WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/12712 E.  ,  2023/5007 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/12712
Karar No : 2023/5007

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):
1- …
2- …

12- …
13- Kendi adlarına asaleten, çocukları …, …, … ve … adlarına velayeten … ve …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ: 1. Huk. Müş. Yrd. V. …

İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; İstanbul Atatürk Havalimanı'nda 28/06/2016 tarihinde meydana gelen terör saldırısı sonucunda, …'ın yaralandığından bahisle uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık olarak, … için 100.000,00 TL, eşi … ile çocukları …, …, … ve … için ayrı ayrı 50.000,00 TL, babası … ve annesi … için ayrı ayrı 30.000,00 TL, kardeşleri …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … için ayrı ayrı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 560.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; terör saldırısı sonucu oluştuğu iddia edilen manevi zararların tazmini istemiyle açıldığı anlaşılan davada, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca terör saldırısının gerçekleştiği 28/06/2016 tarihinden itibaren 1 yıl içinde davalı idareye başvuru yapılıp başvurunun reddi üzerine altmış gün içinde dava açılması gerekirken, bu sürelerin geçmesinden çok sonra 11/07/2018 tarihinde açılan davanın, esasının incelenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacılar tarafından, 28/12/2017 tarihli sağlık kurulu raporunda …'ın %60 engelli olduğunun belirtildiği, 16/01/2018 tarihinde yeni bir ameliyat olduğu, tedavinin devam ettiği, zararın hala belirsizliğini koruduğu, davanın süresinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacılardan ... İstanbul Atatürk Havalimanı'nda 28/06/2016 tarihinde meydana gelen terör saldırısı sonucunda yaralanmıştır.
İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararıyla, İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen 05/01/2017 tarihli sağlık kurulu raporundaki %40 engellilik oranı dikkate alınmak suretiyle zarar gören ...'a 10.758,50 TL tazminat ödenmesine karar verilmiş, sulhnamenin imzalanmasını müteakip 17/04/2017 tarihinde ödeme yapılmıştır.
Davacılar tarafından bu kez, aynı Hastaneden alınan 28/12/2017 tarihli sağlık kurulu raporunda ...'ın %60 engelli olduğunun belirtildiği, 16/01/2018 tarihinde yeniden ameliyat olduğu ve tedavinin halen devam ettiği belirtilerek manevi zararlarının tazmini istemiyle 29/05/2018 tarihli dilekçe ile İçişleri Bakanlığına müracaatta bulunulmuştur. İçişleri Bakanlığınca konunun İstanbul Valiliğine intikal ettirilmesi üzerine İstanbul Valiliğinin … tarih ve … sayılı işlemi ile başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk veya sosyal risk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ön karar başvurusu tarihinde yürürlükte olan haliyle "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerektiği, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda aktarılan maddeler uyarınca idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için; maddi olayın, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya konulması zorunludur.
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Söz konusu eylemlerin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve kesin sağlık raporları sonucu da ortaya çıkabilmektedir.
İdari eylemlerin neden olduğu bedensel zararların, tedavi sürecinin tamamlanıp kesin sağlık raporunun alındığı tarihte öğrenilmiş sayılması, Kanun'da öngörülen sürenin kesin raporun ilgiliye verildiği tarihte işlemeye başlatılması gerektiği Danıştay'ın yerleşik içtihatlarındandır. Esasen, idari eylemin tamamlandığı ve zararın tam olarak ortaya çıktığı tarih dikkate alınmadan 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen bir ve beş yıllık sürenin hesaplanması, bazı hallerde dava açma hakkının kullanılamaması sonucunu doğuracaktır. Zararın ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldırır biçimde süre hesabı yapılmasının ise hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.
Bakılan uyuşmazlıkta, İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının 20/01/2017 tarih ve 2017/83 sayılı kararına esas alınan, İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesince verilen 05/01/2017 tarihli sağlık kurulu raporunda davacı ...'ın %40 oranında engelli olduğu belirtilmiş olmasına rağmen tedavi sürecinin devam ettiği, nitekim aynı Hastaneden alınan 28/12/2017 tarihli sağlık kurulu raporunda %60 engelli olduğunun belirtildiği, 16/01/2018 tarihinde de yeniden ameliyat olduğu; başka bir anlatımla, davalı idareye tazminat istemiyle başvurunun yapıldığı 29/05/2018 tarihi ve davanın açıldığı tarihte, tedavi sürecinin halen devam ettiği, davacılardan ...'ın engellilik oranı hususunda belirsizlik bulunduğu, davacıların manevi zararlarının tam ve kesin olarak ortaya çıkmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacıların manevi zararının kesinleşip kesinleşmediği hususunda bir araştırma yapılmaksızın, doğrudan olayın meydana geldiği 28/06/2016 tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde davalı idareye başvuru yapılmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 03/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.