Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/10344 E. , 2023/5470 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/10344
Karar No : 2023/5470
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- …/ …
VEKİLİ : Mülga …Hukuk Hizmetleri Başkanı
…
2- …Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
3- …Valiliği / …
DAVANIN_KONUSU : Davacıya ait silah ruhsatının iptaline ilişkin Tokat Valiliği'nin …tarih ve …sayılı işlemi ile Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin ve İçişleri Bakanlığı'nın 25/11/1997 tarih ve 2225 sayılı, "Tereddütlü konular" konulu, 247 numaralı Genelgesinin 3. maddesinde yer alan "6831 Sayılı Orman Kanununun 108. Maddesinde kaçakçılık fiilleri düzenlendiğinden bu maddede sayılan fiillerden dolayı ceza almış olanlara 91/1779 Karar Sayılı Yönetmeliğin 97/9510 Karar Sayılı Yönetmelikle değişik 16. Maddesinin (d) bendi hükmü gereğince silah ruhsatı verilmeyecektir." hükmünün iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Dava konusu Yönetmelik ile ateşli silah taşıma ve bulundurma iznini düzenleyen 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun'un 7. maddesinin genişletildiği, Yönetmeliklerin Kanuna aykırı olamayacağı, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 108. maddesinin kaçakçılık suçları kapsamında olmadığı, silah ruhsatının iptaline ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN_SAVUNMASI : 6136 sayılı Kanun'un 7. maddesi hükmüyle, hiç bir şekilde silah taşıma ve bulundurma izni alamayacaklar belirlendikten sonra, silah vesikası verilmesini engelleyen diğer hususların da yönetmelikte düzenlenmesinin öngörüldüğü, Bakanlar Kurulu'na verilen yetki çerçevesinde düzenlenen Yönetmelik hükmünün ve Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenen genelge ve bunlara dayalı tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerekeceği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; davacıya ait silah ruhsatının iptaline ilişkin Tokat Valiliğinin …tarih ve …sayılı işlemi ile dayanağı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin (d) bendinin ve İçişleri Bakanlığının 25.11.1997 tarih ve 2225 sayılı Genelgesinin 3. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7. maddesinde, Ateşli silahları kimlerin taşıyabileceği ya da mesken veya işyerinde bulundurulabileceği sayılmak suretiyle belirlenirken, anılan maddenin 5. fıkrasında, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak Yönetmelikte belirlenecek esaslara göre Valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanlar da bu kapsama dahil edilmiş, aynı maddenin son fıkrasında da; "Ateşli Silahla işlenen cürümlerden hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlara affa uğramış olsalar bile hiçbir suretle ateşli silah taşıma veya bulundurma izni verilmez" kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan Kanun hükmü doğrultusunda hazırlanarak Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 21.3.1991 tarih ve 91/1779 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 8, 9 ve 10. maddelerinde vali iznine tabi olarak silah taşıma ruhsatı alabilecekler belirlenirken, adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesinde de, silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller düzenlenmiştir.
Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin (d) bendinde; taksirli suçlar hariç bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlar ile zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla her türlü kaçakçılık, kara para aklama, hayali ihracat, elektronik alet ve cihazlarla işlenen suçlar, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik , anarşik, terör ve benzeri yaygın şiddet eylemlerine katılma ve bu gibi fiilleri tahrik ve teşvik suçlarından birinden hüküm giymiş olanlara hiçbir şekilde ateşli silahlarla mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmeyeceği, verilmiş ruhsatların iptal edileceği kurala bağlanmış, anılan maddenin son fıkrasında ise, bu bent kapsamına girenler, affa uğramış olsalar veya mahkumiyetleri bütün neticeleriyle birlikte ortadan kalksa ya da mahkemelerce verilen karar üzerine adli sicilden silinmiş olsa bile kendilerine ateşli silahlarla mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
6136 sayılı Kanun uyarınca Bakanlar Kurulunca çıkarılan Yönetmelik ile silah taşıma ve bulundurma ruhsatı verilecek olan kişilerde aranılacak nitelikler, toplumun güven duyacağı kişilerin bu haktan yararlanmasını sağlamak, bu suretle kamu yararı ve güvenliğinin gözetilmesi için özel koşullara bağlanmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin 16/d maddesinin incelenmesinden, bu amaca uygun hükümler içerdiği, hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
İçişleri Bakanlığının 25.11.1997 tarih ve 2225 sayılı Genelgesinin 3. maddesi incelendiğinde;
Dava konusu Genelgenin “Orman Kaçakçılığı” başlıklı 3. maddesinde; 6831 sayılı Orman Kanununun 108. maddesinde kaçakçılık fiilleri düzenlendiğinden bu maddede sayılan fiillerden dolayı ceza almış olanlara 91/1779 Karar sayılı Yönetmeliğin 16. maddesinin (d) bendi hükmü gereğince silah ruhsatı verilmeyeceği düzenlenmiştir.
İşlem tarihinde yürürlükte bulunan 6831 sayılı Orman Kanununun 108. maddesinde; orman mallarının bu Kanun hükümlerine aykırı olarak kesildiğini, taşındığını veya toplandığını bildiği halde; taşıyanlar, biçenler, işleyenler, kabul edenler, kullananlar, satanlar, satın alanlar veya bulunduranların bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılacağı hükmüne yer verilmiştir.
İdarenin düzenleyici işlemler yapma yetkisi bulunmakla birlikte bu işlemlerin üst normlara aykırı olmaması ve üst normu açıklayıcı, uylanmasını gösterici ya da uygulamada birliği sağlayıcı nitelikte olması gerekmektedir.
Dava konusu Genelgenin 3. maddesinde Orman Kanununa muhalefet suçu kaçakçılık fiili olarak nitelendirilmişse de Orman Kanununda ve Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmelikte böyle açık bir nitelendirme yapılmadığından, üst normlarda yer almayan bir hususun Genelgeyle belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Davacıya ait silah ruhsatının iptaline ilişkin işlem incelendiğinde;
Dava dosyanın incelenmesinden; Zile İlçesi Ticaret Borsası yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle silah taşıma ruhsatı bulunan davacının, bu görevinin sona ermesi üzerine silah ruhsatını yeniletmek amacıyla Tokat Valiliği’ne başvurduğu, yapılan incelemede, davacının işyerinde kimden temin ettiği belli olmayan kaçak kömür bulundurduğunun tespit edilmesi üzerine Orman Kanununa muhalefet suçu nedeniyle hakkında açılan kamu davası sonucunda …Sulh Ceza Mahkemesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla 6831 sayılı Orman Kanununun 108/1. maddesi uyarınca cezalandırıldığının belirlendiği, davacının kaçakçılık suçu işlediğinden bahisle Yönetmeliğin 16. Maddesinin (d) bendi uyarınca silah taşıma ruhsatının iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemde uygulanan mevzuat hükmü, Yönetmeliğin 16. maddesinin (d) bendi olup, Orman Kanunu'na muhalefet suçu nedeniyle davacıya verilen cezanın ise bu bentte sayılan haller arasında yer almadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; İçişleri Bakanlığının 25.11.1997 tarih ve 2225 sayılı Genelgesinin 3. maddesinin ve davacıya ait silah ruhsatının iptaline ilişkin Tokat Valiliğinin …tarih ve …sayılı işleminin iptaline, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin (d) bendinin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, davacının silah taşıma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı Tokat Valiliği işlemi ile İçişleri Bakanlığı'nın 18/04/2013 tarih ve 2013/20 sayılı Genelgesi'nin 7.5.5. maddesinin ikinci fıkrasının iptali, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali isteminin reddi yolundaki Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 05/03/2015 tarih ve E:2013/13877, K:2015/1331 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının davalı idarelerden İçişleri Bakanlığınca temyizi sonrası Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/10/2017 tarih ve E:2015/4090, K:2017/3176 sayılı kararıyla davacının silah taşıma ruhsatının iptal edilmesine yönelik …tarih ve …sayılı Tokat Valiliği işlemine ilişkin kısmının onanması, dava konusu Genelgenin 7.5.5. maddesinin ikinci fıkrasının iptaline ilişkin kısmının bozulması üzerine Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, davacıya ait silah ruhsatının iptaline ilişkin Tokat Valiliği'nin …tarih ve …sayılı işlemi ile Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin ve İçişleri Bakanlığı'nın 25/11/1997 tarih ve 2225 sayılı, "Tereddütlü konular" konulu, 247 numaralı Genelgesinin 3. maddesinde yer alan "6831 Sayılı Orman Kanununun 108. Maddesinde kaçakçılık fiilleri düzenlendiğinden bu maddede sayılan fiillerden dolayı ceza almış olanlara 91/1779 Karar Sayılı Yönetmeliğin 97/9510 Karar Sayılı Yönetmelikle değişik 16. Maddesinin (d) bendi hükmü gereğince silah ruhsatı verilmeyecektir." hükmünün iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 05/03/2015 tarih ve E:2013/13877, K:2015/1331 sayılı kararıyla; davacının silah taşıma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı Tokat Valiliği işlemi ile İçişleri Bakanlığı'nın 18/04/2013 tarih ve 2013/20 sayılı Genelgesi'nin 7.5.5. maddesinin ikinci fıkrasının iptaline, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın iptale ilişkin kısmının davalı idarelerden İçişleri Bakanlığınca temyiz edilmesi üzerine İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/03/2015 tarihli ve E:2013/13877, K:2015/1331 sayılı kararıyla, temyize konu Daire kararının davacının silah taşıma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin 02/11/2009 tarihli işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, dava konusu Genelgenin 7.5.5. maddesinin ikinci fıkrasının iptaline ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. Anılan kararın onamaya ilişkin kısmına karşı davalı idarelerden İçişleri Bakanlığınca karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine ise, aynı Kurulun 06/05/2019 tarihli ve E:2018/1977, K:2019/2125 sayılı kararıyla, karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu itibarla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun kısmen bozma kararına uyulmak suretiyle bozulan kısımla sınırlı olarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USÛL YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi, 1. fıkrası, (a) bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları idari dava türleri arasında sayılmış olup; aynı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrası, (d) bendinde, dava dilekçesinin dava konusu edilen işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde ise, dava konusu edilen işlemin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinin bulunmaması durumunda davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken işlemler, idari makam ve mercilerin kamu gücüne dayanarak idare hukuku alanına ilişkin olarak yaptıkları ve hukuki sonuçlar doğurabilme kabiliyetini haiz, hukuka uygunluk karinesinin doğal sonucu olarak ve kural itibarıyla (kanunda aksi öngörülmedikçe) re'sen icra edilebilme yeteneğini taşıyan irade açıklamalarıdır.
Başka bir ifadeyle, idarelerin, ilgililerin hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve yükümlülüklerinde değişiklik veya yenilik yaratan ve hukuk aleminde sonuç doğurması için başka bir işleme ya da onay mekanizmasına ihtiyacı olmayan irade açıklamalarının idari davaya konu edilmeleri mümkündür.
Dolayısıyla, idari davaya konu edilebilecek kesin ve icrai bir işlemden söz edilebilmesi için, öncelikle, bu işlemin yürürlükte olması, hukuk aleminde var olması gerektiği açıktır.
Buna göre dava konusu edilen düzenleyici işlemin idarece daha önce iptal edildiği hallerde, halihazırda yürürlükte ve dolayısıyla hukuk aleminde idari davaya konu edilebilecek herhangi bir idari işlem bulunduğundan söz edilemeyeceğinden uyuşmazlığın esası incelenemeyecektir.
Öte yandan, yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca mahkemelerce yapılacak incelemenin, iptali istenen idari işlemle sınırlı olduğu hususu kuşkusuzdur. Bu çerçevede, iptali istenilen kuralın, işlem ve dava tarihinden sonra yürürlüğe konulan yeni düzenlemede de aynen mevcut olduğundan/korunduğundan hareketle, davanın konusunun değiştirilmesi suretiyle bu yeni düzenlemenin incelenerek karar verilmesine taleple bağlılık ilkesi gereği hukuken imkan bulunmamaktadır.
25/11/1997 tarihli ve 2225 sayılı Genelge'nin 3. maddesinin incelenmesi:
Davacının silah ruhsatının yenilenmesi istemli başvurusunun reddi ile silah ruhsatının iptaline ilişkin Tokat Valiliği'nin …tarihli ve …sayılı dava konusu işleminin gerekçesinin, 25/11/1997 tarihli ve 2225 sayılı Genelgenin 3. maddesinde geçen 6831 sayılı Kanunun 108. maddesinde belirtilen kaçakçılık fiillerinden ceza almış olanların durumunun Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında kaldığı yönündeki düzenlemeye dayandırıldığı, bunun üzerine 05/02/2010 tarihinde açılan davada, davacının, hakkında tesis edilen bireysel işlemin dayanağı olarak gösterilen 25/11/1997 tarihli ve 2225 sayılı Genelge'nin iptalini istediği görülmektedir.
Bununla birlikte, dava konusu Genelgenin, 12/06/2002 tarihli ve 126701 sayılı Silah Ruhsat İşlemleri Birleştirilmiş Genelgesi ile yürürlükten kaldırıldığı, bu Genelgenin ise önce 17/07/2012 tarihli ve 2012/43 sayılı Genelge ile değişikliğe uğradığı, ardından 18/04/2013 tarihli ve Bakanlık Genelge No:20, EGM Genelge No:39 sayılı Genelgeyle yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla işlem ve dava tarihi itibarıyla ortada 25/11/1997 tarihli ve 2225 sayılı Genelge şeklinde tanımlanan herhangi bir idari işlem olmadığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar dava konusu edilen Genelge kuralı, dava konusu uygulama işleminin tesis edildiği ve davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 12/06/2002 tarihli ve 126701 sayılı Birleştirilmiş Genelgede ve ardından 18/04/2013 tarih ve 2013/20 sayılı Genelgenin 7.5.5. maddesinin ikinci fıkrasında aynen yer almış ise de, taleple bağlılık ilkesi gereği davanın konusunun değiştirilerek yeni düzenleme hakkında karar verilmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın, işlem ve dava tarihinde yürürlükte bulunmayan 25/11/1997 tarihli ve 2225 sayılı Genelge'nin 3. maddesinin iptali istemine ilişkin kısmın esasının incelenmesi mümkün bulunmadığından, anılan kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. İçişleri Bakanlığı'nın 25/11/1997 tarih ve 2225 sayılı, "Tereddütlü konular" konulu, 247 numaralı Genelgesinin 3. maddesinde yer alan "6831 Sayılı Orman Kanununun 108. Maddesinde kaçakçılık fiilleri düzenlendiğinden bu maddede sayılan fiillerden dolayı ceza almış olanlara 91/1779 Karar Sayılı Yönetmeliğin 97/9510 Karar Sayılı Yönetmelikle değişik 16. Maddesinin (d) bendi hükmü gereğince silah ruhsatı verilmeyecektir." hükmü yönünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi, 3. fıkrası, (d) bendi ve 15. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendi uyarınca DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Dava netice olarak kısmen iptal, kısmen ret, kısmen incelenmeksizin ret ile sonuçlandığından; ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam …TL yargılama giderinin haklılık oranına göre …TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, …TL'sinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, temyiz ve karar düzeltme aşamasında davalı idarelerden İçişleri Bakanlığınca karşılanan toplam …TL tutarındaki yargılama giderinin haklılık oranına göre …TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan …TL'nin davalı İçişleri Bakanlığı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığına verilmesine, davanın iptalle sonuçlanan ve onanarak kesinleşen kısmı için ilk kararda davacı lehine vekalet ücreti takdir edildiğinden bu kısım hakkında yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra ilgisine göre taraflara iadesine,
5. Kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 11/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!