WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/1122 E.  ,  2023/7272 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1122
Karar No : 2023/7272

DAVACI : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
2- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, diş tedavisine ilişkin 29/03/2010 tarih ve 2010/41 sayılı Genelgenin A-1. maddesindeki "...na bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri (ADSM)" ve A-2. maddesindeki "....müracaat ettikleri Kurumla sözleşmeli ağız ve diş sağlığı hizmeti verilen sağlık kurum ve kuruluşunda tedavilerinin sağlanamaması nedeniyle sevk edilmiş olması şarttır." ibareleri ile B-4. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, hastaların özel sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan diş tedavilerinin ödenebilmesi için Sağlık Bakanlığına bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri (ADSM) tarafından tedavinin sağlanamaması nedeniyle sevk edilmiş olmaları şartının hukuka aykırı olduğu, bu merkezlerin çoğunun sadece il merkezlerinde bulunduğu ve hem sayı hem kapasite hemde konumları itibarıyla yeterli olmadıkları, özürlülerin ancak anlaşmalı sağlık kurumlarından sevk edilmeleri halinde özel kurum ve kuruluşlardan yararlanabileceklerine ilişkin getirilen düzenlemenin de Anayasa ile korunan özürlülerin sağlık hizmetlerine erişim hakkını kısıtladığı, SUT eki EK-7 Listesinde (*) işaretli olan tedavilere ait giderlerin karşılanabilmesi için, tedavinin konularında uzman veya doktoralı diş hekimleri tarafından yapıldığının belgelendirilmesi gerektiğine ilişkin düzenleme ile lisans diplomalı ve serbest diş hekimlerinin haklarının kısıtlandığı, 25/03/2010 tarihli SUT incelendiğinde bu yönde bir kısıtlamanın yer almadığı, bu nedenle anılan düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek dava konusu düzenlemelerin iptali istenilmektedir.

DAVALILARIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63. maddesinde, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usûl ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, 72. maddesinde de, finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu, 73. maddesinde ise, sağlık hizmetlerinin, Kurum ile yurt içindeki veya yurt dışındaki sağlık hizmeti sunucuları arasında yapılan sözleşmeler yoluyla ve/veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucularından satın aldıkları sağlık hizmeti giderlerinin ödenmesi suretiyle sağlanacağının belirtildiği, dava konusu genelgenin bütçe dengesi açısından önem arz ettiği, bu şekilde kamu zararı ve suistimallerin önüne geçilebileceği, özürlüler için her türlü sevk kolaylığının sağlandığı, Genelgenin B-4. maddesinde yer alan düzenleme ile ortodontisi ünvanı olan uzman diş hekimlerinden istifade edilmesinin amaçlandığı, anılan yasal düzenlemelere dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 4. fıkrası gereği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı doğrultusunda dava konusu Genelgenin B-4. maddesinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; diş tedavisine ilişkin 29.3.2010 tarih ve 2010/41 sayılı Genelgenin A-1.maddesindeki "...na bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri (ADSM)" ve A-2.maddesindeki "....müracaat ettikleri Kurumla sözleşmeli ağız ve diş sağlığı hizmeti verilen sağlık kurum ve kuruluşunda tedavilerinin sağlanamaması nedeniyle sevk edilmiş olması şarttır." ibareleri ile B-4. maddesinin iptali istemine ilişkindir.
25.3.2010 tarih ve 27532 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 1.4.2010 tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin 3.1.1. maddesinin 2. fıkrasında, ''Kurum sağlık yardımlarından yararlandırılan kişilerin, SUT’un 4. 2. maddesinin 5. fıkrasında belirtilen istisnalar hariç olmak üzere acil haller dışında Kurum ile sözleşmesi olmayan sağlık hizmeti sunucularından aldıkları sağlık hizmeti bedelleri Kurumca karşılanmaz.'' ve bu maddenin göndermede bulunduğu, 4.2. maddenin 5. Fıkrasında ise, ''...serbest diş hekimlikleri ile Kurumla sözleşmesiz resmi veya özel sağlık kurum veya kuruluşlarındaki diş üniteleri ile sözleşme yapılıncaya kadar ise bu sağlık hizmeti sunucularından kişilerce alınan sağlık hizmeti bedelleri Kurum mevzuatı (SUT’ta düzenleme yok ise diğer düzenlemeler) dahilinde kişilere ödenmesi suretiyle karşılanır.'' kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu Genelgeden sonra yürürlüğe giren Tebliğde, serbest diş hekimlikleri ile Kurumla sözleşmesiz resmi veya özel sağlık kurum veya kuruluşlarında yapılan diş tedavisi bedelinin ödenebilmesi için, sözü edilen sağlık sağlık hizmeti sunucularına sevkin hangi sağlık hizmeti sunucusunca yapılacağı ve izlenmesi gereken yöntem belirlenmiş, Tebliğ ile de dava konusu genelgeye gönderme yapılmıştır.
Dava konusu Genelge ve Tebliğ hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; yukarıda sözü edilen sağlık hizmeti sunucuları ile sözleşme yapılıncaya kadar, bu sağlık hizmeti karşılığı kişilerden alınan bedellerin Kurumca ödenebilmesi için, Sağlık Bakanlığına bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri tarafından tedavinin sağlanamaması nedeniyle sözü edilen sağlık hizmeti sunucularına sevk edilmiş olmaları gerektiği yönünde yapılan düzenlemede, kamu yararı dikkate alındığında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 13/10/2015 tarih ve E:2013/5962, K:2015/5932 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/03/2018 tarih ve E:2016/1808, K:2018/814 sayılı kararıyla kısmen onanıp kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY :
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü Sağlık Politikalarını Geliştirme ve Mevzuat Daire Başkanlığının diş tedavisine ilişkin olarak 29/03/2010 tarih ve 2010/41 sayılı Genelgesinin yürürlüğe girmesinin üzerine, davacı tarafından bu Genelgenin A-1. maddesindeki "...na bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri (ADSM)" ve A-2. maddesindeki "....müracaat ettikleri Kurumla sözleşmeli ağız ve diş sağlığı hizmeti verilen sağlık kurum ve kuruluşunda tedavilerinin sağlanamaması nedeniyle sevk edilmiş olması şarttır." ibareleri ile B-4. maddesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 13/10/2015 tarih ve E:2013/5962, K:2015/5932 sayılı kararıyla, dava konusu Genelgenin A-1. maddesinde yer alan "...na bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri (ADSM)" ibarelerine ilişkin kısmının iptaline, A-2. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "....müracaat ettikleri Kurumla sözleşmeli ağız ve diş sağlığı hizmeti verilen sağlık kurum ve kuruluşunda tedavilerinin sağlanamaması nedeniyle sevk edilmiş olması şarttır." ibareleri ile B-4. maddesinin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/03/2018 tarih ve E:2016/1808, K:2018/814 sayılı kararı ile; Daire kararının, Genelgenin "B- Ödeme İşlemleri" başlıklı bölümünün 4. maddesine yönelik davanın reddine ilişkin kısmın bozulmasına, diğer maddelere ilişkin kısımlarının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının karar düzeltme istemi Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/12/2019 tarih ve E:2018/4440, K:2019/6142 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği kurala bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Buna göre, dava konusu Genelgenin "B- Ödeme İşlemleri" başlıklı bölümünün 4. maddesi yönünden İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT :
Sosyal güvenlik, bireylerin istek ve iradeleri dışında oluşan sosyal risklerin, kendilerinin ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişilerin üzerlerindeki gelir azaltıcı ve harcama artırıcı etkilerini en aza indirmek, ayrıca sağlıklı ve asgari hayat standardının güvence altına alınmasını ifade eder. Bu güvencenin gerçekleştirilebilmesi için sosyal güvenlik kuruluşları oluşturularak, kişilerin yaşlılık, hastalık, malûllük, kaza ve ölüm gibi sosyal risklere karşı asgari yaşam düzeylerinin korunması amaçlanmaktadır.
Nitekim, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesinde, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek, Kanunun amacı olarak ortaya konulmuştur.
5510 sayılı Kanun'un ''Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi'' başlıklı 63. maddesinde, genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sağlıklı kalmalarını; hastalanmaları halinde sağlıklarını kazanmalarını; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanmasını, iş göremezlik hallerinin ortadan kaldırılmasını veya azaltılmasını temin etmek amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri sayma suretiyle belirlenmiş; Kurumca finansmanı sağlanan bu sağlık hizmetlerinden biri de aynı maddenin (d) bendinde, ''Kişilerin hastalanmaları halinde ayakta veya yatarak; ağız ve diş muayenesi, diş hekiminin göreceği lüzum üzerine ağız ve diş hastalıklarının teşhisi için gereken klinik muayeneler, laboratuvar tetkik ve tahlilleri ile diğer tanı yöntemleri, konulan teşhise dayalı olarak yapılacak tıbbî müdahale ve tedaviler, diş çekimi, konservatif diş tedavisi ve kanal tedavisi, hasta takibi, diş protez uygulamaları, ağız ve diş hastalıkları ile ilgili acil sağlık hizmetleri, 18 yaşını doldurmamış kişilerin ortodontik diş tedavilerinin'' sağlanması şeklinde yer almıştır.
Ayrıca, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 29. maddesinde, "Diş tabibi, insan sağlığına ilişkin olarak, dişlerin, diş etlerinin ve bunlarla doğrudan bağlantılı olan ağız ve çene dokularının sağlığının korunması, hastalıklarının ve düzensizliklerinin teşhisi ve tedavisi ve rehabilite edilmesi ile ilgili her türlü mesleki faaliyeti icra etmeye yetkilidir. Diş tabipliğinin herhangi bir dalında münhasıran uzman olmak ve o unvanı ilan edebilmek için diş hekimliği fakültelerinden veya Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarından alınmış bir uzmanlık belgesine sahip olmak şarttır." hükmü ile 30. maddesinde, "Türkiye Cumhuriyeti dahilinde dişçilik sanatını icra ve diş tabibi unvanını taşıyabilmek için Türk olmak ve Türkiye Darülfünunu Dişçi Mektebinden diploma almak lazımdır." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu 29/03/2010 tarih ve 2010/41 sayılı Genelgenin "A- Sevk İşlemleri;" başlıklı bölümünde;
"1) %40 ve üzerinde özürlü kişiler hariç olmak üzere kapsamdaki kişilerin özel sağlık kurum ve kuruluşları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık kurum ve kuruluşlarındaki diş ünitelerinde yapılan diş tedavilerinin ödenebilmesi için Sağlık Bakanlığına bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri (ADSM) tarafından tedavinin sağlanamaması nedeniyle sevk edilmiş olmaları zorunludur.
2) %40 ve üzerinde özürlü kişilerin özel sağlık kurum ve kuruluşları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık kurum ve kuruluşlarındaki diş ünitelerinde yapılan diş tedavilerinin ödenebilmesi için özürlülük durumunu belgelendirmek suretiyle müracaat ettikleri Kurumla sözleşmeli ağız ve diş sağlığı hizmeti verilen sağlık kurum veya kuruluşunda tedavilerinin sağlanamaması nedeniyle sevk edilmiş olmaları şarttır. Başta zihinsel özürlü olmak üzere iletişim kurulamayan veya algılama güçlüğü yaşanan özürlü kişilerin diş tedavileri lokal anestezi altında gerçekleştirilemiyorsa ve genel anestezi altında müdahale gerekliliği söz konusu ise tedavinin, anesteziyoloji ve reanimasyon uzman hekiminin sorumluluğunda genel anestezi altında cerrahi müdahale uygulanabilen, asgari tıbbi malzeme ve ilaçların bulunduğu genel anestezi ile müdahale birimi olan sağlık kurumlarında yapıldığının belgelendirilmesi gerekmektedir. 'Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik' hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş raporun bir örneği düzenlenecek faturaya eklenecektir.
3) Özel sağlık kurum ve kuruluşları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık kurum ve kuruluşlarındaki diş ünitelerine yapılacak sevkler Genelge eki 'Diş Tedavileri Sevk Formu' düzenlenmek suretiyle yapılacaktır.
4) Özel sağlık kurum veya kuruluşları ile Kurumla sözleşmesi olmayan sağlık kurum ve kuruluşlarınca yapılan diş tedavileri sonrasında, Genelge eki sevk belgesini düzenleyen sağlık hizmeti sunucusunca 'Diş Tedavileri Sevk Formu'nda yer alan tedavinin yapıldığına dair bölümün doldurularak onaylanması gerekmektedir. " hükümleri yer almıştır.
Genelgenin "B- Ödeme İşlemleri" başlıklı bölümünün 4. maddesinde ise;
"4) SUT eki EK-7 Listesinde (*) işaretli olan tedavilere ait giderlerin karşılanabilmesi için, tedavinin konularında uzman veya doktoralı diş hekimleri tarafından yapıldığının belgelendirilmesi gerekmektedir." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu Genelgenin "B- Ödeme İşlemleri" başlıklı bölümünün 4. maddesinin incelenmesi :
Dava konusu Genelge ile Kurum kapsamındaki kişilerin ağız ve diş sağlığı hizmetleri için özel sağlık kurum ve kuruluşları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık kurum ve kuruluşlarındaki diş ünitelerinde yapılan tedavi giderlerinin ödenebilmesi için uyulacak hususlara ilişkin düzenlemeler getirilmiş ve Genelgenin "B- Ödeme İşlemleri" başlıklı bölümünün 4. maddesinde ise, SUT eki EK-7 Listesinde (*) işaretli olan tedavilere ait giderlerin karşılanabilmesi için, tedavinin konularında uzman veya doktoralı diş hekimleri tarafından yapıldığının belgelendirilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Bu durumda, hastaların kendi tercihleri doğrultusunda doğrudan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık kurum ve kuruluşlarına başvurmaları gibi bir durumun söz konusu olmadığı; hastaların Kurumla sözleşmeli resmi sağlık kurum ve kuruluşlarında tedavileri yapılamadığı için sevk edildikleri; mevzuat uyarınca diş hekimlerinin ağız ve diş sağlığına ilişkin her türlü tedaviyi yapma konusunda yetkili bulundukları hususları dikkate alındığında, belirtilen tedavilerin yalnızca konularında uzman veya doktoralı diş hekimleri tarafından yapılması halinde Kurumca tedavi giderlerinin ödenmesini mümkün kılan düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Nitekim, anılan tedavilerin Kurumla sözleşmeli resmi sağlık kurum ve kuruluşlarında uzman veya doktoralı diş hekimleri tarafından yapılması zorunluluğu olmamasına rağmen tıbbi zorunluluk gereği sevkli olarak başvurulan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan tedavi giderinin ödenebilmesi için, tedavinin konularında uzman veya doktoralı diş hekimleri tarafından yapılması şartının getirilmesinin, Genelgenin kapsamı da dikkate alındığında, hastalar yönünden sağlık hakkına ulaşımı ve dolayısıyla tedavilerinin zamanında yapılmasını engellediği sonucuna varılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Diş tedavisine ilişkin 29/03/2010 tarih ve 2010/41 sayılı Genelgenin B-4. maddesinin İPTALİNE,
2. Sonucu itibarıyla dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin takdiren ... TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan ... TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından yapılan ve posta giderinden oluşan ... TL yargılama giderinin yarısı olan ... TL'nin anılan idare üzerinde bırakılmasına, ... TL'nin davacıdan alınarak anılan idareye verilmesine,
3. Davanın kısmen ret ile sonuçlanan ve kesinleşen kısmı için ilk kararda davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edildiğinden bu kararda davalı idare lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4. Davacı lehine ilk kararda hükmedilen vekâlet ücreti kaldırılarak, iş bu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ... TL avukatlık ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutar varsa kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.