Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3074 E. , 2023/8429 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3074
Karar No : 2023/8429
DAVACI : ... İşçileri
Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN_KONUSU : 19/12/2012 tarih ve 28502 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İşkolları Yönetmeliğinin Ek-1 İşkolları Listesinin "Taşımacılık" başlıklı 15. maddesinde yer alan "Ray açıklığı ne olursa olsun, ray üzerinde çalışan araçlarla yapılan şehir içi ve şehir dışı yolcu, yük taşımacılığı işleri (belediyeler veya bağlı şirketleri ve bağlı şirketler tarafından kurulan şirketler eliyle yapılan hafif ve ağır raylı taşımacılık işleri dahil) ile bu sistemlerin inşaat dışında yol imali, çeken- çekilen araç imalatı, bakımı ve onarımı işleri ile travers imalatı işleri ve bu sistemlerin işletildiği istasyon, gar, ambar duraklarında yapılan işler ile bakımlarının yapıldığı işyerleri işleri" şeklindeki tanımlamanın iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI :
Davacı tarafından, belediyeler veya bağlı şirketleri ve bağlı şirketler tarafından kurulan şirketler eliyle yapılan hafif ve ağır raylı taşımacılık işlerinin ''Genel İşler'' işkoluna girdiği, anılan ifadeye ''Taşımacılık'' işkolunun tanımında yer verilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI :
Davalı idare tarafından, dava konusu düzenlemenin, 10/11/1983 tarihli ve 83/7376 sayılı İşkolları Tüzüğüne göre oluşan sendikal örgütlenmenin korunması ve bu konuda verilmiş yargı kararları dikkate alınarak yapıldığı, hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 19.12.2012 tarih ve 28502 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İşkolları Yönetmeliğinin, EK-1 İşkolları Listesinin "Taşımacılık" başlıklı 15. maddesinde yapılan tanımın iptali istemiyle açılmıştır.
18.10.2012 tarih ve 6356 sayılı Sendikalar Kanununun 4.maddesinde: (1) İşkolları bu Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir.
(2) Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır.
(3) Bir işkoluna giren işler, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınarak ve uluslararası normlar göz önünde bulundurularak Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.kuralına yer verilmiştir.
19.12.2012 tarih ve 28502 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İşkolları Yönetmeliğinin 1. maddesinde .(1) Bu Yönetmeliğin amacı 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 4 üncü maddesinde sayılan işkollarına hangi işlerin gireceğini tespit etmektir kuralı yer almış,2. maddesinde: (1) Her bir işkoluna giren işlerin neler olduğu, ekonomik faaliyetlerin sınıflandırılmasına ilişkin uluslararası norm ve standartlar göz önünde bulundurularak düzenlenen işkolları listesi EK-1’de gösterilmiştir.
(2) NACE Rev 2-Altılı Ekonomik Faaliyet Sınıflaması kapsamında tanımlanamayan veya sınıflandırılamayan işlere ve işyerlerine kodsuz olarak yer verilmiştir.hükmüne yer verilmiş 3. maddesinde (1) Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır.hükmü yer almıştır.4. maddesinde: (1) Bir işyerinin hangi işkoluna girdiği konusunda anlaşmazlık çıkması halinde, ilgililerin başvurusu üzerine, işkolu, o işyerinde yürütülen işin niteliğine göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenir. Bakanlık tespit ile ilgili kararını Resmî Gazete’de yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 5 inci maddesine göre kararın yayımından itibaren onbeş gün içinde dava açabilir.
(2) Yeni bir toplu iş sözleşmesi için yetki süreci başlamış ise işkolu değişikliği tespiti bir sonraki dönem için geçerli olur. İşkolu tespit talebi ve buna ilişkin açılan davalar, yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında bekletici neden sayılmaz.
(3) 10/11/1983 tarihli ve 83/7376 sayılı İşkolları Tüzüğüne göre belirlenmiş olan işyerlerinin işkolu, en son yetki belgesi alan sendikanın kurulu bulunduğu işkolundan sayılır.hükmü yer almıştır..Dava konusu yönetmeliğin davacı tarafından iptali istenilen EK-1 İşkolları Listesinin Taşımacılık başlıklı 15. maddesinde :Taşımacılık tanımı "Ray açıklığı ne olursa olsun, ray üzerinde çalışan araçlarla yapılan şehir içi ve şehir dışı yolcu, yük taşımacılığı işleri (belediyeler veya bağlı şirketleri ve bağlı şirketler tarafından kurulan şirketler eliyle yapılan hafif ve ağır raylı taşımacılık işleri dahil) ile bu sistemlerin inşaat dışında yol imali, çeken- çekilen araç imalatı, bakımı ve onarımı işleri ile travers imalatı işleri ve bu sistemlerin işletildiği istasyon, gar, ambar duraklarında yapılan işler ile bakımlarının yapıldığı işyerleri işleri olarak tanımlanmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağını teşkil eden 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun genel gerekçesinde; Kanunun kabulü iki temel nedene dayandırılmıştır. Bunlardan birincisi, 2010 yılında 5982 sayılı Kanun'la Anayasa'da yapılan değişikliğin sendikal hak ve özgürlükler alanında yeni bir durum ortaya çıkardığı çalışma ilişkilerini düzenleyen kanunların özgürlükçü bir tutumla ele alınmasını kaçınılmaz kıldığı diğer gerekçe olarak ise, ILO ve Avrupa Birliğinin yıllardan beri 2821 ve 2822 sayılı Kanunlara yönelttiği eleştirileri dikkate alarak sendikal hak ve özgürlüklerle serbest toplu pazarlık hakkını ILO'nun 87 ve 98 sayılı sözleşmeleriyle Avrupa Sosyal Şartı'nı dikkate alarak; özgürlükçü ve demokratik toplum esasları temelinde yeniden düzenlemek olarak belirtilmiştir.
6356 sayılı Kanuna bakıldığında iş kolu temelli bir örgütlenme özgürlüğünün öngörüldüğü ,2821 sayılı Kanunda olduğu gibi işyerinin girdiği işkolunun işyerinde yürütülen asıl işe göre belirlendiği görülmektedir. Kanunun 4.maddesinde bir iş koluna giren işlerin belirlenmesinin yönetmeliğe bırakıldığı ve yönetmelikte de işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşünün alınması ve uluslararası normların gözönünde bulundurulması gerektiği kurala bağlanmıştır.
Dava konusu yönetmeliğin hazırlık aşamasında da bir iş koluna giren işlerin belirlenmesinde işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşüne başvurulduğu ve uluslararası normlar ve standartlara uyum sağlanması için Avrupa Birliğinin kullanmakta olduğu NACE Rev. 2'ye uyumlu NACE Rev.2 Altılı Ekonomik Faaliyet Sınıflamasının kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, NACE "Avrupa Topluluğunda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması olup, Avrupa Birliğinin Avrupa Birliğinin 1970'ten bu yana geliştirilen çeşitli istatistiki ekonomik faaliyet sınıflarını göstermek için kullanılmış bir kısaltmadır.
NACE kodlamasında faaliyet konularına göre işyerlerine, işletmelere altı haneli kod verilerek bu kodların iş sağlığı ve güvenliği esasları çerçevesinde işyerlerinin girdiği tehlike sınıf ve derecelerinin belirlenmesinde rol oynadığı bu yönüyle NACE kod sisteminin aslında işyerinin işkolu kodunun az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli gibi alt sınıflara ayrılması şeklinde bir uygulama olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin hazırlanmasında kurum ve kuruluşların hizmet sürecinde ürettikleri istatistiklerin ekonomik bütünlük içerisinde değerlendirilmesi için NACE Rev. 2. Altılı Faaliyet Sınıflamasının geliştirildiği, NACE Rev.2. Altılı Ekonomik Faaliyet sınıflaması kapsamında tanımlanamayan veya sınıflandırılamayan işlere ve işyerlerine kodsuz, mevcut işkollarında yer alan ancak sınflamada uygun tanımı bulunamayan işler ve işyerleri için mevcut bir sistem olduğu anlaşılmaktadır.
Ancak, NACE'nin diğer uluslararası ekonomik faaliyet sınıflamalarıyla karşılaştırılabilirliğin zayıf olması ve NACE Tüzüklerinin de üye devletlerin ulusal araçlar için NACE'den türetilmiş ulusal bir versiyon kullanmalarına izin vermesi nedeniyle ulusal üye Devletlerin NACE'nin sınıflarına bir basamak eklemek suretiyle 5 basamaklı ulusal versiyonlar geliştirdikleri dava konusu yönetmelikle bir iş koluna girin işlerin belirlenmesinde esas alınan NACE Rev.2-Altılı Faaliyet sınıflamasının geliştirildiği; söz konusu sınıflamada, öncelikle bir istatistiki birimin ana faaliyetinin belirlenmesinde temel/ölçüt olarak söz konusu birimin toplam katma değerine en fazla katkıda bulunan faaliyet olarak nitelendirildiği ve bu kapsamda katma değeri en yüksek paya sahip olanlar kısım olarak, bu kısımlar içinde en yüksek katma değere sahip olanlar bölüm olarak bu bölümler içinde en yüksek katma değere sahip olanlar grup olarak, bu gruplar içinde en yüksek katma değere sahip olanlar sınıf olarak, bu sınflar içinde en yüksek katma değere sahip olanların alt sınıf olarak benimsendiği bir sistemin ele alınması sonucunda 6356 sayılı Yasada belirtilen iş koluna giren iş kollarına giren işlerin belirlendiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, 6356 sayılı Kanunun 4.maddesi uyarınca dava konusu yönetmelikle iş kollarına giren işlerin belirlenmesinde sendikaların örgütlü oldukları işyerlerindeki mevcut durumlarının korunup korunmadığının da Kanunla gözetilerek Konfederasyonların görüşüne başvurulması gerektiği hususuna ayrıca yer verildiği görülmektedir.
Böylece, bu aşamada anlaşmazlık çıkması durumunda dava açılması yolu hem Kanunla hem de yönetmelikle düzenlenmiştir.
Davacı sendika tarafından dava konusu yönetmelik hükmünün 5393 sayılı belediye yasasına aykırı olduğu, işkolları yönetmeliğinin EK-1 İşkolları Listesinde 20 No'lu Genelgenin İşkolunda sayılı faaliyetlerinin en başında Belediye hizmetlerinin sayıldığı, bu düzenlemeye göre bütün belediye hizmetlerinin anılan listede yer alan 20 No'lu İşkolunda yer alması gerektiği ileri sürülmektedir.
Yukarıda anılan Yasa maddesine göre bir işkoluna giren işlerin yönetmelikle belirleneceği ancak yönetmelikle yapılan belirlemede işçi ve işveren konfederasyon görüşleri ile uluslararası normların esas alınması gerektiği şeklinde ölçütler getirilmiştir.
Bu durumda, 6356 sayılı Sendikalar Kanununun çizdiği çerçeve içerisinde hazırlandığı anlaşılan dava konusu Yönetmeliğin EK-1 İşkolları Listesinin Taşımacılık başlıklı 15. maddesinde yer alan tanımda dayanağı Kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Dairemizin 17/05/2016 tarih ve E:2013/808, K:2016/2754 sayılı, dava konusu düzenlemede yer alan "(belediyeler veya bağlı şirketleri ve bağlı şirketler tarafından kurulan şirketler eliyle yapılan hafif ve ağır raylı taşımacılık işleri dahil)" ibaresinin iptaline dair kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 08/10/2018 tarih ve E:2016/3551, K:2018/3957 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun Türkiye Büyük Millet Meclisince kabulünün ardından, 19/10/2012 tarihli davalı idare yazısıyla, Kanunun 4. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen şekilde, … (...Konfederasyonu), TÜRK-İŞ (… Konfederasyonu), … (… Konfederasyonu) ve …. (… Konfederasyonu)'na İşkolları Yönetmeliği taslağı gönderilmiştir.
Konfederasyonların taslak hakkındaki genel görüşleri, çalışma barışının etkilenmemesi amacıyla, mevcut uygulamanın sürdürülmesi yolunda olmuş; davacı Sendikanın dahil olduğu HAK-İŞ tarafından, belediyelerce raylı sistemle yapılan şehiriçi toplu taşıma hizmetinin "Genel İş" koluna girdiği yolunda Yargıtay kararları bulunduğu belirtilmiştir.
TÜRK-İŞ tarafından ise; uygulamada sendikaların örgütlü oldukları işyerlerinin işkollarında değişikliğe yol açmayacak, mevcut toplu iş sözleşmesi düzeninin devamını sağlayacak, bu suretle yaşanacak hak kaybının engellenmesini tesis edecek şekilde metinde bazı açıklayıcı düzenlemeler yapılabileceği belirtilmiş, taslak halindeki Yönetmeliğe ekli (1) sayılı İşkolları Listesinin 15. sırasında yer alan "Taşımacılık" işkoluna ilişkin "Ray açıklığı ne olursa olsun ray üzerinde çalışan araçlarla yapılan şehir içi ve şehir dışı yolcu, yük taşımacılığı işleri (Belediyeler veya bağlı şirketleri ve bağlı şirketler tarafından kurulan şirketler eliyle yapılan hafif ve ağır metro taşımacılığı ile tramvay ve banliyö taşımacılık işleri dahil) ile bu sistemlerin inşaat dışında yol imali, çeken-çekilen araç imalatı, bakımı ve onarımı işleri ile travers imalatı işleri ve bu sistemlerin işletildiği istasyon, gar, ambar duraklarında yapılan işler ile bakımlarının yapıldığı işyerleri" şeklinde düzenleme yapılabileceği örnek olarak gösterilmiştir.
Diğer konfederasyonlar tarafından bu hususa yönelik bir görüş bildirilmemiş, İşkolları Yönetmeliği 19/12/2012 tarihli, 28502 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, Yönetmeliğin "İşkollarına giren işler" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Her bir işkoluna giren işlerin neler olduğu, ekonomik faaliyetlerin sınıflandırılmasına ilişkin uluslararası norm ve standartlar göz önünde bulundurularak düzenlenen işkolları listesi EK-1’de gösterilmiştir."; 2. fıkrasında ise, "NACE Rev 2-Altılı Ekonomik Faaliyet Sınıflaması kapsamında tanımlanamayan veya sınıflandırılamayan işlere ve işyerlerine kodsuz olarak yer verilmiştir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yönetmeliğin, Avrupa Birliği İstatistik Ofisi tarafından oluşturulan, ilgili kurum ve kuruluşların ihtiyaçlarına cevap vermek ve kurumların kendilerine özel oluşturdukları sınıflama sistemleri yerine ortak bir sınıflama kullanmaları amacıyla geliştirilen NACE Rev 2-Altılı Ekonomik Faaliyet Sınıflaması kapsamında belirlenen Ek-1 İşkolları Listesinin, "Taşımacılık" başlıklı 15. maddesinde, konfederasyonlardan birinin görüşüne uygun olarak "Ray açıklığı ne olursa olsun, ray üzerinde çalışan araçlarla yapılan şehir içi ve şehir dışı yolcu, yük taşımacılığı işleri (belediyeler veya bağlı şirketleri ve bağlı şirketler tarafından kurulan şirketler eliyle yapılan hafif ve ağır raylı taşımacılık işleri dahil) ile bu sistemlerin inşaat dışında yol imali, çeken- çekilen araç imalatı, bakımı ve onarımı işleri ile travers imalatı işleri ve bu sistemlerin işletildiği istasyon, gar, ambar duraklarında yapılan işler ile bakımlarının yapıldığı işyerleri işleri" düzenlemesine yer verilmiştir.
Bunun üzerine, "Genel işler" işkolunda faaliyet gösteren davacı sendika tarafından bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, dava konusu düzenlemeden önce yürürlükte bulunan mülga 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 06/12/1983 tarihli, 18243 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "İşkolları Tüzüğü" yürürlükte iken şehir içi raylı toplu taşıma işinin gerçekleştirildiği belediyelere bağlı şirketler ve/veya bağlı şirketler tarafından kurulan şirketlerle taşımacılık işkolunda faaliyet gösteren sendikaların da toplu sözleşmeler imzaladığı anlaşılmaktadır.
Danıştay Onuncu Dairesinin 17/05/2016 tarih ve E:2013/808, K:2016/2754 sayılı kararıyla; dava konusu tanımda yer alan "(belediyeler veya bağlı şirketleri ve bağlı şirketler tarafından kurulan şirketler eliyle yapılan hafif ve ağır raylı taşımacılık işleri dahil)" ibaresinin iptaline karar verilmiştir.
Anılan karar, davalı idarece temyiz edilmesi üzerine İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/10/2018 tarihli ve E:2016/3551, K:2018/3957 sayılı kararıyla bozulmuş, bu karara karşı davacı tarafından yapılan kararın düzeltilmesi istemi ise, aynı Kurulun 27/12/2019 tarihli ve E:2019/1134, K:2019/7059 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu itibarla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararına uyulmak suretiyle dava hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
07/11/2012 tarihli, 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, işçi ve işveren sendikaları ile konfederasyonların kuruluşu, yönetimi, işleyişi, denetlenmesi, çalışma ve örgütlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapmalarına, uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerine, grev ve lokavta başvurmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." denildikten sonra, "İşkolları" başlıklı 4. maddesinde,
"(1) İşkolları bu Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir.
(2) Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır.
(3) Bir işkoluna giren işler, işçi ve işveren konfederasyonlarının görüşü alınarak ve uluslararası normlar göz önünde bulundurularak Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde de, 15. sırada "Taşımacılık"; 20. sırada ise, "Genel İşler" olmak üzere 20 işkolu tespit edilmiştir.
Dava Konusu Düzenlemenin İncelenmesi:
Yukarıda aktarılan Kanun hükümlerinden görüleceği üzere, her ne kadar Kanunda "işkolu" tanımına yer verilmemiş ise de; Kanunun 4. maddesinde, işkolunun tespitinde 'işyeri'nden ziyade yürütülen 'iş'in esas olduğu, ancak bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı olan işlerin de asıl işten sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu bağlamda, 6356 sayılı Kanunun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer aldığı üzere, sendikaların "İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için en az yedi işçi veya işverenin bir araya gelerek bir işkolunda faaliyette bulunmak üzere oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar" olduğu hususu gözönüne alındığında, sendikal faaliyetten işçilerin ve işverenlerin azami yararı elde etmeleri için, bir işkolunda ortaya çıkması muhtemel sosyal ve ekonomik sorunları öngörebilen, çözüm üretebilen ve faaliyet alanındaki tecrübesi nedeniyle bunları daha pratik bir şekilde gerçekleştirebilecek sendikanın faaliyet göstermesi bir gereklilik olup, aynı çatı organizasyon altında farklı şirketler tarafından gösterilen faaliyetlerin yardımcı iş olup olmadığı, söz konusu işin asıl işten ayrılabilir olup olmadığının tespit edilmesi ile mümkündür.
Aksi düşüncenin kabulü halinde, çatı bir organizasyon altında olmakla beraber, farklı faaliyet alanında olan işyerlerinin aynı işkoluna tabi kılınması ve tek bir iş kolunda faaliyet gösteren sendikaların örgütlenmesi sonucunu doğuracağı ve sendikal faaliyetten beklenen faydanın azalacağı ortadadır.
Ayrıca, dava konusu uyuşmazlık yönünden ele alındığında, uygulamada şehir içi raylı sistemle taşıma işinin belediyelere bağlı tüzel kişiliği haiz şirketler ve/veya bu bağlı şirketler tarafından kurulan şirketler eliyle yürütüldüğü de açıktır.
Bu durumda, şehir içi raylı toplu taşımacılık her ne kadar mevzuatta belediyelerin görevleri arasında sayılmış ise de; işkolunun tespitinde işyerinin değil yürütülen iş ve hizmetin esas olduğu hususu ve günümüzdeki şehir içi raylı taşımacılık faaliyetlerinin niteliği dikkate alındığında, söz konusu taşımacılık faaliyetinin belediyecilik faaliyetinden ayrılabilir bir hal aldığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, işçilerin ve işverenlerin sendikal faaliyetlerden azami faydayı sağlayabilmeleri için, anılan işin taşımacılık işkolunda belirlenmesinde, dava konusu düzenleme çıkarılmadan önce Kanunda belirtildiği üzere konfederasyolardan görüş alındığı ve uluslararası normların göz önünde bulundurulduğu hususları da dikkate alındığında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Nitekim, … ve … Sendikalarının açtığı davada, İzmir Metro - İzmir Büyükşehir Belediyesi Metro İşletmeciliği, Taşımacılık, … Sanayi A.Ş.'ne bağlı işyerlerinde yürütülen 12 istasyon ve 14 km ray üzerinde elektrikle çalışan trenlerle yer altı ve üstünde şehir içi yolcu taşıma ile vagonların bakımı, onarımı, temizliği ve seferlere hazırlanması işlerinin "Taşımacılık" işkolunda kaldığına ilişkin İzmir 8. İş Mahkemesinin kararı, Yargıtay …. Hukuk Dairesinin .. tarihli, E:.., K:… sayılı kararıyla onanmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davalı idare tarafından yapılan toplam … TL temyiz yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!