WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/11928 E.  ,  2023/6415 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/11928
Karar No : 2023/6415

DAVACI : ...Merkezi
Medikal Gereçler San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...,
Hukuk Müşaviri V. ...

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından,
1) 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin;
a) 5. maddesi ile değiştirilen 6. maddesinin,
b) 7. maddesi ile 10. maddesinin 1. ve 3. fıkralarında yapılan değişikliklerin,
c) 9. maddesi ile değiştirilen 12. maddesinin 1. fıkrasının,
d) 19. maddesi ile değiştirilen ek 1. maddesinin 18. fıkrasının,
e) 22. maddesi ile geçici 12. maddeye eklenen 5. fıkrasının hukuka aykırılıkları sebebiyle,
2) 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen Ek-9 Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesinin, “...SUT kodlu vitrektomi, anterior, ...SUT kodlu Vitrektomi, pars plana ve ...SUT kodlu Vitro-retinal cerrahi, tüm işlemler” adı altındaki işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasına izin verilmemesine yönelik düzenlemelerin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından,
Dava konusu 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin 6. maddesi bakımından, maddenin 2. fıkrasında yapılan değişiklikle en az dört klinisyen uzmanla açılan tıp merkezlerinin bundan sonra ancak en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere 10 uzman hekim kadrosuyla açılabileceğinin düzenlendiği, düzenlemenin neredeyse tıp merkezlerinin açılmasını imkânsız kılacak nitelikte olduğu, değişiklik öncesi düzenleme dikkate alınarak çeşitli kademelerde hazırlığı yapılmış bir çok tıp merkezinin yatırımının bu değişiklikle atıl hale geldiği, Yönetmelikte bir geçiş süreci de öngörülmediği;
7. maddesi ile 10. maddesinin 1. ve 3. fıkralarında yapılan değişiklikler bakımından, değişiklik öncesinde ilgili maddenin 1. fıkrasında “A tipi tıp merkezi” olarak kurulacak tıp merkezlerinin binalarının bulunacağı alanın taşıması gereken özelliklerin düzenlendiği, değişiklik ile "A tipi" ibaresi düzenlemeden çıkarıldığından bu maddede yer alan kriterlerin tüm tıp merkezleri için geçerli hale geldiği, düzenlemenin B ve C tipi tıp merkezi olarak kurulma aşamasındaki tıp merkezlerinin tüm yatırımlarını atıl hale getirdiği, imar mevzuatında özel sağlık tesisi yapılacak özelliklerdeki arazinin bulunmasının neredeyse imkânsız olduğu, bunun da tıp merkezlerinin kurulmasını imkânsız hale getirdiği, Yönetmelikte bu konuda geçiş dönemi öngörülmediği;
9. maddesi ile değiştirilen 12. maddesinin 1. fıkrası bakımından, değişikliğin bilimsel gerekçesinin olmadığı, söz konusu değişiklik öncesinde ilgili maddenin birinci fıkrasında “A tipi tıp merkezi” şeklinde kurulacak tıp merkezlerinin taşıması gereken özellikler düzenlenmekteyken, değişiklik sonrası “A tipi” ibaresi düzenlemeden çıkarıldığından, söz konusu düzenlemenin tüm tıp merkezleri için geçerli hale geldiği, düzenlemenin B ve C tipi tıp merkezi olarak kurulma aşamasındaki tıp merkezllerinin tüm yatırımlarını atıl hale getirdiği, hem imar mevzuatında özel sağlık tesisi olabilecek, hem de iki bin metrekare kapalı alan inşaatına imkân verecek nitelikte yer bulunmasının neredeyse imkânsız olduğu, bunun da tıp merkezi kurulmasını imkânsız hale getirdiği,
19. maddesi ile değiştirilen ek 1. maddesinin 18. fıkrası ve 22. maddesi ile geçici 12. maddesine eklenen 5. fıkrası bakımından, dava konusu düzenlemenin değişiklikten önceki halinin bir hekimin birden fazla sağlık kuruluşunda çalışarak hizmet vermesine imkân tanıdığı, bu hükmün hekim yetersizliğinden kaynaklanan olumsuzlukları ortadan kaldırması, vatandaşın hekime ulaşmasındaki zorlukları bertaraf etmesi, tıp merkezlerinin kurulmasını kolaylaştırması sebebiyle sosyal devlet ilkesine hizmet etmekte olduğu, dava konusu değişiklikle hekimlerin birden fazla yerde çalışmasının ortadan kaldırıldığı, artık uzman hekime ulaşmanın zorlaşacağı, bu şekilde kadro şartını sağlama imkânının da ortadan kalkacağı, yetişmiş insan gücünün kısa mesai saatleri dışında atıl hale geleceği,
10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin Ek-9 Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesinin, “...SUT kodlu vitrektomi, anterior, ...SUT kodlu Vitrektomi, pars plana ve ...SUT kodlu Vitro-retinal cerrahi, tüm işlemler” adı altındaki işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasına izin verilmemesine yönelik düzenleme bakımından, Şirketlerinin dava konusu Yönetmelik hükümlerine göre ruhsatlandırıldığı, çalışma uygunluk belgesinde faaliyet branşları arasında göz cerrahisi branşı ve cerrahi müdahale biriminin yer aldığı, göz cerrahi branşının çalışma alanlarından birinin de vitrektomi ve vitro-retinal cerrahi işlemler olduğu, bu işlemlerin Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesinde tıp merkezlerinde uygulanacak cerrahi müdahale vakalarının neler olacağına yönelik belirlenen kriterlere de uygun olduğu, düzenlemenin bilimsel ve tıbbi bir gerekçesinin olmadığı, listenin süreklilik arz eden kurullar olan Tıpta Uzmanlık Kurulu, Yüksek Sağlık Şurası tarafından belirlenmesi gerektiği, işlemde kamu yararının da bulunmadığı, listede yer verilen bir çok işlemin dava konusu işlemlerden daha ağır cerrahi işlemler olduğu, dava konusu işlemlerin üç yıldır şirketlerine ait tıp merkezinde yapıldığı, hiç bir hasta şikayetinin bulunmadığı, vikroretinal cerrahi işlemlerin yapılabilmesi ile ilgili gerekliliklerin, ameliyathane koşullarında ve cihaz altyapısı ile hekim bilgisi dahilinde olduğu, bu durumda bu işlemleri genel hastanede yapmakla B tipi ve C tipi dahil tıp merkezlerinde yapmak arasında gerek ameliyathane koşulları gerekse cerrahi ve tıbbi açısından hiçbir fark olmadığı, ameliyathane koşullarına bakıldığında da arada hiçbir fark olmadığı, vitroretinal cerrahi işlemlerin artık neredeyse tamamının günlük cerrahi işlem olarak değerlendirildiği, iddia edilerek anılan düzenlemelerin iptali istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından,
Dava konusu 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin 6. maddesi bakımından, etkin, verimli ve kesintisiz sağlık hizmeti verilmesi gayesiyle tanı ve tedavi merkezlerinin Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasında yeniden sınıflandırıldığı, bu sınıflandırma gözetilerek tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık alanında en az on uzman hekim kadrosuyla açılmasının öngörüldüğü, böylece önceki düzenlemeye göre A tipi, B tipi, C tipi pek çok tıp merkezinin bünyesinde anestezi, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji, radyoloji gibi klinik olmayan uzmanlık dalları bulunduğu dikkate alınarak uzmanlık dallarının klinisyen uzmanlık dallarından olması şartı kaldırılarak kolaylık sağlandığı, dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesi ile yeniden düzenlenen asıl Yönetmeliğin geçici 3. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile, iş bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce ruhsatlandırılmış tıp merkezlerinin 01/10/2019 tarihindeki mevcut halleriyle faaliyetlerine devam edeceklerinin hüküm altına alındığı, yine geçici 3. maddenin 3. fıkrası ile önceki düzenlemeden kaynaklanan durumların belirli şartlar altında ya aynen korunduğu ya da sağlık kuruluşunun durumu ve sahiplerinin iradelerine bağlı olarak yeni hukuki duruma intibakı sağlayıcı geçiş hükümlerinin getirildiği;
7. maddesi ile 10. maddesinin 1. ve 3. fıkralarında yapılan değişiklikler bakımından, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi ayrımına son verildiğinden 10. maddede değişiklik yapılarak bu Yönetmelik hükümlerine göre açılacak olan tıp merkezlerinin, imar mevzuatına uygun binalarda, günümüz sağlık hizmet sunumuna uygun yapıda hizmet vermesinin öngörüldüğü, dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesi ile yeniden düzenlenen geçici 3. madde ile de, önceki düzenlemeden kaynaklanan durumun belirli şartlar altında ya aynen korunduğu ya da sağlık kuruluşunun durumu ile sahiplerinin iradesine bağlı olarak yeni hukuki duruma intibakı sağlayıcı geçiş hükümlerine yer verildiği;
9. maddesi ile değiştirilen 12. maddesinin 1. fıkrası bakımından, tıp merkezlerininin ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kururluşlarına ilişkin ilk düzenlemenin yürürlüğe konulduğu 09/03/2000 tarihinden beri gerek alt yapı özellikleri, gerek sunulan sağlık hizmetleri, personelin sayısı ve niteliği itibarıyla en nitelikli sağlık kuruluşları olduğu, bu Yönetmelik döneminde dahi cerrahi müdahalelerin müstakil binada kurulan tıp merkezleri ve tıp dal merkezlerinde yapılmasına izin verildiği, yaklaşık 20 yıl öncesinden beri tıp merkezlerinin ayakta teşhis ve tedavi verilen özel sağlık kuruluşları arasında en üst düzey şartlara sahip olması gerektiğinin bilinebilir ve öngörülebilir olduğu, mevzuat hükümlerinin hiç değiştirilmemesinin beklenmesinin hiç kimse için, bilhassa tacirler açısından haklı bir beklenti olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu düzenleme ile getirilen iki bin metrekare şartının Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan tıp merkezlerine yönelik olduğu, düzenleme ile hizmet kapasitesi ve niteliğinin artırılmasının amaçlandığı, düzenlemenin kamu yararına uygun olduğu, Yönetmeliğin geçici 3. maddesi ile mevcut durumun korunduğu, 3. fıkrada mevcut tıp merkezlerine mevcut yerlerinde, bu Yönetmelikte yer alan tıp merkezleri için gerekli olan şartları sağlamak kaydıyla, yeni tıp merkezi ruhsatının düzenleneceği ve bu kuruluşların en az iki bin metrekare şartından muaf olduğunun açıkça belirtildiği, dolayısıyla yatırımların atıl kalmasından söz edilemeyeceği, düzenlemenin tıp merkezlerinin daha kompleks ve donanımlı fiziki yapıya sahip binalarda sağlık hizmeti sunması amacına yönelik olduğu;
19. maddesi ile değiştirilen ek 1. maddesinin 18. fıkrası bakımından, değişiklikle kurumsal sözleşmenin kaldırıldığı, ek 1. maddenin 2. fıkrasında ise Bakanlığın istihdam planlamaları çerçevesinde hekimlerin birden fazla yerde çalışma kurallarının yeniden düzenlendiği, yapılan değişiklikler ile özel sağlık kuruluşlarında çalışan hekimler için sözleşme zorunluluğunun kaldırıldığı ve hekimlerin kadrolu olarak çalıştığı il dışında planlama kapsamındaki bir özel sağlık kuruluşunda çalışmasına cevaz verildiği;
22. maddesi ile geçici 12. maddesine eklenen 5. fıkrası bakımından, dava konusu geçici madde hükmünün sekiz ay daha kurumsal sözleşme ile çalışma imkânı verdiği, böylece maddenin yeni hukuki duruma intibakı sağladığı;
10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin Ek-9 Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesinin, “...SUT kodlu vitrektomi, anterior, ...SUT kodlu Vitrektomi, pars plana ve ...SUT kodlu Vitro-retinal cerrahi, tüm işlemler” adı altındaki işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasına izin verilmemesine yönelik düzenleme bakımından, ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ilişkin ilk düzenlemenin yürürlüğe konulduğu 09/03/2000 tarihinde tıp merkezlerinin, “Asgari olarak bünyesinde iç hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, çocuk sağlığı ve hastalıkları ve genel cerrahi tıp dallarından birer uzman hekim olmak üzere, ağız ve diş sağlığı alanında hizmet vermek amacıyla en az bir diş üniti ve diş hekimi ile Bakanlık tarafından ruhsatlı tıbbi tahlil ve röntgen laboratuvarı bulunan, sürekli ve düzenli olarak gelişmiş donanım ve personel desteği ve 24 saat süre ile ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunan özel sağlık kuruluşlarıdır.” şeklinde tanımlandığı, yine aynı Yönetmelikte, tıp merkezlerinin açılacağı yerler ile ilgili olarak tıp merkezi binasına ilişkin plan örneğinin istenildiği, imar mevzuatına dair herhangi bir bilgi ve belge istenmediği, 15/02/2008 tarihinde yayımlanan Yönetmelik ile tıp merkezlerinin planlama kapsamına alındığı, tıp merkezi açmak için Bakanlıktan ön izin alınması gerektiği, personel, yer seçimi, bina standartları belirlenerek tıp merkezlerinin gerek fiziki mekân gerekse sağlık hizmet sunumu standartları açısından daha nitelikli hizmet vermelerinin amaçlandığı, açılmış ve işlemleri devam eden tıp merkezlerine, geçiş hükümleri ile, standartlarını yeni Yönetmeliğe uygun hale getirmeleri için süre verildiği, ancak bir çok tıp merkezinin bu kıstasları sağlayamadığı, bunun üzerine 11/07/2013 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin A, B, C tipi olarak sınıflandırıldığı, bilahare, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinin daha nitelikli hizmet vermelerine yönelik düzenlemeler yapıldığı, dava konusu değişiklik ile yeniden oluşturulan Ek-9 Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesinin, Yönetmeliğin 23. maddesi hükmü baz alınarak ve özel tıp merkezleri temsilcisi olan TÜMSAD Derneği ile yapılan çalışmalar sonrası belirlendiği ve liste hazırlanırken ...Derneği, ...Derneği, ...Derneği, ...Derneği, ...Derneği, ...Cerrahisi Derneği, ...Derneği, ... Derneği, ...Derneği, ...Derneğinden görüş alındığı, alınan görüşlerin değerlendirildiği, tıp merkezleri ve polikliniklerin, komplikasyonu olmayan, genel durumu stabil, karmaşık olmayan vakaların tedavi ediliği merkezler olduğu, bu nedenle karmaşık vakalar ile bu merkezlerde tanı konulamayan zorluk derecesi yüksek vakaların yataklı sağlık tesisleri ile üçüncü basamak sağlık tesislerinde çözüme kavuşturulduğu, bu vakaların çözüme kavuşturulabilmesi için yüksek maliyetli testlere, multidisipliner bir yaklaşım sergilenmesine ihtiyaç duyulabildiği, bu bağlamda sağlık tesislerinin hizmet rollerine göre zorluk derecesi düşük küçük cerrahi işlemlerin yapılmasına izin verildiği, cerrahi işlemlerin zorluk derecesine göre zordan kolaya doğru A1, A2, B, C, D, E olarak sınıflandırıldığı, D ve E grubu işlemlerin bazı özel işlemler dışında tıp merkezlerinde yapılabileceğinin öngörüldüğü, Sağlık Uygulama Tebliği Ek-2/C listesinde yer alan B ve C grubu işlemlerden, tıp merkezlerinde yapılması uygun görülenlerin ise Liste 1’de belirtildiği, tıp merkezlerinin teknik donanım ve kapasitesi dikkate alınarak bazı işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasının sakıncalı olduğunun değerlendirildiği, dava konusu düzenlemelerin hasta sağlığı ve hasta güvenliği öngörülerek, tıbbi işlemlerin niteliği ve merkezlerin teknik imkân ve özellikleri nazara alınarak yapıldığı, Yönetmeliğin hizmet gereklerine ve üst hukuk normalarına uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Kısmen davanın reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava davacı tarafından, 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 5. maddesi ile değiştirilen 6. maddesinin, 7. maddesi ile 10. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında yapılan değişikliklerin, 9. maddesi ile değiştirilen 12. maddesinin birinci fıkrasının, 19. maddesi ile değiştirilen ek 1. maddesinin onsekizinci fıkrasının, 22. maddesi ile geçici 12. maddeye eklenen beşinci fıkrasının, 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen Ek-9 Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesinin, “...SUT kodlu vitrektomi, anterior, ...SUT kodlu Vitrektomi, pars plana ve ...SUT kodlu Vitro-retinal cerrahi, tüm işlemler” adı altındaki işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasına izin verilmemesine yönelik düzenlemelerin, iptali istemiyle açılmıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun, "Temel Esaslar" başlıklı 3. maddesinde, Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar arasında; a) bendinde; "Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanır, koordine edilir, mali yönden desteklenir ve geliştirilir.", c) bendinde; "Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. Bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılır. Gerek görüldüğünde özel sağlık kuruluşlarının her türlü ücret tarifeleri sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca onaylanır. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık kuruluşları veya sağlık işletmelerinde verilen her türlü hizmetin fiyatları Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca tespit ve ilan edilir." hükmü yer almış, aynı Yasanın "Yönetmelikler" başlıklı 9. maddesinin c) bendinde; Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir." hükmü getirilmiştir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi' nin, "Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü" başlıklı 355. maddesinde; "(1) Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri; a) Her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak, c) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek, h) Sağlık hizmetlerinde kalite ve akreditasyon kuralları belirlemek ve uygulanmasını sağlamak, l) Mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek," olarak sıralanmıştır.
Anılan Mevzuat hükümleri ile davalı idareye tanınan yetkiye istinaden, 1219 sayılı, 3359 sayılı, 3153 sayılı, 992 sayılı Kanunlar ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile 508 inci maddesine dayanılarak, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik, hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur.
12/05/2021 tarihli ve 31482 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1'inci maddesi ile asıl Yönetmeliğin eki Ek-9 değiştirilerek yeniden yayımlandığından, 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1'inci maddesi ile değiştirilen Ek-9 sayılı listenin iptali istemi yönünden, dava konusuz kalmıştır.

15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 5. maddesi ile değiştirilen '' Tıp merkezlerinin temel özellikleri ve kadroları'' başlıklı 6. maddesi; (1) Tıp merkezleri bu Yönetmelikte asgari olarak öngörülen bina, hizmet ve personel standartlarına haiz olmak kaydıyla, sekiz saatten az olmamak üzere ruhsatlarında belirlenen sürede veya yirmi dört saat süreyle sürekli ve düzenli olarak hizmet verir. (2) Tıp merkezleri en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosuyla açılır. (3) Tıp merkezlerinin uzman hekim kadroları, Bakanlıkça oluşturulan elektronik sisteme kaydedilir. Bu merkezlere verilecek yeni kadrolar, hekim ayrılış ve başlayışları bu sistem üzerinden yürütülür. (4) Tıp merkezlerinin uzman tabip kadroları, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelerine göre sağlık tesisi, sağlık insan gücü, tabip/uzman tabip sayısı ile hizmet ihtiyacı dikkate alınarak yapılan planlamalara göre Bakanlıkça belirlenir ve ilan edilir. (5) Tıp merkezleri Bakanlığın izni ile; planlama kapsamındaki ünite ve merkezleri ilgili mevzuatına uygun olmak kaydıyla başka bir tıp merkezine veya özel hastaneye devredebilir. Tıp merkezleri kendi aralarında veya özel hastaneler ile karşılıklı kadro değişimi yapabilir. Ancak il dışına ünite ve merkez devri ile karşılıklı kadro değişimi, Bakanlık planlamalarına uygun bulunması halinde yapılabilir.” hükmü, Anılan yönetmeliğin 7. maddesi ile 10. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında yapılan değişiklikler ile; ''Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “A tipi tıp merkezi” ibaresi “Tıp merkezi” olarak ve üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. '' “(3) Tıp merkezlerinde birinci fıkranın (ç) bendinde istenen otoparka ilave olarak acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur.” hükmü, 9. maddesi ile değiştirilen 12. maddesinin birinci fıkrası bakımından; ''Aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(1) Tıp merkezi müstakil binalarda kurulur. Ancak tıp merkezi binasının toplam kapalı alanı iki bin metrekareden küçük olamaz.'' hükmü yer almıştır.
Davacı tarafından, dava konusu düzenlemeler ile değişiklik öncesi ruhsat almış olan tıp merkezlerinin kazanılmış haklarının korunmadığı, koşulları ağırlaştırıcı şekilde personel, bina, alan standartları ve uzmanlık dalı koşulu getirildiği, neredeyse tıp merkezlerinin açılmasının olanaksız hale geldiği, mevcut tıp merkezlerinin yatırımlarını atıl hale geleceği, gerek imar mevzuatında özel sağlık tesisi olabilecek gerekse, ikibinmetrekare kapalı alan inşaatına imkan verebilecek nitelikte yer bulmanın neredeyse imkansız olduğu, sözkonusu değişiklikle hekimlerin birden fazla yerde çalışmasının ortadan kaldırıldığı, iki yıl içinde en az iki uzmanlık dalında on uzman hekim kadro şartı getirilmesinin kazanılmış haklara aykırı olduğu, kurumsal sözleşme ile çalışanların sözleşmesinin 30/06/2020 tarihi itibarıyla sona ermesi sebebiyle yeni sözleşme hakkının kısıtlandığı öne sürülmektedir.
Yukarıda yer verilen dava konusu düzenlemelerin incelenmesinden, davalı idareye tanınan yetkiye istinaden, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın, ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla dava konusu yönetmeliğin çıkarıldığı, etkin, verimli ve kesintisiz sağlık hizmeti verilmesi gayesiyle tanı ve tedavi merkezlerinin Yönetmelikle yeniden sınıflandırıldığı, bu sınıflandırma gözetilerek tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık alanında en az on uzman hekim kadrosuyla açılmasının öngörüldüğü, böylece önceki düzenlemeye göre A tipi, B tipi, C tipi pek çok tıp merkezinin bünyesinde anestezi, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji, radyoloji gibi klinik olmayan uzmanlık dalları bulunduğu dikkate alınarak uzmanlık dallarının klinisyen uzmanlık dallarından olması şartının kaldırılarak kolaylık sağlandığı, idarelerin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını göstermek üzere ve bunlara aykırı olmamak kaydıyla düzenleyici işlemler yapabileceği, bu düzenlemelerde değişen koşulları dikkate alarak daha önceki düzenlemeler ile doğmuş bulunan objektif hukuki durumları, ileriye yönelik olarak yürürlükten kaldırma yetkisine sahip olduğu, dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesi ile yeniden düzenlenen asıl Yönetmeliğin geçici 3. maddesi ile, iş bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce ruhsatlandırılmış tıp merkezlerinin 01/10/2019 tarihindeki mevcut halleriyle faaliyetlerine devam edeceklerinin hüküm altına alındığı, önceki düzenlemeden kaynaklanan durumların belirli şartlar altında ya aynen korunduğu ya da sağlık kuruluşunun durumu ve sahiplerinin iradelerine bağlı olarak yeni hukuki duruma intibakı sağlayıcı geçiş hükümlerinin getirildiği görülmekle anılan düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu yönetmeliğin 19. maddesi ile değiştirilen ek 1. maddesinin onsekizinci fıkrasına gelince; ''Aynı Yönetmeliğin ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin beşinci cümlesi ile ikinci, dokuzuncu, on üçüncü, on dördüncü ve on sekizinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Poliklinikler taşınma talebinde bulundukları takdirde A tipi poliklinik olarak ruhsatlandırılır.”“(18) Özel Sağlık Kuruluşlarında çalışan tabip/uzman tabipler, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla, çalıştıkları sağlık kuruluşundaki çalışma saatleri dışında bir özel hastanenin acil servis, klinik servis ve ünitelerinde nöbet tutabilir. Bu tabiplerin nöbet listesi aylık olarak düzenlenir ve Müdürlükçe onaylanır.” hükmü ile 22. maddesi ile geçici 12. maddesine eklenen beşinci fıkrasında; ''Aynı Yönetmeliğin geçici 12 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“(5) Bu fıkrayı ihdas eden Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan bu Yönetmeliğin ek 1 inci maddesinin on sekizinci fıkrası kapsamında kurumsal sözleşme ile çalışanların sözleşmeleri en geç 30/6/2020 tarihinde sona erer.” hükmü yer almıştır.
Yönetmeliğin ek 1. maddesinin 18. fıkrasında yer alan “Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan tabip ve uzman tabipler, kadrolu çalıştıkları özel sağlık kuruluşunun çalışma saatleri dışında 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla kurumsal sözleşme yapılarak diğer özel hastane veya özel sağlık kuruluşunda çalıştırılabilir. Ancak, bu durumda tabip ve uzman tabiplerin muvafakatinin alınması zorunludur. Sözleşme Müdürlüğe bildirilir ve ilgili tabip ve uzman tabiplere çalışma belgesi düzenlenir. Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan sözleşmeye konu tabip ve uzman tabiplerin kadrodan ayrılmaları halinde sözleşme sona erer.” yönündeki kurumsal sözleşme yöntemiyle çalışma şekline yeni değişiklikte yer verilmediğinden geçici 12. maddeye 5. fıkra hükmünün eklendiği, ek 1. maddenin 18. fıkrası yürürlükten kaldırılmış olduğuna ve bu değişiklik yayımla yürürlüğe girdiğine göre 01/10/2019 tarihi itibarıyla kurumsal sözleşme imkanının kalmadığı, dava konusu geçici madde hükmünün 30.06.2020 tarihine kadar kurumsal sözleşme ile çalışma imkanı verdiği, böylece maddenin hukuki duruma intibakı sağladığı, kurumsal sözleşmenin kaldırılmasının A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezleri açısından mağduriyet oluşturmasının söz konusu olmadığı, A, B ve C tipi tıp merkezlerinin, uygunluk belgesi ve faaliyet izin belgelerinde 01/10/2019 tarihi öncesinde mevcut olan branşlara geçici statüde hekim başlayışı yapılmasına izin verildiği anlaşıldığından hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1'inci maddesi ile değiştirilen dava konusu Ek-9 sayılı liste hakkında karar verilmesine yer olmadığına; 01/10/2019 tarihli ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu edilen kısımları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin bazı maddelerinde 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ve akabinde 10/10/2019 tarih ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile birtakım değişiklikler yapılması üzerine davacı tarafından bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 56. maddesinde, Devletin; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlardan yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği düzenlenmiştir.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (g) bendinde, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapılacağı; 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır.
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir.
Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak; kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda muayenehaneler hariç, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır:
a) Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması,
b) Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması,
c) Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması,
ç) Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması.
(2) Özel sağlık kuruluşu açmak isteyenler, Bakanlıkça yapılan planlamada ihtiyaç gösterilen yerleşim bölgelerinde faaliyette bulunmak üzere başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin, 10. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesi :
15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin "Tıp merkezi kadroları" başlıklı 6. maddesi, "(1) Tıp merkezi kadroları, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelendirmesine göre planlanan tabip/uzman sayısı ve hizmet ihtiyacı dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenir ve yatırım listesinde ilan edilir.
(2) A ve B tipi tıp merkezleri Bakanlıkça belirlenen kadrolarında en az dört klinisyen uzmanla açılır ve faaliyete geçtikleri tarihten itibaren iki yıl içinde kadrolarını tamamlayabilirler.
(3) Sağlık kuruluşlarının kadroları, Bakanlıkça Sağlık Kuruluşları Yönetim Sistemine kaydedilir. İlan edilecek dönemlerde verilecek yeni kadrolar bu sistemde tanımlanır ve tıp merkezlerinin hekim ayrılış ve başlayışları ile poliklinik ve muayenehanelerin açılış işlemleri sistem üzerinden yürütülür. Kadro ilaveleri, planlama çerçevesinde Bakanlıkça ilan edilecek dönemlerde tıp merkezleri ve polikliniklerin tipleri dikkate alınarak yapılır.
(4) Bakanlık tarafından ilan edilecek uzmanlık dallarından olmak üzere bu kadrolar için belirlenen kriterlere uygun olmak kaydıyla ve A veya B tipi tıp merkezinin bildireceği kadro iptal edilerek Bakanlıkça kadro değişimi yapılır." şeklinde; "Yer seçimi" başlıklı 10. maddesi, "(1) A tipi tıp merkezi binasının bulunduğu alanın, aşağıdaki şartlarda olması gerekir:
a) Gürültü, hava ve su kirliliğine maruz olmadığının; insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek endüstriyel kuruluşlar ile gayrisıhhi müesseselerden uzak olduğunun valilik tarafından yetkilendirilmiş merci raporu ile tespit edilmesi,
b) Ulaşım şartları, ulaşım noktaları açısından uygun ve ulaşılabilir olduğunun İl Trafik Komisyonu veya Belediye Ulaşım Koordinasyon Merkezi raporu ile belgelenmesi,
c) İmar mevzuatında özel sağlık tesisi yapılabilecek yer olması,
ç) Hasta ve hasta yakınları ile tıp merkezi çalışanları için, tıp merkezinin otopark ihtiyacının yeterli olduğuna dair ilgili belediye tarafından düzenlenmiş belge.
(2) Poliklinikler, 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla, sağlık hizmetinin mahiyetine uygun binalarda kurulur. Poliklinikte, hasta ve hasta yakınları ile poliklinik çalışanları için üç araçtan az olmamak üzere imar mevzuatına uygun şekilde otopark yeri ayrılması zorunludur.
(3) B tipi tıp merkezlerinde birinci fıkranın (c) bendi hariç diğer bentlerinde öngörülen belgeler aranır. Ayrıca A ve B tipi tıp merkezinin acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur" şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 6. maddesinin başlığı "Tıp merkezlerinin temel özellikleri ve kadroları" şeklinde, anılan madde ise, "(1) Tıp merkezleri bu Yönetmelikte asgari olarak öngörülen bina, hizmet ve personel standartlarına haiz olmak kaydıyla, sekiz saatten az olmamak üzere ruhsatlarında belirlenen sürede veya yirmi dört saat süreyle sürekli ve düzenli olarak hizmet verir.
(2) Tıp merkezleri en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosuyla açılır.
(3) Tıp merkezlerinin uzman hekim kadroları, Bakanlıkça oluşturulan elektronik sisteme kaydedilir. Bu merkezlere verilecek yeni kadrolar, hekim ayrılış ve başlayışları bu sistem üzerinden yürütülür.
(4) Tıp merkezlerinin uzman tabip kadroları, Bakanlıkça belirlenen sağlık hizmet bölgelerine göre sağlık tesisi, sağlık insan gücü, tabip/uzman tabip sayısı ile hizmet ihtiyacı dikkate alınarak yapılan planlamalara göre Bakanlıkça belirlenir ve ilan edilir.
(5) Tıp merkezleri Bakanlığın izni ile; planlama kapsamındaki ünite ve merkezleri ilgili mevzuatına uygun olmak kaydıyla başka bir tıp merkezine veya özel hastaneye devredebilir. Tıp merkezleri kendi aralarında veya özel hastaneler ile karşılıklı kadro değişimi yapabilir. Ancak il dışına ünite ve merkez devri ile karşılıklı kadro değişimi, Bakanlık planlamalarına uygun bulunması halinde yapılabilir." şeklinde; 7. maddesi ile, asıl Yönetmeliğin 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "A tipi tıp merkezi" ibaresi "Tıp merkezi" şeklinde, aynı maddenin 3. fıkrası ise, "Tıp merkezlerinde birinci fıkranın (ç) bendinde istenen otoparka ilave olarak acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur." şeklinde değiştirilmiştir.
Öte yandan, söz konusu Yönetmeliğin geçici 2. maddesinde, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 9/3/2000 tarihli ve 23988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp/dal merkezleri, C tipi tıp merkezi; poliklinikler B tipi poliklinik olarak kabul edilir. Bu madde yürürlüğe girmeden önce tıp/dal merkezleri ile poliklinikler için Müdürlükçe düzenlenmiş uygunluk belgeleri C tipi tıp merkezi ve B tipi poliklinik ruhsatnamesi ve faaliyet izin belgesi olarak kabul edilir. ...
(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kadrolu klinisyen uzman sayısı dördün altında olan tıp/dal merkezlerinin mevcut klinisyen kadro sayısı asgari kadro sayısı olarak kabul edilir ve bu şekilde faaliyetlerine devam etmelerine izin verilir. ..." kuralına; anılan Yönetmeliğin 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 21. maddesi ile yeniden düzenlenen geçici 3. maddesinde, "(1) Bu maddede geçen;
a) A tipi tıp merkezi, 11/7/2013 tarihli ve 28704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik sonrası Bakanlıkça A tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış olup faaliyetlerine devam eden tıp merkezlerini,
b) B tipi tıp merkezi, 11/7/2013 tarihli ve 28704 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik sonrası Bakanlıkça B tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış olup faaliyetlerine devam eden tıp merkezlerini,
c) C tipi tıp merkezi, 9/3/2000 tarihli ve 23988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp merkezlerini,
ifade eder.
(2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlıkça ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki mevcut halleriyle faaliyetlerine devam ederler. Bu kuruluşlara mevcut halleriyle devam ettikleri müddetçe yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmez.
(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerine mevcut yerlerinde bu Yönetmelikte yer alan tıp merkezi için gerekli olan şartları sağlamak kaydıyla yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenir. Ancak bu kuruluşlar en az iki bin metrekare toplam kapalı alana sahip olma şartından muaf olup, iki yıl içerisinde en az iki uzmanlık dalında on uzman hekim kadro şartını sağlamak zorundadırlar. Gerekli asgari uzman tabip kadrolarını sağlamak için, aynı il içinde bulunan diğer özel sağlık kuruluşlarından ya da uzman tabip dağılımı yönünden daha yüksek yoğunluklu illerden daha az yoğunluklu illere olacak şekilde farklı bir ilden uzman tabip kadrosu devir alınmasına izin verilir. Ancak uzman hekim kadrosunu devretmek isteyen özel sağlık kuruluşunun kadro devri sonrası uzman hekim kadro sayısının dördün altına düşmesi durumunda uzman hekim kadro devrine izin verilmez.
(4) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ruhsatlandırılmış B tipi ve C tipi tıp merkezlerinden en az ikisi bu Yönetmelikte tıp merkezi için gerekli olan asgari bina ve personel şartlarını birleşerek sağlamaları halinde tıp merkezine dönüşebilir. Birleşme işlemi tamamlanan özel sağlık kuruluşları tekrar ayrılma talebinde bulunamaz. Birleşerek dönüşmesi Bakanlıkça uygun görülen tıp merkezi, iki yıl içerisinde ön izin belgesi almak ve ön izin tarihinden itibaren üç yıl içerisinde ruhsat almak zorundadır. Bu süre içerisinde sağlık kuruluşu, faaliyetine mevcut haliyle devam edebilir veya faaliyetini askıya alabilir ve Müdürlüğe tebligat adresi bildirerek kuruluş binasını boşaltabilir. Dönüşen tıp merkezine mevcut uzman hekim kadrosuna ilave olarak, birleştirilen ruhsat sayısı kadar Bakanlıkça planlama kapsamında uygun görülen uzman hekim kadrosu ruhsatlandırma aşamasında verilir.
(5) Bu madde kapsamında yeniden ruhsat düzenlenecek tıp merkezlerinden bir defaya mahsus ruhsat harcı alınmaz." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu anılan düzenlemelerden, 10. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde 01/07/2022 tarih ve 31883 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişiklik yapılmış olmakla birlikte, söz konusu değişiklik davacının "düzenlemenin B ve C tipi tıp merkezi olarak kurulma aşamasındaki tıp merkezlerinin tüm yatırımlarını atıl hale getirdiği" yönündeki ana iddiasına ilişkin olmadığı gibi düzenlemenin esasını da etkilemediği ve benzer yönde olduğu görüldüğünden, bu düzenleme yönünden davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılarak uyuşmazlığın esasına geçilmiştir.
Öncelikle, tıp merkezlerinin sınıflandırılması yönünden mevzuat süreci incelenmiştir:
a- 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte, tıp merkezleri açısından A tipi, B tipi, C tipi tıp merkezi sınıflandırması bulunmamaktadır.
b- 11/07/2013 tarih ve 28704 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinde A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi sınıflandırmasına gidilmiş; 09/03/2000 tarih ve 23988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp/dal merkezleri C tipi tıp merkezi olarak kabul edilmiş, geçiş hükümleri ile bu tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerini sürdürmelerine izin verilmiştir. A ve B tipi tıp merkezleri için (A tipi tıp merkezlerinin müstakil binalarda açılması ve binanın bulunduğu alanın imar mevzuatında özel sağlık tesisi yapılabilecek yer olması gerekliliği haricinde) aynı hizmet standartları belirlenmiştir.
c- Devam eden süreçte, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Yönetmelik değişikliği ile A, B ve C tipi tıp merkezi sınıflandırması sona erdirilmiş; tıp merkezlerinin kadro, bina, hizmet ve personel standartlarında bir takım değişikliğe gidilerek tek tip "tıp merkezi" uygulamasına geçilmiş, yine geçiş hükmü ile A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmiş, mevcut halleriyle faaliyetlerine devam ettikleri müddetçe de yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmeyeceği öngörülmüş, bu tıp merkezlerine belli şartları sağlamaları halinde "tıp merkezi"ne dönüşebilme imkanı verilmiştir.
Davacı tarafından, 6. madde yönünden, düzenlemenin neredeyse tıp merkezlerinin açılmasını imkânsız kılacak nitelikte olduğu, bir çok tıp merkezinin yatırımının bu değişiklikle atıl hale geldiği, bir geçiş süreci de öngörülmediği, 10. madde yönünden, maddede yer alan kriterlerin tüm tıp merkezleri için geçerli hale geldiği, düzenlemenin B ve C tipi tıp merkezi olarak kurulma aşamasındaki tıp merkezlerinin tüm yatırımlarını atıl hale getirdiği, imar mevzuatında özel sağlık tesisi yapılacak özelliklerdeki arazinin bulunmasının neredeyse imkânsız olduğu, bu konuda geçiş dönemi öngörülmediği iddia edilerek anılan düzenlemelerin iptali istenilmekte; davalı idare tarafından ise savunma dilekçesinde, etkin, verimli ve kesintisiz sağlık hizmeti verilmesi gayesiyle tanı ve tedavi merkezlerinin yeniden sınıflandırıldığı, bu sınıflandırma gözetilerek tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık alanında en az on uzman hekim kadrosuyla açılmasının öngörüldüğü, böylece önceki düzenlemeye göre A tipi, B tipi, C tipi pek çok tıp merkezinin bünyesinde anestezi, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji, radyoloji gibi klinik olmayan uzmanlık dalları bulunduğu dikkate alınarak uzmanlık dallarının klinisyen uzmanlık dallarından olması şartı kaldırılarak kolaylık sağlandığı, önceki düzenlemeden kaynaklanan durumların belirli şartlar altında aynen korunduğu belirtilmektedir.
Yukarıda yer verilen düzenlemeler birlikte ele alındığında, Sağlık Bakanlığının, sağlık kurum ve kuruluşlarını yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde planlamaya, sağlık hizmetinin bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya, sağlık hizmet sunucularının hizmet standartlarını belirlemeye, değişen koşullara göre bunları değiştirmeye, bu hizmetler ile sunucuları sınıflandırmaya yetkili olduğu açıktır.
Buna göre, tıp merkezlerinin personel, yer seçimi, bina standartlarının, mevzuat ile Sağlık Bakanlığına tanınan planlama ve standartları belirleme yetkisi çerçevesinde, bu yetkilerin kullanılmasına yönelik ilkeler gözetilerek yeniden belirlendiği, tıp merkezlerinin fiziki özellikleri ve burada sunulan sağlık hizmetinin gerektirdiği standartlara yönelik anılan belirlemeler çerçevesinde dava konusu düzenlemelerle de A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi ayrımına son verildiği, yeni ve tek tip "tıp merkezi" uygulamasına geçildiği, böylece hizmet standartlarının yükseltildiği, önceki düzenlemeler sebebiyle A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi olarak faaliyette bulunanların "tıp merkezi"ne dönüşmelerinin zorunlu olmadığı, bunun bir sonucu ve gereği olarak da getirilen geçiş hükmü ile mevcut halleriyle faaliyetlerine devam etmelerine izin verilen bu kuruluşların yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilave etmelerine olanak tanınmadığı, sağlık hizmetinin daha nitelikli şartlarda sunulmasını sağlama amacına yönelik olarak "tıp merkezi"nin yeniden yapılandırılması nedeniyle yapıldığı anlaşılan dava konusu düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.
Ayrıca, dava konusu değişiklikten önce, A ve B tipi tıp merkezleri en az dört klinisyen uzman kadrosuyla açılabiliyorken, söz konusu değişiklik ile, yeni tip tıp merkezlerinin en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere en az on uzman hekim kadrosuyla açılmaları öngörülmüştür.
Yeni "tıp merkezi"nin kuruluş kadrosunun (en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere) en az on uzman hekim kadrosu olması, bu kadroların klinik uzmanlık dallarından olması gibi bir koşula bağlanmaması ve daha önce A, B ve C tipi tıp merkezlerinde sunulan sağlık hizmetinden kapasite, kalite ve nitelik olarak daha üst seviyede bir sağlık hizmetinin "tıp merkezi"nde sunulması suretiyle hasta sağlığının korunmasının amaçlanması karşısında dava konusu düzenlemeler bu yönden de hukuka aykırı bulunmamıştır.
Bununla birlikte, A, B ve C tipi tıp merkezi olarak ruhsatlandırılmış ve mevcut haliyle faaliyetine devam edecek olanlardan, "tıp merkezi" için öngörülen (en az iki farklı uzmanlık dalında olmak üzere) en az on uzman hekim kadrosunun bulunması koşulunu sağlamalarının istenilmediği, dolayısıyla düzenlemenin küçük kapasiteli tıp merkezlerini olumsuz etkilemesinin söz konusu olmadığı, bu merkezlere, Yönetmelikte yer alan "tıp merkezi" için (asgari toplam kapalı alan şartı hariç) gerekli olan şartları sağlamak kaydıyla mevcut yerlerinde de yeni tıp merkezi ruhsatı düzenlenebildiği, kadro şartının sağlanması için iki yıllık süre dahi tanındığı, uzman tabip kadrosu devir alınmasına izin verildiği dikkate alındığında, düzenlemelerde bu yönden de hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.

B) Yönetmeliğin 10. maddesinin 3. fıkrası ile 12. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesi :
Dava konusu Yönetmeliğin "Yer seçimi" başlıklı 10. maddesinin 3. fıkrası, "B tipi tıp merkezlerinde birinci fıkranın (c) bendi hariç diğer bentlerinde öngörülen belgeler aranır. Ayrıca A ve B tipi tıp merkezinin acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur" şeklinde; "Bina durumu" başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrası, "A tipi tıp merkezi müstakil binalarda kurulur. Ancak B tipi tıp merkezleri binanın girişinden itibaren tüm bölümleri asansör ve merdiven kullanımı dahil bütünlük ve müstakiliyet arz eden kısmında da kurulabilir. Bu durumda, yangın kaçış merdivenlerine ulaşıma dair uygunluk aranır. Cerrahi uygulama yapacak tıp merkezlerinin A ve B tipi olması zorunludur." şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 10. maddenin 3. fıkrası, "Tıp merkezlerinde birinci fıkranın (ç) bendinde istenen otoparka ilave olarak acil ünitesi veya poliklinik önünde acil ve poliklinik hastalarına yönelik, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması zorunludur. Hasta ve hasta yakınlarının araçlarının otoparka nakli hususunda gerekli tedbirler alınarak hizmet sunulur." şeklinde; aynı Yönetmeliğin 9. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 12. maddesinin 1. fıkrası, "(1) Tıp merkezi müstakil binalarda kurulur. Ancak tıp merkezi binasının toplam kapalı alanı iki bin metrekareden küçük olamaz." şeklinde değiştirilmiştir.
Dava konusu edilen düzenlemelerden, 12. maddesinin 1. fıkrasında, 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişiklik yapılmış ise de, bu değişikliğin davacının iddiasını karşılamadığı gibi düzenlemenin esasını etkilemediği ve benzer yönde olduğu görüldüğünden, bu düzenleme yönünden davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği sonucuna varılarak uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmiştir.
Dava konusu değişikliklerden önce, A tipi tıp merkezlerinin, müstakil binalarda kurulmasının zorunlu olduğu, A ve B tipi tıp merkezlerinde, hasta ve hasta yakınları ile tıp merkezi çalışanları için yeterli otopark alanı oluşturulmasının, ayrıca, acil ünitesi veya poliklinik önünde, trafiği engellemeyecek şekilde en az üç adet araç bekleme alanı bulundurulmasının gerektiği düzenlenmiş, A, B ve C tipi tıp merkezlerinde asgari toplam kapalı alana yönelik herhangi bir koşula yer verilmemiş iken; dava konusu değişiklikler ile, yeni "tıp merkezleri"nin, müstakil binalarda ve asgari toplam kapalı alanı iki bin metrekareden küçük olmayacak şekilde kurulması öngörülmüş, yeterli otopark alanına ilave olarak, acil ünitesi veya poliklinik önünde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması koşuluna yer verilmiştir.
Buna göre, tıp merkezlerinde sunulan sağlık hizmetinin nitelik ve kapasitesinin artırılması, bu merkezlerin daha donanımlı fiziki yapıya sahip olmalarının sağlanması amacıyla, yeni "tıp merkezleri"nin müstakil binalarda kurulması koşulunun öngörüldüğü, davalı idarece tıp merkezi binasının toplam kapalı alanının ne kadar olması gerektiğine yönelik tespit yetkisinin, yeni tıp merkezlerinin hizmet birimleri ve standartları da göz önünde bulundurularak kullanıldığı, daha önce A ve B tipi tıp merkezleri için aranan yeterli otopark alanı ile birlikte acil ünitesi veya poliklinik önünde en az üç adet araç bekleme alanı oluşturulması koşulunun bu kez yeni "tıp merkezi" için aranmasının, hasta ve hasta yakınlarının sağlık hizmetine ulaşılabilmelerinin kolaylaştırılmasının bir gereği olduğu anlaşılmaktadır.

Bu nedenlerle, dava konusu düzenlemelerin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.

C) Yönetmeliğin ek 1. maddesinin 18. fıkrası ile geçici 12. maddesinin 5. fıkrasının incelenmesi :
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesi 2. fıkrasında, "Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun ek 27 nci maddesi, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesi ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 32 nci maddesi saklı kalmak kaydıyla, aşağıdaki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir:
a) Kamu kurum ve kuruluşları.
b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.
c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası." düzenlemesine yer verilmiş; aynı maddenin 3. fıkrasında, tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, Sağlık Bakanlığınca yapılan istihdam planlamaları çerçevesinde ve ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabileceği hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin "Sağlık kuruluşlarının kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla izin verilebilecek hususlar" başlıklı ek 1. maddesinin 18. fıkrası, "Özel Sağlık Kuruluşlarında çalışan tabip/uzman tabipler, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla, çalıştıkları sağlık kuruluşundaki çalışma saatleri dışında bir özel hastanenin acil servis, klinik servis ve ünitelerinde nöbet tutabilir. Bu tabiplerin nöbet listesi aylık olarak düzenlenir ve Müdürlükçe onaylanır. Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan tabip ve uzman tabipler, kadrolu çalıştıkları özel sağlık kuruluşunun çalışma saatleri dışında 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla kurumsal sözleşme yapılarak diğer özel hastane veya özel sağlık kuruluşunda çalıştırılabilir. Ancak, bu durumda tabip ve uzman tabiplerin muvafakatinin alınması zorunludur. Sözleşme Müdürlüğe bildirilir ve ilgili tabip ve uzman tabiplere çalışma belgesi düzenlenir. Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan sözleşmeye konu tabip ve uzman tabiplerin kadrodan ayrılmaları halinde sözleşme sona erer." şeklinde iken; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 19. maddesi ile, "Özel Sağlık Kuruluşlarında çalışan tabip/uzman tabipler, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla, çalıştıkları sağlık kuruluşundaki çalışma saatleri dışında bir özel hastanenin acil servis, klinik servis ve ünitelerinde nöbet tutabilir. Bu tabiplerin nöbet listesi aylık olarak düzenlenir ve Müdürlükçe onaylanır." şeklinde değiştirilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin geçici 12. maddesine, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 22. maddesi ile eklenen 5. fıkrada da, "Bu fıkrayı ihdas eden Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan bu Yönetmeliğin ek 1 inci maddesinin on sekizinci fıkrası kapsamında kurumsal sözleşme ile çalışanların sözleşmeleri en geç 30/6/2020 tarihinde sona erer." kuralı düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesi ve bu düzenlemelere dayanılarak çıkarılan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği Sağlık Bakanlığının, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamaya ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya ve bunu denetlemeye yetkili olduğu hususu yerleşik Danıştay içtihatları ile sabittir.
Ayrıca, Sağlık Bakanlığının genel olarak sağlık insan gücünü planlama yetkisine ilişkin anılan mevzuat hükümlerinin yanı sıra, hekimlerin birden fazla yerde çalışabilmesine ilişkin olarak da 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasında bu istihdam planlamalarının esas alınacağı belirtilmiştir.
Dava konusu maddede, sağlık kuruluşlarında kalite ve verimliliği artırmak amacıyla izin verilebilecek hususların düzenlendiği, özel sağlık kuruluşlarında çalışan tabiplere çalıştıkları sağlık kuruluşundaki çalışma saatleri dışında bir özel hastanenin acil servis, klinik servis ve ünitelerinde nöbet tutabilme imkânının tanındığı dikkate alındığında, dava konusu değişiklik ile planlama kapsamındaki kısıtlı tabip insan gücünün kaliteli ve verimli kullanılabilmesinin, hastaların sağlık hizmetine yeterli ve nitelikli düzeyde erişebilmesinin amaçlandığı ve değişikliğin 1219 sayılı Kanun'a uygun olduğu anlaşılmakla anılan düzenlemede kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırılık görülmemiştir.
Nitekim, dava konusu fıkranın önceki halinde de yer alan söz konusu düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada da, Dairemizin 29/12/2020 tarih ve E:2019/7114, K:2020/7147 sayılı kararıyla anılan düzenleme yönünden davanın reddine karar verilmiş, bu karar kanun yolu aşamasından geçerek kesinleşmiştir.
Bununla birlikte, değişiklikten önce, özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan hekimlerin, kadrolu çalıştıkları kuruluşun çalışma saatleri dışında 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesine uygun olmak kaydıyla, özel sağlık kurum ve kuruluşlarının arasında yapılacak kurumsal sözleşme ile diğer bir kuruluşta kadro şartı aranmaksızın (yine hekimin muvafakati ile) çalıştırılabildiği, 01/10/2019 tarihli Yönetmelik değişikliği ile kurumsal sözleşme uygulamasına son verildiği, bu şekilde kurumsal sözleşme ile çalışan hekimlerin sözleşmelerinin en geç 30/06/2020 tarihinde sona ereceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, kurumsal sözleşme uygulamasının, kadrolu çalışmanın istisnaları arasından çıkarılmasında da, sağlık hizmetlerinin aksamaması adına söz konusu sözleşmelerin sona ermesi için yaklaşık 9 aylık bir geçiş süresi de tanındığı dikkate alındığında, hukuka aykırılık görülmemiştir.

D) Yönetmeliğin Ek-9 sayılı Listesinin incelenmesi :
Dava konusu Yönetmeliğin Ek-9 sayılı eki, 10/10/2019 tarih ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, 12/05/2021 tarih ve 31482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, 22/05/2021 tarih ve 31488 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, en son 06/10/2022 tarih ve 31975 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilerek yeniden düzenlenmiştir.
Dava açıldıktan sonra dava konusu düzenlemenin birden çok kez değiştirilmesi ve işin esasını etkileyecek şekilde tamamıyla yeniden düzenlenmesi, davacının haklarını ihlâl eder nitelikte tesis edilen herhangi bir bireysel işlemin de dava konusu edilmemesi karşısında, bu düzenleme yönünden dava hakkında karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin Ek-9 Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesinin, “...SUT kodlu vitrektomi, anterior, ...SUT kodlu Vitrektomi, pars plana ve ...SUT kodlu Vitro-retinal cerrahi, tüm işlemler” adı altındaki işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasına izin verilmemesine yönelik yapılan düzenlemenin iptali istemi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin, 10/10/2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilen Ek-9 Tıp Merkezlerinde Yapılabilecek Cerrahi İşlemler Listesinin, “...SUT kodlu vitrektomi, anterior, ...SUT kodlu Vitrektomi, pars plana ve ...SUT kodlu Vitro-retinal cerrahi, tüm işlemler” adı altındaki işlemlerin B ve C tipi tıp merkezlerinde yapılmasına izin verilmemesine yönelik düzenlemenin iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Dava konusu diğer düzenlemeler yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Netice itibarıyla kısmen davanın reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve dava konusu Yönetmeliğin Ek-9 sayılı eki yönünden davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği göz önünde bulundurulduğunda, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin ... TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan ... TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, aynı Tarife uyarınca ...TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 02/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.