlu bulunan Dekan ile işbirliği içerisinde çalışarak mevzuat çerçevesinde her türlü tedbiri almaya yetkili bulunduğuna yönelik düzenlemede, dayanak Kanun hükmüne ve hizmet gereklerine aykırı bir yön görülmemektedir.
Bu nedenle, anılan düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Nitekim, dava konusu düzenleme ile aynı yöndeki (mülga) 16/06/2017 tarihli ve 30098 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, 08/05/2018 tarihli ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 9. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada da Müşterek Kurulun 02/11/2022 tarih ve E:2019/7247, K:2022/4911 sayılı kararıyla anılan fıkra yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın bu kısmı temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
c) 3. fıkra :
Dava konusu fıkranın, 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 7. fıkrasının, birlikte kullanımdaki sağlık tesisleri ve ilgili birimlerde görevli öğretim elemanları dahil tüm personelin, ihtiyaç duyulan tıbbi ve bilimsel danışmanlık, nöbet, konsültasyon ve diğer sağlık hizmetlerini yerine getirmekle ve bu kapsamda kendilerine yapılan davete icabet etmekle yükümlü oldukları yönündeki amir hükmüne uygun şekilde düzenlendiği anlaşıldığından, düzenlemede üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Nitekim, dava konusu düzenleme ile benzer yöndeki (mülga) 16/06/2017 tarihli ve 30098 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin, 08/05/2018 tarihli ve 30415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 9. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada da Müşterek Kurulun 02/11/2022 tarih ve E:2019/7247, K:2022/4911 sayılı kararıyla anılan düzenleme yönünden davanın reddine karar verilmiş, kararın bu kısmı temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
4) Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesi :
Dava konusu Yönetmeliğin "Eğitim sorumlusu ve idari sorumlunun görev ve yetkileri" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında, "Eğitim sorumlusu, müfredata uygun olarak ilgili mevzuat çerçevesinde tıpta ve diş hekimliğinde lisans ve uzmanlık eğitimlerinin planlanması, yürütülmesi ve denetiminden dekana karşı sorumludur. Birden fazla Üniversite ile birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bütün klinik/laboratuvarlarında ilgili çekirdek eğitim müfredatına uygun tek bir program uygulanır.
" kuralı düzenlenmiştir.
3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinin 5. fıkrasında, birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, ilgili mevzuata göre tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda yürütüleceği; dekanın, hastane yöneticisinin (Başhekimin) görüşünü de alarak bir eğitim sorumlusu görevlendireceği açıkça düzenlenmiştir.
Öncelikle, birlikte kullanımdaki tesislerde tıpta ve diş hekimliğinde lisans ve uzmanlık eğitimlerinin planlanması, yürütülmesi ve denetiminden sorumlu olan eğitim sorumlusunun dekana karşı sorumlu olması; dayanak Kanun maddesinin, tıpta uzmanlık ve lisans eğitimlerinin, Sağlık Bakanlığı uzmanlık öğrencilerinin eğitimi de dâhil olmak üzere, tıp fakültesi dekanının yetki ve sorumluluğunda olduğu yönündeki açık hükmünün bir gereğidir.
Ayrıca, 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi kapsamında birlikte kullanılacak sağlık tesisinde, sağlık hizmeti sunumu ile eğitim, araştırma ve uygulama hizmetlerinin bir arada yürütüldüğü ve bir sağlık tesisi üzerinden birden fazla üniversite ile birlikte kullanıma geçilebildiği dikkate alındığında, birden fazla üniversite ile birlikte kullanımdaki sağlık tesisindeki tüm klinik ve laboratuvarlarda ilgili çekirdek eğitim müfredatına uygun tek bir program uygulanmasının, söz konusu sağlık tesisindeki eğitim hizmetlerini olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olmadığı, anılan düzenlemenin, eğitimde yeknesaklığın sağlanması suretiyle sunulacak tüm hizmetlerin etkili ve verimli şekilde yürütülmesi ve mevcut kaynakların müşterek ve verimli bir şekilde kullanılması amacına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu düzenlemede, hukuka, birlikte kullanım sisteminin amacına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığına Ait Kurum ve Kuruluşlar ile Devlet Üniversitelerinin İlgili Birimlerinin Birlikte Kullanımı ile İşbirliği Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin 11. fıkrasının 1. cümlesinin İPTALİNE,
2. Yönetmeliğin diğer maddeleri yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Dava kısmen iptal, kısmen ret şeklinde sonuçlandığından aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin … TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, … TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL duruşmasız vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya, … TL duruşmalı vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/02/2024 tarihinde, dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 10. fıkrasının 4. ve 5. cümleleri yönünden oy çokluğuyla, diğer düzenlemeleri yönünden oy birliğiyle karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
Dava konusu Yönetmeliğin "Protokolün imzalanması, feshi ve diğer uygulama esasları" başlıklı 7. maddesinin 10. fıkrasında, "Sözleşme süresi en fazla üç yıldır. Süre sonunda tekrar sözleşme imzalanabilir. Sözleşme bitiminden bir ay önce tarafların aksine yazılı bildirimi yoksa sözleşme kendiliğinden birer yıllık sürelerle uzar. Ancak sözleşme şartlarına aykırı davranılması halinde veya performans hedeflerindeki gerçekleşmeler dikkate alınarak süresinden önce de sözleşmeler feshedilebilir. Sözleşmesi sona erdirilen veya yenilenmeyen üniversite personelinin hastanedeki görevi sona erer ve bu personel üniversitedeki diğer görevlerini yürütmeye devam eder." kuralına yer verilmiştir.
Öğretim elemanlarının salt sağlık hizmeti sunumuyla yükümlü olmadıkları, eğitim ve araştırma faaliyetlerinde de bulundukları açık olmakla birlikte, dava konusu fıkranın 4. ve 5. cümlelerinin belirsiz nitelikte olduğu, ayrıca idareye, sözleşme şartlarından hangisine aykırılık halinde veya performans hedeflerindeki hangi gerçekleşmeler söz konusu olduğunda sözleşmenin süresinden önce feshedilebileceğine yönelik olarak keyfiliğe neden olabilecek şekilde geniş bir takdir yetkisinin tanındığı, bu durumun bilimsel özerkliğe de aykırı olduğu anlaşılmaktadır.
Kamusal sağlık hizmetinin yürütülmesi ve devamlılığı açısından söz konusu düzenlemelerin belirsiz olduğu, çalışma ve sözleşme hürriyetine yönelik sınırları belirsiz bir müdahale içerdiği, üniversite öğretim elemanlarının özlük haklarına kanun yerine idari işlem ile sınırlama getirdiği, bu haliyle anılan düzenlemenin Anayasa'ya, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Yönetmeliğin 7. maddesinin 10. fıkrasının 4. ve 5. cümlelerinin iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!