Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/8983 E. , 2023/8084 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/8983
Karar No : 2023/8084
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Valiliği / ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : T.C. ... Bankası A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 22/01/2019 tarih ve E:2017/328, K:2019/177 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülga 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde yapılan denetim sonucunda, Kanuna aykırı uygulamaların tespiti nedeniyle davacı banka hakkında 6502 sayılı Kanun'un 77. ve 78. maddeleri gereğince 110.110.000 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Ankara Valiliğinin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline ve ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı bankanın ibraz ettiği sözleşmeler arasından örnekleme olarak seçilen 750 adet konut finansman kredisine ait sözleşme öncesi bilgi formu ve eklerinin incelenmesinden 90 adet sözleşme öncesi bilgi formu tarihleri ile konut finansman sözleşmeleri tarihleri arasında 1 işgününden daha az bir sürenin bulunduğu, 30 adet sözleşme öncesi bilgi formu ve ekinde yıllık maliyet oranının yer almadığı, 748 adet sözleşme öncesi bilgi formu ve ekinde, 10.000 TL temel alınarak, 5, 10 ve 20 yıllık vadeler için hazırlanacak örnek ödeme planının bulunmadığı, 739 adet sözleşme öncesi bilgi formunda on altı punto ve koyu siyah harflerle, hayat sigortası, konut sigortası gibi yapılması isteğe bağlı sigortaların yaptırılmasının zorunlu olmadığına dair ibareye bahse konu formlarının ön yüzünde yer verilmediği, 01/01/2013 ila 31/12/2013 tarihleri arasında tüketicilerle akdedilen toplam 143.833 adet konut finansman sözleşmesinde yer verilen yıllık maliyet oranlarının söz konusu kredilerin gerçek yıllık maliyetlerini yansıtmadığı, 01/01/2011-31/12/2013 tarihleri arasında gerçekleşen erken ödeme işlemlerinin incelenmesi neticesinde; 377.529 adet erken ödeme işleminde eksik faiz indirimi yapıldığı, 3.296 adet erken ödeme işleminde ise fazla erken ödeme tahsilatının söz konusu olduğu ayrıca, tespit edilen bu hususların Bankanın tüketicilerle akdedilen konut finansman sözleşmelerinde yer alan 'geri ödeme' ve 'erken ödeme' başlıklı sözleşme hükümlerinin tüketici aleyhine değiştirilmesi anlamına geldiği, 01/01/2011-31/12/2013 tarihleri arasında gerçekleşen erken kapama işlemlerinin incelenmesi neticesinde; 38.829 adet erken kapama işleminde tüketiciden olması gerekenden fazla faiz tahsil edildiği, 45.912 adet erken kapama işleminde ise tüketiciden olması gerekenden fazla erken kapama ücreti tahsilatının söz konusu olduğu, tespit edilen bu hususların konut finansman sözleşmesine de aykırı olduğu, 03/02/2011-03/02/2014 tarihleri arasında gerçekleşen geç ödeme işlemleri incelendiğinde; 24.869 adet temerrüt işlemine ilişkin temerrüt başlangıç tarihi olarak ödeme planında yer alan taksit vade tarihinin baz alınmadığı, ödeme planında yer verilmeyen ancak sistemde tutulan ve gerçek taksit tarihi olarak adlandırılan tarihin baz alındığı, bu nedenle geç ödenen gün sayısının olması gerekenden fazla hesaplandığı, ancak gün farkı yanlış hesaplanan 24.869 adet kredinin 2.357 adedinde, geç ödenen gün sayısı hesaplamasında banka tarafından gerçek taksit tarihi olarak isimlendirilen tarih baz alınsa dahi tüketicilerden tahsil edilebilecek gecikme faiz tutarının değişmediği, dolayısı ile tüketici aleyhine bir durumun oluşmadığı, kalan 22.531 adet geç ödeme işlemine ilişkin olarak tüketicilerden olması gerekenden fazla temerrüt faizi tahsil edildiği, 01/01/2011-31/12/2013 tarihleri arasında şahsi teminat alınarak akdedilen ve icra takibi başlatılan 8 adet konut finansman kredisine ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde; 1 adet kredide sözleşmeye istinaden muacceliyet uyarısında bulunulurken verilen sürenin 1 aydan az olduğu, 7 adet kredide sözleşmeye istinaden kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle hem borçlu tüketici hem de kefili hakkında aynı gün icra takibinin başlatıldığı, örnekleme yoluyla seçilen 750 adet tüketici kredisi sözleşmesi ve eklerinin incelenmesi neticesinde, 01/04/2011-31/03/2014 tarihleri arasında tüketicilerle akdedilen toplam 4.132.542 adet tüketici kredisi sözleşmesinde yer verilen yıllık maliyet oranlarının söz konusu kredilerin gerçek yıllık maliyetlerini yansıtmadığı, 01/04/2011-31/03/2014 tarihleri arasında gerçekleşen erken ödeme işlemlerinin incelenmesi neticesinde, 275.794 adet erken ödeme işleminde eksik faiz indirimi yapıldığı ayrıca tespit edilen bu hususların Bankanın tüketicilerle akdedilen tüketici sözleşmelerinde yer alan 'geri ödeme' ve 'erken ödeme' başlıklı sözleşme hükümlerinin aleyhine değiştirilmesi anlamına geldiği, 01/04/2011-31/03/2014 tarihleri arasında 2.473.431 adet tüketici kredisine ilişkin olarak gerçekleşen erken kapama işlemlerinin incelenmesi neticesinde, 2.169.126 adet kredinin erken kapama işleminde valör ve gerçek taksit tarihi uygulaması nedeni ile tüketiciden fazla faiz tahsil edildiği, 01/04/2011-31/03/2014 tarihleri arasında gerçekleşen geç ödeme işlemleri incelendiğinde, 405.969 adet temerrüt işlemine ilişkin, temerrüt başlangıç tarihi olarak ödeme planında yer alan taksit vade tarihinin baz alınmadığı, ödeme planında yer verilmeyen ancak sistemde tutulan ve gerçek taksit tarihi olarak adlandırılan tarihin baz alındığı, bu nedenle geç ödenen gün sayısının olması gerekenden fazla hesaplandığı, ancak gün farkı yanlış hesaplanan 405.969 adet geç ödeme işleminin 121.764 adedinde, geç ödenen gün sayısı hesaplamasında banka tarafından gerçek taksit tarihi olarak isimlendirilen tarih baz alınsa dahi tüketicilerden tahsil edilebilecek gecikme faiz tutarının değişmediği, dolayısı ile tüketici aleyhine bir durumun oluşmadığı, kalan 284.205 adet geç ödeme işlemine ilişkin olarak tüketicilerden olması gerekenden fazla temerrüt faizi tahsil edildiği, 16/04/2011-16/04/2014 tarihleri arasında şahsi teminat alınarak akdedilen ve icra takibi başlatılan 5.062 adet bireysel finansman kredisine ilişkin olarak yapılan inceleme neticesinde; 4.872 adet kredide sözleşmeye istinaden kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle hem borçlu tüketici hem de kefili hakkında aynı tarihte icra takibinin başlatıldığı, matbu konut finansman sözleşmeleri ile matbu bireysel konut sözleşmelerinin 'akdi faiz, vergi ve masraflar', 'hesaptan tahsilat yetkisi', 'kredi borcunun muacceliyeti, temerrüt hali ve sonuçları', 'bankanın rehin, takas, mahsup ve hapis hakkı', 'sigorta' başlıklı maddelerinde haksız şarta yer verildiği, faiz dışı ücret ve masraflarda da mevzuata aykırılıklar bulunduğunun görüldüğü, bu durumda, mevzuata aykırı fiilleri inceleme raporuyla sabit olan davacı Bankanın fiillerine uygun olarak para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay (kapatılan) Onbeşinci Dairesince; İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile yapılan yollama nedeniyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun bilirkişiye ilişkin hükümlerinin idari yargıda da uygulanması ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. ve devamı maddeleri uyarınca özel ve teknik bilgi gerektiren hallerde tarafların birinin istemi ya da kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği, somut olayda bankacılık işlemlerinin teknik ve özel bilgi gerektirdiği, davacı bankanın da bu yöndeki talebinin göz ardı edildiği, her ne kadar dilekçeler evresi tamamlanmış silahların eşitliğine riayet edilmiş olsa da yargılama sonucu kurulan hükümde sadece idarenin inceleme raporundaki tespitlere yer verildiği, davacının talebinin dikkate alınmadığı, bu durumun silahların eşitliği ve gerekçeli karar hakkının da ihlali anlamına geldiği, Mahkeme tarafından uyuşmazlığın çözümü için bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor düzenlettirildikten sonra bu rapor yeterli görülmezse ek rapor istenerek veya yeni bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken bu olanaklar kullanılmadan ve nedenleri ile gerekçeleri somut olarak ortaya konulmadan salt inceleme raporundaki tespitlere gerekçede yer verilerek davanın reddedilmesinde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan benzer bir uyuşmazlıkta, Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2018/1860 ve E:2018/1864 esasına kayıtlı dosyalarında; alınan bilirkişi raporunda bankacılık işlemlerinin benzer aykırılıklar açısından denetlenmesi sonucu tesis edilen işleme karşı açılan davada Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmadan salt idare elemanlarınca düzenlenen rapora gerekçede yer verilerek davanın reddedilmesi üzerine istinaf aşamasında; konunun teknik olması nedeniyle alınan bilirkişi raporunda, idare elemanlarınca belirtilen aykırılığı tam olarak saptanamayan hususların seçilen örnekler üzerinden tümevarım yöntemi kullanılarak saptanan ceza yöntemi her ne kadar işlem sayısının çokluğu ve Kabahatler Kanunu'ndaki zamanaşımı düzenlemeleri ve kredilendirme işlemlerinin matbu sözleşmeler üzerinden gitmesi açısından uygulanabilir bir yöntem gibi görülse de, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere matbu sözleşmelerin sunulduğu excel tablosu şeklindeki listeler üzerinde ne ölçüde derinlemesine inceleme yapıldığı hususunun önemli olduğu, dosyadan bunun gerek davacı gerek idarece sunulan evraklardan ve işlem sayısının çokluğu nedeniyle anlaşılamadığı, müşteriler açısından aleyhe sonuç yaratmayan hususların cezadan ayrılmamış olabileceği, ceza gerektiren ve gerektirmeyen uygulamaların netleştirilmesi gerektiği, işlemde bunun netleştirilemediği, ceza uygulaması açısından örneklem yoluyla hatalı işlem sayısının tam olarak saptanmasının yerinde olmadığı, dosya bazında özelleştirilmesi gerektiği, hatalı işlemlere sayı ve tutar açısından netlik kazandırılması gerektiği, yıllık maliyet oranı hesaplama hatasının oldukça küçük olduğu durumlarda tüketici kararını etkilemeyeceği ve ceza dışında tutulabileceği, bunun dikkatten kaçırılması gibi detay ya da işleme özgü değerlendirmelerde tümevarım yöntemiyle yetersiz kalınabildiği hususları açısından bakıldığında işlemi kısmen sakatlayabileceği, dolayısıyla dosya bazında bilirkişi raporunda belirtilen hukuka aykırılıkların ayıklanabiliyorsa bu işlemler açısından iptal, netleştirilen aykırılıklar açısından red kararı verilmesi gerektiği, idarenin kullandığı inceleme yöntemi gereği ve dosyada eksik bulunan bilgi ve belgelerden aykırılık olan işlemlerin cezadan ayırt edilemediği gibi hususlara yer verildiği, dosya kapsamında benzer hususların olup olmadığının da ancak bilirkişi raporu ile netleştirileceğinin açık olduğu, tüm bu durumlar dikkate alınarak somut uyuşmazlığın niteliği itibariyle bankacılık işlemleri ve tüketici hakları konusunda uzmanlık gerektirdiği, çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren dava konusu durumda bilirkişi incelemesi yapılmadan hüküm tesisinde ve bu yönden eksik incelemeye dayalı Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle temyize konu karar hukuk ve usule aykırı bulunmuş ve kararın bozulmasına karar verilmiştir.
KARAR_DÜZELTME
TALEP_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı Ankara Valiliği tarafından; inceleme raporu ve ceza karar tutanağında yer alan; her iki Kanun'a da aykırılık teşkil eden 3.226.810 adet sözleşme ve/veya işlem esas alındığında gerek Mülga 4077 sayılı Kanun'a göre uygulanacak idari para cezasının toplam tutarının, gerekse 6502 sayılı Kanun'a göre uygulanacak idari para cezasının toplam tutarının, 6502 sayılı Kanun'un 77. maddesinin 19. fıkrası uyarınca mezkur Bankaya uygulanabilecek idari para cezasının üst sınırı olan 110.110.000 TL'yi aştığının tespitinde ve ceza karar tutanağıyla davacıya uygulanan toplam para cezasında herhangi bir yanlışlık ve hata bulunmadığından davanın reddi gerektiği ileri sürülerek Danıştay (kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
Davalı Ticaret Bakanlığı tarafından; Davacı Banka'nın sözleşme ve uygulamalarının hem Mülga 4077 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmelikleri hem de 6502 sayılı Kanun çerçevesinde incelendiği, her iki Kanun hükümlerine aykırılık teşkil eden tüketici işlemlerine idari para cezası uygulandığı ve davanın reddi gerektiği ileri sürülerek Danıştay (kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, karar düzeltme istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY_TETKİK_HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 22/01/2019 tarih ve E:2017/328, K:2019/177 sayılı kararı kaldırılarak davacının temyiz istemi yeniden incelendi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bakanlık müfettişleri tarafından hazırlanan raporda madde bazında belirtilen aykırılıkların incelenmesi neticesinde; bazı hususların gözden kaçırılarak ceza verilmeyecek nitelikte olan hususların da cezaya dahil edildiği iddia edilse de gözden kaçırılan hususlar ile ceza verilirken netleştirilemeyen hususlar çıkarıldığında bile somut olarak net bir şekilde tespit edilerek aykırı bulunan hususlar göz önüne alınarak belirlenen ceza miktarının, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 77. maddesinin 19. fıkrası gereği hakkında ceza tesis edilecek bankanın bir önceki yıl finansal tablosunun binde beşini aşamayacağına ilişkin kanuni sınırı aştığı, işlemin sebep unsurunun birden çok kalemden oluştuğu, fakat bu kalemlerin ve sebeplerin işlemden ayırt edilerek bölünebildiği, banka uygulamalarındaki tespit edilen aykırılıkların ceza miktarının üstünde kaldığı ve işlemi sakatlamadığı, ayrıca bir bilirkişi incelemesine gerek bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan; mevzuat ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; denetleme yapılırken, tüketici ve konut kredilerine ait erken taksit ödemesi, erken kapama, yıllık maliyet oranı işlemleri ile temerrüt faizi uygulanan işlemlere ilişkin davacı banka tarafından sunulan listelerin ayrıntılı olarak incelendiği, tespit edilen eksiklik ve aykırılıklar hakkında bankadan açıklama istenildiği, banka tarafından verilen listeler üzerinde tek tek yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen aykırılıklara ilişkin karşılaştırmalı listeler oluşturulduğu, çalışma boyutunun büyük olması ve aykırılıklara tek tek yer verilmesinin imkansız olması sebebiyle, raporda aykırılıklar örneklerle gösterilip, rapora ek yapılan listelerde de aykırılık teşkil eden hususların her bir tüketici özelinde tek tek yer verilmek suretiyle gösterildiği, tespit edilen her bir aykırılığın, ilgili kanun ve yönetmeliğin hangi maddesini ihlal ettiğinin inceleme raporunda ayrı ayrı belirtildiği, yine ilgili kanunun hangi maddesine göre yaptırım uygulandığının inceleme raporunda ve ceza kararında gösterildiği, dava konusu aykırılıklara ilişkin yaptırımların, bu aykırılıklar sonucunda herhangi bir zarar meydana gelmesi şartına bağlı olmadığı, sözleşme veya işlemlerin mevzuatta belirtilen kurala uygun yapılmamış olmasının yaptırım uygulanması için yeterli olduğu, tespit edilen ve raporun sonunda listelenen aykırılıkların CD ortamında rapora eklendiği, her bir işlemdeki aykırılığın "olan ve olması gereken" şeklinde ayrıntılı biçimde gösterildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 12/12/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Düzeltilmesi istenilen Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesi kararı hukuka ve usule uygun olup; karar düzeltme dilekçelerinde öne sürülen hususlar istemin kabulünü gerektirecek nitelikte olmadığından, davalı idarelerin karar düzeltme istemlerinin reddi gerektiği düşüncesiyle aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum. 12/12/2023
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!