Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/12415 E. , 2023/5267 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/12415
Karar No : 2023/5267
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
8- …
9- …
10- …
11- …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, murisleri ...'ın bölücü terör örgütü mensupları tarafından, 09/09/2017 tarihinde saat 22:30 sıralarında, Siirt ili Merkez ilçesi Kemerli köyünde bulunan evinden alınarak, yaklaşık 200-300 metre uzaklaştıktan sonra boyun kısmına ateş edilmek suretiyle hayatını kaybetmesinde, yakınlarının geçmişte 6 yıl köy koruculuğu yaptığı, kendisinin ve yakınlarının Devlet yanlısı olarak bilinmesi sebebiyle hedef olarak seçildiği, olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu, idarenin kusurunun bulunmadığı kabul edilse de sosyal risk ilkesi gereğince idarenin zararlarının tazmininden sorumlu olduğundan bahisle ...'ın eşi ... için 300.000,00 TL, çocukları olan diğer davacıların her biri için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 1.300.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal fazi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıların yakını olan ...'ın, bölücü terör örgütü PKK mensupları tarafından kasten öldürüldüğü hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, olay öncesinde kolluk güçlerinde ya da istihbarat teşkilatında adı geçenin silahlı saldırıya uğrayacağına ilişkin istihbari bilgi olmadığı, dolayısıyla davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, zararın doğrudan doğruya idarenin eyleminden doğmayıp idarenin dışındaki bir olaydan kaynaklandığı ve olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, davacıların olay nedeniyle manevi zarara uğradığının açık olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle söz konusu olay nedeniyle gerçekleşen manevi zararlara karşılık olarak, sosyal risk ilkesi uyarınca takdiren davacılardan müteveffanın eşi ... için 50.000,00 TL, çocukları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın herbiri için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 200,000,00 TL ve toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tarafların istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğu, reddedilen manevi tazminat tutarı ile ilgili olarak davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, manevi tazminat olarak hükmedilen miktarın yüksek olduğu, manevi tazminat miktarının meydana gelen zarar ile objektif bir orantılılık arz edecek şekilde hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek Mahkeme kararının bu yönden bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Siirt ili, Merkez ilçesi, … köyünde 09/09/2017 tarihinde davacıların yakını olan ..., bölücü terör örgütü mensupları tarafından evinden 22:30 sıralarında alınarak yaklaşık 200-300 metre uzaklaştıktan sonra boyun kısmına ateş edilmesi neticesinde vefat etmiştir.
Davacılar tarafından, olay sebebiyle manevi zarara uğradıklarından bahisle davalı idareye 08/11/2017 tarihinde başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun zımnen reddi üzerine müteveffa ...'ın eşi ... için 300.000,00 TL, çocukları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın herbiri için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 1.300,000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal fazi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Bunun yanında, idarenin önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemediği bir takım zararların, nedensellik bağı ve kusur koşulu aranmadan karşılanması gerekmektedir. Objektif sorumluluk anlayışına dayalı sosyal risk adı verilen bu ilke, bilimsel ve yargısal içtihatlarla da kabul edilmiştir.
Terör olayları nedeniyle meydana gelen manevi zararların sosyal risk ilkesi kapsamında topluma pay edilerek tazmin edilmesi gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Manevi zarar; kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, ölüm veya uğranılan diğer cismani zarar nedeniyle duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran belli ağırlıktaki her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmektedir. Kendisinin veya yakınlarının uğradığı tecavüz, saldırı veya meydana gelen bir ölüm olayı sonucunda; fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre manevi tazminat takdir edilirken, davacı/davacılar yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı/davalılar yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
Bölge İdare Mahkemesince hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; dava konusu olay nedeniyle davacıların toplam 1.300.000,00 TL'lik manevi tazminat isteminin, eş ... için 50.000,00 TL, çocukları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın herbiri için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 250,000,00 TL'lik kısmının kabulüne karar verilmiş ise de; manevi tazminatın ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde ve müteveffa ...'ın ölümünün diğer davacılar üzerinde yarattığı etki göz önünde bulundurulduğunda; Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının, uğranılan zarara göre orantısız ve düşük kaldığı, duyulan elem ve ıztırabı kısmen dahi olsa giderecek düzeyde olmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!