T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
ESAS NO : 2023/419
KARAR NO : 2024/336
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - [16054-50178-...] UETS
Av. ... - [15467-64177-...] UETS
DAVALI : ... - ... [25949-94804-.] UETS
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/05/2023
KARAR TARİHİ : 14/03/2024
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Bursa ilinde dokuma sanayisi sektöründe faaliyet gösteren ve şirket faaliyetlerinde kullanılmak üzere birkaç adet araca sahip bir şirket olduğunu, davalının ise yine Bursa ilinde faaliyet gösteren ve araç sahibi gerçek ve tüzel kişilere bazı araç tanıma sistemleri sayesinde indirimli yakıt satmayı taahhüt eden bir şirket olduğunu, tarafların 16.01.2020 tarihli Müşteri Taşıt Tanıma Sözleşmesi'ni (Sözleşme) akdettiklerini, akdolunan sözleşme kapsamında müvekkili şirketin kullanımında olan ilk etapta 6 adet, ilerleyen süreçte ise 5 adet araç için yakıt alımlarını davalı şirketin anlaşmalı olduğu Shell Bayilerinden yapıldığını, sözleşmenin imzasında müvekkili şirketin amacının yakıt alımlarında indirim sağlanması olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin yakıt alımlarında %4 indirim yapılacağı inancı ile sözleşmeyi akdettiğini, davalı şirketin ise iş bu sözleşmenin imzalanması ile sözleşme akdettiği tarafların yakıt alımlarının anlaşmalı bayilerden yapılmasını sağlamakla yakıt satımı konusunda avantaj elde ettiğini dolayısıyla sözleşme akdi ile her iki tarafın kar elde etmesinin amaçlandığını, sözleşme akdedildikten sonra müvekkili şirketin sözleşme ile borçlandığı edimlerini eksiksiz biçimde yerine getirdiğini, kullanımındaki başta 6 sonrasında 5 araç için yakıt alımlarını yetkili Shell bayilerinden gerçekleştirdiğini, düzenlenen faturaları zamanında ödediğini, müvekkili şirketin sözleşmesel edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesine karşın davalı şirket tarafından sözleşme ile yükümlenen borçların gereği gibi ifa edilmediğini, esasen davalı şirketin Sözleşme ile yükümlendiği en önemli borç yakıt alımlarında %4 oranında indirim sağlamaktan ibaret olduğunu ancak Sözleşmenin devam ettiği yaklaşık 3 yıllık süre içerisinde yakıt alımlarında %4 indirim 2020 yılın ilk 5 ayında uygulandığını, devam eden süreçte %4 indirim uygulanmadığını, müvekkilinin bunun üzerine Bursa 25. Noterliği'nin 20.01.2023 tarihli ve 01236 yevmiye numaralı ihtarı ile Sözleşme'yi haklı nedenle feshettiğini
bildirdiğini, taşıt tanıma cihazlarının iade edileceğini bildirdiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete haksız ve hukuka aykırı biçimde "fesih bedeli" adı altında bedel ödetmek istediğini, müvekkili şirket ile davalı arasında Akbank nezdinde Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) bulunması nedeniyle davalı tarafça, müvekkili şirketin rızası hilafına düzenlenen AAA2023000009601 numaralı 16.02.2023 tarihli 18.000,00-TL bedelli fatura ile DBS hesabından 27.02.2023 tarihinde 18.000,00-TL tahsil edildiğini, işbu faturaya müvekkili şirket tarafından 01.03.2023 tarihinde KEP ile itiraz edildiğini ve faturanın iade edildiğini, ayrıca davalı şirkete MSS2023000000328 numaralı ve 18.000,00-TL bedelli iade faturasının düzenlendiğini. Bu nedenle davanın kabulü ile takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile müvekkili arasında her iki tarafın rızasına dayanan tam iki taraflı karma nitelikte bir sözleşme imzalandığını. müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan Taşıt Tanıma Sözleşmesi gereğince davacı şirketin araçlarına "akıllı halka" diye tabir edilen ekipman takıldığını ve bu araçların otomatik yakıt alınmasının sağlandığını. Davacının müvekkili ile imzalanan sözleşmenin gereklerini yerine getirmediğini, sözleşme gereğince müvekkilinin iskonto oranında tek taraflı değişiklik yapma hakkının bulunduğunu. Davacı tarafından süresi içerisinde fesih bildiriminin yapılmadığını. müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak 500 TL'nin 6 katını davacının sisteme tanımlı 6 adet aracına yansıtarak toplam 18.000-TL bedelli fatura tanzim ederek tahsil ettiğini. Bu nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davanın taşıt tanıma ve yakıt iskontosu yapımına ilişkin sözleşmeye istinaden davacı tarafından sözleşmenin erken feshedildiği iddiası ile davalının tahsil etmiş olduğu 18.000,00 TL'nin iadesi için Bursa 3. İcra Müdürlüğünün 2023/1716 Esas sayılı takip dosyasında başlatılan 18.000,00 TL tutarlı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı ile davalı arasında yakıt alımına ilişkin karma nitelikte bir sözleşme akdedilmiştir. Sözleşmede öngörülen şekli ile davacının akaryakıt alımlarına ilişkin bedelleri DBS isimli özel bir bankacılık sistemi aracılığı ile davalı tarafından tahsil edilmektedir. Sözleşmede öngörülen araç başına 500 dolara kadar cezai şart alınabileceği hükmüne istinaden 18.000,00 TL tutarlı ce
zai şart faturası keserek bu faturayı DBS sisteminden tahsil etmiştir.
Dava bu bedelin iadesine ilişkindir.
Mahkememizce dosya bir adet SMMM bilirkişisine tevdi edilerek davalının sözleşmede öngörülen iskonto oranlarının davacıya doğru bir şekilde uygulanıp uygulanmadığı, toplamda ne oranda iskonto yapıldığı hususunda rapor düzenletilmiştir. Bilirkişinin 04/12/2023 tarihli raporunda özetle;
"Dava dosyasına celp edilen ve sunulan belgeler, İcra dosyası üzerinde yapmış olduğum incelemelerime göre elde etmiş olduğum tespitlerime göre dava dosyasına sunulan faturalara sözleşmede öngörülen iskonto oranının uygulanmamış olduğu 2020 yılının ilk 5 ayında %4, 2020 6. ayı itibari ile 0,7, 2021 yılında %0,2, %3, %2 oranlarında, 2022 yılında ise %0,1 olduğu yıllar bazında uygulanan iskonto oranlarının çok farklılık göstermiş olduğu anlaşılmakla, davalının toplamda 1.728,33 TL iskonto uyguladığı, tüm faturalara %4 iskonto
uygulasaydı toplamda 9.696,75 TL olması gerektiği, Sayın Mahkemeniz tarafından tüm faturalara %4 iskonto uygulanması gerektiği kanaatine varılması durumunda davacının davalıdan iskonto oranından kaynaklı 9.695,75 - 1.728,33 = 7.967,42 TL alacağının olduğunu" bildirmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 20. Maddesi "Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir." şeklinde genel işlem koşullarını tanımlamıştır.
TTK 18. Madde tacirlere basiretli olma yükümlülüğü yüklemiş ise de, genel işlem koşullarının tacirler yönünden uygulanması hakkaniyete daha uygun düşmektedir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 28.02.2017 Tarih, 2016/2835 Esas ve 2017/1582 Karar sayılı kararında da "....Öte yandan taraflar tacir olup 6102 sayılı TTK’nun 18/2 maddesi uyarınca her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Her ne kadar 6098 sayılı TBK’nun 20 ila 25. maddeleri arasında düzenlenmiş olan genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler yönünden de uygulanabilirse de TTK’nun 18/2 maddesi hükmü karşısında tacirler bakımından genel işlem koşullarının uygulanıp değerlendirilmesinde her somut olayın özelliğine göre daha dikkatli davranılması gerekmektedir. Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince dosyaya sunulan ve davalı tarafın kaşe ve imzasını taşıyan sözleşmede 2018 tarihi, sözleşmenin sona erdiği tarih olarak belirtilmiştir. O halde mahkemece öncelikle bu sözleşme içeriği gözetildiğinde feshin haklı olup olmadığının tartışılıp sonucuna göre genel işlem koşulları yönünden de tarafların sıfatı gözetilerek değerlendirme yapılıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." şeklinde açıkça belirtildiği üzere genel işlem koşullarının tacirler yönünden de uygulanabilir olduğu Yargıtay tarafından kabul edilen bir olgudur.
Taraflar arasındaki sözleşme ve feshe konu hüküm incelendiğinde matbu olarak davalı tarafından davacıya sunulduğu, tartışılıp kabul edildiğine dair dosyada bilgi veya belge bulunmadığı, bir taraf aleyhine yoğun nitelikte koşullar içerdiği görülmüştür. Dolayısıyla bu feshe ve cezai şarta yönelik hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Kaldı ki; davalı ile davacının yapmış olduğu sözleşme incelendiğinde, davacının bu sözleşmeyi sürdürmekteki tek avantajının iskontolu yakıt almak olduğu, davacıya başkaca bir faydasının bulunmadığı, davalının ise tek taraflı olarak bu iskonto tutarını sıfıra yakın uygulaması halinde ilgili sözleşmenin davacıya araçtan inmeksizin yakıt almak ve ödemelerini online bir sistem üzerinden yapmak dışında bir faydasının kalmayacağı gözetildiğinde, sözleşmede öngörülen tek taraflı yetkilerin genel işlem koşulu olarak değerlendirilmesi ve davacının haklı nedenle sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle cezai şart ödemesine gerek olmadığı kanaatine varıldığından bu ödenen cezai şart bedelinin iadesine karar vermek gerekmiştir.
Dolayısıyla tahsil edilen bedelin iadesinin talep edilmesi hukuka uygun olup, davalının tahsil ettiği bedeli iade etmesi gerektiğinde, davanın aşağıdaki şekli ile kabulüne karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜ ile;
Bursa 3. İcra Müdürlüğü’nün 2023/1716 Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
Davaya takip konusu alacak likit olduğundan hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında 3.600,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 1.229,58-TL harçtan peşin alınan 217,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.012,18-TL harç ve 3.120,00-TL arabuluculuk masrafı toplamı olan 4.132,18-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
3-Davacı vekili lehine takdir edilen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 217,40-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı ve 1.452,50-TL yargılama masrafı toplamı olan 1.849,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okundu usulen anlatıldı. 14/03/2024
İş bu kararın gerekçesi 22/03/2024 tarihinde yazılmıştır.
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!