WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

BURSA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR

ESAS NO : 2022/647
KARAR NO : 2024/78
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [16844-48375-...] UETS
DAVALI : ... - ...
...
VEKİLİ : Av. ... - [16864-68473-....] UETS
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/06/2022
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: dava konusu senet üzerinde ki imzaların müvekkiline ait olmadığını. Müvekkilinin böyle bir senet düzenlemediğini. Müvekkilinin davalı ile bir ticari ilişkiye sebebiyet verecek herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını. Ayrıca ilgili şahıslar hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulunulacağını. Müvekkilinin senet üzerinde görünen lehtara kesinlikle bir borcunun bulunmadığını. Takip konusu senedin sahte olduğunu. Bu nedenle Bursa 17. İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyasına konu bononun üzerinde yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitini, davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, davalının haksız ve kötü niyetli takip başlattığından %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının takibe konu evrakta yer alan imzaya yönelik itirazlarını kabul etmediklerini, takibe konu senedin adi ortaklık adına düzenlendiğini. Davacının takibin diğer borçlusu dava dışı ... ile birlikte anılan borçtan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu. Davacının imza itirazının TBK 638/3 maddesi uyarınca herhangi bir geçerliliğinin ve davacının takibe konu senet dolayısıyla borçtan kurtarması gibi bir yönünün bulunmadığını. Bu nedenle davanın reddini, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMSİ VE GEREKÇE:
Dava davalının başlatmış olduğu takip dayanağı bono sebebi ile davacının borçlu olup olmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır.
Davacı takip konusu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ve imza incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Lakin cevap dilekçesi ile bononun adi ortaklık adına davacı ile adi ortaklık sözleşmesinin tarafı olan dava dışı diğer ortağın düzenlediği hususu anlaşılmış olup, imzanın davacıya ait olmadığı noktasında bir ihtilaf kalmadığından bu hususta bir inceleme yapılmamıştır. Davacı adi ortaklığı oluşturan ortaklardan birinin attığı imzanın diğer ortağı bağlamayacağı savunmasını ileri sürmüştür. Dolayısıyla uyuşmazlık adi ortaklığı oluşturan taraflardan birinin tek başına adi ortaklığı bağlayacak şekilde kambiyo taahhüdü altına girip giremeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Marmaris Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevabından davacı ile dava dışı ...'in "... ve ..." adi ortaklığının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu bononun da ... tarafından adi ortaklık adına imzalandığı sabittir. ...'in imzasına taraflarca itiraz edilmemiştir.
Türk Borçlar Kanunu 625. Maddesi "Yönetim, sözleşme veya kararla yalnızca bir veya birden çok ortağa ya da üçüncü bir kişiye bırakılmış olmadıkça, bütün ortaklar ortaklığı yönetme hakkına sahiptir" şeklinde olup, adi ortaklığın yönetimine ilişkin sınırlama yapılabileceği veya yönetimin yalnızca bir kişiye bırakılabileceği öngörülmüştür. Yine aynı maddenin 2. Fıkrasındaki "Ortaklık, ortakların tümü veya birkaçı tarafından yönetilmekte ise, bunlardan her biri, diğerleri katılmaksızın işlem yapabilir; ancak ortaklığı yönetmeye yetkili olan her ortak, tamamlanmasından önce işleme itiraz etmek suretiyle, bu işlemin yapılmasını engelleyebilir.
" şeklindeki düzenleme ile ortağın işlemin yapılmasından evvel işleme itiraz edebileceği ve bu işlemi engelleyebileceği öngörülmüştür.
Davacı vekiline taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesini sunması için süre verilmiş ise de herhangi bir sözleşme sunulmamıştır. Yine adi ortaklığın yönetimine ilişkin herhangi bir sınırlama yapıldığına dair belge dosyaya ibraz edilmemiştir. Dolayısıyla taraflar arasındaki adi ortaklıkta TBK 625/1 uyarınca her ortağın adi ortaklığı temsilen işlem yapabileceği kabul edilmelidir. Tüm bu açıklamalar ışığında davacının adi ortaklık adına düzenlenen bonodan adi ortaklığın bir ortağı olarak sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Nitekim Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2016/207 Esas, 2016/224 Karar sayılı kararında; "....Bonoların düzenlendiği 25/04/2008 tarihinde adi ortaklığı temsile yalnızca davacının yetkili olduğu davacı tarafından ilk derece mahkemesindeki yargılama aşamasında iddia edilmemiştir. Bu iddia istinaf dilekçesinde yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Yasasının 357/1 maddesine göre bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar bölge adliye mahkemesince dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. İcra takibi her üç adi ortağa yöneltilmiştir. Bonolarda imzası olmayan davacı ortak borca itirazda bulunmuştur. İlk derece mahkemesindeki yargılama sırasında ortaklardan herhangi birine şirket işlemlerini idare görevi verildiği öne sürülmemiş ve belge ibraz edilmemiştir. Takibe konu bonoların düzenlendiği 25/04/2008 tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Yasasının 525.maddesi gereğince her ortağın adi ortaklığı idare yetkisinin olduğunun kabulü gerekir ve bundan dolayı takip dayanağı bonolarda imzası olmasa dahi davacının takip konusu senetlere dayalı borçtan sorumluluğu vardır. (Yargıtay 12.HD 1995/12692 Esas, 13432 Karar) Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi hükmü hukuka uygun olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." benzer görüşlere yer verildiği görülmektedir.
Ayrıca davacının itirazında haksız olduğu anlaşılmakla İ.İ.K. 72/4 uyarınca dava değeri üzerinden %20 oranında hesaplanan 1.180,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
%20 oranında belirlenen 1.180,00-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından 100,76-TL peşin harcın mahsubu ile 326,84-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 5.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE,
Dair miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okundu, anlatıldı. 18/01/2024

İş bu kararın gerekçesi 09/02/2024 tarihinde yazılmıştır.

Katip ...
✍e-imzalı

Hakim ...
✍e-imzalı