T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
ESAS NO : 2023/149
KARAR NO : 2024/42
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
...
VEKİLİ : Av. ... - [15406-04340-...] UETS
DAVALI : ... - ...
...
VEKİLİ : Av. ... - [16593-95487-..] UETS
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/02/2023
KARAR TARİHİ : 11/01/2024
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ... ile davalı ...'ın birbirlerini yalnızca ismen tanıdığını, ...'ın müvekkili ...'in kızı ... ile geçmişte arkadaş olduğunu. Müvekkilinin şüpheli ile tanışıklığının yalnızca kızı ile bağlantılı olduğunu. Müvekkilinin şüpheli ile görüşmediğini, herhangi bir senede imza atmadığını. ...'ın müvekkilinin kızı ile olan husumetinin acısını çıkarabilmek için babası adına sahte senet düzenleyerek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğini. Bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu. Bu nedenle 24/01/2023 ödeme tarihli ve 150.000 TL bedelli Senet, 11/02/2023 ödeme tarihli ve 80.000-TL bedelli senetlerin iptalini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili ile davacının kızının arkadaş olduğunu, bu vesile ile tanıştıklarını. Müvekkili ile davacının kızı arasındaki yakınlık nedeniyle taraflar arasında samimiyet ve güven oluştuğunu, davacı da bu samimiyete dayanarak müvekkilinden borcunun olduğunu ve zor durumda olduğunu söyleyerek borç olarak para istediğini. Müvekkilinin davacının zor durumda olduğundan bu kişiye inanarak kendisine toplamda 230.000,00 TL borç para verdiğini. Davacı da müvekkilinin verdiği borçlara karşılık dava konusu edilen iki adet senedi verdiğini. Davacının imzanın kendisine ait olmadığına ve senet üzerinde tahrifat yapıldığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını. Davacının elinde platin bulunduğundan dolayı imza atamadığını iddia ettiğini ancak davacının rahatsızlığının imza atmasına engel teşkil edecek bir rahatsızlık olmadığını. Bu nedenle davanın reddine, davacı yan aleyhine dava konusunun %20’sinden aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMSİ VE GEREKÇE:
Dava davacının düzenlemiş olduğu iddia olunan 150.000,00-TL ve 80.000,00-TL bedelli iki adet bononun davacı tarafından imzalanmadığı iddiasına dayalı olarak menfi tespit davasıdır.
Dosya ilgili bonolar üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda rapor aldırılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 02/11/2023 tarihli raporunda özetle;
"(1 ve 2) numaralarıyla tanımlanmış tetkik konusu senet belgeler ön yüzleri sağ alt kısımlarında “...” adına atılı bulunan mevcut imzalar ile ...'in samimi ve huzurda alınmış mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırma neticesinde;
1. İmzaların genel şekli ve işleklik derecesi,
2. İmzaların başlangıç ve bitim el hareketlerinin yapılışı ve açısal özelliği,
3. İmzalar içerisindeki buklesel el hareketleri ve dönüşlerin yapılışı,
4. Kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden benzerlikler görülmüş olup, (1 ve 2) 1numaralarıyla tanımlanmış tetkik konusu senet belgeler ön yüzleri sağ alt kısımlarında
“...” adına atılı bulunan mevcut imzaların ... ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU DEĞERLENDİRİLDİĞİNİ" bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hukuka uygun olduğu, davacı dava konusu senetlerde müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, davalıyı tanımadığını ve bonoların sahte olarak düzenlendiğini ileri sürmüştür. Bonolardaki imzaların davacıya ait olduğu hususu bilirkişi raporu ile ortaya çıkmış, davacının davalıyı tanıdığı hususu da gerek ceza dosyalarına, gerekse Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına yansıyan bilgilerden ve davalının sunmuş olduğu diğer delillerden anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının senedin sahte düzenlendiği ve imzanın kendisine ait olmadığı hususunu ispatlayamadığı gözetildiğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının resmi belgede sahtecilik yönünden suç duyurusu akabinde davalı aleyhine yürütülen Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/16797 Sor. Sayılı dosyasında 08.12.2023 tarihinde KYOK kararı verilmiştir. Davacı vekilinin 11.01.2024 tarihli celsede yeni bir suç duyurusunda bulunulduğu ve yeni tanıklar bildirildiği, bu soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği yönündeki savunması mevcuttur. Herhangi bir konuda birden fazla suç duyurusunda bulunulmasına bir engel bulunmamakla birlikte, bir soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılabilmesi için dosya içerisinde somut, davayı etkileme ihtimali bulunan deliller gösterilmesi gerekir. Salt suç duyurusunda bulunulmuş olması bir soruşturmanın hukuk yargılamasına bekletici mesele yapılması sonucunu doğurmayacaktır. Davacının soruşturma dosyalarındaki iddiaları da incelenmiş olup, soyut olduğu ve iddiasını ispatlamaya matuf delillerle desteklenmediği görüldüğünden bu soruşturma dosyaları bekletici mesele yapılmamış ve davacının bu yöndeki talebine itibar edilmemiştir.
Ayrıca davacının davasında haksız olduğu ve davalının alacağına geç kavuşmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla İ.İ.K. 72/4 uyarınca dava değeri üzerinden %20 oranında hesaplanan 46.000 TL inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
İ.İ.K 72/4 Maddesi uyarınca alacak miktarının %20 oranında hesaplanan 46.000,00-TL tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 3.927,83-TL harçtan mahsubu bakiye 3.500,23-TL'nin istemi halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 36.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/01/2024
İş bu kararın gerekçesi 26/01/2024 tarihinde yazılmıştır.
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!