Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/7128 E. , 2023/7216 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/7128
Karar No : 2023/7216
DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …
DAVALILAR:
1- …
VEKİLİ: Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü …
2- … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ: Huk. Müş. …
3- … Valiliği/…
DAVANIN KONUSU: 21/03/1991 tarihli ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesi, 1. fıkrası, (c) bendi, 9 numaralı alt bendinde yer alan “cezaevlerinin korunması ile görevli bekçiler ve hizmet aracı şoförlerine (görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahlarını taşıyabilirler)” ibaresinin; hizmet aracı şoförlerine, kendilerine ait zati silahları görev dışında taşıma hakkı tanımaması nedeniyle eksik düzenleme içerdiği ileri sürülerek iptali istemiyle açılmıştır.
DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, Elazığ Açık Ceza İnfaz Kurumunda "şoför" kadrosunda görev yaptığı, görev tanımının, tutuklu/hükümlülerin, hastane, mahkeme ile ceza infaz kurumu arasında nakillerinden ibaret olduğu, dolayısıyla bu nakiller sırasında araca ve kendisine ya da nakledilen tutuklu/hükümlüye yönelik saldırı girişimleri, firar teşebbüsleri gibi durumlarda silah kullanmaya mecbur kalabildiği; 1721 sayılı Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanun 8. maddesinde, hapishane müdürü, memuru ve müstahdemlerine silah kullanma yetkisi verilmiş olmasına rağmen, dava konusu Yönetmelikle genel idare hizmetleri sınıfına tabi olarak çalışan şoförler yönünden kurum dışında zati silahları için taşıma yetkisinin tanınmadığı, dava konusu kuralın bu yönden normlar hiyerarşisine aykırı olduğu; öte yandan her ne kadar dava konusu Yönetmelik düzenlemesi ile şoförlerin demirbaş silahları görev yerinde ve görev başında taşıyabilecekleri kurala bağlanmış ise de, uygulamada ceza infaz kurumlarının envanterinde demirbaşa kayıtlı silah bulunmadığı, bu nedenle görev başında demirbaş silahın taşınamadığı ve güvenlik tedbirlerinin alınamadığı; ayrıca dava konusu Yönetmelikte infaz koruma memurlarına silah taşıma yetkisi verilmişken görev tanımı olarak aynı amaç için çalışan şoförlere bu hakkın tanınmamasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMASI:
Cumhurbaşkanlığı tarafından, usul yönünden, dava konusu düzenlemede geçen “Adalet Bakanlığına bağlı taşradaki adliye binaları ve cezaevlerinin korunması ile ilgili görevli bekçiler” ibaresinin, “ceza infaz kurumu şoförü” olan davacı hakkında uygulanması mümkün olmadığından, anılan kısım bakımından sübjektif ehliyet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği; esas yönünden, dava konusu düzenlemenin bütünüyle kamu görevlilerinin görev tanımına ve görevi mahiyetine göre yapıldığı, bu nedenle eksik düzenleme bulunmadığı, bu bakımdan infaz koruma memurları ile şoförlerin aynı kapsamda düşünülmesine olanak bulunmadığı, dava konusu maddenin diğer bentlerinde de aynı kriterlerin gözetildiği, 1721 sayılı Kanunda belirtilen silah taşıma yetkisinin kurum içine yönelik olduğu, dava konusu Yönetmelik hükmünün de buna uygun bulunduğu, bu nedenle davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
İçişleri Bakanlığı tarafından, silah ruhsatı almanın bir temel hak olmadığı, ancak Kanunda ve Yönetmelikte öngörülen bütün koşulların istisnasız sağlanması halinde kullanılabilecek bir yetki olduğu, davacının, tutuklu ve hükümlülerin mahkeme, hastane ve cezaevleri arası nakillerini sağlamak amacıyla hizmet araçlarını kullanan kamu görevlisi olduğu ve bu sevk işlemlerinin jandarma koruması altında yapıldığı, dava konusu fıkranın 12 numaralı bendinin benzer iddiayla iptali istemiyle açılan başka bir davanın reddedildiği, düzenlemenin ve uygulama işleminin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
Elazığ Valiliği tarafından, uygulama işleminin dayanağı Kanuna, Yönetmeliğe ve Genelgelere uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Dava konusu Yönetmelik maddesinin iptali istemiyle açılan davada; kısmen davanın ehliyet yönünden reddi, kısmen davanın esastan reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Dava; 91/1779 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinin c) fıkrasının 9. bendindeki “cezaevlerinin korunması ile görevli bekçiler ve hizmet aracı şoförlerine (görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahlarını taşıyabilirler)” ifadesinin hizmet aracı şoförlerine zati silah taşıma hakkı tanımaması yönünden eksik düzenleme içerdiği ve bu hali ile hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açılmıştır.
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7. maddesinde, ateşli silahları kimlerin taşıyacakları beş bent halinde belirlenmiş, maddenin 3. fıkrasında, devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri memur ve mensuplarına Cumhurbaşkanı (Bakanlar Kurulu) Kararı ile silah taşıma yetkisi verilebileceği hükme bağlanmış; 5. bendinde, "Cumhurbaşkanınca (Bakanlar Kurulunca) çıkarılacak Yönetmelikte belirlenecek esaslara göre Valiler tarafından verilecek izin vesikası alanların" da ateşli silahları taşıyabilecekleri veya mesken ya da işyerinde bulundurabilecekleri açıklanmış, maddenin devamında, "Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir Yönetmelikle düzenlenir." kurallarına yer verilmiştir.
Yasanın bu hükmüyle, kamu görevlilerinden, yaptıkları işler ve görevlerinin niteliğinden kaynaklanan bazı nedenlerle hayatları harici ve ciddi şekilde tehlikeye maruz kalabilecek olanlara, bu tehlikeleri bertaraf edici önlem olarak, silah taşıma yetkisi verilmesi amaçlanmıştır.
Aynı maddenin 5. fıkrasında, Cumhurbaşkana (Bakanlar Kuruluna) verilen yönetmelik çıkarma yetkisine dayanılarak çıkarılmış bulunan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelikte kimlere silah taşıma ruhsatı verilebileceği tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olup, Bakanlar Kurulu, bulunulan görevin taşıdığı önemden hareketle silah taşıma yetkisine sahip olabilecek kamu görevlilerini unvanlarını da sayarak belirlemiş; demirbaşa kayıtlı silahları kimi kamu görevlilerinin hangilerinin görev sırasında ve görevi başında taşıyabilecekleri maddenin c) fıkrasının 1-2–4-5-7-9-11-13-14 bentleri ile d) fıkrasında gösterilmiş olup, bu kapsamda c) fıkrasının dava konusu edilen 9. bendinde de; Adalet Bakanlığına bağlı taşradaki adliye binaları ve cezaevlerinin korunması ile görevli bekçiler ve hizmet aracı şoförlerine (görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahlarını taşıyabilirler) düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava konusu edilen Yönetmelik maddesinde, cezaevlerinin korunması ile görevli bekçiler ve hizmet aracı şoförlerinin görev yaptıkları sırada demirbaşa kayıtlı silahlar için ruhsat verilmesine olanak tanınmış olup; hizmet aracı şoförlerinin görevlerinin nitelikleri dikkate alınarak görev dışında zati silaha ruhsat verilmesi yolunda düzenleme yapılmamıştır.
Kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının korunması amacıyla temel hak ve hürriyetlerin, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak Yasayla sınırlanabileceği Anayasa kuralıyla benimsenmiş olup, bir temel hak ve özgürlük olarak tanımlanamayacak olan silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı almanın herkese tanınmış bir hak olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Belirlenen çerçevede, silah taşıma ve bulundurmaya ilişkin düzenlemelerde konuya özgü kurallara yer verilebileceği ve dayanağı Yasa hükümlerini aşmamak üzere sınırlamalar yapılabileceğinden, anılan düzenlemede madde bir bütün olarak ele alındığında, demirbaşa kayıtlı silahları görev yerinde ve görev başında hakkı tanınan söz konusu kişilere ayrıca zati silah taşıma ruhsatı hakkı tanınmamasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde; davacının Elazığ Açık Ceza ve İnfaz Kurumunda şoför kadrasunda görev yaptığı, 1721 sayılı Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanunun 8. maddesine göre silah kullanma yetkisine haiz olduğu, görev yeri ile sınırlı kalmaksızın zati silah taşımasına engel bulunmadığı, can güvenliğinin görev yeri ile görev başıyla sınırlı olmadığı, ayrıca görev sırasında demirbaş silah da verilmediği ileri sürülmekteyse de; silah taşıma ile silah kullanma hakkının birbirinden farklı olduğu, yakınma konusu demirbaş silah temin edilip edilmemesi hususu görev yeri ve kurumuna ilişkin bir konu olduğu, yönetmeliğin kamu görevlilerine tanınan zati taşıma ruhsatı hakkının bir sistematik çerçevesinde değerlendirilerek düzenlendiği görüldüğünden eksik düzenleme bulunduğu iddiası yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Elazığ Açık Ceza İnfaz Kurumunda hizmet aracı şoförü olarak görev yapan davacının, ifa etmiş olduğu kamu görevi nedeniyle zati silahına taşıma ruhsatı verilmesi istemiyle 26/09/2018 tarihinde Elazığ Valiliğine başvurması üzerine, adı geçen Valiliğin … tarihli ve … sayılı işlemiyle, 21/03/1991 tarihli ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesi, 1. fıkrası, (c) bendi, 9 numaralı alt bendi uyarınca yalnızca görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahı taşıyabileceği, zati silahına taşıma ruhsatı düzenlenemeyeceği belirtilerek başvurusu reddedilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, başvurusunun reddine dayanak teşkil eden 21/03/1991 tarihli ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesi, 1. fıkrası, (c) bendi, 9 numaralı alt bendinde yer alan “cezaevlerinin korunması ile görevli bekçiler ve hizmet aracı şoförlerine (görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahlarını taşıyabilirler)” ibaresinin; hizmet aracı şoförlerine, kendilerine ait zati silahları görev dışında taşıma hakkı tanımaması nedeniyle eksik düzenleme içerdiği ileri sürülerek iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Her ne kadar dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, 11/09/2021 tarihli ve 31595 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 10/09/2021 tarihli ve 4503 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı eki Yönetmelik ile değişikliğe uğramış ise de; anılan değişiklik sonrası 9 numaralı alt bentte yer alan dava konusu düzenlemenin, 8 numaralı alt bende aynen taşındığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceğinden, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesi, 1. fıkrası, (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesi, 3. fıkrası, (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; 6. fıkrasında, bu hususun ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde, davacının, iptali istenen işlem yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören kanun koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir.
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir.
Bununla birlikte, iptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan, meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur.
Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi, 1. fıkrası, (c) bendi, 9 numaralı alt bendinde yer alan "... cezaevlerinin korunması ile ilgili görevli bekçiler ve ..." ibaresinin incelenmesi:
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevlerine bağlı Elazığ Açık Ceza İnfaz Kurumunda şoför olan davacı tarafından; dava konusu edilen Yönetmelik kuralında yer alan, “cezaevlerinin korunması ile görevli bekçiler ve hizmet aracı şoförlerine (görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahlarını taşıyabilirler)” ibaresinin iptali istemiyle bakılan dava açılmış olup, dava konusu düzenlemenin sadece hizmet aracı şoförlerine değil, cezaevlerinin korunması ile görevli bekçilere de yönelik olduğu açıktır.
Bu durumda, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevlerine bağlı Elazığ Açık Ceza İnfaz Kurumunda şoför olan davacının, dava konusu Yönetmelik kuralında geçen "cezaevlerinin korunması ile görevli bekçiler ve" ibaresinin iptalini istemekte kişisel, güncel ve meşru menfaatinin olmadığı, dolayısıyla anılan kısım yönünden davanın ehliyet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle 7. maddesinde,
"Ateşli silahları ancak;
1. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Bakanlar, Yasama Organı üyeleri ve Bakan yardımcıları ile bu görevlerde bulunmuş olanlar,
2. Özel kanunlarına göre silah taşıma yetkisine sahip bulunanlar,
3. Cumhurbaşkanı kararı ile silah taşıyabileceklerine karar verilen Devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri memur ve mensupları,
4. A) Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından tart ve ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun mülga 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya mülga 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2 nci maddesi uyarınca emekli edilenler ile 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereğince meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere; emekli subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan uzman erbaşlar ile en az on yıl görev yapmış olmak kaydıyla istifa etmek veya kurum değiştirmek suretiyle Emniyet Genel Müdürlüğünden ayrılan emniyet hizmetleri sınıfı personeli,
B) Disiplin kurulları veya mahkeme kararıyla meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararı sonucu memuriyetle ilişiği kesilenler veya sicilen ya da mülga 1402 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler hariç olmak üzere,
a) Vali, vali muavini, kaymakam ve bucak müdürlüğünden veya mülki idare amirliği hizmetlerinden,
b) Hakim ve Cumhuriyet savcısı ile bu meslekten sayılanlardan,
c) Emniyet hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda çalışan personelden,
d) MİT hizmetleri mensuplarından,
e) Büyükelçi unvanlarından,
f) Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatında Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü ve Cumhurbaşkanlığına bağlı kurum ve kuruluşların en üst yöneticileri ile Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından,
g) Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünde Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı ile merkez ve taşra teşkilatında görevli Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürü, Bölge Amiri, Kısım Amiri ve Gümrük Muhafaza Memuru unvanlarından,
ğ) Ceza İnfaz Kurumu başkontrolörleri ve kontrolörleri, birinci ve ikinci müdürleri, idare memurları, infaz ve koruma başmemurları ve memurları ile denetimli serbestlik müdür ve müdür yardımcılarından,
h) Orman muhafaza memurları ve orman bölge şeflerinden,
emekli olanlar.
5. Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenecek esaslara göre valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanlar,
6. 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesine göre görevlendirilen güvenlik korucularından hâlihazırda görevde bulunanlar ile aynı Kanunun mülga ek 16 ncı maddesinin birinci fıkrasına ve 27/5/2007 tarihli ve 5673 sayılı Köy Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesine göre görevleriyle ilişiği kesilenler,
7. Yapılan soruşturma sonucu veya kesinleşmiş yargı kararı üzerine görevine son verilenler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanlar hariç olmak üzere, en az bir dönem köy veya mahalle muhtarlığı ya da belediye başkanlığı yapmış bulunanlar,
taşıyabilirler veya mesken ya da işyerinde bulundurabilirler.
...
Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir." hükümlerine yer verilmiştir.
Aktarılan Kanun hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve 01/06/1991 tarih ve 20888 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21/03/1991 tarihli, 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında bulunan her türlü ateşli silahlarla mermilerinin ve bıçaklarla salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletlerin memlekete sokulması, yapılması, satılması, satın alınması, taşınması veya bulundurulmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Bu Yönetmelik, Kanun kapsamındaki silahlarla ilgili ruhsatların düzenlenmesini, yenilenmesini, gerektiğinde geri alınmasını veya iptalini, bağış, satış veya veraseten intikal yolu ile el değiştirmesini, ruhsata bağlanan silahların kayıt ve tescilini, bıçak ve diğer aletler ile benzerlerinin yapım, kullanım ve naklini, armağan, hatıra ve antika silahların neler olduğunu, silah ve mermi edinilmesini, silahların yurdumuza daimi ya da geçici olarak ithal edilmesini, trap-skeet atış alanı ile tabanca ve tüfek atış poligonu açılmasını ve bunların denetlenmesini, ateşli silahlar için tamir yeri açılmasını, yivli ve yivsiz av ve spor silahları ile aksamlarının ve bunlara ait mermilerinin yurda sokulması esaslarını, bunlarla ilgili izin, kayıt ve tescil işlemlerini kapsar." hükmüne;
"Tanımlar" başlıklı 2. maddesi, 1. fıkrası, (ö) bendinde, "Demirbaş silah: Bir kurum, kuruluş veya kişilere ait işyerleri için demirbaş olarak kaydı yapılan yarı otomatik tabanca sınıfı silahları, ... ifade eder" kuralına;
"Taşıma ruhsatı" başlıklı 5. maddesi, 3. fıkrasında, "Demirbaş silahların kurum ve kuruluşun silah taşımaya yetkili birden fazla personeli tarafından taşınması mümkündür." hükmüne;
"Silah taşımalarına izin verilen kamu görevlileri" başlıklı 8. maddesi, 1. fıkrasında,
"(Değişik birinci cümle: 25/10/2000 - 2000/1550 K.) Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (1), (2), (3) ve (6) numaralı bentleri uyarınca silah taşımalarına karar verilenler;
...
c) Devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile sermayesinin tamamı Devlete ait olan anonim şirketlerinde koruma, bakım onarım işlerinde çalışanlardan;
1) Özel güvenlik teşkilatı kurulmayan kurum ve kuruluşlarda görevli bekçilere (görev yerinin dışına çıkarmamak şartıyla, görev sırasında demirbaş silahlarını taşıyabilirler),
2) Elektrik enerjisi yüksek gerilim (enterkonnekte) hatların kontrol, bakım ve onarım işlerinde çalışanlara (meskun bölgeler dışında görev yaptıkları sırada demirbaşa kayıtlı silahları taşıyabilirler),
3) (Değişik:17/7/2017 - 2017/10643 K.) Radyolink, telsiz, uydu, yer istasyonu, kuran-portör, havai hat, santral, şantiye ve benzeri posta ve telekomünikasyon tesislerinin yapım, işletme, bakım, onarım ve muhafazası ile bu tesislere ait bina ve yolların onarım işlerinde görevli yüksek mühendis, mühendis, mimar, eksper, teknisyen, hat bakıcısı, şoför, şoför dağıtıcısı, muhafız, şehirlerarası seyyar memur ve posta dağıtıcısı unvanları ile çalışanlara (meskun bölgeler dışında görev yaptıkları sırada demirbaşa kayıtlı silahları taşıyabilirler),
4) TRT Kurumu Genel Müdürlüğü radyo ve televizyon verici istasyonları ile radyolink istasyonlarında ve enerji nakil hatlarında çalışan başteknisyen ve teknisyenlerle bu tesislerin bakım, onarım ve muhafaza hizmetlerini yürüten başmühendis, mühendis, uzman, başteknisyen, şefteknisyen ve teknisyenlere (meskun bölgeler dışında görev yaptıkları sırada demirbaşa kayıtlı silahları taşıyabilirler),
5) Genel Müdürlüğe ait röle istasyonlarında görevli başteknisyen, şefteknisyen ve teknisyenlerle tesislerin bakım, onarım ve muhafaza hizmetlerini yürüten başmühendis, mühendis, uzman, başteknisyen, şefteknisyen ve teknisyenlere (meskun bölgeler dışında görev yaptıkları sırada demirbaşa kayıtlı silahları taşıyabilirler),
6) (Mülga: 17/7/2017- 2017/10643 K.)
7) Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne bağlı hava liman ve meydanlarının merkezlerinden uzakta bulunan VOR-NDB-DME ve Rd/link-Rd/FAR gibi seyrüsefer yardımcı cihaz istasyonlarında görev yapan teknik personele (meskun bölgeler dışında görev yaptıkları sırada demirbaşa kayıtlı silahları taşıyabilirler),
8) (Değişik: 17/7/2017-2017/10643 K.)14/6/1930 tarihli ve 1721 sayılı Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkinda Kanunun 8 nci maddesi ile silah kullanmaya yetkili kilinan ceza infaz kurumu birinci ve ikinci müdürlerine
9) (Ek:16/11/1992 – 92/3721 K.) Adalet Bakanlığına bağlı taşradaki adliye binaları ve cezaevlerinin korunması ile görevli bekçiler ve hizmet aracı şoförlerine (görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahlarını taşıyabilirler),
10) (Ek: 16/11/1992 - 92/3721 K., Değişik: 17/7/2017 - 2017/10643 K.) İnfaz koruma başmemurları ile memurlarına (ceza ve tevkifevleri dışında demirbaşa kayıtlı veya zati silahlarını taşıyabilirler),
11) (Ek: 16/11/1992 - 92/3721 K.) Bakanlık merkez birimlerinde görev yapan ve bakanlıklarınca uygun görülen hizmet aracı şoförlerine (görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahlarını taşıyabilirler).
12) (Ek: 16/11/1992-92/3721 K.; Mülga: 30/6/1994 - 94/5825 K.)
13) (Ek:2/12/1999-99/13749 K.) Bilfiil görev yaptıkları sırada demirbaşa kayıtlı silahları taşımaları kaydıyla Devlet Demir Yollarına ait trenlerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illere gidiş ve gelişlerinde görev yapan makinist, trenşef ve gardfrenlere,
14) (Ek: 2/12/1999 - 99/13449 K.) Bilfiil görev yaptıkları sırada demirbaşa kayıtlı silahları taşımaları kaydıyla Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Atıcılık ve Avcılık Federasyonu atış malzemelerinin nakil, muhafaza ve dağıtımından sorumlu kadrolu personeline," hükümlerine;
Ek 3. maddesinde, "Yönetmeliğin 8 ve 9 uncu maddelerine göre kurum, kuruluş veya kişilerin satın aldığı demirbaş silahlar, silah demirbaş defterine kaydolunur. Bu silahlar, adına silah taşıma ruhsatı düzenlenen kişi dışında başkası tarafından taşınamaz. Ruhsat sahibi kişi, ruhsatta kayıtlı demirbaş silah dışında başka silah taşıyamaz. Demirbaşa kayıtlı silah ve mermiler, özel oda, kasa veya dolaplarda muhafaza edilir. Bu silah ve mermilerin muhafazasında statülerine göre yetkili amir veya sahipleri sorumludur." kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, 1721 sayılı Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, "Hapishane müdür ve memuru ve müstahtemleri, hapishanenin emniyet ve muhafazasının temini için aşağıda yazılı hallerde silah kullanmağa salahiyettardır:
A: Türk Ceza Kanununun 49 uncu maddesinin 1,2 ve 3 numaralı fıkralarında yazılı mecburiyetler hadis olursa;
B: Mahpuslar toplu olarak hücum teşebbüsünde bulunurlar ve memurlara veya kendilerine nezaretle muvazzaf bulunanları yakalayarak onlara mukavemet veya onları bir hususu yapmaları veya yapmamaları için cebrederlerse;
C: Firar teşebbüsünde bulunan bir mahpus yakalanırken fiilen veya tehlikeli bir surette tehdit ederek mukavemet eder veya mükerreren dur emrine itaat etmiyerek firar teşebbüsünden vaz geçmezse.
Ateşli silah, diğer silahlarla maksadın temini kabil olmadığı takdirde kullanılır. Ateşli silah kullanılması lüzumunu mutlak surette müdür ve bulunmadığı zaman müfettiş tayin eder.
Şu kadar ki, müsaade istihsali mümkün olmayan fevkalade hallerde müsaadesiz silah istimali de caizdir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi, 1. fıkrası, (c) bendi, 9 numaralı alt bendinde yer alan "... hizmet aracı şoförlerine (görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahlarını taşıyabilirler)” ibaresinin incelenmesi:
Davacı tarafından, dava konusu ibarenin, ceza infaz kurumlarında görevli hizmet aracı şoförlerine, kendilerine ait zati silahları görev dışında taşıma hakkı tanımaması nedeniyle eksik düzenleme içerdiği ileri sürülmektedir.
6136 sayılı Kanun'un 7. maddesi, 1. fıkrasında, kimlerin silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı alabileceği yedi bent halinde belirlenmiş olup, fıkranın 3. bendinde, Devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri memur ve mensuplarına Cumhurbaşkanı kararı ile silah taşıma yetkisi verilebileceği hükme bağlanmış; 5. bendinde, "Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikte belirlenecek esaslara göre valiler tarafından verilecek izin vesikası alanların" da ateşli silahları taşıyabilecekleri veya mesken ya da işyerinde bulundurabilecekleri açıklanmıştır.
Kanun'un bu hükmüyle, kamu görevlilerinden, yaptıkları işler ve görevlerinin niteliğinden kaynaklanan bazı nedenlerle hayatları harici ve ciddi şekilde tehlikeye maruz kalabilecek olanlara, bu tehlikeleri bertaraf edici önlem olarak, silah taşıma yetkisi verilmesi amaçlanmış; söz konusu kamu görevlileri ile silah taşıma yetkilerinin kapsam ve sınırlarının tespiti ise, Cumhurbaşkanına (Mülga Bakanlar Kuruluna) bırakılmıştır.
Anılan yetkiye istinaden (mülga) Bakanlar Kurulunca çıkarılan
Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelikte, kimlere silah taşıma ruhsatı verilebileceği tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olup, bulundukları görevin taşıdığı önem ve riskten hareketle silah taşıma yetkisine sahip olabilecek kamu görevlileri unvanları da sayılarak belirlenmiştir. Bu kapsamda, Yönetmeliğin 8. maddesi, 1. fıkrası, (c) bendinin dava konusu edilen 9 numaralı alt bendinde, Adalet Bakanlığına bağlı taşradaki adliye binaları ve cezaevlerinin korunması ile görevli bekçiler ve hizmet aracı şoförlerinin, görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahlarını taşıyabilecekleri yolunda düzenlemeye yer verilmiştir.
Buna göre, dava konusu edilen Yönetmelik maddesinde, hizmet aracı şoförlerine, görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahlar için taşıma ruhsatı verilmesine olanak tanınmış iken; hizmet aracı şoförlerinin, görev yeri dışında ve görev haricinde kullanmak üzere zati silahlarına taşıma ruhsatı verilmesi yolunda düzenleme yapılmamış, uyuşmazlık da bu noktada doğmuştur.
Kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının korunması amacıyla temel hak ve hürriyetlerin, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabileceği Anayasa kuralıyla benimsenmiş olup, bir temel hak ve özgürlük olarak tanımlanamayacak olan silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı almanın, herkese tanınmış bir hak olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Buna göre, silah taşıma ve bulundurmaya ilişkin düzenlemelerde konuya özgü ve takdir yetkisi içinde kurallara yer verilebileceği ve dayanağı Kanun hükümlerini aşmamak üzere sınırlamalar yapılabileceği açıktır.
Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 6. ve 16. maddeleri uyarınca, ceza infaz kurumunun yardımcı hizmetler servisi kapsamındaki ulaşım hizmetini yerine getiren hizmet aracı şoförlerinin görev tanımlarının, genel itibarıyla, tutuklu ve/veya hükümlülerin, hastane, mahkeme ile ceza infaz kurumu arasında nakillerinden ibaret olduğu, söz konusu sevkler dışında -kural olarak- tutuklu/hükümlüler ile irtibatlarının olmadığı ve ceza infaz kurumu veya tutuklu/hükümlülerin güvenliğine yönelik herhangi bir görevlerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık bu çerçevede değerlendirildiğinde; hizmet aracı şoförlerinin görevlerinin kapsam ve niteliği ile genel olarak görev dışında harici ve ciddi bir hayati tehlikeye maruz kalma ihtimallerinin bulunmadığı dikkate alınarak getirilen, hizmet aracı şoförlerinin yalnızca görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahları taşıyabilecekleri, görev yeri dışında ve görev haricinde zati silahlarına taşıma ruhsatı verilmeyeceği yolundaki dava konusu düzenlemede, dayanağı Kanunun amacına, lafzına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı bir yön bulunmadığı, Kanunla Cumhurbaşkanına (mülga Bakanlar Kuruluna) tanınan takdir yetkisinin hukuka uygun kullanıldığı sonucuna varılmıştır.
Esasen, aynı madenin diğer bentlerinde yer alan kamu görevlileri yönünden de aynı kriterlerin gözetildiği (Örneğin, Bakanlık merkez birimlerinde görev yapan ve bakanlıklarınca uygun görülen hizmet aracı şoförlerine (görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahlarını taşıyabilirler) yolundaki bent kuralı) ve bu haliyle dava konusu kuralın, düzenlemenin bütünü ile de uyum içinde bulunduğu; davacının iddiasının aksine, infaz koruma memurları ile hizmet aracı şoförlerinin görevlerinin niteliğindeki farklılıklardan dolayı zati silaha ait taşıma ruhsatı bakımından aynı kapsamda değerlendirilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, davacı tarafından, 1721 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu memuru olan şoförlerin silah taşıma hakkına sahip olduğu, dava konusu kuralın anılan Kanun hükmüne aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; bahse konu Kanun hükmünün, ceza infaz kurumu görev ve kontrol sahası içinde güvenlik ve asayiş sorunları gelişmesi halinde kurum memurlarına silah kullanma yetkisi tanınmasına yönelik olduğu, kurum dışında silah taşıma ruhsatı hakkı tanımadığı, dolayısıyla dava konusu düzenlemenin anılan Kanun hükmüne de uygun bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Diğer taraftan, davacının, uygulamada ceza infaz kurumlarının envanterinde demirbaşa kayıtlı silah bulunmadığı, bu nedenle görev başında demirbaş silah taşıyamadığı iddia edilmiş ise de; uyuşmazlığın yalnızca düzenleyici işlemin iptali istemine yönelik olması karşısında, anılan iddianın işbu davada incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır. Bununla birlikte, davacı tarafından demirbaş silah taşıma izni verilmesi istemiyle yapılacak başvurunun reddi üzerine iptal davası açılabileceği ve söz konusu iddianın bu davada incelenebileceği de açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.21/03/1991 tarihli ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesi, 1. fıkrası, (c) bendi, 9 numaralı alt bendinde yer alan "... cezaevlerinin korunması ile ilgili görevli bekçiler ve ..." ibaresi yönünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-c 15/1-b maddeleri uyarınca EHLİYET NEDENİYLE DAVANIN REDDİNE,
2. 21/03/1991 tarihli ve 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin 9 numaralı alt bendinde yer alan "... hizmet aracı şoförlerine (görev yerinde ve görev başında demirbaşa kayıtlı silahlarını taşıyabilirler)” ibaresi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığına verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 21/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!