WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/10190 E.  ,  2023/6966 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/10190
Karar No : 2023/6966

DAVACI : … Yapım Pazarlama Dağıtım ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN_KONUSU : Davacı şirket tarafından, 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 107. maddesine, 21/08/2013 tarih ve 28742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle eklenen 8. ve 9. fıkraların iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 107. maddesine eklenen 8. ve 9. fıkraların, 5510 sayılı Kanun'da olmayan, esasen genel hukuk ilkelerine aykırı hükümler getirdiği, eksik evrak ibraz etmeyi hiç ibraz etmemek ile bir tuttuğu, eksik evrak ibraz etmek ile hiç evrak ibraz etmemenin aynı yaptırıma tabi tutulmasının eşitlik ve hakkaniyete aykırı olduğu, mücbir sebep dışında sorumluluğu kaldıran veya hafifleten hiçbir sebebin kabul edilmeyeceğinin kurala bağlanmasının amacı aşan bir tedbir olduğu iddia edilmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Usul yönünden, davanın süresi içerisinde açılmadığı, zira davacı hakkında uygulanan işlem ile davaya konu düzenleme arasında bağlantı olmadığı dikkate alındığında 21/08/2013 tarihli düzenlemeye süresi içinde dava açılmadığının açık olduğu ve bu nedenle davanın süre yönünden reddinin gerektiği, ayrıca davacının menfaat ihlalinin olmadığı dikkate alındığında davanın ehliyet yönünden de reddinin gerektiği; esas yönünden ise, işveren davacı şirket hakkında tesis edilen idari para cezası işlemlerinin ve iptali istenen Yönetmelik hükümlerinin, 5510 sayılı Kanun'un 100. maddesi ile herhangi bir ilgisi bulunmadığı ve davacının iddiasının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu, sonuç olarak, davacının haksız ve hukuksuz açtığı davanın reddinin gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :…
DÜŞÜNCESİ :Davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 107. maddesine 21.08.2013 tarih ve 28742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle eklenen 8 ve 9. bentlerin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 5.maddesinde; her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak aralarında maddi ve hukuki yönden bağlılık ya da sebep - sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği hükme bağlanmış, anılan Yasasının 7. maddesinde, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava tarihinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmış; anılan Yasanın 14. maddesinde ise dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerden sırayla inceleneceği, aynı maddenin 6. fıkrasında, belirtilen hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı belirtilmiş olup, adı geçen Yasanın 15/1-d maddesinde ise 3 ve 5.maddelere uygun olmayan dava dilekçelerinin, otuz gün içinde 3 ve 5.maddelere uygun şekilde düzenlenmek üzere reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, davacı adına tesis edilen bireysel işlemin dayanağı olduğu ve bu nedenle anılan işlemlerin tebliği üzerine düzenleyici işlemin iptali istenilmekte ise de, bireysel işlemler ile iptali istenilen düzenleyici işlem arasında doğrudan maddi ve hukuki yönden bağlılık ya da sebep - sonuç ilişkisi bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Yönetmeliğinin dava konusu edilen maddelerinin iptali, davacı adına düzenlenen işlemlerin iptalini doğurmamakta bir başka deyişle dava konusu edilen işlemler arasında, 2577 sayılı Yasanın 5. maddesinde aranılan maddi ve hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmamakta olduğundan, bu davada dava açma süresinin hesabında yönetmeliğin iptali istenilen maddelerinin ilan tarihinin esas alınacağı açıktır.
Bu nedenle dava konusu Yönetmeliğin Resmi gazetede yayımlandığı tarihten itibaren dava açma süresi içinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı şirket hakkında şikâyet üzerine İş Teftiş Kurulu Müfettişlerince yapılan denetim sonucu düzenlenen … tarih ve … sayılı inceleme raporları uyarınca; 15/07/2015 tarih ve 10.530.350 sayılı işlemle işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile 2008/10-2014/7 dönemine ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin süresinde verilmemesi nedeniyle 8.239.416,30 TL tutarında; … tarih ve … sayılı işlemle işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri ile 2013/11-2014/7 dönemine ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin süresinde verilmemesi nedeniyle 1.100.084,50 TL idari para cezası uygulanmış, bilahare 8.239,416,30 TL tutarındaki idari para cezası itiraz üzerine … tarihli ve E:…, K:… sayılı komisyon kararıyla 8.164.391,00 TL olarak onanmış, bunun üzerine davacı tarafından bu işlemlerin dayanağı olduğu iddiasıyla 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 107. maddesine, 21/08/2013 tarih ve 28742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle eklenen 8. ve 9. fıkraların iptali istemiyle 15/09/2015 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; anılan maddenin dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı; 8. maddesinin birinci fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Anılan hükümlerin incelenmesinden; bir düzenleyici işleme karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği gibi, söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı hâlinde, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde birel veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 107. maddesine, 21/08/2013 tarih ve 28742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle eklenen 8. fıkrada, "İşverenler, işyeri sahipleri ve alt işveren ilgili mevzuat gereğince tutmak zorunda olduğu tüm defter, kayıt, bilgi ve belgeleri istenilmesi halinde ibraza yükümlüdür. İstenildiği halde ibraz edilmeyen defter, kayıt, bilgi ve belgelerden herhangi birinin veya birkaçının eksik ibrazı, yükümlülüğün tam olarak yerine getirilmediği hükmünde sayılır." kuralına; 9. fıkrada, "İşverenler, işyeri sahipleri ve alt işveren ilgili mevzuat gereğince tutmak zorunda olduğu tüm defter, kayıt, bilgi ve belgelerden istenilen herhangi birinin veya bir kaçının mücbir sebep olmaksızın ibraz edilemeyeceğinin bildirilmesi, idari para cezasının uygulanmasına engel teşkil etmez." kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; her ne kadar davacı tarafından, hakkında idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile … tarih ve … sayılı işlemin dayanağı olduğu iddiasıyla Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 107. maddesinin 8. ve 9. fıkralarının iptali istenilmekte ise de, işe giriş ve işten çıkış bildirgeleri ile aylık prim ve hizmet belgelerinin süresinde verilmemesi nedeniyle tahakkuk ettirilen idari para cezalarına ilişkin bulunan söz konusu bireysel işlemlerin dayanağının dava konusu Yönetmeliğin 11., 14. ve 102. maddeleri olduğu, bu haliyle işyeri kayıtlarının ibraz yükümlülüğüne ilişkin düzenleme getiren Yönetmeliğin dava konusu 107. maddesinin 8. ve 9. fıkraları ile bireysel işlemler arasında maddi ve hukuki yönden bağlılık ya da sebep - sonuç ilişkisi bulunmadığı, dolayısıyla davacı şirket hakkında tesis edilen bireysel işlemlerin, dava konusu düzenleme yönünden uygulama işlemi niteliğinde bulunmadığı, öte yandan dava dilekçesi ve ekinde de dava açma süresini yeniden başlatacak nitelikte başka bir uygulama işleminin yer almadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 107. maddesine, 21/08/2013 tarih ve 28742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle eklenen ve aynı tarihte yürürlüğe giren 8. ve 9. fıkraların iptali istemiyle yayım tarihi olan 21/08/2013 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde dava açılması gerekirken, bu sürenin bitiminden yaklaşık 2 yıl sonra 15/09/2015 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle dava konusu düzenlemenin Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren dava açma süresi içinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca DAVANIN REDDİNE,
2. Aşağıda ayrıntısı gösterilen toplam … TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin ise kararın kesinleşmesinden sonra istemi hâlinde davacıya iadesine,
3. Kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.