WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/11682 E.  ,  2023/5750 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/11682
Karar No : 2023/5750

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul Boğ. K. Hiz. Des Brl. K. Umuryeri Liman Hizmetleri Komutanlığı emrinde mayın er olarak askerlik hizmetini ifa etmekte iken 21/06/2014 tarihinde iki gemi arasında sıkışarak yaralandığından bahisle olayda davalı idarenin kusurlu bulunduğu ileri sürülerek uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 181.301,61 TL) maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayın görevin neden ve etkisiyle meydana geldiği, davacının yaralanmasına ilişkin olayda davalı idarenin hizmetin ifası ile ilgili gerekli tedbirleri almadığı, olayda hizmet kusuru bulunduğu, zararın tespiti için bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi raporunda 181.301,61 TL maddi zararın tespit edildiği, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından vazife malullüğü aylığı bağlandığı, davacıya yapılan bu ödemenin rücu edilemez nitelikte ödeme olduğundan davacı lehine hesaplanan zarardan tenzil edilmeyeceği, ayrıca davacıya dava konusu olay nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı tarafından Ferdi Kaza Sigortası Sürekli Sakatlık Teminatı kapsamında 5.700,00 TL ödeme yapıldığı, söz konusu bu tutarın ilgili hesaplamada dikkate alınacağı belirtilerek maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 175.601,61 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'lik kısmının davalı idareye başvuru tarihi olan 24/06/2015 tarihinden itibaren, 174.601,61 TL'lik kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 05/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; hesaplanan tazminattan indirim yapılmaması ve faizin olay tarihinden itibaren başlatılması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; idarelerinin kusurunun bulunmadığı, manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, manevi tazminatın faiz başlangıcının karar tarihi olması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacının İstanbul Boğ. K. Hiz. Des Brl. K. Umuryeri Liman Hizmetleri Komutanlığı emrinde mayın er olarak askerlik hizmetini ifa etmekte iken 21/06/2014 tarihinde içinde bulunduğu … isimli deniz aracı ile … isimli gemi arasında sıkışarak yaralandığı, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinde tedavi gördüğü, 27/03/2015 tarihli askerliğe elverişli değildir raporu verilmek suretiyle terhis edildiği, 06/05/2015 tarihinde Tekirdağ Devlet Hastenesinde yapılan muayene sonucu %19 vücut fonksiyon kaybı olduğunun tespit edildiği, yaralanma olayıyla ilgili idarece düzenlenen 14/07/2014 tarihli İdari Tahkikat Sonuç Raporuna göre; kazanın meydana geldiği bölgede deniz trafiğinin yoğun olması ve deniz şartlarının …nın manevralarını olumsuz etkilediğinin, …da görevli erlerin yanlış manevra yapmasını engellemek maksadıyla dümene geçen Astsubay ...'nin …'nın …'e aborda olmasına odaklandığının, …nın etrafındaki deniz yoğunluğunu ve bu trafiğin …nın manevralarına etkilerini yeterince kıymetlendiremediğinin, dümene geçmeyerek …nın manevralarına ve personele hakim bir mevkide bulunması durumunda olası riskleri göz önünde bulundurarak …'e aborda olma manevrasını geciktirebileceği ve bu sayede Er …'ın yaralanmasının önüne geçebileceğinin, er …'ın bulunduğu mevkide kalması veya sancak tarafına kaçması halinde yaralanmanın önüne geçilebileceği değerlendirilmesinde …'nin ihmalinin bulunduğunun, er …'ın ise tedbirsiz davrandığının tespit edildiği, davacı tarafından, dava konusu olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında bu hizmetten doğan nedenlerle kişilerin uğradığı zararların hizmetin sahibi idarece karşılanması esas olmakla birlikte, tazminata hükmedilirken, olayın meydana geliş şekline göre zarara uğrayan kişilerin de kusurlu olup olmadığının, dolayısıyla olayda müterafik kusur bulunup bulunmadığının da ortaya konulması gerekmektedir.
Müterafik kusur (ortak kusur), zarara uğrayanın; zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım (etki) etmesidir. Böyle bir durumda, zarara uğrayana veya mirasçılarına ödenecek tazminat miktarları müterafik kusur oranında orantısal olarak azaltılmalıdır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmına Davalı İdarece Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, idare mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmına Taraflarca Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:
1- Davacı tarafından dosyaya sunulan Tekirdağ Devlet Hastanesinin 06/05/2015 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda; tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %19 ve iki yıl sonra kontrolünün uygun olduğunun belirtildiği, kapatılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesince alınan 29/07/2016 tarihli GATA Askeri Tıp Dekanlığı ve Eğitim Hastanesinin raporunda ise, yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğunun, meslekte kazanma gücünden kaybetme oranı tespitine mahal arızasının olmadığının belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat hesabının %19 fonksiyon kaybı dikkate alınarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacı tarafından dosyaya sunulan ve tazminat hesabına esas alınan sağlık raporunun süreli olduğu göz önüne alındığında davacının dava konusu olay sebebiyle sürekli maluliyetinin bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise sürekli maluliyet oranının tespit edilmesi için 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/09/2013 tarihinde yürürlüğe giren ve olay tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne göre sağlık raporu alınması ve tazminat hesabının güncel maluliyet oranına göre yapılması gerekmektedir.
2- Dava konusu olayda, idare tarafından düzenlenen 14/07/2014 tarihli İdari Tahkikat Sonuç Raporunda, er Ahmet Toprak'ın bulunduğu mevkide kalması veya sancak tarafına kaçması halinde yaralanmanın önüne geçilebileceği belirtilerek davacının tedbirsiz davrandığının tespit edildiği göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarenin hizmet kusurunun yanında davacının da müterafik kusurunun bulunduğu anlaşılmakta olup, hesaplanacak tazminattan davacının müterafik kusuru oranında indirim yapılması gerektiği de açıktır.
3- Dosyada bulunan SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Primsiz Aylıklar Daire Başkanlığının 25/12/2015 tarihli yazısında; davacıya 6. derece Türk Silahlı Kuvvetleri vazife malullüğü aylığı bağlandığı, ayrıca 5434 sayılı Kanunun ek 79. maddesine göre ek ödeme (tütün ikramiyesi) tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacıya bağlanan aylığın ve 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi kapsamında ödenen tütün ikramiyesinin olay nedeniyle sağlanan yarar niteliğinde olduğu kabul edilerek, hesaplanan maddi tazminattan söz konusu aylığın ve rapor tarihindeki yasal faiz uygulanarak güncellenmiş tütün ikramiyesinin düşülmesi gerekmektedir. Ayrıca, davacıya ilgili kanunlar uyarınca başkaca herhangi bir ödeme yapıldığının tespit edilmesi halinde, bu ödemenin de yarar olarak değerlendirilmesi halinde rapor tarihindeki güncel değerinin hesaplanarak tazminat tutarından indirilmesi gerekmektedir.
4- Mahkemece Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı tarafından ferdi kaza sigortası sakatlık teminatı kapsamında ödenen 5.700,00 TL'nin tazminattan indirildiği anlaşılmaktadır.
Sigorta sözleşmeleri kapsamında zarar görenlere ödeme yapılması halinde söz konusu ödemenin rücuya tabi olup olmadığı hususu önem arz etmektedir. Rücu işlemleri mal ve sorumluluk sigortalarında geçerli olup, can sigortaları rücuya tabi sigortalardan değildir. Sigorta kapsamının rücuya tabi olması halinde bu kapsamda yapılan ödemenin, hesaplanacak maddi tazminat miktarından düşülmesi gerekmektedir.
Bu durumda, dava konusu olay sebebiyle davacıya Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı tarafından ferdi kaza sigortası sakatlık teminatı kapsamında ödeme yapılan sigortanın, can sigortası mı yoksa mal veya sorumluluk sigortası mı olduğunun, rücuya tabi bulunup bulunmadığının Mahkemece tespit edilerek buna göre maddi tazminattan indirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan; bozma kararı üzerine maddi tazminat hakkında yeniden karar verilirken hükmedilecek tutara işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin olarak artırılan miktar açısından da idareye başvuru tarihinin esas alınması gerektiği tabiidir.
Bu itibarla; Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının çalışma gücü kayıp oranı tespit edilerek maddi tazminatının bilirkişi marifetiyle hesaplanması ve müterafik kusur indirimi de yapılmak suretiyle davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararında maddi tazminat yönünden hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının manevi tazminat yönünden ONANMASINA, maddi tazminat yönünden BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 18/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.