WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

BURSA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/ Esas
KARAR NO : 2024/

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 23/01/2023
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin iplik işi ile uğraştığını, davalının da aynı konuda ticaret ile uğraştığını, müvekkili şirkette işçi olarak çalışmakta olan ... adına icra takibinde bulunduğunu 17.10.2022 günü müvekkili şirketin işyerine haciz ve muhafaza işlemi yapılmak üzere gelindiğinde öğrenmiş bulunduklarını, ... 6. İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı icra takip dosyası alacağının tahsili amacıyla müvekkili şirket işyerine işçi ...'ın borç alacağının tahsili amacıyla gelindiğini ve müvekkili şirkete ait can alıcı makina ve bilgisayarları haczedilip muhafaza altına alma istihkak iddia edilmesine rağmen icra tehdidi altında bulunduğunu, haciz ve muhafaza altına alınmak istenilen makina ve bilgisayarları müvekkili şirketin can damarı olup, hiç üretim ve ticarette bulunmaması demek olduğunu, icra dosya alacaklısı/dosya davalısınında belirtmiş oldukları gibi müvekkili şirketle aynı işi yaptığını, müvekkili şirketin çalışamaz hale gelmesini kötü niyetli olarak amaçlandığını, müvekkili şirketin iş yerinde dosya alacağını bir kaç misli karşılayacak menkul makine ve stoklarında üçbuçuk milyon lira civarında iplik bulunduğunu, ancak kötü niyetli davalı vekili aracılığıyla bu malları haciz etme yolunu seçmediğini ve iş yerinin can alıcı bilgisayar ve yardımcı aparatlarını haciz ettiğini, haciz ve muhafaza yolunu seçerek iş yerinin çalışmasını önleyici emtiaları haciz /muhafaza tehdidinde bulunduğunu, bu gerçek karşısında müvekkilinin zorunlu olarak ve itirazi kayıtla ve dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile icra dosya borcunu ödeyerek işletmesinin çalışmasını engellemeyi durdurduğunu, müvekkilinin ödediği tutarın 17.10.2022 tarihi itibariyle 385.269,15-TL olduğunu, davalı asilin bu miktar parayı nakit olarak müvekkilinden tehdit ile elde ettiğini, bu tehditte işletmenin can damarı olan bilgisayar ve eklerini haciz ve muhafaza altına alacağını söylemesinin ayrıca ve müvekkilinin işletmesi kapısına mal nakliyesi için kamyon , hamal, yediemin, depo temsilcisi ve polis getirerek müvekkili firmaya korku saldığını ve işletmesinin çalışamaz duruma gelmesinden korkan istihkak iddia eden üçüncü kişi olan müvekkili şirkette itirazi kayıtla bu miktar parayı ödeyerek haciz ve muhafaza işlemini durdurmak ile karşı karşıya kaldığını, davalı tarafın bu parayı haksız, mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun vede sebepsiz zenginleşme yoluyla aldığını, davalı asilin bu şekilde kötü niyetli olarak sebepsiz zenginleşme elde ettiğini, sebepsiz zenginleşmeden bahsedebilmek için kanunun öngördüğü şartın ise bir tarafın mal varlığında diğer tarafın aleyhine oluşan zenginleşmenin hukuken geçerli bir sebebe dayanması olduğunu, TBK'nın 77/1 maddesine göre; haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının mal varlığında veya emeğinden zenginleşen bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olduğunu, kanunun bu maddesine davalı taraf eylemlerine aynen uyduğunu, HGK-2021/672 kararına göre, '' sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir tarafın zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, fakirleşme ve zenginleşmenin hukuken geçerli ve haklı bir sebebe dayalı olması gerekmektedir.'' şeklinde olduğunu, bu kararın davaya aynen uyduğunu, müvekkili şirketin iş yerinde çalışmakta olan işçisi ...'ın borcunu itirazi kayıt ile ödemiş bulunduğundan iş bu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, arz ve izah etmiş bulundukları sebepler ve yargılama esnasında ortaya çıkacak nedenlerle haksız, mesnetsiz, hukuki yoksun ve sebepsiz yere zenginleşerek davacı müvekkili tarafından muhafaza tehdidi karşısında işletmesinin çalışamaz hale gelmemesi ve etrafta ticari itibarının sarsılmaması nedeniyle itirazı kayıtla icra takip dosyasına istihkak iddia eden/üçüncü kişi sıfatı ile müvekkili şirket tarafından yatırılmış fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000-TL'nin sebepsiz zenginleşme/istirdat hükümleri gereğince müvekkiline ödenmesine, müvekkili tarafından paranın yatırıldığı 17.10.2022 tarihinden itibaren kararın kesinleşme tarihine kadar geçen süre içerisinde ticari faizinde ödenmesi konusunda hüküm verilmesine, ayrıca dava açılmasına sebep olunduğundan Mahkeme masrafları, vekalet ücretlerininde müvekkili lehine hüküm altına alınmasına dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının açmış olduğu davanın son derece haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin ... 6. İcra Müdürlüğü 2021/... E. sayılı dosyasından alacaklı olduğunu, dosya borçlularının ise ..., ... ve ... Tekstil San ve Tic Ltd Şti olduğunu, 10.10.2022 tarihinde davacının adresine hacze gidildiğini, haciz tutanağıyla da sabit olmak üzere, borçlu ...'ın mahalde hazır olduğunu, çalışan işçilerin işyerinin borçlu ...' a ait olduğunu beyan ettiklerini, bununla birlikte borçlulara ait şahsi, kendi adlarına birden fazla evrak bulunduğunu, davacı şirketin borçlulardan ...'ın eşi üzerine olduğunu, tüm bu beyan ve bulunan evraklardan borçluların mal kaçırma amacıyla kendi eşi üzerine aynı sektörde faaliyet gösteren bir işletme kurduğunun aşikar olduğunu, haciz işleminin tamamlandığını, malların haczedildiğini ve davacının istihkak iddiasında bulunması sebebiyle dosya İcra Hukuk mercine çıkarıldığını ve ... 10. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/... E. sayılı kararı ile " Borçlunun mahalde hazır oluşu, mahalde işyerinin borçluya ait olduğunun tanık beyanlarının bulunması, 3. kişi ile borçlu arasındaki akrabalık ilişkisi, mahalde borçluya ait evrak rastlanması, 3. kişi ile borçlunun faaliyet konularının aynı olması ve tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde İİK 97/a da belirtilen mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğu, karine aksinin 3. kişi tarafından ispatlanamaması sebebiyle istihkak iddiasının reddine'' şeklinde karar verildiğini, bu karara göre takibin devamına kararın tebliğden itibaren 7 gün içinde iş bu davanın davacına 7 gün istihkak davası açmak için süre verildiğini, bu kararın da kesin olduğunu, bu karar üzerine 17.10.2022 tarihinde tekrar hacze gidildiğini, sözde 3. şahıs davacı tarafından da dosya borcunun ödendiğini, İcra dairesinin üçüncü kişinin borçlunun borcunu ödemesinin hangi sebebe dayandığını sormak veya araştırmak yükümlülüğü veya yetkisi bulunmadığını, üçüncü kişi borçlunun bilgisi dışında ve hatta onun iradesi hilafına borçlunun borcunu ödeyebildiğini, borç icra dairesine ödenir ödenmezde alacaklının parayı icra dairesinden isteme hakkı doğduğunu, burada ise dikkat edilmesi gereken hususun sebepsiz zenginleştiği iddia edilen tarafın kim olduğu noktasında olduğunu, müvekkili alacaklının alacaklı olduğunun kesinleşmiş icra takibi ile sabit olduğunu, müvekkilinin zaten uzunca bir süre alacağını alamadığını, mal varlığında bu borcun ödenmemesinden kaynaklı bir eksilme olduğunu, 3. kişinin ise borçlunun borcunu ödediği iddiası ile müvekkilinin sebepsiz zenginleştiği iddiasında bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte burada sebepsiz zenginleşmenin şayet olması halinde sebepsiz zenginleşen tarafın müvekkili olmadığını, borçluları olduğunu, burada kazanım elde edenin mal varlığında eksilme olan müvekkilinin değil, kendi lehine hak iktisap eden borçlular olduğunu, davanın borçlulara yöneltilmesi gerekirken müvekkiline açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın öncelikle husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının bu davayı açmakta herhangi bir hukuki yararının bulunmadığını, ... 10. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/... Esas sayılı kararı ile davacıya 7 gün içinde istihkak davası açma hakkı tanındığını, davacının bu süre içerisinde herhangi bir dava açmadığını, "... Hukuk Genel Kurul Kararı 2022/- E. ve 2022 K. sayılı kararının '' Görüldüğü gibi, sebepsiz zenginleşme, ikincil (talî) niteliktedir ve mal varlığındaki azalmanın başka aslî nitelikteki davalarla önlenmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme davası gündeme gelemez. Başka bir anlatımla aynı olayda, aynî haktan (istihkak davası), zilyetlikten, sözleşmeden, sözleşme benzeri hukukî ilişkiden veya haksız fiilden kaynaklanan bir talebin ileri sürülmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulama alanı bulamayacaktır." şeklinde olduğunu, davacının kendi kusuru ile istihkak davası ikame etmediğini, kullanması gereken hakka dayalı olarak asli istihkak davasını açmadığını, buna rağmen tali nitelikteki sebepsiz zenginleşme davasını ikame ettiğini, bu sebeple davacının bu davayı açmakta hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, davacının davayı belirsiz alacak olarak ikame edemeyeceğini, davacının mahkemede açılan davayı fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 10.000 TL olarak ikame ettiğini, öncelikle belirsiz alacak davasının ikame edilebilmesi için alacağın miktarının belirlenebilmesinin, tahkikat aşamasında yapılacak delillerin incelenmesi, bilirkişi incelemesi veya keşif gibi sair işlemlerin yapılmasına bağlı olduğu durumların mevcut olmasının gerekli olduğunu, davacının dava dilekçesinde açıkça müvekkilinin 385.269,15 TL tutarında zenginleştiğini belirttiğini, buna rağmen davayı belirsiz alacak olarak ikame ettiğini, dava değeri belirli iken davanın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının ivedilikle harcı tamamlaması gerektiğini, tamamlamadığı takdirde davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, her ne kadar huzurdaki dava usulden reddedilmesi gereken davada olsa, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esas yönünden de reddi gerektiğini, öncelikle davacının ilgisi olmadığı bir borcu, davalı müvekkilinin kötüniyeti sayesinde ödemiş olduğu iddiasını anlamakta güçlük çektiklerini, aynı şekilde istihkak prosedürünün de açıklanması gerektiği kanaatinde olduklarını, müvekkili alacaklı tarafından davacıya 10.10.2022 tarihinde hacze gidildiğini, haciz işlemi yapıldığını ve davacının sözde 3. şahıs tarafından istihkak iddiasında bulunduğunu, bilindiği üzere şayet istihkak iddiasında bulunan bir tarafın varlığı halinde dosyada herhangi bir muhafaza işlemi yapılmayacağını, icra müdürlüğünün istihkak iddiasını icra hukuk merciine çıkardığını, İcra hukuk merciinin 3. şahsın istihkak iddialarını incelediğini ve bu inceleme sonucu kesin karar verdiğini, bu kararda ise 3. şahsın borçlu ile ilgisi olmadığına kanaat getirirse icra İflas Kanunu 99' a göre alacaklıya dava açma süresi vererek iddiasının ispatlanması istendiğini ve malı muhafaza altına alınmayacağını, şayet borçlu ile 3. şahıs arasında bağlantı olduğuna karar verirse, İcra İflas Kanunu 96-97' e göre takibin devamına karar vererek 3. şahsa istihkak iddiasını ispatlamak için dava açma süresi verdiğini, davaya konu icra dosyasında da taraflarınca hacze gidildiğini , sözde 3. şahıs davacının istihkak iddiasında bulunduğu için muhafaza işlemi yapılmadığını, icra müdürlüğünce icra hukuk mercine çıkarıldığını, ... 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/... E. ve 2022/... K. sayılı kesin kararı ile davacının istihkak iddiasını güçlü ve inandırıcı delille ispatlayamadığından takibin devamına karar verildiğini, yani borçlular ile davacının sözde 3.şahsın birlikte hareket ettiği, alacaklılardan mal amacıyla bu işlemleri yaptığının kesin olarak belirlendiğini, davacının ise 7 gün süre içerisinde istihkak davasını bilerek ve isteyerek açmadığını, şimdi ise tali nitelikteki sebepsiz zenginleşme davasını ikame ederek, usuli dürüstlüğe aykırı olarak yapılan hukuki işlemleri beyan etmekten kaçınarak hiç ilgisi olmayan bir borcu ödemiş gibi davrandığını, borçlular ile sözde 3. şahıs birlikte hareket ederek alacaklılardan mal kaçırma saiki ile beraber hareket ettiklerinin kesin olduğundan taraflarınca nasıl haksız bir nedene dayalı zenginleştiğinin anlaşılamadığını, sözde 3. şahısın adresi olan haciz mahalinde borçlunun hazır olduğunu, hacze gidilen tesadüfi bir gün ve saatte borçlunun haciz mahallinde hazır olduğunu, şayet borçlunun hiç ilgisi olmayan bir haciz mahallinde bulunmasının son derece hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, haciz tutanağı ile de sabit olmak üzere davacı 3. şahsın işyerinde ki işçilerin işyerinin borçlu ...' a ait olduğunu beyan ettiklerini, görüldüğü üzere davacının işyerinde çalışan işçiler dahil işyerinin borçlulardan ...'a ait olduğunu beyan ettiklerini, haciz tutanağının aksi ispat edilene kadar kati kesin geçerli evraklardan olduğu için işyerinin borçlulara ait olduğunun sadece alacaklılardan mal kaçırmak için davacının 3. şahıs gibi davrandığının açık ve aşikar olduğunu, haciz mahalinde borçlulara ait birden fazla şahsi iç muhasebesel evrakların bulunduğunu, bu hususun icra dosyasının incelenmesi ile ortaya çıkacağını, davacı adına borçlu ... tarafından imzalanmış tahliye taahhütnamesi, borçluya ait sürücü belgesi, diploma, davacı tarafından borçluya verilmiş geniş yetkilerle donatılmış vekaletname ve başkaca evrakların bulunduğunu, sözde 3. şahısın davacı şirketin yetkilisinin borçlu ...'ın eşi olduğunu ve diğer borçlu ... Tekstil ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğinin sabit olduğunu, borçlulardan ...'ın kendi sosyal medya hesabında paylaştığı telefonun davacı şirketin sosyal medya hesabında da olmasının davacının borçlular ile beraber hareket ettiğinin en büyük göstergesi olduğunu, görüldüğü üzere davacının iddia ettiği gibi borçlularla ilgisi olmayan bir 3. şahıs olmadığını, arz ve izah edilen nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:... 6. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyası, ödemeye ilişkin banka kayıtları, ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, SGK kayıtları, tanık beyanı, tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava konusu uyuşmazlık, davacının borçlu olmadığı bedeli, haciz tehdidi altında davalı alacaklıya ödediği iddiasına dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Davalının alacaklı sıfatıyla dava dışı borçlular ..., ... ve ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, anılan borçluların adresine ödeme emrinin tebliğ olduğu ancak alınan ihtiyatî haciz kararı üzerine haciz işlemi için borçlu ...'a ait olduğu iddiasıyla davacı şirketin adresine gelindiği, haciz tutanağında iş yerinde hazır bulunanlardan borçlu sorulduğunda iş yerinin ...'a ait olduğunun söylenmesi ve iş yerinde masanın üzerinde borçluya ait birden fazla evrak bulunup hacze geçildiği, haciz sırasında ...'ın gelerek iş yerinin kendisine ait olduğunu, eşi ve dosya borçlusu ...'ın yalnızca bu iş yerinde çalıştığını, vekalet verdiği için işlerini takip ettiğini beyan etmesine rağmen alacaklı tarafın tüm cezai ve hukukî tazmin sorumluluğunun kendisine ait olmak üzere haciz işleminin yapılmasını istemesi üzerine davacının istihkak iddiasında bulunduğu, ... 10. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/... E. Sayılı kararı ile borçlunun mahalde hazır oluşu, mahalde işyerinin borçluya ait olduğunun tanık beyanlarının bulunması, 3. Kişi ile borçlu arasındaki akrabalık ilişkisi, mahalde borçluya ait evrak rastlanması, 3. Kişi ile borçlunun faaliyet konularının aynı olması ve tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde İİK 97/a da belirtilen mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğu, karine aksinin 3. Kişi tarafından ispatlanamaması sebebiyle istihkak iddiasının reddine karar verildiği, karar üzerin tekrar hacze gidilmesi sonucu davacı şirketin borç miktarını haciz tehdidi altında ve ihtirazî kayıtla yatırması üzerine alacaklı davalının hacizden vazgeçtiği anlaşılmaktadır.
İcra takibinin davacı şirket adına yapılmamış olması, başka bir deyişle davacının icra dosyasının borçlusu konumunda bulunmaması davanın istirdat davası olmaması yönünden ayırıcıdır. Çünkü, istirdat davalarında icra takibinin borçlusu, borçlu olmadığını düşündüğü bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olmaktadır. Kaldı ki, dosya kapsamı itibariyle, hacze gelinen adresin dahi asıl borçluya ait olmadığı, davacı şirkete ait olduğu görülmektedir. Tüm bunlara rağmen, asıl borçluyla ilgisi bulunmayan davacının adresine gelinerek malları haczedilmeye çalışılmış, bunun üzerine davacı tarafça haczi engellemek adına dosya borcunu ihtirazî kayıtla ödemek durumunda kalmıştır. O hâlde, eldeki davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edilmelidir.
Haciz yerinde bulunan malların kendisine ait olduğunu iddia eden üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunmak yerine, takip borcunu ödemeyi ve haczin yapılmasına engel olmayı tercih etmesi nedeni ile ancak sebepsiz zenginleşme davası açabileceğinden somut olayda davacının davayı açmakta hukuki yararı mevcut olup davalının buna ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacının icra dosyasına haciz tehdidi altında yatırmış olduğu parayla kim menfaat temin ediyorsa onun sebepsiz zenginleşme davasının muhatabı olacağı hususunda kuşku bulunmamaktadır. İİK’nın 12. maddesine göre icra dairesi takip edilen para alacağına mahsuben üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar kadar borcundan kurtulur. Somut olayda da, yapılan ödemeyle ilk bakışta icra dosyasının borçlusunun borcunun söndüğü, bu nedenle menfaat temin edenin dava dışı asıl borçlu olduğu, sebepsiz zenginleşme davasının muhatabının da anılan borçlu olması gerektiği düşünülebilirse de, davacı ihtirazî kayıtla yatırdığı parayı asıl borçlunun borcundan kurtulması amacıyla kendiliğinden değil, haciz tehdidinden korunmak amacıyla ve bu hususu da ödeme dekontunda itirazi kayıt ile yatırmıştır. Yatırılan para davalı alacaklının mal varlığına dâhil olmuştur. Davacının istemi, kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatap da davalı olmalıdır. Aksinin kabulü, davacıyı muhatabı olmayan, borcu ödeme kabiliyetinin olup olmadığı belirsiz dava dışı borçluya yönelmeye zorlayacaktır ki, bu tür bir riskin davacıya yüklenmesi adil olmaz. Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerekir. (... Hukuk Genel Kurulu 2022/ E. 2022/ K. ) Açıklanan nedenlerle davalının husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak, davacı şirketin, icra dosyasında borçlu olan ...'a ait olmayıp, borçlu ...'ın davacı şirket çalışanı olduğu dosyaya celp edilen kayıtlardan anlaşılmaktadır. O dönem davacı şirket ortağı ve yetkilisinin borçlu ...'ın eşi olmasının da başlı başına davacı şirket ve borçlu arasında organik bağ bulunduğuna dair delil sayılamayacağı, bu durumun aksi ispat olunmadığından davacı şirketin icra dosyasına, kendisiyle ilgisi bulunmayan borcu ödemiş olduğu açık olduğu anlaşılmakla, Mahkememizce davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 385.269,15 TL'nin 17.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 26.317,73-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.579,44-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.738,29-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 59.790,37-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 6.784,94-TL harç ve 499,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 7.283,94-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/04/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza