TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 25/01/2022
KARAR TARİHİ : 07/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:müvekkili ile davalı şirket arasında 19.06.2019 tarihli pazarlamacılık sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye ile müvekkilinin, davalı şirketin ... Bölge Koordinatörlüğü görevini üstlendiğini ve 19.07.2019 tarihinde üstlenmiş olduğu görevin ifasına başladığını, taraflar arasında 19.06.2019 tarihinde akdedilen sözleşmeye göre davalı şirketin bölge koordinatörlüğü görevi devam ettiği süre boyunda davacıya 15.000 TL aylık sabit ödeme + aylık KDV'siz toplam cironun 500.000 TL'nin altında kalması halinde sabit 10.000 TL, aylık KDV'siz cironun 750.000 TL'ye ulaşması halinde % 2, aylık KDV'siz cironun 1.500.000 TL'ye ulaşması halinde %3 prim ödemeyi taahhüt ettiğini, işbu hükmün sözleşmenin 2/ 1 maddesinde taraflarca hüküm altına alındığını, müvekkilinin 19.06.2019 tarihli sözleşme ile üstlenmiş olduğu bölge koordinatörlüğü görevini 2019 yılının Ekim ayına kadar sürdürdüğünü, bu tarihte saha koordinatörlüğü görevine terfi ettiğini, davalı şirket ile bölge koordinatörü olarak çalışan kişilerin aylık sabit ödemesi 15.000 TL iken saha koordinatörlerinin aylık ödemesi 35.000 TL olup, müvekkilinin 2019 yılının Ekim ayından itibaren saha koordinatörü olarak aylık 35.000 TL sabit + ciro üzerinden prim usulü ile çalışmasına devam ettiğini, her ne kadar müvekkilinin 2019 yılının Ekim ayından itibaren saha koordinatörü olarak çalışmaya devam etmişse de saha koordinatörlüğü anlaşmasının yazılı olarak yapılmadığını, taraflarca sözlü olarak müvekkilinin bölge koordinatörlüğünden saha koordinatörlüğüne terfi etmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin saha koordinatörlüğüne terfi ettiğini, davalı tarafından müvekkiline yapılan sabit ödemelerin 35.000 TL'ye çıkmasından anlaşıldığını, müvekkilinin 2019 yılının Ekim ayından 2021 yılının Temmuz ayına kadar saha koordinatörü olarak çalıştığını, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşme uyarınca üstlenmiş olduğu yükümlülüklerin tamamını gereği gibi yerine getirdiğini, davalı şirketin iş hacmini artırdığını ve şirketin olağanüstü şekilde kar etmesini sağladığını, müvekkilinin faaliyet gösterdiği dönem boyunca şirketin aylık cirosunun hiçbir zaman 3.000.000 TL'nin altına düşmediğini, buna rağmen davalı şirketin tarafı olduğu sözleşme ile üstlendiği edimleri gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkilinin aylık sabit ödemelerini düzenli olarak ödemediği gibi aylık ciro üzerinden değişen oranlarda ödemesi gereken primleri de hiçbir zaman müvekkiline ödemediğini, bu kapsamda davalının müvekkili davacının davalı şirketten aylık sabit ödeme ve aylık şirket cirosu üzerinden değişen oranlarda prim alacağı bulunduğunu, müvekkili davacının davalı şirketten bölge koordinatörü olarak görev yaptığı her ay için sabit 15.000 TL, saha koordinatörü olarak görev yaptığı her ay için ise aylık 35.000 TL ve bunlara ek olarak her ay için değişen oranlarda prim alacağı mevcut olduğunu, davalı şirketin ticari defterleri ile vergi kayıtlarına ulaşmasına olanak olmayan müvekkilinin prim alacağını hesaplamasına veya bilebilmesine olanak bulunmadığını, bu doğrultuda; müvekkilinin davalı şirketten olan aylık ciro üzerinden değişen oranlarda prim alacağına ilişkin taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak görülmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından 2020 yılının tamamı, 2021 yılının ise Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için aylık 35.000 TL olarak ödenmesi gereken aylık sabit ödemeye ilişkin alacağı ve her ay KDV'siz toplam ciro üzerinden değişen oranlarda ödenmesi gereken prim alacağı müvekkiline ödenmediğinden işbu davanın açılması zorunluluğu ortaya çıktığını, müvekkilinin sabit ücret + aylık ciroya bağlı değişen oranlarda prim alacağına ek olarak davalı şirketin sahibi olan ...'a ait ... ve ... plakalı araçların tüm bakımları, vergileri vb. giderleri, HGS- OGS giderleri müvekkili davacı tarafından yaptırıldığını, bu araçların davalı şirket ile anlaşması kapsamında gerçekleştireceği faaliyet sırasında kullanması için müvekkiline teslim edildiğini ve bakım onarım vb masrafları araç sahibi ya da davalı şirket tarafından karşılanmalıyken müvekkili tarafından karşılandığını, davalı şirketin sahibi olan ...'a ait ... ve ... plakalı araçlar için müvekkili tarafından yapılan ödemelerin tümünün davalının sebepsiz olarak zenginleşmesine yol açtığını ve bu durumun müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını, bunun dışında davalının ve davalı şirketin kötü niyeti, söz konusu araçların kullanımı ile ilgili olarak müvekkiline iftiraya dayalı suç duyurusunda bulunulmasından da anlaşıldığını, söz konusu araçların müvekkiline ve müvekkili ile aynı şekilde ve aynı sistemle çalışan kişilere işin gerçekleştirilmesi sırasında kullanılması için iradi olarak davalı şirket ve davalı şirket sahibi tarafından verildiğini; ancak buna rağmen davalı şirket sahibi ...'ın araçların gasp edildiği şeklinde bir iftira ile suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin ve başka kişilerin trafik ekipleri tarafından aniden durdurulmalarına ve asılsız ithamlar nedeniyle soruşturma geçirmelerine yol açtığını, davalı şirketin ve şirket sahibinin bu eylemlerinin kötü niyetli iddialarını açık bir şekilde ispatladığını, davalı şirketin müvekkilinin ve başka kişilerin hak edişlerini gereği gibi ödemediğini, üstüne asılsız iddialarla suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin dava konusu alacakları ödenmediğinden ... Arabuluculuk Bürosu’nun 2021/ Büro Dosya Numaralı 2021/ Arabuluculuk Dosya Numaralı dosyası üzerinden arabuluculuk müracaatında bulunulmuştur ancak anlaşma sağlanamaması nedeniyle sonuç alınamadığını, işbu davayı açma zorunluluğu ortaya çıktığını beyanla, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi alacak davası olarak 2020 yılının tamamı, 2021 yılının ise Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin 500 TL aylık sabit ödeme alacağının ticari faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine, H.M.K. 107 uyarınca alacak belirli hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik 500 TL aylık toplam ciro üzerinden değişen oranlarda ödenmesi gereken prim alacağının ticari faizi ile birlikte davalı tarafından alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sadece taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi sunmak suretiyle alacak talep etmişse de sözleşmede tarafına düşen edimleri yerine getirmediğinden alacak talep etmesinin mümkün olmadığını, sözleşmede yer alan edimleri yerine getirdiğinin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklı olarak hak etmiş olduğu ödemelerin ise kendisine fazlası ile yapılmış olup banka kayıtlarında ve müvekkili şirket ticari kayıtların incelenmesi ile sabit olacağını, bir kısım ödeme dekontlarının ekte sunulmuş olduğunu, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği üzere terfi ederek saha koordinatörü olarak aylık 35.000 TL sabit ödeme aldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve hiç bir şekilde kabul etmediklerini, prim alacaklarına ilişkin olarak ise müvekkili şirketin sözleşmede yer alan cirolara hiç ulaşmamış olup prim alacağının da bu nedenle doğmadığını, müvekkili şirketin kayıtları incelendiğinde sabit olacağını beyanla, davanın öncelikle görevsizlik nedeni ile usulden mahkememe aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, davacı ile davalı arasında bulunduğu iddia olunan pazarlamacılık sözleşmesi kapsamında davalı tarafından davacıya ödenmediği iddia olunan 2020 yılı ve 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin aylık sabit ödeme alacağı ve prim alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizin 18/10/2022 tarihli duruşma ara kararı uyarınca dava dosyası, ibraz edilen deliller ve taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak icra takip tarihi itibariyle davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesi bakımından mali müşavir bilirkişiye tevdi kararlaştırıldığından, 13/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak, davacı taraf ... 'nın 2019 yılına ait defter beyan sisteminden alınan ve davacı taraf vekili tarafından 08.11.2022 dilekçesi ekinde dosyaya sunulan işletme defteri kayıtlarının dökümü üzerinde inceleme yapıldığında davacı tarafından davalı şirkete 2019 yılı içinde 7 adet fatura düzenlenmiş olduğu bu faturaların KDV öncesi tutarları toplamı 115.105,87TL, KDV dahil toplam tutarının 135.824,93 TL olduğu, davacı tarafından davalı şirkete 2020 yılı içinde 3 adet fatura düzenlenmiş olduğu bu faturaların KDV öncesi tutarları toplamı 173.523,84TL ,KDV dahil toplam tutarının 204.758,15 TL olduğu, davacı tarafından davalı şirkete 2021 yılı içinde 2 adet fatura düzenlenmiş olduğu bu faturaların KDV öncesi tutarları toplamı 30.033,90TL ,KDV dahil toplam tutarının 35.440,00 TL olduğunun görüldüğü, davacı tarafın tutmuş olduğu defter türü (işletme defteri) olması nedeniyle davalı tarafından yapılan ödemelerin tutarı defter kayıtlarında mevcut olmadığı için cari hesap bakiyesinin tespitinin yapılamadığı, davalı taraf ... İç ve Dış Ticaret A.Ş 'nin 2020 yılı ve 2021 yılı yasal defter kayıtlarına göre 31.12.2021 tarihi itibari ile davalı tarafın davacı taraftan 144.017,00 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, davalı taraf 2020 yılı ve 2021 yılı 6.ayına kadar yapılan yasal defter incelemesi ile davalı şirketin bütün Satış işlemlerini 600.20.01(Ticari Mal Satışları 908 KDV) ve 600.20.02 (Ticari Mal Satışları %8 KDV) hesaplarında takip etmiş olduğu bölgesel olarak (... Bölgesi, ... Bölgesi v.b) ayırım yapılmadığı için talebe bağlı olarak ilgili yıllardaki ... Bölgesi satış tutarlarının tespitinin yapılamadığı, bölgesel bazda satış tutarı tespiti yapılamadığı için taraflar arasında imzalanan sözleşmeye bağlı olarak ilgili yıllardaki davacı tarafın hak edeceği saha destek tutarı ve prim tutarı hesaplamasının yapılamadığı belirtilmiştir.Mahkememizin 27/02/2024 tarihli celsesinde davacı taraf yemin deliline dayandığını beyan etmiş, davalı şirket yetkilisi 07/06/2024 tarihli duruşmada hazır bulunarak yemini eda etmiştir. Davalı şirket yetkilisi yemininde: "...'nin yöneticisi olduğum şirketin bölge koordinatörü olarak çalıştığına, sözlü olarak Saha koordinatörü sözleşmesi akdedilmediğine, davacı ...'nin temsilcisi olduğum şirkette 35.000,00 TL sabit ödeme ve şirketin ... çapındaki aylık cirosu üzerinden her ay %3 oranında prim ödemesi usulü ile 2021 yılı Temmuz ayına kadar çalışmadığına, şirketimizce bölgeler arası cirolara ilişkin gerek ... gerekse de başka bölgelerde kayıtların ayrı tutulmadığına yemin ederim" şeklinde beyan etmiş olup, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık olan ve taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca yüklenmiş olduğu edimi yerine getirmiş olduğuna ilişkin yemini eda etmiştir.Tüm dosya kapsamı itibariyle davacının davalıdan bakiye sabit ödeme alacağı ve prim alacağı bulunduğu iddiasında ispat külfeti davacıda bulunduğu, davacının kesin delilleri ile davasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile 346,90 TL.harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/06/2024
Katip
E-Imzalıdır.
Hakim
E-Imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!