Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9349 E. , 2023/6970 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/9349
Karar No : 2023/6970
DAVACI : ...'ya vesayeten ...
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN_KONUSU : 17/06/2005 tarih ve 25848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik’in, 05/12/2018 tarih ve 30616 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesi ile değiştirilen 9. maddesinin 3. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu değişiklik içeren Yönetmelik’ten önce, eşiyle birlikte aynı kurumda tutuklu ya da hükümlü bulunan kişilerin, aynı anda eşi ve çocuklarıyla birlikte görüş yapabildiği, bu düzenleme ile aynı kurumda tutuklu bulunan eş ve dışarıdan ziyaretine gelecek olan aile yakınları (çocukları) ile birlikte görüşme imkanının ortadan kaldırıldığı, tutuklu ya da hükümlü bulunan kişilerin, zaten toplumdan, sosyal hayattan özellikle de aile hayatından tecrit edildiği, bu kişilerin, haftalık kapalı görüş ve aylık açık görüşlerle kurum içi görüşmelerle bir nebze de olsa kendisini sosyal hayata bağlayacağı, daha da önemlisi ailesiyle bağını koparmayacak, aile birliğini ve düzenini ayakta tutabileceği, aile birliğini bir arada tutabilmek için kendisi gibi eşi de tutuklu ya da hükümlü bulunan kişiler için bu durumun daha da zor olduğu, bu düzenlemenin yapılmasına; terör örgütü veya diğer suç örgütü üyelerinin örgütsel amaçlı faaliyet ve haberleşmelerine imkan sağlayabilmesi, ceza infaz kurumu düzenini ve güvenliğini tehlikeye düşürebilmesi ve benzeri gibi güvenlik açısından sakıncalı hâllerin olma ihtimalinin gerekçe olarak gösterildiği, bir hafta eşi ile diğer hafta çocukları ile görüşmesi, örgütsel amaçlı bir haberleşmeye imkan sağlamazken; birer hafta arayla görüş yapabileceği eşi ve çocukları ile aynı hafta içinde birlikte görüş yapabilmesinin örgütsel amaçlı olabileceğinin veya infaz kurumunun düzenini ve güvenliğini tehlikeye düşürebileceğinin düşünülmesinin kabul edilebilir olmadığı, önceden bir ayda 45 dakika eşi ve çocukları ile görüşebilme imkanına sahip olduğu, bu düzenleme ile bu imkanın da ellerinden alındığı, yapılan düzenlemenin Kanun’a, insan haklarına ve eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Dava konusu Yönetmelik hükmünün dayanağının, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 83. ve 116. maddesi olduğu, anılan Kanun kapsamında hükümlülere ilişkin olarak yer verilen düzenlemelerin tutuklular hakkında da uygulanabileceğine ilişkin bir hüküm içermesi nedeniyle tutukluların ziyareti bakımından 83. maddeye atıf yapıldığı, Kanun’un 83. maddesinin 3. fıkrasında ise ziyaretçi görüşlerinin Adalet Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle koşul ve süreleri belirlenmek suretiyle kapalı ve açık görüş olarak iki biçimde yaptırılacağının düzenlendiği, bu nedenle, Kanun tarafından düzenlenmesi yönetmeliğe bırakılan bir hususta ve Kanun’un çizdiği sınırlar içerisinde getirilen Yönetmelik’in dava konusu hükmünün Kanun’a aykırılık teşkil etmediği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 17/06/2005 tarih ve 25848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik’in, 05/12/2018 tarih ve 30616 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesi ile değiştirilen 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Cumhuriyet başsavcılığının yazılı emri ile" ibaresinin iptali, fıkradaki diğer ibareler yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Samsun T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan davacı tarafından, 05/12/2018 tarihli, 30616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dilekçesinde; dava konusu edilen Yönetmelik değişikliği sonucu aynı ceza infaz kurumunda tutuklu bulunan eşi ile dışarıdan ziyaretine gelecek olan aile yakınları (çocukları) ile birlikte görüşme yapma olanağının ortadan kaldırıldığı, kendisi ile birlikte tutuklu/hükümlü olan herhangi bir kişinin sınırlamaya tabi olmaksızın kanunda belirtilen kişilerle her hafta düzenli olarak görüş yapabildiği, aile birliğini bir arada tutabilmenin, kendisiyle birlikte eşi de tutuklu/hükümlü bulunan kişiler için çok zor olduğu, bu durumun özellikle ergenlik ve gelişme çağında çocuklarının bulunması halinde ortaya çıktığı, bir annenin, bir babanın görüşmeler aracılığıyla evlatlarıyla temas kurmalarının; yetişmekte olan çocukların kişiliklerini geliştirebilmelerini, korumalarını, sosyal hayata tutunmalarını mümkün kıldığı, bu düzenleme yapılmasına güvenlik açısından sakıncalı olma ihtimalinin neden olarak gösterildiği, ancak sakıncanın bu yöntemle giderilemeyeceği, eşiyle birlikte tutuklu olmasının aile bütünlüğünü paramparça ettiği, çocuklarıyla iletişim kurmanın tek yolunun bir haftalık kapalı ve aylık açık görüş olduğu, bu görüşlerle bir nebze de olsa aile birlik ve bütünlüğünü ayakta tutmaya çalıştığı, çocuklarının anne ve babası ile birlikte görüş yapma imkanının ortadan kaldırılması sonucu çok mağdur oldukları, infaz süresince bu durumun devam etmesinin insan haklarına ve hukuka aykırı olduğu öne sürülmektedir.
Davalı idarenin cevap dilekçesinde; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun 83 ve 116. maddeleri ile Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin dava konusu edilen hükümlerinden bahisle düzenlemenin dayanağı kanun hükümlerinin çizdiği sınırlar içerisinde belirlendiği, kanuna aykırılık teşkil etmediği, hukuka uygun olduğu savulmaktadır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Hükümlüyü ziyaret başlıklı 83. maddede “(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir.(Ek cümle: 24/01/2013-6411 S.K./9. mad) Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir.
(2) Birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir.
(3) Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır.” kuralı yer almıştır.
Aynı Kanunun Tutukluların yükümlülükleri başlıklı 116. maddesinin 1. fıkrasında; bu Kanunun ziyaret konusunda, 83. maddesinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanlarının tutuklular hakkında da uygulanabileceği belirtilmiştir.
17/05/2005 tarihli, 5848 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinin 3. fıkrasındaki önceki halinde: “Aynı ceza infaz kurumu içinde bulunan hükümlü ve tutuklular, birinci fıkrada sayılan kişilerden olmaları şartıyla bu Yönetmelik hükümleri kapsamında birbirleri ile görüşebilir.” kuralı yer almaktaydı.
Dava konusu edilen ve 05/12/2018 tarihli, 30616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen şeklinde: “Aynı ceza infaz kurumu ya da birden fazla ceza infaz kurumunun bir arada bulunduğu yerleşkedeki farklı kurumlarda barındırılmakta olan hükümlü veya tutuklular, birinci fıkrada sayılan kişilerden olmaları şartıyla bu Yönetmelik hükümleri kapsamında Cumhuriyet başsavcılığının yazılı emri ile birbirleriyle görüşebilir.” kuralı getirilmiştir (altı çizilen ibareler önceki metne ilave edilen kısımlardır).
Uyuşmazlığa konu Yönetmelik düzenlemesinin dayanağı olan 5275 sayılı Kanunun 83. maddesi hükümlüyü ziyaret konusunda iki küme belirlemiştir. İlk kümeyi, 1. fıkrada sayılanlar ile ayrıca bildirilen kişilerin, belirli günlerde ve belirlenen süre içerisinde, yazılı izin alınması gerekmeden ziyaretleri oluşturmaktadır. Fıkrada sayılan kişilerin hükümlü/tutuklu olması gibi özel bir durumu olup olmadığına ilişkin bir belirleme yapılmadığı görülmektedir.
İkinci kümeyi ise, 1. fıkrada belirtilenlerin dışındaki kimselerin ziyareti oluşturmaktadır. Bu kişiler ancak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilecek yazılı izin ile ziyaret edebileceklerdir.
Aktarılan yasal düzenleme ziyaretlerin, “aynı anda ve birlikte” yapılabileceğine ilişkin bir kural getirmemiş; görüşler, koşul ve süreleri konusunun Adalet Bakanlığı tarafından Yönetmelikle düzenlemesini öngörmüştür. Yönetmeliğin iptali istenilen fıkrasında aile bireylerinin “aynı anda ve birlikte” ziyaretlerine ilişkin var olan bir kuralın değiştirilmediği gibi bu yönden bir düzenleme de yapılmaması karşısında; dava dilekçesinde davacının eş ve çocukları ile “aynı anda ve birlikte” ziyaret yapılmasını engelleyecek şekilde düzenleme yapıldığı iddiasının dayanağı bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmelik değişikliğinin getirdiği ve yukarıda altı çizilen bölümlerin ilkinde; ziyaret hakkı tanınan ve 83. maddenin 1. fıkrasında sayılan kişilerden birinin aynı zamanda tutuklu/hükümlü olanlardan aynı ceza infaz kurumu veya birden fazla ceza infaz kurumunun bir arada bulunduğu yerleşkedeki farklı kurumlarda barındıranlar eklenerek Yönetmeliğin kapsamı genişletilmiştir.
Yönetmelik değişikliğinin ikinci kısımına gelince; 5275 sayılı Kanun ziyaret hakkı tanınan kişilerce yapılacak ziyaretler için Cumhuriyet başsavcılığının yazılı emir şartı aramadığı, Yönetmeliğin ilk şeklinin de aynı şekilde düzenlendiği halde, ziyarete ilişkin koşulları sağlayan kanuni ziyaretçilerden hükümlü/tutuklu olanlar yönünden, dava konusu Yönetmelik değişikliğiyle yazılı izin şartı getirilmiştir. Hükümlü/tutuklu olan ve kanuni ziyaret hakkı bulunan kişilerin ziyaretlerine, Kanunun yazılı izin alması koşuluna bağladığı kişiler dışında, kanuni ziyaretçiler yönünden getirdiği izin öngörmeyen kuralı aşan ve yeni şart getiren idari düzenleme yapılmıştır. Kanunun idareye tanıdığı “görüşler, koşul ve sürelerine” ilişkin düzenleme yapma yetkisi kapsamını aşacak şekilde işlem tesis edildiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin 9. maddesinin 3. fıkrasının “Cumhuriyet başsavcılığının yazılı emri ile” kısmının iptali, diğer yönden ise davanın reddi gerektiği düşülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik, 17/06/2005 tarih ve 25848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
05/12/2018 tarih ve 30616 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesi ile ana Yönetmelik’in 9. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiştir.
Dava açıldığı tarihte Samsun T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümözlü olarak bulunan (hakkında verilen mahkumiyet hükmü henüz kesinleşmemiş olan) davacı, değişiklik içeren Yönetmelik’in kendisine üst yazı şeklinde 29/04/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, Yönetmelik içeriğinin kendisine verilmediğini, 02/05/2019 tarihinde dilekçe ile talep etmesi üzerine 13/05/2019 tarihinde Yönetmelik’in ilgili kısmının kendisine verildiğini beyan ederek 24/05/2019 tarihinde bakılan davayı açmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
29/12/2004 tarih ve 25685 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un;
davanın açıldığı tarihteki hâli ile "Hükümlüyü ziyaret" başlıklı 83. maddesinde,
"(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir. Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir.
(2) Birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir.
(3) Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır." hükmü;
"Tutukluların hakları" başlıklı 114. maddesinde,
...
(2) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde tutuklular, kurumun bu husustaki genel düzenine uymak suretiyle ziyaretçi kabul edebilirler. Ancak soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde hâkim veya mahkeme, soruşturmanın veya davanın selameti bakımından tutuklunun ziyaretçi kabulünü yasaklayabilir veya bu hususta kısıtlamalar koyabilir.
..." hükmü;
"Tutukluların yükümlülükleri" başlıklı 116. maddesinde,
"(1) Bu Kanunun; ... ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma, ... ziyaret, yabancı hükümlüleri ziyaret, ziyaret ve görüşlerde uygulanacak esaslar, ... konularında ... 78 ilâ 88 inci maddelerinde düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir.
..." hükmü yer almaktadır.
06/04/2006 tarih ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 126. maddesinde,
(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir.
(2) Birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir.
(3) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlüyü; eşi, altsoy ve üstsoyu, kardeşleri ve vasisi, belirlenen gün, saat ve koşullar içerisinde onbeş günlük aralıklarla ve günde bir saati geçmemek üzere ziyaret edebilir.
(4) Hükümlüyü ziyaretin esas ve usulleri, kapalı ve açık görüş olmak üzere kurumların yapısı dikkate alınarak yönetmelikte düzenlenir." kuralına yer verilmiştir.
17/06/2005 tarih ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik'in;
"Dayanak" başlıklı 3. maddesinde,
"Bu Yönetmelik, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 83 ve 116 ncı maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır." düzenlemesine;
dava tarihi itibarıyla "Ziyaret edebilecek kişiler" başlıklı 9. maddesinde,
"Hükümlü ve tutuklular; eşi, anne, babası, büyükanne ve büyükbabası, çocuğu, torunu, kardeşi, gelini, damadı, kayınbiraderi, baldızı, yengesi, eniştesi, görümcesi, kayınvalidesi, kayınpederi, kayınvalidesinin annesi ve babası, kayınpederinin anne ve babası, eşinin başkasından olma çocuğu, büyükanne ve büyük babasının anne ve babaları, torun çocuğu, kardeş çocuğu, eşi, amcası, halası, dayısı, teyzesi ve bunların eşleri ile vasisi ve kayyımıyla görüşebilir.
Hükümlü ve tutuklular, birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan üç ziyaretçisinin açık kimlik ve adresini ceza infaz kurumuna bildirir. Bu ziyaretçiler, ölüm, ağır hastalık, doğal afet, hükümlü ve tutuklunun nakli ya da ziyaretçinin ziyaret olanağını ortadan kaldıracak yerleşim yeri değişikliği gibi zorunlu haller dışında değiştirilemez.
Aynı ceza infaz kurumu ya da birden fazla ceza infaz kurumunun bir arada bulunduğu yerleşkedeki farklı kurumlarda barındırılmakta olan hükümlü veya tutuklular, birinci fıkrada sayılan kişilerden olmaları şartıyla bu Yönetmelik hükümleri kapsamında Cumhuriyet başsavcılığının yazılı emri ile birbirleriyle görüşebilir.
Birinci ve ikinci fıkrada gösterilen ziyaretçilerin, belirlenen ziyaret günü ve saatleri dışındaki ziyaretleri ile birinci ve ikinci fıkrada sayılanlar dışında kalan kişilerin ziyaretlerine, makul sebep bulunması halinde Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir. Bu hüküm, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükümlüler hakkında uygulanmaz.
Çocuk hükümlü ve tutukluların üç kişilik liste kapsamındaki kişiler tarafından ziyaret edilebilmeleri için çocuğun anne ve babasının veya yasal temsilcisinin rızası aranır.
Ziyaretçinin ergin olmaması halinde ziyaretçi çocuğun da anne ve babasının veya yasal temsilcisinin rızası aranır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava Konusu Yönetmelik'in İlgili Kısmının İncelenmesi:
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır.
Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
5275 sayılı Kanun'un 83. maddesi uyarınca hükümlünün; belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebileceği, belirtilen kişiler dışındaki kimselerin hükümlüyü ziyaret edebilmesi için ilgili Cumhuriyet başsavcılığının yazılı izni olması gerektiği kurala bağlanmıştır. Kanun'un 116. maddesi gereğince, ziyarete ilişkin hükümlerin tutuklular için de uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Değişiklik içeren dava konusu Yönetmelik'ten önce aynı ceza infaz kurumu içinde bulunan hükümlü ve tutukluların; eşi, anne, babası, büyükanne ve büyükbabası, çocuğu, torunu, kardeşi, gelini, damadı, kayınbiraderi, baldızı, yengesi, eniştesi, görümcesi, kayınvalidesi, kayınpederi, kayınvalidesinin annesi ve babası, kayınpederinin anne ve babası, eşinin başkasından olma çocuğu, büyükanne ve büyük babasının anne ve babaları, torun çocuğu, kardeş çocuğu, eşi, amcası, halası, dayısı, teyzesi ve bunların eşleri ile vasisi ve kayyımı olmaları şartıyla bu Yönetmelik hükümleri kapsamında birbirleri ile görüşebileceği düzenlemesi yer almaktayken; dava konusu değişiklik ile aynı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü ve tutukluların, yukarıda sayılan kişiler ile görüşebilmesi, Cumhuriyet başsavcılığının yazılı emri şartına bağlanmış, ayrıca birden fazla ceza infaz kurumunun bir arada bulunduğu yerleşkedeki farklı kurumlarda barındırılmakta olan hükümlü ve tutuklular da bu kapsama dahil edilmiştir.
Kanun'un verdiği yetki çerçevesinde aynı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü ve tutukluların yanı sıra birden fazla ceza infaz kurumunun bir arada bulunduğu yerleşkedeki farklı kurumlarda barınan hükümlü ve tutukluların da birbirleri ile görüşmesi hususunda kapsamın genişletilmesinde hukuka aykırılık olmamakla birlikte; Kanun'un 83. maddesinin 1. fıkrasında belirlenen kişiler ile ayrıca bir izin almaksızın görüşebilme hakkı olan hükümlü ve tutukluların, bu haklarını kullanabilmelerinin, Kanun'a aykırı olarak Cumhuriyet başsavcılığının yazılı emrine bağlanmak suretiyle Yönetmelik ile sınırlandırılmasında hukuka ve üst hukuk normuna uygunluk bulunmamaktadır.
Her ne kadar, dava konusu kuralda yer alan "Cumhuriyet başsavcılığının yazılı emri"nin, hükümlü/tutuklular arasındaki iletişimin soruşturma ve kovuşturmanın güvenliğinin tehlikeye girmemesi nedeniyle arandığı ileri sürülebilir ise de; söz konusu tehlikenin, 5275 sayılı Kanun'un 114. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ilgili Cumhuriyet savcısı, hâkim ve/veya mahkeme tarafından her bir somut olay, dava ve şüpheli/sanık/tutuklu/hükümlü yönünden değerlendirilerek ziyarete yönelik kısıtlama ya da yasak getirilmesi suretiyle bertarafı mümkün olduğundan, dava konusu kuralla genel bir engel/ek koşul konulması ve Kanun'da öngörülen kısıtlama/yasak koymaya yetkili merciler sınırlanarak yalnızca Cumhuriyet savcısının yetkili kılınması nedeniyle de "Cumhuriyet başsavcılığının yazılı emri ile" ibaresinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 17/06/2005 tarih ve 25848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik’in, 05/12/2018 tarih ve 30616 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesi ile değiştirilen 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Cumhuriyet başsavcılığının yazılı emri ile" ibaresinin İPTALİNE,
2. 17/06/2005 tarih ve 25848 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik’in, 05/12/2018 tarih ve 30616 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesi ile değiştirilen 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan diğer ibareler bakımından DAVANIN REDDİNE,
3. Adli yardım talebi kabul edilen davada, dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verildiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra adli yardım kararından dolayı davacıdan tahsili ertelenmiş olan ve aşağıda ayrıntısı gösterilen toplam … TL yargılama giderinin yarısına karşılık gelen … TL'nin davacıdan, diğer yarısına karşılık gelen … TL'nin ise davalı idareden tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!