WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/9591 E.  ,  2023/6110 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/9591
Karar No : 2023/6110

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER :
1- …
2- …
3- …
4- …
VEKİLLERİ: Av. …

İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, Esenler Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde gerçekleşen doğumla dünyaya gelen çocuklarının, sonraki süreçte mekonyum aspirasyon sendromu tanısı konularak müdahale edilmesine rağmen vefat etmesinin idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı ileri sürülerek toplam 10.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davalı idare ile müdahillerin istinaf başvurularının kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar vekili tarafından, olayda gerekli tedbirlerin alınmadığı, çocuk kalp sesi ve NST tetkikinin düzenli yapılmadığı, müvekkilinin sezaryen ameliyatına alınması gerektiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. Müdahiller tarafından temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım istemi kabul edildiğinden tamamlatılmamış olan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY:
Manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı annenin 06/05/2016 tarihinde saat 14.50'de 39 hafta 6 günlük gebeyken (ilk gebeliği, olay tarihinde 19 yaşında) Esenler Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine başvurduğu, aktif eylem görülmediği için 6 saat sonra kontrole gelmesinin söylendiği, saat 22.08’de acil servise yeniden başvurduğu ve travay takibine alındığı, ertesi gün rahim ağzı açıklığı 3 cm iken saat 11.20’de doğum indüksiyonuna başlandığı, saat 18.45’e kadar devam edildiği, saat 18.50’de rahim açıklığı 7-8 cm’e ulaşınca elle muayene yapıldığı, bu esnada amniyotik kesenin kendiliğinden açıldığı, gelen suyun koyu mekonyumlu olduğu, saat 19.10'da epizyotomi uygulanarak gerçekleşen normal doğum sonrası derin trakeal aspirasyon uygulanan bebeğin bu hastanede solunum sıkıntısı nedeniyle takip edildiği, daha sonra mekonyum aspirasyon sendromu tanısıyla yenidoğan yoğun bakım ünitesi olan özel bir hastaneye sevk edildiği, buradaki müdahalelere rağmen vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda; dosyadaki NST’lerde sorun gözükmediği, travay takibinin düzenli aralıklarla yapıldığı, ilk müdahalesi yapıldıktan sonra bebeğin uygun şekilde sevkinin gerçekleştirildiği belirtilerek travay takibinde, doğumda ve sonrasındaki müdahalelerin tıp kurallarına uygun olduğu yönünde görüş bildirildiğinden, davalı idarenin olayda hizmet kusurunun bulunduğunun açıkça ortaya konulamaması karşısında maddi tazminata hükmedilmesi koşulları oluşmamıştır.
Bununla birlikte, hastaneye ilk başvurudan itibaren gerçekleşen süreç ve davacıların temyiz dilekçesindeki iddiaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, daha erken yapılacak bir müdahale sonucunda çocuklarının kurtarılıp kurtarılamayacağı hususunda ömür boyu şüphe duyacakları açıktır.
Bu durumda, olayın etkisi nedeniyle davacılarda meydana gelen manevi zararın karşılanmasına yönelik makul bir tutarın ödenmesine karar verilmesi gerekmekte iken, manevi tazminat istemlerinin reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.