Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/10983 E. , 2023/6115 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/10983
Karar No : 2023/6115
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. …
2- … Valiliği / …
İSTEMİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları …'ın Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, … Mahallesinde 20/08/2016 tarihinde düğün merasimi esnasında terör örgütünce gerçekleştirilen canlı bomba saldırısı sonucu vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık müteveffanın babası … için 100,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, diğer davacılar olan kardeşleri için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 175.100,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, 5233 sayılı Kanun'a uygun olarak yapılan başvuruların genel hükümlere göre dava açma süresini durdurduğu, komisyona 1 yıl içerisinde yapılan başvuru sonucu dava açma süresinin durduğu, Kanuna göre komisyonun başvuruyu 6 ay içinde sonuçlandırmak zorunda olduğu, 30/09/2016 tarihinde komisyona yapılan başvuru gözetildiğinde 6 aylık sürenin bitiminin 30/03/2017 tarihi olduğu, bu tarihten itibaren de 1 yıl içerisinde davanın açıldığı, 6 ay sürenin beklenmeyecek olduğu düşünüldüğünde dahi yapılan ödeme ile sürenin başlayacağının kabulü gerektiği, bu durumda da idareye başvurunun süresinde yapıldığı iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)- KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, yakınları …'ın Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, …Mahallesinde 20/08/2016 tarihinde düğün merasimi esnasında terör örgütünce gerçekleştirilen canlı bomba saldırısı sonucu vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini amacıyla 26/04/2018 tarihinde İçişleri Bakanlığına yapılan başvurunun İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin … tarih ve … sayılı yazısı ile Gaziantep Valiliğine iletilmesi ve anılan Valiliğin … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine 06/07/2018 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile müteveffanın babası … için 100,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, diğer davacılar olan kardeşleri için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 175.100,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde, -ön karar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle- idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmaları, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir olayı, bir tutumu; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları anlatır. Söz konusu eylemlerin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yargılamaları sonucu ortaya çıkabilmektedir.
Hukuki sorumluluğun koşullarının, her zaman, maddede öngörülen süreler içinde, olayın meydana geldiği anda ve bir arada ortaya çıkması mümkün olamamaktadır.
Zararın idari eylemden kaynaklandığının bu sürelerden sonra ortaya çıkması mümkün olabildiği gibi, zararın gerçek miktarı veya illiyet bağı daha sonra da ortaya çıkabilmektedir. Bütün bu olasılıklar göz önünde bulundurulduğunda, 2577 sayılı Kanunun 13. maddesinin, yargıya başvuru hakkını ortadan kaldırmayacak, ancak maddeyi de işlevsiz bırakmayacak bir şekilde yorumlanması ve uygulanması gerekmektedir.
Dava açma süresini saptarken, bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınılması gerektiğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda yer alan süreye ilişkin mevzuat kurallarının yorumlanmasında kişilerin haklarının ihlali yönünde ağır sonuçlara varan yorumdan kaçınmak gerekmektedir.
Dava dosyasındaki belgeler ve UYAP üzerinden yapılan incelemede; 20/08/2016 tarihinde Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, … Mahallesinde meydana gelen patlama ilgili olarak olayın failleri olduğu şüphesiyle yargılanan şahıslar hakkında gerçekleştirilen yargılamada … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile sanıkların mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurularının …Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile düzeltilerek reddedildiği, akabinde anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla sanıklar hakkında verilen hükümlerle ilgili olarak kararın kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verildiği görülmekte olup henüz yargılamanın tümüyle sona erdiğinden bahsedilemez.
Bu durumda, davacıların uğradığı zararın, idareye yükletilebilecek bir eylemden kaynaklanıp kaynaklanmadığının ancak yapılacak ceza yargılaması sonucunda kesinleşeceği dikkate alındığında; davacıların olay tarihinden itibaren 1 yıl içinde uğradığı zararla ilgili idari başvuru yapmak suretiyle dava açmasının beklenmesinin, adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil edeceği ve davacılara makul sebeplere dayanmayan bir külfet yükleyeceği anlaşıldığından, henüz sonuçlanmayan ceza yargılaması öncesinde davalı idarelere yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine 06/07/2018 tarihinde açılan işbu davanın süresinde olduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönündeki karara yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ve anılan kararın bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!