WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/8569 E.  ,  2023/8338 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/8569
Karar No : 2023/8338

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Üniversitesi Rektörlüğü/…
VEKİLİ: Av. …

TEMYİZ EDEN
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR):
1- Kendi adına asaleten … adına velayeten …
2- …
VEKİLLERİ: Av. …

İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idare ve davalı yanında müdahil tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, elektrik çarpması sonrası yüksekten düşme şikayeti ile hastaneye getirilen murisleri ...'a gerekli müdahalenin yapılmadığı, bu nedenle vefat ettiği ileri sürülerek, miktar artırımı ile birlikte … için 205.287,86 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, … için 40.209,79 TL maddi 20.000,00 TL manevi, … için 19.664,20 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayla ilgili olarak Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunca düzenlenen rapor doğrultusunda müteveffaya zamanında müdahale edilmediği, hizmetin kusurlu işletildiği sonucuna ulaşılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idare ve müdahilin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu olayda tazmin sorumluluğunun bulunmadığı, gerekli müdahalelerin yapıldığı; müdahil tarafından, olayla ilgili olarak düzenlenen bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğu, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunca düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağı, Adli Tıp 3. Üst Kurulunca düzenlenen raporda kendisine kusur atfedilemeyeceği yönünde görüş bildirildiği belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davalı yanında müdahilin duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; müteveffa ...'ın 02/03/2013 tarihinde baca temizliği yaparken elektrik çarpması ve yüksekten düşme nedeniyle ilk olarak Manisa Alaşehir Devlet Hastanesine götürüldüğü, daha sonra yanık ünitesi olan Salihli Devlet Hastanesine sevk edildiği, burada yapılan tomografi incelemesi neticesinde superior mezenterik arter rüptüründen (bağırsakları besleyen atar damarda yırtık) şüphelenildiği için saat 03.38'de Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi acil servisine getirildiği, yoğun bakım ünitesine yatırıldığı, kalp ve damar cerrahisi uzmanı tarafından Salihli Devlet Hastanesinde çekilen tomografi görüntüsünün incelendiği, atar damarların (çölyak arter ve superior mezenterik arter) normal dolarak değerlendirildiği ve kalp damar cerrahisi açısından acil cerrahi müdahaleye gerek görülmediği, genel cerrahi tarafından değerlendirilmesinin önerildiği, ardından ultrason incelemesinin yapıldığı, sıvı birikimi tespit edildiği, daha sonra karaciğer çevresinden bir miktar kanlı içerikte sıvı çıkarıldığı, kontrol tomografisinin çekildiği, ilk tomografi incelemesine kıyasla karaciğer ve dalak çevresindeki sıvı birikiminde gerileme olduğunun tespit edildiği, acil cerrahi girişime gerek görülmeden kan tahlili yapılarak takip edildiği sırada 03/03/2013 tarihinde vefat ettiği; olayda hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek tazminat ödenmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, davalı Üniversite bünyesindeki hastanede olay tarihinde genel cerrahi uzmanlık öğrencisi olarak görev yapan hekimler hakkında da ceza davası açılmıştır. ... Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde görülen dava ile bakılan tam yargı davası kapsamında Adli Tıp Kurumu 1. ve 8. İhtisas Kurullarından alınan raporlarda hekimler genel olarak kusurlu bulunmuş, İdare Mahkemesince olayda hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunca düzenlenen … tarih ve … karar numaralı raporda; "...genel cerrahi açısından acil girişim gerektirir patoloji düşünülmediği gerekçesi ile hemogram kontrolleri yapılmış olmakla birlikte, batından hemorojik vasıfta sıvı aspire edilmesine, kontrol BT'de mezenterik yağlı dokuda kirli görünüm bağırsak ansları arasında ve douglos lojunda serbest sıvı dansitesi-hemorojik dansite düşündüren görünüm mevcut olmasına rağmen batının genel cerrahi tarafından açılarak mevcut patolojilerin değerlendirilmesi gerekirken bunların yapılmayarak hemogram takibi ile hastanın takibinin yapılmış olması ve mevcut damar yaralanmasının tanısının konulamamış olması nedeniyle hastanın genel cerrahi konsültasyonlarını gerçekleştiren Dr. L. D. ve Dr. …’nın kusurlu olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.
İdare Mahkemesince anılan rapor doğrultusunda olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılıp hesap bilirkişisi incelemesi yaptırılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve davalı idare ile müdahilin istinaf başvuruları da reddedilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, mahkemece, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Müdahil tarafından temyiz dilekçesinden sonra verilen 14/11/2023 tarihli dilekçenin ekinde sunulan ve UYAP sistemi üzerinden elde edilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; olayla ilgili ceza davası kapsamında Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunca düzenlenen … tarih ve … karar numaralı raporda; "...batının genel cerrahi tarafından açılarak mevcut patolojilerin değerlendirilmesi gerekirken bunların yapılmayarak hemogram takibi ile hastanın takibinin yapılmış olması ve mevcut damar yaralanmasının tanısının konulamamış olduğu, bununla birlikte Dr. ... ve Dr. L. D.’in ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05/03/2020 tarihli kararında yer alan ifadelerinde; yaptıkları tıbbi uygulamaları Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. M. Y. E.’ın bilgisi dahilinde gerçekleştirdiklerini belirttikleri dikkate alındığında; dava konusu olayda, Dr. L. D. ve Dr. ...’nın ifade ettikleri gibi hastanın genel cerrahi konsültasyonlarını gerçekleştirdikleri sırada sorumlu uzman hekimin bilgisi dahilinde sadece hemogram takibi ile hastanın takibini yaptıklarının kabulü halinde; Dr. L. D. ve Dr. ...’nın uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğu, tıbbi uygulama hatası bulunmadığı; dava konusu olayda, Dr. L. D. ve Dr. ...’nın genel cerrahi konsültasyonlarını gerçekleştirdikleri sırada sorumlu uzman hekime yeterli tafsilatlı bilgi vermemelerinin kabulü halinde; Dr. L. D. ve Dr. ...’nın uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı, kişinin ölümü üzerine etki derecesinin Dr. L. D.’in 4/8, Dr. ...’nın 4/8 oranında olduğu, dava dosyasında bulunan sağlık personeli ifadelerindeki çelişkilerin adli tahkikat ile aydınlatılması gerektiği" yönünde görüş bildirildiği, söz konusu rapordaki değerlendirme doğrultusunda tanık beyanlarının alındığı ve sanıkların yüklenen suç bakımından kusurlarının bulunmadığı sonucuna varılarak ... Asliye Ceza Mahkemesince beraat kararı verildiği, katılan (…) vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Adli Tıp İhtisas Kurulları tarafından verilen raporların arasındaki çelişkileri de giderecek şekilde Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulundan, "üniversite hastanesinde asistan doktor olarak görev yapan sanıkların, uyguladığı teşhis ve tedavi işlemlerinin tıp kurallarına uygun olup olmadığı, uygun değilse, bu hususlar ile ölüm arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı" hususlarında rapor tanzimi istenerek sanıkların hukuki durumlarının tayini gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Adli Tıp 3. Üst Kurulunca düzenlenen … tarih ve … karar numaralı raporda ise; "Yüksekten düşme ve elektrik çarpması nedeniyle Alaşehir Devlet Hastanesinden sevk edildiği Salihli Devlet Hastanesinde yapılan tetkikleri sonrası superior mesenterik arter (SMA) rüptürü (?) ön tanısı ile Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi Acil Servisine saat 03.38’de getirilen kişiye Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. F. Y. tarafından değerlendirilen BT görüntülerinde çölyak arter ve superior mesenterik arterin normal olarak değerlendirilmesi, retroperitoneal koleksiyon saptanmaması, karaciğer ve dalak çevresinde minimal koleksiyon mevcut olması sebebiyle genel cerrahiye yönlendirilmesi, batın USG'de karaciğer ve dalak etrafında izlenen loküle serbest sıvıya genel cerrahi hekimi tarafından ponksiyon yapılması, kontrol BT’de ilk BT’ye kıyasla perihepatik ve perisplenik sıvının regrese olduğunun görülmesi, kişinin bu süreçte hemodinamisinin (vital bulgularının) stabil olması, Genel Cerrahi Uzmanlık Öğrencilerinin Genel Cerrahi Uzman Hekimi kontrolünde kişiyi takip etmeleri, kişinin otopsisinde tespit edilen arteria mezenterika süperior yırtığının ilgili branş hekimince yapılan değerlendirmelerde ve kişiye çekilen radyolojik görüntülerde bulgusunun olmaması birlikte değerlendirildiğinde; tarif edilen bulgularla kişinin ameliyata alınmadan takip edilmesinin tıbben uygun olduğu, dolayısıyla Genel Cerrahi Uzmanlık Öğrencisi (olay tarihinde) L. D. ve Genel Cerrahi Uzmanlık Öğrencisi (olay tarihinde) ...’nın eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu" yönünde görüş bildirilmiş olup, ... Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih E:…, K:… sayılı kararıyla sanıkların taksirle ölüme neden olma suçundan beraatlerine karar verilmiştir.
Bu durumda; davalı idare bünyesindeki hastanede gerekli müdahalelerin yapılmaması nedeniyle ölümün meydana geldiğinin ileri sürüldüğü bakılan davada da uyuşmazlığın, müteveffanın genel cerrahi bölümünde ameliyat edilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı, kalp ve damar cerrahisi uzmanı ile genel cerrahi uzmanlarının da katılımının sağlandığı Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulunca yapılan ayrıntılı inceleme neticesinde, mevcut bulgular karşısında müteveffanın ameliyata alınmadan takip edilmesinin tıbben uygun olduğu belirtildiğinden, olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin ve müdahilin temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. Davanın kabulüne ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.