WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

BURSA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/642 Esas - 2024/301
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/642
KARAR NO : 2024/301
HAKİM : .
KATİP :..

DAVACI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ....
VEKİLİ : Av. ....- [16498-94985-...] UETS
DAVALI : ... (TC No:......)-Bademli Mah. Eski Mudanya Cad. No:169/5 Mudanya/ BURSA
VEKİLİ : Av. ..... - [16836-38386-.] UETS
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 10/07/2023
KARAR TARİHİ : 08/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:26.10.2021 tarihinde müvekkili şirkete sigortalı "Fethiye Mah. Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, No:141 D:2 Nilüfer/Bursa" adresli işyerini, 4 ve 6 no'lu dairenin ortak pis su giderinin tıkanıp geri tepmesi sonucu sigortalı dairede hasar oluştuğunu, davaya konu hasarın meydana geldiği işyeri 27.09.2020 - 27.09.2021 başlangıç ve bitiş tarihli, 200200025838527 no’lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, işbu sigorta poliçesi gereği meydana gelen hasara ilişkin bedelleri müvekkili şirket tarafından sigortalı ...'ye ödenmiş olup; Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesinde düzenlenen "Halefiyet ilkesi" gereği yapılan ödemelerin tazminini sağlamak amacıyla davalı aleyhine Bursa 19. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3346 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, söz konusu takibin davalı borçlunun itirazı neticesinde durduğunu, 24.09.2021 tarihinde saat 18.00 sıralarında sigortalı ..., bina görevlisi tarafından arandığını, bina görevlisinin ofis kapısından su aktığına dair kendisini bina yöneticisinin arattırdığını ifade ettiğini, sigortalı ...'nin gelen arama üzerine ofise geçtiğini, ofisin salon orta kısımdan balkon kapısına kadar su olduğunu, mutfağın tamamına yağlı suyun tezgahın üstünden zemine aktığını gördüğünü, tıkanmış giderin açılması için tamirci çağırdığını ve makineyle gider açıldığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından hasar gören daireye dair hasar miktarının banka kanalıyla sigortalıya ödendiğini, müvekkili şirkete sigortalı "Fethiye Mah. Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, No:141 D:2 Nilüfer/Bursa" adresli işyerini, 4 ve 6 no'lu dairenin ortak pis su giderinin tıkanıp geri tepmesi sonucu sigortalı dairede hasar oluştuğunu, oluşan hasardan kaynaklı zararın yarısını 6 numaralı dairenin malikinin giderdiğini, kalan yarısının ise 4 numaralı dairenin maliki ...'dan talep edildiğini, davacı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi kapsamında hasar tespit bedelleri ödenmiş olup Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. Maddesi ‘Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.’ hükmüyle düzenlenen ‘Halefiyet İlkesi’ gereği davacı sigorta şirketi yaptığı ödeme neticesinde sigortalısının yerine geçtiğini ve sigortalının gerçekleşen olayda ve oluşan hasarda kusuru olan sorumlulara karşı haklarının müvekkili sigorta şirketine intikal etmiş bulunduğunu, müvekkili sigorta şirketine olan borcunu ödemekten kaçınma amacı taşıyan ve müvekkilinin alacağına ulaşmasını engelleyen davalının borca, borcun fer'ilerine ve takibe yaptığı haksız itirazları kabul etmediklerini, hukuken himaye görmesi düşünülemeyecek haksız itirazın tek amacı kötü niyetli olarak alacağın tahsilini geciktirdiğini beyanla, davanın kabulüne, davalının bursa 19. icra müdürlüğü – 2022/3346 e sayılı icra takibine ilişkin haksız itirazlarının iptali ile takibin kaldığı yerden tüm ferileri ile birlikte devamına, haksız itiraz nedeni ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, hükmedilecek tazminata en yüksek ticari faizin yürütülmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu "Fethiye Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı No:141 D:2 Nilüfer/Bursa adresli işyerinde 4 ve 6 numaralı dairenin ortak pis su giderinin tıkanıp geri tepmesi sonucu sigortalı dairede hasar oluştuğunu, Kat mülkiyeti hukukunda ortak alan kavramının ne olduğu, neleri kapsadığı 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununda 4. maddede yer aldığını, davaya konu olayda davacı taraf vekilinin müvekkili sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi kapsamında hasar tespit bedelleri ödenmiş olup Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. Maddesi ‘Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.’ hükmüyle düzenlenen ‘Halefiyet İlkesi’ gereği davacı sigorta şirketi yaptığı ödeme neticesinde sigortalısının yerine geçtiğini ve sigortalının gerçekleşen olayda ve oluşan hasarda kusuru olan sorumlulara karşı hakları müvekkili sigorta şirketine intikal etmiş olduğunu belirttiğini, Kat Mülkiyet Kanunu'nda da belirtildiği üzere zararın ortak giderden kaynaklanması halinde bu yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle yöneticiden tazmini talep edilebilir kanun lafzı gereği sigorta şirketi tarafından ödenen miktarın müvekkilini yükümlülük altına sokmayacağını apaçık ortada olduğunu, her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapıldığını, tacir sıfatına bağlı olan diğer hükümler saklı olduğunu, müvekkili ...'un ilamsız icra takibine itirazları sonucu takibin durdurulmasının hukuka uygun olacağını beyanla, davanın reddine, haksız ve kötüniyetli itirazın iptali davası nedeni ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE;
Dava; dava dışı ...ile davacı sigorta şirketi arasında bulunan İşyeri Paket Sigorta Poliçesi kapsamında 26.10.2021 tarihinde "Fethiye Mah. Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, No:141 D:2 Nilüfer/Bursa" adresli işyerinde meydana gelen su basması sebebiyle davacı tarafından dava dışı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının halefiyet ilkesi uyarınca davalıdan talep edip edemeyeceği hususuna ilişkindir.
Mahkememizce Tapu Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında zararın meydana geldiği yer üzerinde kat mülkiyetinin tesis edildiği görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nun “Sulh Hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de "(1) Sulh Hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine dair hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine dair davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler" hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda da bahsedildiği üzere 6100 sayılı yasanın 4. Maddesi sulh hukuk mahkemelerinin görev alanını düzenler iken, "bu kanun ile diğer kanunların sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davalar diyerek " kapsamı genişletmiştir.634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu da Sulh hukuk mahkemelerinin özel olarak görevlendirildiği kanundur. Kat mülkiyeti kanunu çerçevesindeki uyuşmazlıkların çözümü 634 sayılı yasanın Ek 1. Maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemelerinde olacaktır.
Somut olayda davanın, rücu talebine dayanmakta olduğu, rücu ve halefiyetin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin ana gayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde, "kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği" düzenlemesine yer verilmiştir.
Görev kuralları, kamu düzenine dair olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Bu durumda mahkememizce, Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek, HMK'nın 114/1-c maddesine göre, görevsizlik sebebiyle aynı Yasa'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
3-Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme SULH HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde Görevli BURSA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına,
4-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,
Dair; davacı vekili ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/03/2024

Katip .....
E-Imzalıdır.

Hakim ...
E-Imzalıdır