Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2980 E. , 2023/8687 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2980
Karar No : 2023/8687
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten ..., ... ve ... adlarına velayeten ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : ...
TEMYİZ EDEN MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca ve müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde gerçekleştirilen doğum sonrasındaki takip ve tedavi aşamasında uygulanan hatalı kas içi enjeksiyon nedeniyle ...'in engelli hale geldiği iddiasıyla, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdükleri zararlarına karşılık toplam 454.000,00 TL maddi ve 420.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ve toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın merciine tevdi kararı verilen davanın açılma tarihi olan 19/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıların, davalı idarenin ve müdahilin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, damar yolu açık olmasına rağmen kalçadan enjeksiyon uygulandığı, hizmet sunumundaki bu eksiklik nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıkları, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlar dikkate alınmadan karar verildiği, hizmetin kusurlu işletilmesi nedeniyle oluşan maddi zararlarının da karşılanması gerektiği, manevi tazminatın düşük belirlendiği; davalı idare tarafından, somut olayda hizmet kusuru bulunmadığından tazmin şartlarının oluşmadığı, davacıların manevi tazminat taleplerinin de reddedilmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarına merciine tevdi kararı verilen davanın açılma tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğu; müdahil tarafından, davanın süresinde açılmadığı, gerekli müdahalelerin zamanında yapıldığı ve herhangi bir ihmalin olmadığı, meydana gelen zarar ile yürütülen hizmet arasında illiyet bağının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Temyiz İstemine Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarlarına İşletilecek Yasal Faizin Başlangıç Tarihi Dışındaki Kısımları Yönünden İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, hükmedilen manevi tazminat miktarlarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyiz İstemine Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarlarına İşletilecek Yasal Faizin Başlangıç Tarihi Yönünden İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde ise adli yargıda dava açıldığı tarih itibariyle yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davanın ilk olarak 19/09/2016 tarihinde açıldığı, dava açılmadan önce davalı idareye ön başvuru yapılmadığından bahisle dava dilekçesinin davalı idareye tevdiine karar verildiği, bu kararın 16/11/2016 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, davalı idarece herhangi bir cevabın verilmediği, bunun üzerine de bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde toplam 454.000,00 TL maddi ve 420.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin istenildiği, İdare Mahkemesince davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın davanın ilk açıldığı tarih olan 19/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla da tarafların ve müdahilin istinaf başvurularının reddedildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacılar tarafından 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında davalı idareye başvurulmaksızın doğrudan 19/09/2016 tarihinde tam yargı davası açıldığından; 19/09/2016 tarihinde açılan dava ile davalı idarenin davacıların tazminat taleplerinden haberi olduğundan ve temerrüde düştüğünden söz edilmesine olanak bulunmadığı kuşkusuzdur.
Bu haliyle, davacılar tarafından ilk olarak 19/09/2016 tarihinde açılan davada verilen merciine tevdii kararının tebliğ edildiği 16/11/2016 tarihinde davalı idarenin temerrüde düştüğü açık olduğundan, hükmedilen toplam 50.000,00 TL manevi tazminat miktarına 19/09/2016 tarihinde açılan davada verilen merciine tevdi kararının davalı idareye tebliğ edildiği tarih olan 16/11/2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, davanın ilk olarak açıldığı 19/09/2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurularının reddine" kısmının "davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı ve müdahilin istinaf başvurularının 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, istinafa konu kararın hüküm fıkrasında yer alan 'merciine tevdi kararı verilen davanın açılma tarihi olan 19/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine' ibaresinin 'merciine tevdi kararının davalı idareye tebliğ tarihi olan 16/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine' şeklinde düzeltilerek reddine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin ve müdahilin temyiz istemlerinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE;
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Adli yardım talebi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, davalı idare ve müdahil tarafından temyiz aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davalı idare ve müdahil üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!