WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/11854 E.  ,  2023/5951 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/11854
Karar No : 2023/5951

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR):
1- … Genel Müdürlüğü / …
VEKİLİ: Av. …

2- … Genel Müdürlüğü / …
VEKİLİ: Av. …

DİĞER DAVALI : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacı ve davalılar Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından; 19/06/2017 tarihindeki aşırı yağış sebebiyle su taşkını ve taban suyu yükselmesi sonucu Sakarya ili, Serdivan ilçesinde bulunan … parsel sayılı taşınmazında zarar meydana geldiğinden bahisle olayda davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, uğradığı iddia edilen süs bitkisi ve orman ağaçlarından kaynaklanan zarar için 563.000,00 TL, telef olan kanatlı hayvanlardan kaynaklanan zarar için 9.918,00 TL, tespit masrafı olarak yapılan 1.334,90 TL, teminat dışı kaldığı için sigorta şirketi tarafından karşılanmayan hasarlar için 15.860,00 TL, eksik sigorta nedeniyle ödenmeyen makina tesisat hasarı için 6.280,40 TL, zarar gören bitkilerin yerine ekilmesi için gereken/ekilen bitkiler ve bu nedenle yapılması gereken sair masraflardan kaynaklanan zararlar için şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 597.393,30 TL tazminatın olay tarihinden mümkün görülmemesi halinde davalı idarelere başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkemelerinin 04/10/2018 tarihli ara kararına cevaben gönderilen Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Meteorolojik Veri İşlem Dairesi Başkanlığı'nın 30/10/2018 tarihli yazısına göre mevsim normallerinin üzerinde, geçen 5 yıllık sürede aynı günlerde meydana gelen yağışlara oranla çok fazla artışla seyreden yağmurun mücbir sebep olarak kabul edilecek doğal afet niteliğinde olduğu, bu mücbir sebep nedeniyle yağmur sonrasında meydana gelen zarar ile kamu hizmetinin yürütülmesi arasındaki illiyet bağı kesilmiş olduğundan ve buna bağlı olarak davalı idarelere kusur izafe edilemeyeceğinden davacının zararından dolayı davalı idarelerin tazminle sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı idarelere 1.660,00 TL maktu avukatlık ücreti ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı ve davalılardan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından; mahkemelerce hiç bir araştırma yapılmadan keşif ve teknik bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiği, zararın hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından; vekalet ücretinin ve harcın nispi olarak hükmedilmesi gerektiği; davalı Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından; mahkemece maktu hükmedilen vekalet ücretinin nispi olarak hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davacı ve davalı idareler Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından, karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca,Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün ve Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin aidiyetine göre taraflara iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde davalı idarelerin temyiz istemi yönünden oy birliğiyle, davacının temyiz istemi yönünden ise oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY : Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, aynı maddenin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralına yer verilmiştir.
İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Tazminat hukukunda asıl olan, ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunması olup, hizmet kusuru nedeniyle idarenin sorumluluğuna gidebilmek için ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının bulunması şarttır. Zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabildiği hallerde öncelikle idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın tazmin edilip edilmeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu sebeple, hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Sakarya ili, Serdivan ilçesi, … Mahallesinde bulunan, … parsel nolu taşınmazda süs bitkisi ve orman ağacı yetiştiriciliği yapan davacı tarafından, 19/06/2017 tarihinde gerçekleşen aşırı yağış nedeniyle meydana gelen su taşkını ve taban suyu yükselmesi sonucu uğradığı iddia edilen süs bitkisi ve orman ağaçlarından kaynaklanan zarar için 563.000,00 TL, telef olan kanatlı hayvanlardan kaynaklanan 9.918,00 TL, tespit masrafı olarak yapılan 1.334,90 TL, teminat dışı kaldığı için sigorta şirketi tarafından karşılanmayan hasarlar kapsamında 15.860,00 TL, eksik sigorta nedeniyle ödenmeyen makina tesisat hasarı nedeniyle 6.280,40 TL, zarar gören bitkilerin yerine ekilmesi için gereken/ekilen bitkiler ve bu nedenle yapılması gereken sair masraflardan kaynaklanan zararlar için şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 597.393,30 TL tazminatın olay tarihinden mümkün görülmemesi halinde davalı idarelere başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesi kararında dava konusu zarara sebebiyet veren yağışın Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 30/10/2018 tarihli yazısına ve ekindeki 19/06/2017 tarihinde gerçekleşen aşırı yağış nedeniyle düzenlenen fevk raporuna göre doğal afet olduğunun kabulü ile zarar ile idarelerin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmişse de; dava konusu zarara sebebiyet veren taşkının neden olduğu yağışın doğal afet olduğu kabul edilmekle birlikte yağış sonucu meydana gelen su taşkını ve taban suyu yükselmesi sebebiyle davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün, zararın meydana gelmesinde veya artmasında kusurunun bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Dosyada bulunan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin D.İş: … sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; Serdivan/ Kazımpaşa karayolundan taşınmaza doğru 5 adet tahliye kanalının yer aldığı ve bu 5 tahliye kanalının taşınmazın doğu tarafında yer alan ana kurutma kanalına tek kanal üzerinden bağlandığı ve ana kurutma kanalının bağlanan tahliye kanalları ile aynı boyutlarda olması nedeniyle suyun taşmasına ve arazinin su altında kalmasına sebebiyet verdiği yönünde tespitlere yer verildiği, 12/11/2020 tarihinde davacı tarafından dosyaya sunulan bilgilerde davalı D.S.İ Genel Müdürlüğü tarafından dava konusu yere ilişkin daha önce yaşanan taşkınların önlenmesi amacıyla önceki çalışmalardan farklı olarak taşkın önleme seti yapıldığının belirtildiği hususları göz önüne alındığında dava konusu zararın meydana gelmesinde veya artmasında anılan davalı idarenin sorumlu olduğu sonucuna varılmakta olup davacının dava konusu taşkın sebebiyle meydana gelen zarar miktarının tespit edilerek tazmin edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.