T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/621 Esas - 2024/314
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/621
KARAR NO : 2024/314
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ... YÖNETİM DANIŞMANLIĞI ORGANİZASYON ANONİM ŞİRKETİ - ... Eğitim Mah.Adım Sok.No:18 K:2 D:27 Kadıköy İstanbul Kadıköy/ İSTANBUL
VEKİLİ : Av.... - [16821-28487-...] UETS
DAVALI : ... TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - .. [25949-03501-....] UETS
VEKİLİ : Av. ....- [16325-23372-....] UETS
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 05/07/2023
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:müvekkili şirketin kurumsal firmalara etkinlik organizasyonu yapan bir şirket olduğunu, ülke çapında faal bir sigortacı olan ... Sigorta'nın müvekkilinin müşterisi olduğunu, 10.02.2023-12.02.2023 tarihleri arasında Müşterisi ... Sigorta'ya personel toplantısı düzenlemek için sözleşme ile görevlendirildiğini, personel toplantısı için Davalı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Uludağ Karinna Şubesi ile arası için etkinlik sözleşmesi akdettiğini, farklı tarihlerde Davalı otele 750.000 TL ödeme yaptığını, akit sonrası da davalının otel ile organizasyona dair çeşitli yazışmalar yaptığını, tüm organizasyon akışı hakkında davalıyı bilgilendirdiğini, etkinlik tarihinden dört gün önce (06.02.2023) yüzyılın en büyük deprem felaketinin meydana geldiğini, Türk Bayrağı Kanunu'nun 4. Maddesi gereği ülkemizde milli yas ilan edildiğini, binlerce vatandaşın vefat ettiğini, çok daha fazlasının günlerce enkaz altında kaldığını, ülke çapında 500'den fazla personeli, acentesi, iş ortağı bulunan ... Sigorta'nın birçok çalışanı, deprem bölgesinde ikamet ettiğini, yakınları ve aile bireylerinin tarifsiz acılar gördüğünü, ülkemizin topyekun seferberlik içerisine girdiğini, depremin toplumumuzda ve her bir bireyde açtığı yaraların halen sarılamadığını, deprem felaketinin mücbir sebep olduğu şüphesiz olduğunu, aksi iddiaların hakkaniyete ve iyi niyet ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, ilan edilen milli yas ve gayet açık şekilde ortada olan mücbir sebep hali sebebiyle müvekkili şirketin ülke çapınca faal müşterisi ... Sigorta tarafından çalışanları motive ve mutlu etmek amacıyla eğlenceli bir personel toplantısı düzenlenmesinin hayatın olağan akışına son derece aykırı bulduklarını ve ilgili organizasyonu mücbir sebep sebebi ile iptal etmek zorunda kaldıklarını, ülkemizde ulusal yas ilan edildiği vakitlerde benzeri organizasyonların mücbir sebep yüzünden iptal edildiğinin başka hadiseler de olduğunu, Yargıtayın bu durumlardaki iptal sebeplerinin tamamının mücbir sebep sayılması gerektiğini, Yargıtay'ın 301 ve 48 vefat durumunda mücbir sebep iddialarını destekler kararlar vermiş iken, söz konusu depremde en az 51.000 vefat olduğunu, böyle bir felaket söz konusu ve ... Sigorta'nın personelleri depremzede durumuna düşmüş iken, personel toplantısı yapılmasının hayatın olağan akışına ve ticari örf ile adete aykırı olduğu tartışmasız olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini mücbir sebep dolayısıyla ifa edemeyeceğini Beyoğlu 60. Noterliği 08.02.2023 tarihli ve 06623 yevmiye numaralı ihtarname ile davalıya bildirdiklerini, söz konusu ihtarnamede akdi yükümlülüklerin mücbir sebep nedeniyle ifa edilemeyeğinin bildirildiğini ve ödenen 750.000-TL'nin iadesinin talep edildiğini, davalının iade etmediğini ve müvekkili şirketin davalı borçlu aleyhine Bursa 18. İcra Dairesi 2023/... esas numaralı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, yapılan itiraz üzerine işbu davanın açılması gereğinin hasıl olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla Bursa 18. İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı dosyasına yapılan itirazların iptali ile temerrüt tarihi olan ihtarnamenin tebliği 13.02.2023 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanarak takibin devamına, alacaklarının likit alacak olması nedeniyle haksız itirazen duran takip miktarının en az %20'si oranında inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin turizm alanında faaliyet gösteren bir işletme olup, kış döneminde hizmet vermekte olan Uludağ Karinna Otel Şubesi ile davacı taraf arasında akdedilen 01.02.2023 tarihli sözleşme (grup sözleşmesi) gereği 10.02.2023 -12.02.2023 tarihlerini kapsayan konaklamalı "toplantı grup anlaşması" yapıldığını, işbu sözleşmenin imzalanmasından evvel taraflar arasında bilimum görüşme ve yazışmalar yapıldığını, toplantı ve konaklamanın detayları, oda ve kişi sayıları, toplantı salonları, toplantı saatleri , toplantı dışındaki etkinlik ve faaliyetler hususunda da mutabakata varıldığını, sözleşmenin akdedilmesi ile birlikte müvekkili otel tarafından, davacının talebi ve bildirimi doğrultusunda 175+5 olmak üzere toplam 180 oda satışa kapatıldığını, sözleşmenin konusu gereği toplantı ve konaklama için gerekli satın almalar ve ek personel alımları yapıldığını, sözleşme bedelinin tamamının taraflarca 2.712.000,00 /(ikimilyonyediyüzonikibin) TL olarak kararlaştırıldığını, sözleşmenin 6. Maddesi gereği ön ödeme olarak 25.01.2023 tarihinde 50.000,00, 01.02.2023 tarihinde de 700.000,00 TL'sının davacı tarafından ödendiğini, ancak 08.02.2023 tarihinde ödenmesi gereken 1.420.000,00 TL sı ve konaklama sonrası ödenecek olan bakiye ücretin ödenmediğini, davacı tarafın sözleşmenin 6. Maddesinde kararlaştırılan 08.02.2023 tarihli 1.420.000,00 TL. tutarlı ödemeyi yapmadığını, sözleşme maddelerini ihlal ettiğini, hiç bir şekilde usulüne uygun uyarlama talebinde de bulunmadığını, toplantı tarihi olan 10.02.2023 tarihinden evvel, 06.02.2023 tarihi sabahında büyük felaket meydana geldiğini ve ülkemiz doğu - güneydoğu bölgemizi sarsan depreme uyandığını ; büyük bir felaket ülkeyi yasa boğduğunu, bu durum pek tabi ki herkesi derinden etkilediğini; ancak davacı tarafın iddia ettiği '' davacı açısından mücbir sebep nedeniyle ifa imkansızlığının '' varlığını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, sözleşme gereği davacının müvekkili otelde konaklamalı toplantı organize ettiğini, toplantı saatleri bitiminde ise yemekli eğlence planlandığını; toplantıya katılacak olan konukların büyük çoğunluğunun İstanbul ve batı bölgelerdeki illerden olup, depremden etkilenen bölgelerden katılacak olan konuk sayısının ise üç veya dört oda olarak bildirildiğini, bu bölgelerden katılacak konuklar açısından deprem felaketinin bir mücbir sebep olduğunu, toplantıya katılmalarının beklenemeyeceğini, bu odaların iptallerinin ise müvekkili tarafından zaten yapılacağının bildirildiğini, davacı tarafça müvekkili ile aralarında akdedilen sözleşmenin etkinlik tarihinden 4 gün önce 6 Şubat 2023'te dokuz saat arayla meydana gelen, merkez üsleri sırasıyla Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan ve Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman, Diyarbakır, Hatay, Malatya, Adana, Osmaniye, Şanlıurfa ve Kilis şehirlerinde etkili olan ve ulusal yas ilan edilmesine sebebiyet veren deprem felaketi sebebiyle iptal edilmesi gerektiği ve bu sebeple sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa etmelerinin beklenemeyeceğinin iddia edildiğini, ancak bu durumun ne hukuken ne de taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince kabul edilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. maddesinden açıkça mücbir sebebin hiçbir şekilde kendiliğinden taraflar arasında akdedilen sözleşmenin iptali sonucuna sebebiyet vermeyeceğini;mücbir sebep ile birlikte var olması gereken başka koşulların da mevcudiyeti halinde, sözleşmenin uyarlanabileceğinin taraflarca kabul edildiğini, taraflar arasında mutabakata varılmış olan işbu sözleşme maddesine göre mücbir sebebin tek başına varlığı, sözleşmenin uyarlanması için dahi yeterli görülmediğini; bu mücbir sebebin varlığının mücbir sebepten kaynaklanan bir şekilde tarafların sözleşme çerçevesindeki yükümlülüklerini ifa etmesini engellemesi gerektiğinin açık ve net olarak belirtildiğini, sözleşme kapsamında taraflara yüklenen edimlerin ise, müvekkili şirketin yerine getireceği hizmet; karşı tarafın ise yapması gereken ödeme olup Mahkemece de takdir edileceği üzere her iki edimin ifasına da 06.02.2023 Kahramanmaraş depreminin imkansız hale getiriciliğinin bulunduğunu,davacı tarafça da belirtildiği ve sözleşmede de kabul edildiği üzere müvekkili şirkete ait otelde gerçekleştirilecek organizasyonun asıl amacı iş toplantısı olup , dava dilekçesinin ekinde sunulmuş olan katılımcı listesinden de görüleceği üzere 266 kişiden yalnızca 6'sı depremden etkilenen şehirlerde ikamet ettiğini, bu durumun da 6 Şubat depreminin işbu sözleşme yükümlülüklerinin ifa edilmesini engelleyecek bir yanı bulunmadığının göstergesi olduğunu, kaldı ki taraflar arasında imzalanan sözleşmede de belirtilmiş olduğu üzere mücbir sebebe maruz kalan tarafların bu durumu, etkilerini ve tahmini süresini diğer tarafa derhal bildirmesi gerekirken davacı tarafın müvekkili şirket ile aralarında imzalanan sözleşme yükümlülüklerini ifa edemeyeceğini, depremden 2 gün sonra ve 1.420.000,00 TL. ödemeyi yapması gereken günün yani 08.02.2023 tarihinde hazırladığı 06623 Yevmiye Nolu ihtarname ile müvekkiline bildirildiğini, bu durumun dahi başlı başına davacı tarafın kötü niyetini gözler önüne serdiğini,müvekkili şirkete ait Karinna Hotel, Uludağ'da bulunan ve Mahkemenizce de takdir edileceği üzere kış sezonunda büyük rağbet gören bir otel olduğunu, davacı ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme sebebiyle otelin odalarının büyük kısmı (175 adet oda) satışa kapatıldığını ve sözleşme gereğince yapılacak faaliyetler sebebiyle de ek personel istihdam edilmek suretiyle müvekkilince ek masraflar dahi yapıldığını, davacı tarafça kötü niyetli bir şekilde sözleşmenin tamamına yönelik, sözleşmeye ve hukuka aykırı bir şekilde, ödeme edimini yerine getirmemek amacıyla yapılan iptal sebebiyle müvekkili şirket yönünden müspet ve menfi zararın doğmasına yol açtığını,davacı tarafın kasti olarak edimini ifadan kaçındığını , davalı müvekkilinin ise sözleşme gereği kendi üzerine düşen edimini yerine getirmek için basiretli tacir gibi davranıp , satışa kapattığı oda sayısını ve sunması gereken hizmeti nazara alarak otelde istihdam ettiği personele ek olarak 28 kişiyi daha çeşitli departmanlara işe aldığını, otelde düzenlemeler yaptığını, toplu malzeme alımları yaptığını, davacı tarafın ise kararlaştırılan bedeli süresinde ödemediğini ve sözleşme maddesini ihlal etmiş olmanın karşısında , davalı müvekkilinin alacağının tahsili için yasal yollara başvuracağını öngörerek , kısmen ifa ettiği edimin-ödemenin, haksız olarak iadesini talep ettiğini, sözleşmenin 7.Maddesinde İPTAL koşulları belirlenmiş olup, davacının iptal işlemi bu kapsamda ücretin tamamının ödenmesini gerektirdiğinden, davalı müvekkilinin sözleşme gereği belirlenen kalan ücret olan 1.962.000,00 ( birmilyondokuzyüzaltmışikibin ) TL sını dava ve talep haklarını müvekkili adına saklı tuttuklarını, davacı tarafın müvekkili şirkete yönelik olarak hiçbir zaman sözleşmenin uyarlanarak iş toplantısı kısmı dışında kalan eğlenceye yönelik bölümünün iptal edilmesi ve/veya deprem bölgesinde ikamet eden 6 kişilik kısım için iptal edilmesi veya başkaca bir şekilde sözleşmenin uyarlanmasına yönelik bir talepte bulunmdığını; sözleşmeye aykırı bir şekilde depremden 2 gün sonra ve sözleşmenin tamamına yönelik bir iptal talebinde bulunduğunu, bu durumun ne hukuka ne de taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uyarlığı bulunmamasına rağmen müvekkili şirket tarafından, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre davacıdan talep etme hakkı bulunan 2.712.000,00 TL'nin davacı tarafça müvekkili şirkete ödenmiş olan 750.000,00 TL'lik kısmı dışında kalan ödemesinin dahi müvekkili şirketçe henüz talep edilmemişken davacı tarafça ödenen bu 750.000,00 TL için ilk olarak icra takibi yapılması ve akabinde işbu davanın açılmış olmasında iyi niyetin varlığından bahsedilemeyeceğini, davacı taraf ile dava dışı üçüncü şirket arasında imzalanan sözleşmenin 6.maddesinde maliyetler ve ödeme planı başlığı altında yer alan "Katılımcıların organizasyona katılmaması durumunda ... Sigorta ödemeden kişi bazlı iskonto yapılmasını talep edemez." şeklindeki madde ise davacı tarafça müvekkili şirkete karşı takınılan tavrın sebebini açıkça gözler önüne serdiğini beyanla, dava dilekçesindeki haksız ve kötüniyetli iddia ve taleplerin reddine, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, dava dışı ... Sigorta A.Ş’nin davalı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Uludağ Karinna Şubesi’nde düzenleyeceği personel toplantısı etkinliği için davalı ile organizasyon sözleşmesi düzenleyen davacının davalı otele yapmış olduğu 750.000 TL ödemenin etkinlik tarihinden 4 gün önce meydana gelen depremlerin mücbir sebep olup olmadığı, davacının yapmış olduğu ödemeyi iade alıp alamayacağı davacı tarafından davalı aleyhine Bursa 18. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı icra dosyasına yapılan takibin yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Mahkememizin 28/11/2023 tarihli duruşma ara kararı uyarınca dosyanın bir turizm ve otel işletmeciliği, bir SMMM ve bir borçlar hukuku konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile davalı ticari defterleri de incelenmek suretiyle dava konusu organizasyonun düzenlenmesi için davalının yapmak zorunda kaldığı masraflar, davalının organizasyon sebebiyle bloke ettiği odaları organizasyonunun iptali talebi üzerine başkalarına verilip verilmediği, davalının müspet ve menfi zararının bulunup bulunmadığı bulunuyorsa miktarı hususunda rapor düzenlenmesinin istenildiği anlaşılmış olup, bilirkişi heyetince düzenlenen 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; nihai takdir yetkisi Mahkemeye ait olmak üzere, (A)Seçeneği olarak; davacı tarafından sözleşmenin mücbir sebep nedeni ile sona erdirildiğinin kabulü ihtimalinde davacının davalıdan alacağı; Toplam Ödenen ₺ 750.000,00, Çalışan Maliyeti
İsa Demirkan -₺ 7.761,55, ... -₺ 1.734,30, İadesi Gereken Bedel ₺ 740.504,15 ; (B) Seçeneği uyarınca; Mahkemece davacı tarafından sözleşmenin fesih nedeninin mücbir
sebep olarak kabul edilemeyeceğinin kabulü ihtimalinde davacının davalıya borcu;
Toplam Ödenen ₺ 750.000,00, Cezai Şart -₺, 2.205.000,00 KarKaybı -₺, 416.249,30 Çalışan Maliyeti İsa Demirkan -₺7.761,55,... -₺ 1.734,30, İadesi Gereken Bedel -₺, 1.880.745,15 TL.olarak belirlenmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, takip dosyası, 25/01/2023 tarihli Seyahat Sözleşmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;taraflar arasında 25/01/2023 tarihli Seyahat Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davacı tarafça davalıya 750.000,00 TL ön ödeme yapıldığı, yapılan sözleşme ve buna istinaden yapılan bu düzenlemeyle Uludağ Karinna Otel'de ... Sigorta'nın 10/02/2023-12/02/2023 tarihleri arasında "Uludağ Organizasyonu" için EK-1 Bütçede belirtilen hizmetlerin Etkinlik Ajansı tarafından koordine edilmesini ilişkin organizasyon düzenleneceği, ancak taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10.maddesinde yer alan özel hükümler gerekçe gösterilerek etkinlik tarihinden dört gün önce (06.02.2023) yüzyılın en büyük deprem felaketinin meydana geldiğini, Türk Bayrağı Kanunu'nun 4. Maddesi gereği ülkemizde milli yas ilan edilmesi sebebiyle davacının ellerinde olmayan sebeplerden ötürü sözleşmeyi feshederek yaptıkları ön ödemenin iadesini talep ettikleri ve Beyoğlu 60.Noterliğinin 08/02/2023 tarihli 6623 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacı tarfından davalı tarafa sözleşmenin mücbir sebep nedeniyle sona erdirildiği ve ödenen toplam 750.000,00 TL.bedelin 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ancak taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin Madde 7 uyarınca sözleşmenin iptali durumunda iki gün kapsayan ve konfirme edilen oda bedelinin %100'ünün ödenmesinin gerekeceğinin düzenlendiği, sözleşme ile davacı tarafa iptal hakkı tanınmadığının görüldüğü, ihtarnamenin tebliğine dair şerh de bulunmadığı, dava konusu kongrenin düzenleme tarihinin 10/02/2023- 12/02/2023 tarihi olarak belirlendiği, dosya kapsamında davacının söz konusu sözleşme gereklerini davalının yerine getiremediği veya mücbir sebeplerin var olduğuna ilişkin bir delil sunamadığı, mahkemece davalının sözleşmenin gereğini yerine getirmediğine dair bir kanı oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı mücbir sebep halinin gerçekleştiğini, bu sebeple sözleşmenin sona erdiğini ileri sürmüş, davalı da sözleşmenin sona ermediğini savunmuştur. Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin incelenmesi gerekmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde sözleşmenin 10.maddesinde mücbir sebep halinde ne olacağı, "Taraflardan hiçbiri diğerine karşı, kendi kontrolünde olmayan, tabii afetler, yangın, iç savaşlar, savaş ilanı, ayaklanmalar, halk hareketleri, grev, lokavt ve salgın hastalıklardan (aşağıda birlikte "Mücbir Sebep” olarak anılacaktır) kaynaklanan ve tarafların akdi yükümlülüklerini yerine getirmesini imkansız hale getiren bu sebeplerin devamı süresince, bu Sözleşme çerçevesindeki yükümlülüklerini ifa edememekten veya ifada gecikmeden dolayı sorumlu değildir.
Mücbir Sebebe maruz kalan Taraf derhal diğer Tarafa bu durumu, etkilerini ve tahmini süresini yazılı olarak bildirecek ve bir an önce Mücbir Sebebin olumsuz etkilerini bertaraf etmek, edimlerini eskisi gibi ifa etmek ve taahhütlerine uymak için Taraflarca ortaklaşa öngörülecek işlemleri yerine getirecektir.” şeklinde ifade ile mücbir sebep hali ve mücbir sebep durumunda ne olacağı sözleşme ile kararlaştırılmıştır.
Taraflar ahde vefa ilkesi uyarınca sözleşmedeki edimlerini gereği gibi ifa etmek zorundadırlar. Borçlunun borcunun ifa edilmemesi durumunda edimi ifa etmemesinde sorumluluğu doğmaktadır." Borçlunun edimini ifa etmemesi, sonradan meydana gelen imkansızlıktan kaynaklanması ve bunun borçluya atfedilebilecek bir sebepten meydana gelmemesi durumunda borçlu edimi ifa etme yükümlülüğünden kurtulacaktır. Uygulamada bunun en çok görülen şekli mücbir sebep ve umulmayan haldir." (Borçlar Hukuku Genel Hükümler, .... ...., Ankara, 25.Baskı 2020 s.1442)
"Mücbir sebep, sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış borcunun ihlaline, mutlak ve kaçınılmaz şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır. Mücbir sebep ile umulmayan hak arasındaki fark, nitelik yönünden değil, sadece nicelik yönündendir. Gerçekten mücbir sebep ve beklenmedik hal, geniş anlamda tesadüfü olayların iki ayrı türünden ibarettir. Ancak, mücbir sebep umulmayan hale oranla daha büyük bir şiddet (yoğunluk) ve mutlak bir kaçınılmazlık arz eder. Mücbir sebeple beklenmedik hal arasındaki diğer bir fark da, mücbir sebep sorumlu kişinin işletme ve faaliyetinin dışında gerçekleşen bir olay iken, beklenmedik hal, işletme veya faaliyet içi bir olay da olabilir. Bir diğer fark ise mücbir sebep daima illiyet bağını kestiği halde, umulmayan hal her zaman tek başına illiyet bağını kesmeyebilir. Bu takdirde umulmayan hal, zararlı sonucu doğuran ortak sebeplerden birini oluşturur." (Eren s. 630)
Taraflar arasındaki sözleşmede mücbir sebep olarak sayılan hallerin meydana gelmesi tek başına yeterli değildir. Zira, mücbir sebepten bahsedebilmek için, bir olay, haricilik, bir davranış veya borcun ihlali, illiyet bağı, kaçınılmazlık ve öngörülmezlik şartları bir arada bulundurması gerekmektedir. Ülkemizin önemli bir bölümünde çok sayıda insanın ölümü ile sonuçlanan, ülke genelinde derin üzüntüye sebep olan 6,7 Şubat depremi ilgili bölge açısından ve bu bölgeden toplantıya katılanlar açısından mücbir sebep olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Belirtilen bölge dışından toplantıya katılanlar açısından ise meydana gelen olayın mücbir sebep olup olmadığı hususu tartışılmalıdır. Taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri incelendiğinde sözleşme konusu toplantının eğlence unsurları da içeren grup toplantısı olduğu görülmektedir. Söz konusu toplantının yapılacak olduğu tarihte milli yas ilan edilmesi, milli yasın niteliği uyarınca mücbir sebep ilan edilen yerler dışından toplantıya katılanlar ve toplantıya diğer yerlerden katılmakla birlikte fiili olarak deprem bölgesi ile irtibatı bulunduğu belgelendirilmeyenler açısından ifanın mücbir sebep ya da beklenmeyen hal gereğince imkansızlığı söz konusu değildir. Bu sebeple kusursuz imkansızlığın düzenlendiği TBK 136 ve 137 inci maddelerinin uygulanamayacağı kabul edilmelidir. Milli yas mücbir sebep olarak kabulü halinde dahi taraflar arasındaki sözleşmenin 10.maddesinde mücbir Sebebe maruz kalan Taraf derhal diğer Tarafa bu durumu, etkilerini ve tahmini süresini yazılı olarak bildirecek ve bir an önce Mücbir Sebebin olumsuz etkilerini bertaraf etmek, edimlerini eskisi gibi ifa etmek ve taahhütlerine uymak için Taraflarca ortaklaşa öngörülecek işlemleri yerine getirecektir" hükmü ile milli yas ilan edilen 7 günlük süre dolduğunda sözleşmenin revize edileceği kararlaştırılmıştır. Tarafların mücbir sebep hali durumunda nasıl bir yol izleneceği açıkça belirtilmiştir. İlgili madde uyarınca bir bakıma uyarlama yoluna gidileceği hüküm altına alınmışken davacı tarafından mücbir sebep oluştuğu gerekçesiyle doğrudan sözleşmenin feshi yoluna gidilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede mücbir sebep halinde dahi sözleşmenin ayakta tutulacağı taraflar arasında benimsenmişken, öncelikle uyarlama yoluna gidilmesi gerekirken, davacı tarafından doğrudan sözleşmenin feshi (dönme) ile ödenen bedelin tamamının iadesini talep etmesi mümkün değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının ödenen bedelin iadesini talep edemeyeceği kanaatine ulaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 427,60-TL.karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 9.191,52 TL. harcın mahsubu ile bakiye 8.763,92 TL.harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.uyarınca belirlenen 112.546,23-TL.vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2024
Katip ...
E-Imzalıdır.
Hakim .....
E-Imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!