WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/818 E.  ,  2023/7173 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/818
Karar No : 2023/7173

DAVACI: …

DAVALI: … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. Dr. …

DAVANIN_KONUSU: İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 30/12/2017 tarih ve 10610 sayılı, "Arap Turizm Örgütü Talebi Hk." konulu düzenleyici işleminin, Arap turistler için gümrük kapılarında (havalimanları, kara hudut kapıları ve limanlar) Arapça yönlendirici levhaların konulması hususunda ilgili İl Valiliklerinin talimatlandırılmasına ilişkin 1. maddesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI: Kara, deniz ve hava hudut kapılarının ve olayın geçtiği Pazarkule hudut kapısının İçişleri Bakanlığına değil Ticaret Bakanlığına bağlı olduğu, İçişleri Bakanlığının, başka bir bakanlığa bağlı bulunan gümrük sahasında yer alan tabelalara ilişkin düzenleme yapmasının yetki gaspı oluşturduğu, ülkemizden her yıl binlerce vatandaşımızın hac ve umre ibadeti için Suudi Arabistan’a gittiği, Medine, Mekke veya Cidde havaalanlarında Türkçe harflerle yazılmış bir tabela yer almazken, Türk hudut kapılarına Arapça harfler ile tabela yazılmasının mütekabiliyet ilkesine aykırı olduğu, Kilis, Öncüpınar ve Akçakale hudut kapılarından Suriyeli vatandaşların ülkemize girip çıkması sebebiyle buralarda Arapça harfler ile yazılmış tabelalara yer verilmesinin normal olduğu, ancak hiçbir Arap turistin giriş çıkış yapmadığı Pazarkule, Dereköy, Hamzabeyli, Kaş, Kuşadası, Bodrum, Çeşme vb. hudut kapılarına Arapça harfler ile tabela konulmasının Türk halkına saygısızlık olduğu, 30/12/2017 (02/10/2018) tarihinde katledilen gazeteci Adnan (Cemal) Kaşıkçı’nın katillerinin Arapça harfler ile yazılı tabelaları okuyarak ülkemizi kolaylıkla terkettiği, herhangi bir uluslararası anlaşmaya dayanmayan ve hukuki dayanağı bulunmayan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI: 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun Ek 1. maddesi, Karayolu Sınır Kapıları ile Uluslararası Trafiğe Açık Hava Limanlarında Güvenliğin ve Bu Yerlere Hizmet Veren Kuruluşlar Arasında İşbirliği ve Eşgüdüm Sağlanması Hakkında Yönetmelikte yer alan kurallar uyarınca, sınır kapılarında kullanılan yönlendirici levhalara ilişkin söz konusu işlemin, idarenin takdir yetkisi kapsamında gerçekleştirebileceği bir düzenleme olduğu, Arapçanın, Birleşmiş Milletler tarafından resmi olarak kullanılan altı dilden biri olduğu, 25 ülkede yaklaşık 200.000.000 kişi tarafından anadil olarak kullanıldığı, tek bir ülkeye karşı gerçekleştirilmediğinden mütekabiliyet esasının gözetilmediği, söz konusu düzenleme ile yolcuların güvenli ve rahat geçişlerinin amaçlandığı, kullanılan diller arasında herhangi bir öncelik bulunmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Dava, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün "Arap Turizm Örgütü Talebi Hk." konulu, 30/12/2017 gün ve 10610 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
5442 sayılı İl İdaresi Kanununun ek 1'inci maddesinde; "Vali; sivil hava meydanları, limanlar ve sınır kapılarında, güvenliğin sağlanması, giriş-çıkışlarla ilgili görev ve hizmetlerin düzenli ve etkili bir biçimde yürütülmesi, görevli kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonun gerçekleştirilmesi için gerekli önlemleri almaya ve uygulamaya, kuruluşlarm çalışmalarım denetlemeye yetkilidir... " hükmüne yer verilmiş; sözü edilen hükme dayanılarak hazırlanan Sivil Hava Meydanları, Limanlar Ve Sınır Kapılarında Güvenliğin Sağlanması, Görev Ve Hizmetlerin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik 14.8.1997 gün ve 230801 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Öte yandan; Karayolu Sınır Kapıları İle Uluslararası Trafiğe Açık Hava Limanlarında Güvenliğin ve Bu Yerlere Hizmet Veren Kuruluşlar Arasında İşbirliği ve Eşgüdüm Sağlanması Hakkında Yönetmeliğin 1'inci maddesinde; "Karayolu sınır kapıları "Kapıkule (demiryolu dahil), İpsala, Dereköy, Cilvegözü, Öncüpınar, Habur, Gürbulak gibi" ile uluslararası trafiğe açık hava limanlarında "İstanbul - Yeşilköy, Ankara - Esenboğa, İzmir -Çiğli, Adana-Şakirpaşa, gibi" bulunduğu ilin Valisi bu yerlerde güvenliği, tüm hizmetlerin hızlı ve verimli sürdürülmesini sağlamak üzere; hizmetle ilişkili kuruluşlar arasında işbirliği ve eşgüdümü sağlamak, bunları denetlemekle görevli ve yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
Ayrıca Hudut Kapıları Yönergesinin 6'ncı maddesinde, hudut kapıları ile ilgili birimlerin yürürlükteki görevleri gösterilmiştir. Buna göre Genel Müdürlük Pasaport ve Yabancılar Şube Müdürlüklerinin Hudut Kapılarına İlişkin Görevleri; Giriş ve çıkış işlemlerinde kolaylık ve süratin temini için gerekli düzenlemelerin yapılması ve ilgili Bakanlık ve kuruluşlarla işbirliğine çalışılmasıdır. Yönergenin 10'uncu maddesi ise; "Ülkemize Ticari, Ekonomik, Sosyal, Siyasi, Turizm, Kültür ve diğer bakımlardan yarar sağlayacağı tespit edilen ve coğrafi konumu bakımından da uygun olduğu saptanan yerlerde ilgili Bakanlık ve Kuruluşların uygun görüşlerine dayanarak İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine, 5682 sayılı Pasaport Kanununun 1'inci maddesine göre Bakanlar Kurulunca giriş ve çıkış kapısı açılır." hükmüne amirdir.
Bu çerçevede Arap Turizm Örgütünün 03/12/2017 gün ve 201700449 sayılı yazısı ilgi tutularak ve günün şartlarında oluşan ihtiyaç gözönüne alınarak İçişleri Bakanlığınca tesis edilen işlem ile; Karayolu Sınır Kapıları İle Uluslararası Trafiğe Açık Hava Limanlarında verilen tüm hizmetlerin hızlı ve verimli sürdürülmesinin sağlanmasının, Birleşmiş Milletler tarafından resmi olarak kabul edilen altı dilden birisi olan ve yaklaşık olarak 25 ülkede anadil olarak kullanılan Arapçanın yönlendirici levhalara yazılarak, bu dille iletişim sağlayan yolculara kolaylık ve bu şekilde Arap ülkeleriyle olan ticaret ve turizmin arttırılmasının, verilen hizmetlerin uluslararası standartlarda, emniyetli ve etkili olarak yerine getirilmesinin amaçlandığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu itibarla, benzer uygulamaların birçok ülke tarafından yapıldığı, stratejik önemi çok yüksek olan sınır kapılarındaki meydana gelecek olan kalabalık ve kargaşanın önüne geçilerek tamamen Arap Turistlerin mağduriyetini önlemeye yönelik olarak hazırlandığı anlaşılan dava konusu düzenlemenin, takdir yetkisine, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir yönü görülmemiştir.
Davacı tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen diğer iddialarda da yasal isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Kanun ve yönetmeliğe paralel düzenleme getiren ve bu hükümlere dayanılarak yapılan İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü işleminde hukuka aykırılık bulunmadığından yasal dayanaktan yoksun davanın reddinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Edirne ilinde ikamet eden davacı tarafından, bu ilde basılan yerel bir gazete olan Edirne Hudut Gazetesi'nin 18/12/2018 tarihli nüshasında yayınlanan haber ile Pazarkule sınır kapısında Arapça harflerle yazılmış yönlendirme tabelalarına yer verildiğinin öğrenilmesi üzerine, 20/12/2018 tarihli dilekçe ile Edirne Valiliğine başvurularak söz konusu tabelaların kaldırılması ve dayanağı bir genelge var ise tarafına bildirilmesi istenilmiştir.
Edirne Valiliğince başvuruya cevaben gönderilen … tarihli ve … sayılı yazının ekine, söz konusu tabelaların konulması talimatını içeren İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi eklenerek davacıya tebliğ edilmiştir.
Bunun üzerine, söz konusu işlemin, Arap turistler için ülke çapındaki bütün gümrük kapılarında Arapça yönlendirici levhaların konulması hususunda ilgili Valiliklerin talimatlandırılmasına ilişkin 1. maddesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 9. maddesinde, "Vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır.
Bu sıfatla :
...
C) Vali, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuatın neşir ve ilanını ve uygulanmasını sağlamak ve talimat ve emirleri yürütmekle ödevlidir. Bu işlerin gerçekleştirilmesi için gereken bütün tedbirleri almaya yetkilidir. ..." hükmüne;
11. maddesinde, "A) Vali, il sınırları içinde bulunan genel ve özel bütün kolluk kuvvet ve teşkilatının amiridir. Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alır. Bu maksatla Devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder, bu teşkilat amir ve memurları vali tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle yükümlüdür.
B) Memleketin sınır ve kıyı emniyetini ve sınır ve kıyı emniyetiyle ilgili bütün işleri, yürürlükte bulunan hükümlere göre sağlar ve yürütür.
C) İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteaallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır. ..." hükmüne;
Ek 1. maddesinde, "Vali; sivil hava meydanları, limanlar ve sınır kapılarında, güvenliğin sağlanması, giriş-çıkışlarla ilgili görev ve hizmetlerin düzenli ve etkili bir biçimde yürütülmesi, görevli kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonun gerçekleştirilmesi için gerekli önlemleri almaya ve uygulamaya, kuruluşların çalışmalarını denetlemeye yetkilidir. İçişleri Bakanlığının uygun göreceği bu yerlerde vali tarafından mülki idare amiri görevlendirilir. Vali, yetkilerinin tamamını veya bir kısmını görevlendirdiği mülki idare amirine devredebilir. Bu yerlerde hizmet veren kuruluşlar, görevli mülki idare amirine karşı sorumludur. Görevlendirilen mülki idare amiri Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun ile Gümrük Kanununun arama ile ilgili hükümleri saklı kalmak üzere, genel güvenlik ve kamu düzeni bakımından gerekli gördüğü hallerde, sivil hava meydanlarında, limanlarda ve sınır kapılarında, binaları, uçakları, gemileri ve her türlü deniz ve kara taşıtlarını, giren çıkan yolcular ile buralarda görevli kamu kuruluşları ve özel kuruluşlar personelinin üstlerini, araçlarını ve aşyalarını aratabilir. Aramanın kimler tarafından yapılacağı kaydını da taşıyan arama emri yazılı olarak verilir. İvedi durumlarda sözlü olarak verilen emir derhal yerine getirilir ve en kısa zamanda yazılı olarak teyit edilir. Kuruluşların birbirine araç, gereç ve personel yardımı yapmasını isteyebilir. Personel hakkında değerlendirme raporu düzenleyebilir, disiplin kovuşturması yaptırabilir ve gerekirse uyarma ve kınama cezası verebilir. Diğer cezalar için öneride bulunabilir, mazeret izni verebilir, yıllık izin için görüş bildirir. Yazışmalara aracılık yapar. Ancak kuruluşlar teknik konularda, istatistiki bilgileri içeren konularda va mali konularda kendi kuruluşları ile doğrudan yazışma yaparlar. Bu kuruluşların üst makamları ile yapacakları yazışmalarda da aynı yöntemler uygulanır. Zamanında önlem alınması amacıyla, Emniyet, jandarma, Jandarma ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı Sınır Birlikleri, Gümrük, Gümrük Muhafaza ve diğer kamu kuruluşları, elde ettikleri bilgileri mülki idare amirlerine iletirler. Mülki idare amirinin görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin uygulama düzeni, Maliye, Sağlık, Ulaştırma, Turizm bakanlıkları ile Gümrük Müsteşarlığının bağlı olduğu bakanın görüşü alınmak suretiyle İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak, Cumhurbaşkanı tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
5442 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak hazırlanan Sivil Hava Meydanları, Limanlar ve Sınır Kapılarında Güvenliğin Sağlanması, Görev ve Hizmetlerin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde, "Bu Yönetmelik, sivil hava meydanlarında, limanlarda ve sınır kapılarında güvenlik ve diğer hizmetlerin tek otoritenin yönetimi altında düzenli, sürekli ve etkin bir biçimde yerine getirilmesi, sivil hava meydanlarında Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) ve Avrupa Sivil Havacılık Konferansı (ECAC) tarafından belirlenen güvenlik önlemlerinin alınması, sivil hava meydanları, limanlar ve sınır kapılarında görevli kuruluşlar arasında koordinasyon ve işbirliğinin sağlanmasında mülki idare amirlerinin görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi amacıyla hazırlanmıştır." kuralına; 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik, sivil hava meydanlarında, limanlarda ve sınır kapılarında genel güvenliğin sağlanmasını, buralara giriş çıkışların düzenlenmesini, görevli kuruluşların teknik nitelikteki hizmetleri ile ticari faaliyetleri hariç, görev ve hizmetlerinin denetimini, bunlar arasında işbirliği ve koordinasyonun sağlanmasını, vali ve görevlendirilen mülki idare amirlerinin bu konulardaki görev, yetki ve sorumluluklarını kapsar." hükmüne yer verilmiş; 5. maddesinde ise, "Sivil hava meydanları, limanlar ve sınır kapılarında giriş ve çıkışların düzenli bir şekilde yapılması, can ve mal güvenliğinin sağlanması, muhtemel yasadışı eylemlere karşı gerekli tertip ve tedbirlerin alınması, yolcu ve eşya trafiğinin güven içinde yürütülmesi amacıyla gerekli önlemleri almak, aldırmak ve denetlemek" Valinin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
28/05/1979 tarihli ve 7/17694 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Karayolu Sınır Kapıları ile Uluslararası Trafiğe Açık Hava Limanlarında Güvenliğin ve Bu Yerlere Hizmet Veren Kuruluşlar Arasında İşbirliği ve Eşgüdüm Sağlanması Hakkında Yönetmelik'in 1. maddesinde, "(1) Karayolu sınır kapıları "Kapıkule (demiryolu dahil), İpsala, Dereköy, Cilvegözü, Öncüpınar, Habur, Gürbulak gibi" ile uluslararası trafiğe açık hava limanlarında "İstanbul - Yeşilköy, Ankara - Esenboğa, İzmir - Çiğli, Adana - Şakirpaşa, gibi" bulunduğu ilin Valisi bu yerlerde güvenliği, tüm hizmetlerin hızlı ve verimli sürdürülmesini sağlamak üzere; hizmetle ilişkili kuruluşlar arasında işbirliği ve eşgüdümü sağlamak, bunları denetlemekle görevli ve yetkilidir. (2) Vali, bu görev ve yetkililerini sınır kapısı ve hava limanlarında devamlı ve sadece bu işleri yürütmekle görevli yardımcılarına devir edebilir." kuralına; 4. maddesinde de, "Vali veya görevlendirdiği Vali Yardımcısı yolcu, eşya ve taşıtlara ilişkin olarak sunulan hizmetlerin gereksinmeye yanıt verecek sürelerde, sürekli olarak yapılması ve hizmetlerin düzenli olarak yürütülmesi amacı ile:
A. Karayolu sınır kapıları ve uluslararası trafiğe açık hava limanlarında her türlü güvenliği sağlar.
B. Bu yerlerde çeşitli Kuruluşlarca sunulan hizmetlerin etkin bir şekilde yürütülmesini sağlar ve denetler.
C. Giriş ve çıkışların düzenli ve hızlı olarak yürütülmesi için gerekli bütün önlemleri alır veya aldırtır ve uygulamasını sağlar. Bu hususta ilgili Bakanlık ve Kuruluşlara önerilerde bulunur." kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 254. maddesinde, Bakanlığa bağlı iç güvenlik kuruluşlarını idare etmek suretiyle ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü, yurdun iç güvenliğini ve asayişini, kamu düzenini ve genel ahlakı, Anayasada yazılı hak ve hürriyetleri korumak; sınır, kıyı ve karasularımızın muhafaza ve emniyetini sağlamak, İçişleri Bakanlığının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Yine 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 1. maddesinde, "Memleketin umumi emniyet ve asayiş işlerinden Dahiliye Vekili mesuldür.
Dahiliye Vekili bu işleri, kendi kanunları dairesinde hareket eden Emniyet Umum Müdürlüğü ile Umum Jandarma Komutanlığı ve icabında diğer bütün zabıta teşkilatı vasıtasile ifa ve lüzum halinde Cumhurbaşkanı kararile ordu kuvvetlerinden istifade eder." hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İçişleri Bakanlığı'nın dava konusu 30/12/2017 tarih ve 10610 sayılı düzenleyici işleminin 1. maddesiyle, Arap Turizm Örgütü'nün (Arap Birliği - Arap Turizm Bakanları Meclisi) 03/12/2017 tarih ve 201700449 sayılı mektubuna istinaden, Arap turistler için gümrük kapılarında (Havalimanları, Kara Hudut Kapıları ve Limanlar) Arapça yönlendirici levhaların konulması hususunda, ilgili İl Valiliklerinin talimatlandırıldığı görülmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden; sivil hava meydanları, limanlar ve sınır kapılarında güvenliğin sağlanmasını, giriş ve çıkışlarla ilgili görev ve hizmetlerin düzenli ve etkili bir biçimde yürütülmesini teminen görevli kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonun gerçekleştirilmesi için gerekli önlemleri alma ve uygulama görev ve yetkisinin vali ile ilgili mülki idare amirlerine ait olduğu; davalı Bakanlığın da, mevzuatla kendisine verilen, yurdun iç güvenliğini ve asayişini, kamu düzenini koruma görevi çerçevesinde, mülki idare amirlerinin bu kapsamdaki görevlerini ifa ederken dikkate alacakları ilke ve esasları belirleme yetkisi bulunduğu; öte yandan sivil hava meydanları, limanlar ve sınır kapıları hakkında yapılacak düzenlemelerde ve alınacak tedbirlerde, yolcu, eşya ve taşıt transferine ilişkin olarak sunulan hizmetlerin, ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde, sürekli ve düzenli olarak yürütülmesi amacının gözetilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, sivil hava meydanları, limanlar ve sınır kapılarında güvenliğin sağlanmasını, giriş ve çıkışlarla ilgili görev ve hizmetlerin düzenli ve etkili bir biçimde yürütülmesini teminen alınacak gerekli önlemleri belirleme ve düzenlemeleri yapma konusunda yetkisinin bulunduğu anlaşılan davalı Bakanlıkça, giriş ve çıkışların bir düzen içinde gerçekleştirilmesi ve turizm faaliyetlerinin desteklenmesi kapsamında, söz konusu alanlardaki giriş ve çıkışlarda yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçilebilmek amacıyla tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Dava; İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 30/12/2017 tarih ve 10610 sayılı düzenleyici işleminin, Arap Turizm Örgütü'nün (Arap Birliği - Arap Turizm Bakanları Meclisi) 03/12/2017 tarih ve 201700449 sayılı mektubuna istinaden, Arap turistler için gümrük kapılarında (Havalimanları, Kara Hudut Kapıları ve Limanlar) Arapça yönlendirici levhaların konulması hususunda ilgili İl Valiliklerinin talimatlandırılmasına ilişkin 1. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Mütekabiliyet ilkesi, bir veya birden fazla devlet arasında uygulanan ve bir ülkede faklı devlet vatandaşlarına karşılıklı olarak aynı mahiyette hakların tanınmasını ifade etmektedir. Başka bir tanıma göre ise, yabancı bir kişinin bir ülkede, kendi devletinin yabancılara tanıdığından fazla haklara sahip olmamasıdır. Devletlerin kendi ülkelerindeki yabancılara hak tanıma hususunda kabul ettikleri bir ilke olan karşılıklılık, aslında devletler arasındaki eşitlik esasına dayanmaktadır. Başka bir ifadeyle, en az iki devlet arasında söz konusu olabilen karşılıklılık, bir devlet vatandaşının yabancı bir devlette belli bazı haklardan yararlanabilmesi için, söz konusu yabancı devlet vatandaşlarının da, kişinin vatandaşı olduğu devlette aynı mahiyetteki haklardan fiilen faydalanabiliyor olması şartına dayanmasını ifade etmektedir. Görüldüğü üzere, mütekabiliyet ilkesinin temel amacı, devletler arasında eşdeğer bir uygulama meydana getirmektir.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen mütekabiliyet ilkesi kapsamında herhangi bir ikili veya çok taraflı uluslararası anlaşmaya dayanmaksızın, salt Arap Turizm Örgütü'nün ilgili yazısına istinaden tesis edildiği anlaşılan dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.