WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/1395 E.  ,  2023/8736 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2020/1395
Karar No: 2023/8736

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, %90 oranında ağır özürlü olan eşinin bakımını yaptığından bahisle tarafına bakım ücreti ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Şanlıurfa Valiliği Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 27/04/2016 tarih ve E:2013/6550, K:2016/2364 sayılı bozma kararına uyularak, davacının ağır özürlü olan eşinin bakıma muhtaç özürlü olup olmadığının bakım hizmetleri değerlendirme heyeti tarafından farklı tarihlerde üç defa incelendiği ve özürlünün günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirmede, hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmaksızın devam ettiremeyecek derecede düşkün olmadığı kanaatine varıldığı, değerlendirme heyeti tarafından düzenlenen raporlarda herhangi bir çelişki bulunmadığı, raporlarda ve bu raporlar dayanak alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, doğuştan görme engelli olan eşinin %90 oranında fonksiyon kaybı bulunduğunun sağlık kurulu raporu ile tespit edildiği, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun hükme esas alınması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; Şanlıurfa Devlet Hastanesi tarafından verilen 28/03/2007 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının eşinin %95 oranında görme engelli olduğunun belirlendiği, davacı tarafından 06/05/2008 tarihli dilekçeyle idareye başvurularak ağır engelli olan eşinin bakımını yaptığından bahisle tarafına bakım ücreti ödenmesinin istendiği, bakım hizmetleri değerlendirme heyetince davacının ikametgahına gidilerek yapılan inceleme üzerine 29/07/2008 tarihli Bakım Raporu Formunun düzenlendiği, bu formda, engellinin öz bakım ihtiyaçlarını giderme durumu, hareket (fiziksel) durumu, sosyal becerileri ve güvenlikte olma durumu yönünden bağımsız, ev işlerini ve idaresini yapabilme durumu yönünden kısmi bağımlı olduğunun, engellinin bakıma muhtaç olmadığı kanaatine varıldığının belirtilmesi nedeniyle ... tarih ve ... sayılı işlemle bakım ücreti talebinin reddedildiği; davacı tarafından 16/11/2008 tarihli dilekçeyle bakım ücreti ödenmesi için başvuruda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonrasında 03/12/2008 tarihli Bakım Raporu Formunun düzenlendiği, bu formda da, engellinin öz bakım ihtiyaçlarını giderme durumu, hareket (fiziksel) durumu, sosyal becerileri ve güvenlikte olma durumu yönünden bağımsız, ev işlerini ve idaresini yapabilme durumu yönünden kısmi bağımlı olduğunun, engellinin bakıma muhtaç olmadığı kanaatine varıldığının belirtilmesi nedeniyle ... tarih ve ... sayılı işlemle bakım ücreti talebinin reddedildiği; engelli ... tarafından ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde dava açıldığı, ... İdare Mahkemesince ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği; daha sonra davacı tarafından 16/02/2010 tarihli dilekçeyle davalı idareye yeniden başvurulduğu, yapılan başvuru üzerine bakım hizmetleri değerlendirme heyetince davacının ikametgahına gidilerek inceleme yapıldığı ve 27/05/2010 tarihli Bakım Raporu Formunun düzenlendiği, bu raporda, fonksiyon kaybı oranının %82 olduğu, engellinin günlük hayatın alışılmış tekrar eden gerekleri kapsamında belirtilen aktivite gruplarının dördünde de bağımsız olduğunun tespit edilmesi nedeniyle başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedildiği; anılan işlemin tekrar değerlendirilmesi yolunda 30/06/2010 tarihli dilekçeyle yapılan başvurunun ise yapılan değerlendirmede itirazın uygun görülmediğinden bahisle ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedildiği; engelli ... 'ın 2011 yılının Nisan ayından itibaren ani bir görme kaybı yaşadığı, geçirdiği ameliyatlara rağmen hiçbir iyileşmenin olmadığı, %90 oranında ağır engelli olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporunun da dikkate alınarak evde bakım ücreti bağlanması yolundaki 30/03/2012 tarihli başvurunun ise davalı idare tarafından, ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince ... tarih ve E:... , K:... sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği bu nedenle dosyayla ilgili herhangi bir işlem ve itiraz talebi hakkının bulunmadığından bahisle dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedildiği, bunun üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu'nun Ek 7. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgarî ücret tutarının 2/3'ünden daha az olan bakıma muhtaç özürlülere, resmî veya özel bakım merkezlerinde ya da ikametgâhlarında bakım hizmeti verilmesinin sağlanacağı kurala bağlanmıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tesbiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Bakıma Muhtaç Özürlü: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında, özürlülük sınıflandırmasına göre ağır özürlü olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olduğu, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının, bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olduğu bakım raporu ile tespit edilenleri, (...) ifade eder." hükmüne yer verilmiştir.
Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tesbiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin uygulanmasını göstermek amacıyla davalı idare tarafından hazırlanan 17/04/2007 tarih ve 2007/06 sayılı Genelgede; özürlünün bakıma muhtaç olduğunun belirlenebilmesi için; günlük hayatın alışılmış tekrar eden gerekleri kapsamında belirtilen aktivitelerden en az birisinde başkasına tam bağımlı olması veya söz konusu aktivitelerden en az ikisinde başkasına kısmen bağımlı olması gerektiği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu'nun anılan maddesinde, "evde bakım hizmeti ücreti" adı altındaki Devlet desteğinden yararlanacak özürlüleri belirlemek için "ekonomik yoksunluk" ve "bakıma muhtaçlık" olmak üzere iki kriter getirilmiştir. Evde bakım ücreti ödenmesi yolunda yapılan başvuru sonrasında, engelli bireyin evde bakım ücretinden yararlanması için gereken kriterlerin bulunup bulunmadığına veya zaman içerisinde hem bakıma muhtaçlık hem de ekonomik yoksunluk kriterleri yönünden engelli bireyin durumunda değişiklik olup olmadığına ilişkin olarak bakım hizmetleri değerlendirme heyetince yapılacak inceleme ve değerlendirme sonrasında, idarece, evde bakım ücretinin ödenip ödenmeyeceği veya evde bakım ücretinin devam ettirilip ettirilmeyeceği hususlarına ilişkin bir karar verilecektir.
Her ne kadar, mevzuatta yer alan düzenlemelere göre, sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilen bir engellinin bakıma muhtaç olup olmadığını belirleme yetkisi bakım hizmetleri değerlendirme heyetine verilmiş ise de, bu yetkinin keyfi ve sınırsız kullanılamayacağı, hukuka uygun olarak kullanılması gerektiği açıktır.
Bu itibarla, bakım hizmetleri değerlendirme heyetleri tarafından hazırlanan raporlar esas alınarak tesis edilen idari işlemlerin mahkemelerce denetimi yapılırken, bakım raporunun, hukuka ve kamu yararına uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığının belirlenmesi kapsamında, bakım raporları arasında çelişki bulunması, bakım hizmetleri değerlendirme heyetinin değerlendirme yapabilecek uzmanlığa sahip kişilerden oluşmaması, mevzuat kapsamında yapılması gereken incelemeler yapılmaksızın karar verilmesi gibi durumların tespiti halinde, gerekirse engelli olan kişinin özrünün niteliği de dikkate alınarak, bu konuda değerlendirme yapabilecek uzmanlığa sahip kişilerden oluşturulan bilirkişi heyetine mahallinde inceleme yaptırılarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlığa konu olayda, davacı tarafından 06/05/2008 tarihli dilekçeyle idareye başvurularak ağır engelli olan eşinin bakımını yaptığından bahisle tarafına bakım ücreti ödenmesinin istendiği, bakım hizmetleri değerlendirme heyetince davacının ikametgahına gidilerek yapılan inceleme üzerine düzenlenen 29/07/2008 tarihli Bakım Raporu Formunda, davacının eşinin öz bakım ihtiyaçlarını giderme, hareket (fiziksel) durumu, sosyal beceri ve güvenlikte olma aktivite gruplarındaki alt aktivite gruplarının tamamında bağımsız, ev işlerini ve idaresini yapabilme aktivite grubu altındaki alt aktivite gruplarından, "Evde kendi başına ve başkasının yardımı olmadan yaşama durumu", "Beslenme ve temizlik gibi ihtiyaçları için alış veriş yapabilme durumu" ve "Kışın ısınmak için sobasını yakmak veya kombiyi çalıştırmak gibi işleri yapabilme durumu"na ilişkin olarak kısmen bağımlı olduğu yönünde değerlendirme ve belirlemeler ile evde bakım ücreti ödenmesinin uygun olmadığı kanaatine varılarak başvurunun reddedildiği; davacının 16/11/2008 tarihli başvurusu üzerine yapılan inceleme sonrasında hazırlanan 03/12/2008 tarihli Bakım Raporu Formunda, davacının eşinin, öz bakım ihtiyaçlarını giderme grubu altındaki alt aktivite gruplarından, "Tuvalet ihtiyacını giderme durumu" ve "Banyo ihtiyacını giderme durumu" ile hareket (fiziksel) grubu altındaki alt aktivite gruplarından, "Merdiven inip çıkmada bir başkasının yardımına ihtiyaç durumu"na ilişkin olarak kısmen bağımlı olduğu tespitlerine rağmen ev işlerini ve idaresini yapabilme aktivite grubu hariç tüm aktivite gruplarında bağımsız olduğu değerlendirilmesiyle evde bakım ücreti ödenmesinin uygun olmadığı kanaatine varılarak başvurunun reddedildiği; en son davacının 16/02/2010 tarihli başvurusu üzerine yapılan inceleme sonrasında hazırlanan 27/05/2010 tarihli Bakım Raporu Formunda, davacının eşinin, sadece öz bakım ihtiyaçlarını giderme grubu altındaki alt aktivite gruplarından "Banyo ihtiyacını giderme durumu"na ilişkin olarak kısmen bağımlı olduğu tespitiyle tüm aktivite gruplarında bağımsız olduğu sonucuna ulaşılarak, günlük hayatın alışılmış tekrar eden gereklerini asgari düzeyde de olsa yerine getirebildiğinin görüldüğü yönündeki değerlendirmeler ile başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, idarece düzenlenen ilk Bakım Raporu Formunda, sadece ev işlerini ve idaresini yapabilme aktivite grubunda kısmi bağımlı, diğer aktivite gruplarında bağımsız olarak işaretlenmesine rağmen bir adet alt aktivite grubunda kısmi bağımlı işaretlemesinin yer aldığı; ikinci Bakım Raporu Formunda bundan farklı olarak, ev işlerini ve idaresini yapabilme grubu dışındaki aktivite gruplarında, üç adet alt aktivite gurubunun kısmi bağımlı işaretlendiği; üçüncü Bakım Raporu Formunda ise hepsinden farklı olarak sadece bir alt aktivite grubunun kısmi bağımlı olarak işaretlendiği anlaşılmakta olup, bu haliyle anılan bakım raporlarının birbiriyle tutarlı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, ilk bakım raporu formunun iki öğretmen, bir sağlık memuru, ikinci ve üçüncü bakım raporu formlarının ise üç öğretmenden oluşan heyet tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının eşinin özrünün niteliği dikkate alınarak, bu konuda değerlendirme yapabilecek uzmanlığa sahip kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden alınmış olan rapor ile davacının eşinin bakıma muhtaç engelli olup olmadığının tespit edilmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu doğrultuda, ... İdare Mahkemesince bozma öncesinde 27/09/2012 tarihinde bir doktor, bir psikolog ve bir sosyal çalışmacıdan müteşekkil heyete yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 04/10/2012 tarihli raporda; özürlünün öz bakım ihtiyaçlarını giderme durumuna ilişkin toplam beş aktivitede kısmen bağımlı, ev işlerini ve idaresini yapabilme durumuna ilişkin toplam beş aktivitenin ikisinde kısmen bağımlı, üçünde ise tam bağımlı, sosyal beceri ve güvenlikte olma durumuna ilişkin toplam üç aktivitenin ikisinde bağımsız birinde tam bağımlı olduğu, hareket durumuna ilişkin üç aktivitenin birinde bağımsız, ikisinde kısmen bağımlı olduğu tespit edilerek, davacının eşi ...'ın günlük hayatın alışılmış tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getiremediğinin ve hayatın alışılmış tekrar eden gereklerini yerine getirmede başkasının bakımına ve yardımına muhtaç olduğunun görüldüğü ifade edilmiştir.
Bu itibarla, anılan Bilirkişi Raporu'nun davacının eşinin bakıma muhtaç engelli olduğunun tespitinde esas alınabilecek nitelikte olduğu görüldüğünden, söz konusu rapor hükme esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, idarece oluşturulan bakım hizmetleri değerlendirme heyetleri tarafından farklı tarihlerde üç defa düzenlenen ve aralarında çelişki bulunduğu anlaşılan bakım raporu formları esas alınmak suretiyle davanın reddi yolunda verilen temyize konu Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.