WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

BURSA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/851
KARAR NO : 2024/296
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... (TC No:...)
VEKİLİ : Av. ... - [16496-94589-...] UETS
DAVALI : ...-(TC No:...)-...
VEKİLİ : Av. ... - [16393-93380-.] UETS
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 19/08/2022
KARAR TARİHİ : 08/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:müvekkilinin İnegöl İcra Dairesinin 2018/... numaralı dosya ile icra takibi başlatan davalıya karşı öncelikli olarak senedin kambiyo vasfını taşımaması nedeniyle borçlu olmadığını, akabinde senedin borç ikrarının içermemesi nedeniyle borçlu olmadığını, müvekkilinin bahse konu sözleşme gereği üstlendiği yükümlülüğü yerine getirdiğini, bu hususun tapu kayıtları ile ispat edileceğini, mezkur inşaatı olması gerektiği gibi yapıp davalıya teslim ettiğini, bu zamana kadar davalı tarafından inşaatla ilgili herhangi bir kusur ya da ayıp bildirimi de yapılmadığını, davalıya karşı müvekkilinin edimini tam ve gereği gibi ifa ettiği hususunun tartışmasız olduğunu, ancak davalı tarafın işin bitmesinden sonra kendisine teminat olarak verilen senedi iade etmeyerek müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlattığını, davalının müvekkili aleyhinde icra takibi başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil ile davalı arasında sadece bir tane iş mevcut olduğunu, dolayısı ile müvekkili tarafından verilen ve üzerinde teminat kaydı bulunan senedin 08.06.2010 tarihinde yapılan sözleşmede iş için teminat olarak verildiğini, davalının elinde bulunan senedin teminat senedi olduğunu, davalı taraf ile müvekkili arasında 08.06.2021 tarihinde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden başka herhangi bir iş veya sözleşme yapılmadığını, müvekkilinin üstlendiği borcu yerine getirdiği için davalı tarafın teminat senedini müvekkiline teslim etmesi gerekmiş olması gerektiğini, davalının senedi müvekkiline vermeyip icra takibi başlattığı için haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla, müvekkilinin öncelikli olarak senedin kambiyo vasfını taşımaması nedeniyle borçlu olmadığını, akabinde senedin borç ikrarını içermemesi nedeniyle borçlu olmadığını,bu hususlara itibar edilmez ise temel borç ilişkisinin gerçekte var olmadığından bahisle borçlu olmadığının tespitine, mezkur icra dosyasının ve takibin iptaline, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kaymak kaydıyla, icra takibine devam edilmesi ve haciz tesisi nedeniyle alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve masraflar ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafın tedbire ilişkin taleplerini sunduğu bölümde, teminatsız olarak tedbir kararı talep ettiğini, mahkememizin 19.08.2022 tarihinde düzenlenen Ön İnceleme Tensip Tutanağında icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden, tedbirin reddine ancak İİK m.72/3 kapsamında teminatın yatırılması ile ihtiyati tedbirin uygulanmasına karar verilmişse de, mahkemece belirlenen teminatın kesin süresi içinde davacı tarafından yatırılmadığını, bonoda düzenleme yerinin alternatif zorunlu unsurlardan olduğunu, yani kıymetli evrağın bono vasfını yitirmesine sebep olmayacağı gibi, düzenleyenin adının yanındaki yazılı yerin düzenleme yeri sayılacağını, bononun kural olarak borcun ödenmesi amacı ile verildiğini, kambiyo senetlerinin mücerretliği gereği, borçlu tarafından verilen bononun teminat senedi olduğunu iddia eden davacı tarafın iddiasını hiçbir yazılı delille de ispatlayamadığını, davacının takibe konu bononun düzenleme yeri olmadığından, bono vasfını taşımadığını ileri sürdüğünü, bir senedin bono vasfını taşıyabilmesi için TTK m. 776’da sayılan unsurların TTK m. 777/1 hükmü uyarınca bu senette bulunması gerektiğini, bu bağlamda bonodaki şekli unsurların mutlak zorunlu kayıtlar, alternatif zorunlu kayıtlar ile ihtiyari kayıtlar olmak üzere üçe ayrıldığını, şu hâlde senede açıkça yazılmamış olsalar bile, eksiklikleri başka bir yoldan giderilmiş kayıtlardan biri olan bonoda düzenleme yeri, alternatif zorunlu kayıtlar içerisinde değerlendirileceğini, bir diğer deyişle, düzenleme yerinin eksik olmasının bononun geçersizliğine sebebiyet vermeyececğini, alternatif olarak bonodaki diğer unsurların bunun yerine ikame edileceğini ve bu sayede bononun geçerliliğini devam ettireceğini, TTK m. 777/4 hükmü uyarınca, düzenleme yeri gösterilmeyen bonoda, düzenleyenin adının yanında yazılı yerde düzenlenmiş sayılacağının düzenlendiğini, ....., "Bonoda Düzenleme Yeri", Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XXV, Y. 2021, Sa.2)icra takibine konu bono incelendiğinde, düzenleyenin adının yanında düzenleme yeri bulunduğunu, iddiaların işbu davanın konusu olmamakla birlikte, davacı tarafın İnegöl 1. İcra Hukuk Mahkemesinde açmış oldukları ve takibin iptalini talep ettikleri ve mahkemece reddolunan davada, öne sürmüş oldukları bu iddiadan hiç söz etmediklerini, davacı tarafın ikinci olarak, ilgili senedin teminat senedi olduğundan bahsettiklerini, ilgili senedin sebepten mücerret borç senedi olduğunu, ayrıca, taraflar arasında İnegöl 4. Noterliği'nde 08.06.2010 tarihinde düzenlenen Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde taraflar arasında bu sözleşme dolayısıyla "Teminat Senedi" verileceği hususunun da düzenlenmediğini,ilgili senedin hangi borç ilişkisinden kaynaklandığının da davacı tarafça, hiçbir yazılı delille ispatlanamadığını, kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereği, ispat yükü bu aşamada senedi veren taraf olan davacı üzerinde olduğunu, iddia ettikleri ve ilgili senedin teminat senedi olduğunu yazılı bir delille ispatlayamadıklarını, bononun kural olarak bir borcun ödenmesi amacı ile verildiğini, davacı tarafın, karinenin aksi iddialarını kesin delil ile kanıtlaması gerektiğini, müvekkilinin güncel mernis adresine tebliğ edilmesi gereken "Dava dilekçesi ve tensip zaptı"nın tebliğ mazbatasından da görüleceği üzere 09.09.2022 tarihinde HUKUKA AYKIRI OLARAK eski adresinin bulunduğu "Cuma Mahallesi Muhtarlığı"na tebliğ edildiği görülecektir. Şüphesiz ki, yapılmış olan tebligat Tebligat Kanununa ve usule aykırı olduğunu, davacı tarafından açılan davanın 195.310,97 TL.üzerinden açıldığını, İnegöl İcra Dairesi'nin 2018/... esas sayılı dosyası incelendiğinde dosyanın kapak hesabının 417.769,48 TL.olduğunu, borçluya karşı devam etmekte olan bir icra takibi mevcut olduğunu, açılan davanın menfi tespit davası olup, menfi tespit davalarındaki harcın nispi harç olduğunu, bu sebeple davayı açmak için davacı tarafından ödenen harcın eksik olduğunu, davacı tarafın 19.08.2022 tarihinde yine ilgili kambiyo senedine ilişkin olarak, icra takibinin usulsüz olduğunu ileri sürerek icra memur muamelesini şikayet ile ilgili İnegöl 1.İcra Hukuk Mahkemesinde (2022/181e. sayılı dosya) süreci uzatmak ve borcu ödememek amacıyla başvurulmuştur. İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde İkame edilen davada davacı tarafın 29.01.2014 tarihindeki kambiyo senedine ait icra takibinin tebligatının usulsüzlüğünü ileri sürdüğünü, ilgili senede ilişkin 21.07.2017 tarihinde İnegöl 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde menfi tespit davası açan tarafın kendileri olduğunu, İnegöl 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nde borcu ödememek maksadıyla açmış oldukları bu haksız davanın borçluya icra takip aşamalarında usulüne uygun tebligatlar yapıldığı gerekçesi ile reddolunduğunu, bu sebeple, davacının ilgili kambiyo senedindeki borcu ödememek üzere süreci uzatmak maksadıyla yargı yollarını kötüniyetle, müvekkilinin alacağını alamaması için gasp ettiğini, İnegöl 1. İcra Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu kararın istinaf edildiğini ancak yine, istinaf başvuru harcını kötüniyetle ödemediklerini, istinaf başvuru harçlarının her defasında ödenmemesi yargı yollarının ve mahkemelerin süreci uzatmak maksadıyla meşgul edildiği ve kullanıldığını, dolayısıyla davacı tarafın kötüniyetini açıkça gösterdiğini, davanın kötüniyetle ve haksız olarak, borcu ödememe amacı ile ikame edildiğini, davacı tarafın, dava dilekçesinde belirttiği asılsız iddiaları kabul etmediklerini, davanın davacı tarafın ödemeyi yapmamak amacıyla ve kötü niyetle açıldığını beyanla, davanın reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, mahkeme aksi kanaatte ise, öncelikle kambiyo senedinin mücerretliği ilkesi göz önüne alınarak ve sunulan tüm deliller ve ispat vasıtalarımız neticesinde esasa girilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, açılan kötüniyetli ve haksız davanın hmk m.329 kapsamında değerlendirilerek davalı müvekkilimiz ile aramızda imzalanan avukatlık ücret sözleşmesi kapsamındaki akdi vekalet ücreti olan 15.000,00tl’nin davacıdan tahsiline, HMK'nun m.329/2 kapsamında davanın kötüniyetle ikame edilmesi sebebiyle, davacı aleyhine sayın mahkemenizin belirleyeceği disiplin para cezasına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, Davalı aleyhine İnegöl İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı icra takip dosyasında başlatılan 150.000,00 TL bedelli 08.06.2010 Düzenleme 31/12/2011 Vade tarihli senet sebebiyle davacı aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus takibe ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı dava konusu bononun kambiyo senedi vasfında olmadığına ilişkin itirazlar ileri sürmüş olup, bono mahkememizce incelendiğinde bononun tüm unsurlarını içerdiği tespit edilmiş, bu yöndeki iddiaları kabul edilmemiştir. Davacı vekili bononun anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulduğu iddiasında bulunmuşsa da HMK 201. maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülecek her türlü iddianın senetle ispat zorunluluğu uyarınca kesin deliller ile ispat edilebileceği, davacının bu hususta kesin delil sunamadığı gözetilerek bu iddia da kabul edilmemiştir.
Davacı vekili bononun teminat senedi olduğuna ilişkin itirazda bulunmuştur. Kambiyo senedinin üzerinde teminat kaydı var ise ancak neyin teminatı olduğu belirtilmemiş ise bu kayıt kambiyo senedinin mücerretlik vasfını ortadan kaldırmaz. Sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir. Buna karşılık senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan veya ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda senedin mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Davacı tarafından verilen senedin arkasında teminat kaydı bulunmakla birlikte teminatın konusunun açıkça yazılmadığından senet mücerretlik vasfı sona ermemiş olup, senedin hangi sözleşmeye istinaden verildiği ancak yazılı deliller ile ispat edilebileceğinden ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 427,60 TL. karar ve ilam harcının peşin alınan 3.335,42-TL harçtan mahsubu ile 2.907,82 TL.harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 31.249,64-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/03/2024

Katip ...
E-Imzalıdır.

Hakim ...
E-Imzalıdır.