T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/453 Esas - 2024/299
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/453
KARAR NO : 2024/299
HAKİM : ...
KATİP : ....
MAHKEMEMİZE AİT 2022/453 ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVACI : ... BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ GRUBU BİLGİSAYAR-YAZILIM-DANIŞMANLIK HİZMETLERİ-ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ....
VEKİLİ : Av. ... - [16166-61947-...] UETS
DAVALI : ... METAL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ..- [25989-89385-....] UETS
VEKİLİ : Av. .... - [16408-04267-...] UETS
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 20/04/2022
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2023/272 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
DAVACI : ... METAL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -
0601013934100019
VEKİLİ :Av.... - [16320-23874-....] UETS
DAVALI :... BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ GRUBU BİLGİSAYAR -YAZILIM DANIŞMANLIK HİZMETLERİ-ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - .... [25949-12857-....] UETS
VEKİLİ :Av. ... - [16756-57971-...] UETS
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :16/03/2023
KARAR TARİHİ : 08/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememizin 2022/453 esas sayılı dava dilekçesinde özetle; "Müvekkili ... Bilişim Teknolojileri Grubu
Bilgisayar Yazılım Danışmanlık Hizmetleri Elektronik San. Tic. Ltd. Şti. ile KuzuFlex Metal Sanayi
Ticaret Anonim Şti. arasında 28 Ekim 2020 tarihli "1QM Üretim Yönetim Sistemi yazılım sözleşmesi
imzalandığını, ... üretim, satış ve uygulamasını yapmakta olduğu 1QM Üretim Yönetim Sistemi
ürünü kapsamında veri toplama donanım ve yazılım hizmetlerinin verilmesi işini, 15.000 USD
karşılığında üstlendiğini, 1QM Üretim Yönetim Sistemi üretim işletmelerinin dijitalleşmesine katkı
sunan, kaynaklarını daha verimli kullanmasını ve üretim süreçlerini daha iyi yönetmesini sağlayan
yazılım temelli bir yönetim aracı olduğunu, müvekkilinin bu sistemi devreye alırken kavramsal
tasarım, pilot çalışma ve seri üretim yaygınlaştırma adımlarını takip ettiğini, kavramsal tasarım
sürecinde müşterinin iş akışını uygun şekilde yazılımda uyarlamalar yapıldığını ve sistemin müşteri
ihtiyacına uygun şekilde düzenlenmesi sağlandığını, pilot çalışmada ise üretilen yeni versiyonun
müşteri ihtiyacına göre çalışıp çalışmadığını bir veya birkaç iş merkezine kurulum yapılarak gerçek
saha koşullarında test yapıldığını, pilot çalışma esnasında hem çıkan hatalar düzeltildiğini hem de iş
akışındaki varsa eksiklikler giderildiğini, bu çalışma sonucunda sistem seri üretim şartlarında
çalışmaya hazır hale geldiğini, yaygınlaştırma aşamasında müşterinin alt yapısını tamamladığını iş
merkezlerine kurulumlar yapıldığını, bu aşama kesin kabulünde yapıldığı aşama olduğunu, zira bu
aşamada yazılımın lisansı adeta bir hak olarak müşteriye geçtiğini, bu andan itibaren müşteri, o ana
dek alt yapısını hazırlamadığı iş merkezlerini de dilediği bir zamanda sisteme ekleme hakkını elinde
tuttuğunu, iş bitiminin kötü niyetli olarak uzatılmasının da önüne geçildiğini, keza müşteri, iş merkezlerinin tamamının alt yapısını hazırlamayı sürüncemede bırakarak işi uzatamayacağını, bu sebeple yaygınlaştırma aşamasında alt yapısı tamamlandığını, birkaç iş merkezine kurulum
yapıldığında ve sistem seri üretim şartlarında 30 gün süreyle çalıştığında üretim yönetim sistemi
projesi tamamlandığını ve kesin kabul gerçekleştiğini, taraflar arasındaki sözleşme‟de kesin kabulün
bu şekilde gerçekleşeceği belirtildiğini, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca kendi üzerine düşen
edimleri sözleşme‟ye uygun olarak tam ve eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini ve işi davalı‟ ya teslim
ettiğini, sözleşmenin her ne kadar Ekim 2020 tarihinde imzalanmış olsa da müvekkilinin henüz sözleşme
görüşmelerinin sürdüğü Ağustos 2020 tarihinde işe başlattığını, Kasım 2020 ye gelindiğinde davalının
iş yerinde pilot çalışma yapıldığını ve bu suretle sistem‟in kavramsal tasarım‟ aşaması
tamamlandığını, nitekim bu aşamanın tamamlanması ile 1 Ocak 2021 tarihinede davalıya kesilen ilk
fatura davalı tarafından ödendiğini, IQM Üretim Yönetim Sistemi projelerinde kavramsal tasarım aşamasından sonra normal olarak yaygınlaştırma aşamasına geçildiğini, yaygınlaşması aşaması
başlangıcında davalı tamamen kendisinden kaynaklanan sebeplerle Şubat 2021 tarihinde projeyi
durdurduğunu, herhangi bir geçerli sebebi olmadan projeyi durduran davalı, müvekkilinin proje
için görevlendirdiğini ve maaşlarını ödediği personelin atıl hale gelmesine sebep olduğunu ve bu suretle
müvekkiline zarar verdiğini, davalının projeyi durdurması kendisinin proje ile ilgilenen yetkililerinin
sürekli değiştirmesi neticesinde her gelen yöneticini projeyi deyim yerindeyse sıfırdan başlatması
neden olduğunu, proje boyunca davalının yöneticilerini üç kere değiştiğini ve Aralık 2021‟de kapanış
yapılana kadar müvekkiliyle sözleşme kapsamında olmayan işler yaptırdığını, davalının kötü iş
yönetimi ve sözleşmeye aykırı talep ve davranışları sebebiyle 1,5 yıl süren bu projede, müvekkilininin
zarara uğramasına rağmen iyi niyetle işini bitirdiğini, ancak davalının işin tamamlanması akabinde
kesilen 8.500 USD bedelli faturaya itiraz etmediğini ancak ödemesini de yapmadığını, 8.000 USD
tutarındaki kısmı bakiye sözleşme bedeli olduğunu, 500 USD kısmı da davalı‟nın talep ve kabul ettiği
Barkotlu Lot Seçimi Yazılım Geliştirme bedeli olduğunu, takibe konu fatura 06.07.2021 tarihinde
kesinleştiğini, 06.07.2021 tarihinden sonra söz konusu faturaya davalı herhangi bir itirazda
bulunmadığını, bu nedenle fatura 14.07.2021 tarihi ile kabul edildiğini, sözleşmenin m.6 hükmüne göre,
ilk kurulumun yapılması yani sahada en az bir operatör panelin test çalışmalarına başlaması ile 7.000
USD ödemesi yapılacağına, bu ödemenin yapıldığını, öte yandan yine aynı hükme göre kesin kabulün
gerçekleşmesi ile 8.000 USD ödemesi yapılması gerektiğini, davalının proje ile ilgilenen yöneticisi bir
kere daha değiştikten ve müvekkilinin ödeme için yazılı ve sözlü taleplerde bulunduktan sonra
07/02/2022 tarihinde fatura tarihinden aylar sonra, davalının hem ödediği hem de
ödemediği faturalara iade faturası kestiğini, davalı‟nın bu tutumunun herhangi bir hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşmenin çoktan beri gereği gibi ifa edildiğini, seri üretim şartlarında çalışma sağlandığını ve kesin kabul işlemi gerçekleştiğini, bu nedenle faturanın ödenmesi gerektiğini,
davalı takibe haksız bir biçimde itiraz ettiğini, bunun üzerine davacı tarafından 22.03.2022 tarihinde
arabuluculuğa başvurduğunu, 2022/34122 başvuru numarasının 12.04.2022 tarihli son tutanağında
anlaşma sağlanamadığını beyanla, davalı‟nın Bursa 12.icra Müdürlüğü‟nün 2022/... E. sayılı
icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, söz konusu icra takibinin devamına, alacağın faiziyle birlikte
tahsiline, haksız kötü niyetli itiraz nedeniyle hükmolunan meblağın %20 aşağı olmamak üzere icra
inkar tazminatına,yargılama giderleri ve mahkeme vekalet ücretinin davalı tahmiline karar verilmesini” talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememizin asıl dosyasına vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davacı
yan arasında 28.Ekim 2020 tarihli IQM üretim yönetim sistemi yazılımı sözleşmesi imzalandığını, bu
hizmetin karşılığında 15.000 USD verileceğini. 15.000 USD 7.000 USD si ilk kurulumun yapılması ile
8.000 USD si ise kesin kabulün gerçekleşmesi ile ödenmesinin yapılacağı kararlaştırıldığını, ilk
kurulum sonrası davacı yana ödendiğini, müvekkili firmanın yükümlülüğünü eksiksiz ve tam olarak
yerine getirdiğini, ancak davacı yanın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeksizin ve
kesin kabul şartları oluşmadan 8.000 USD tutarında ödeme talep ettiğini, hizmetin eksik ve ayıplı
verilmesi nedeniyle ve kesin kabul şartları oluşmadığından ödeme yapılmadığını, müvekkili firmanın
sözleşme ile beklentisi iş merkezleri bünyesinde faaliyet gösteren iş merkezleri ve bağıları olan
makinelerin anlık performansını ve bunun paralelinde o istasyon ve hatta çalışan personelin yine
anlık performansını tespit edebilmekken, müvekkili firmanın davacı yanın vaadettiği bu performans
değerlendirme ve tespit sisteminin hiçbir zaman görmediğini, müvekkili firmanın Andonekranlarına
yansıttığı anlık ve güncellenebilir performans ekranlarında o anda hat çalışıyor iken çalışmadığını ya
da tam tersi göstergeler ile gerçeği yansıtmayan ve olduğundan çok daha farklı bir performans
sergilediğini belirten verilerin ekrana yansıması nedeniyle, o hat bünyesinde sağlamaya çalıştığı
moral ve motivasyon çabalarının boşa çıkardığını, müvekkili firmanın üretim tarafında süreçlerini
kolaylaştırıp, hızlandırması güdüsüyle devreye alınması hedeflenen bu projenin amacına uygun
hizmet vermediği tespit edildiğini, sistem ile ilgili birçok sorun yaşandığını ve her yaşanan sorunda davacı yan ile iletişime geçilerek sorunlara kalıcı çözüm aranmışsa da sorunlar tekrarlanmaya ve
çözülmemeye devam ettiğini, üretimden veri toplama yazılımlarının olmazsa olması ve sıkı mekanikler ile temellerinin atılması zorunlu olan hattın ve personelin anlık performansını yönetme ve iyileştirme süreçlerinin PLC ve yazılım arasındaki senkron kurgusu yapıldıktan sonra hiç müdahale etmeden zaten çalışıyor olması ilkesini dahi yerine getiremeyen davacı yana ait yazılım müvekkili firmaya hiçbir zaman istenilen ve beklenilen çözümleri üretmediğini, davacı yanın yazılımının müvekkili firmada çalışmadığını, çalıştığında ise eksik ve hatalı çalıştığını, bu nedenle kesin kabul kavramı
oluşmadığını, davacı yanın sözleşmenin 6. Maddesinde belirlenen ve kesin kabul sonrası ödenmesi
kararlaştırılan 8.000 USD ödemeyi talep etmek hakkı doğmadığını, davacı yanın talep hakkı
doğmayan alacak için fatura kesmesi, müvekkili aleyhine icra takibi başlatması ve huzurdaki davayı
ikame etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın sözleşme ile vaad ettiği hizmetleri yerine
getirmemesi, satın alınan yazılımın eksiksiz ve tam olarak çalışmaması nedeniyle müvekkilinin sözleşmeden ve yazılımın kurulmasından beklediği faydayı sağlayamamış olduğundan 07.02.2022
tarihli SKZ2022000000014 fatura numaralı 109.978,95TL bedelli iade faturasının davacı yana keşide
etttiğini ve davacı yanca iş bu iade faturasına itiraz etmediğini beyanla, davanın reddine, Bursa 12. İcra Müdürlüğünün 2022/2559E sayılı dosyasının iptaline, davacı yanın %20‟den aşağı olmamak
üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı
tahmiline karar verilmesini“ talep etmiştir.
Birleşen Mahkememizin 2023/272 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle:davacı firma ile davalı yan arasında 28 Ekim 2020 tarihli “IQM Üretim Yönetim Sistemi Yazılımı Sözleşmesi” imzalandığını, davalı yan ..., üretim, satış ve uygulamasını yapmakta olduğu IQM Üretim Yönetim Sistemi ürünü kapsamında veri toplama donanım ve yazılım hizmetlerinin verilmesi işini, 15.000 USD karşılığında üstlendiğini, söz konusu sözleşmenin 6. Maddesinde görüleceği üzere 15.000 USD'nin 7.000 USD'si ilk kurulumun yapılması ile 8.000 USD'si ise kesin kabulün gerçekleşmesi ile ödemesinin yapılacağı kararlaştırıldığını, 7.000 USD'lik ilk ödeme faturası ile ilk kurulum sonrası davalı yana ödendiğini, davacı firma yükümlülüğünü eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini ancak; davalı yan, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı firmanın "sözleşme" ile beklentisi iş merkezleri bünyesinde faaliyet gösteren iş merkezleri ve bağılları olan makinelerin anlık performansını ve bunun paralelinde o istasyon ve hatta çalışan personelin yine anlık performansını tespit edebilmekken davacı firma davalı yanın vaad ettiği bu performans değerlendirme ve tespit sistemini hiçbir zaman göremediğini, tespit edemediğini, davacı firma, Andon ekranlarına yansıttığı anlık ve güncellenebilir performans ekranlarında o anda hat çalışıyor iken çalışmadığını ya da tam tersi göstergeler ile gerçeği yansıtmayan ve olduğundan çok daha farklı bir performans sergilediğini belirten verilerin ekrana yansıması nedeniyle, o hat bünyesinde sağlamaya çalıştığı moral ve motivasyon çabalarını boşa çıkarttığını, davacı firmanın üretim tarafında süreçlerini kolaylaştırıp, hızlandırması güdüsüyle devreye alınması hedeflenen bu projenin amacına uygun hizmet vermediğinin tespit edildiğini, sistem ile ilgili birçok sorun yaşandığını, her yaşanan sorunda davalı yan ile iletişime geçilerek sorunlara kalıcı çözüm arandığını, ancak sorunlar tekrarlanmaya ve çözülmemeye devam ettiğini, davacı firmaca, davalı yanın kurulumunu yaptığı programın raporlama araçlarından çektikleri birçok rapor ekranı ya boş geldiğini, ya verilerin doğru tablolara aktarılmadığını, ya da davalı yanın müdahalesi sonrası çalışır duruma geldiğini, sistemin içeriğindeki veriler gerçek üretim ve tüketim verilerinden farklar eşliğinde ekranlara yansıdığını, yönetsel kararların verilmesini imkânsız hale getirdiğini, proje süresince defalarca sözlü ve yazılı olarak dile ve kaleme getirilmiş olmasına rağmen sistem hiçbir zaman tam ve eksiksiz olarak çalışmadığını ve hizmetteki ayıp giderilmediğini, üretimden veri toplama yazılımlarının olmazsa olmazı ve sıkı mekanikler ile temellerinin atılması zorunlu olan hattın ve personelin anlık performansını yönetme ve iyileştirme süreçlerinin PLC ve yazılım arasındaki senkron kurgusu yapıldıktan sonra hiç müdahale etmeden zaten çalışıyor olması ilkesini dahi yerine getiremeyen davalı yana ait yazılım davacı firmaya hiçbir zaman istenilen ve beklenilen çözümleri üretmediğini, üretimden veri toplama projesi kapsamında kurum kültürü enstrümanlarından biri olan ve pek önemli yer teşkil eden SAP ERP kurum iletişim ve yönetim yazılımı ile davalı yanın üretimden veri toplama yazılımı arasındaki tüm protokoller ve bu protokoller arasındaki veri akışı incelenmiş ve ciddi eksiklikler ve farklar tespit edildiğini, davalı yanca taahhüt edilen yazılım ve yönetim ürününün davacı firmanın şirket kültürü ve beklentileri ile örtüşmediğini, sözleşme ile vaad edilen hizmetin tam, eksiksiz ve ayıpsız olarak gerçekleştirilmediğinin tespit edildiğini, davalı yanın sözleşme ile vaad ettiği hizmetleri yerine getirmemesi, satın alınan yazılımın eksiksiz ve tam olarak çalışmaması nedeniyle davacının sözleşmeden ve yazılımın kurulmasından beklediği faydayı sağlayamamış olduğundan 07.02.2022 tarihli SKZ2022000000014 fatura numaralı 109.978,95 TL bedelli iade faturasını davalı yana keşide ettiğini, ve davalı yanca iş bu iade faturasına itiraz edilmediğini, sözlü ihtarlar karşılıksız kalınca davacı, davalı yandan alınmayan hizmet bedelinin iadesi için Bursa 4.İcra Müdürlüğü’nün 2022/4702 sayılı dosyası ile takibe giriştiğini ancak davalı taraf takibe itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini, davacı ile davalı taraf arasındaki ilişki TTK hükümlerine uygun olarak yürütüldüğünü, yapılan ticarete ilişkin fatura ve irsaliyeler usulüne uygun olarak düzenlendiğini, davacının ticari defterleri de kendi lehine delil teşkil etmeye müsait şekilde tutulmadığını, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğu ortaya çıkacağını, davalının haksız ve gerekçesiz itirazı sonucu duran takibe itiraz etmek amacıyla TTK 5/A maddesi gereğince, 24.05.2022 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak yapılan müzakereler sonucunda 02.06.2022 tarihinde anlaşmaya varılamadığını, belirterek davalı yan adına kayıtlı olan taşınır ve taşınmaz mallarla 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarına dava değeri kadar ihtiyati haciz konulmasına, davalı yanın Bursa 4. İcra Müdürlüğü’nün 2022/4702 E. Sayılı icra takibine karşı yapmış olduğu borca itirazın iptaline ve ilgili takibin fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla takibin 7.375,00 USD asıl alacağın fiili ödeme tarihindeki döviz kuruna göre türk lirası üzerinden devamına, davalı yanın, takip tutarının (davaya konu tutarla sınırlı olarak ve davaya konu alacak hakkının likit olduğu hususu göz önünde bulundurularak) %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen mahkememizin 2023/272 esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davalı ... Bilişim Teknolojileri Grubu Bilgisayar Yazılım Danışmanlık Hizmetleri Elektronik San. Tic. Ltd. Şti. (“...”, “Davalı”) ile ... Metal Sanayi Ticaret Anonim Şti. (“...”, “Müşteri”, “Davacı” (birlikte “Taraflar”) arasında 28 Ekim 2020 tarihli “IQM Üretim Yönetim Sistemi Yazılımı Sözleşmesi” (“Sözleşme”) imzaladıklarını, ..., üretim, satış ve uygulamasını yapmakta olduğu IQM Üretim Yönetim Sistemi ürünü kapsamında veri toplama donanım ve yazılım hizmetlerinin verilmesi işini, 15.000 USD karşılığında üstlendiğini, davalı şirket, sözleşme uyarınca kendi üzerine düşen edimleri sözleşme’ye uygun olarak tam ve eksiksiz bir şekilde ifa ederek işi ...'e teslim ettiğini, ... Sözleşme uyarınca yapması gereken ilk ödemeyi yaptığını ve ikinci ödeme olan 8.500 USD tutarındaki faturaya itiraz etmemesine rağmen ödemediğini, davalı tarafından Bursa 12. İcra Müdürlüğü’nün 2022/... esas sayılı icra dosyasında 8.500 USD bedelli fatura için icra takibi başlatıldığını, ... tarafından takibe haksız bir itiraz gelince Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/453 E. sayılı dosyasında görülmekte olan itirazın iptali davası açıldığını, davalı butik çalışmaları neticesinde müşterilerinin iş akışına uygun bir ürün ortaya koyduğu için hiçbir projesinde müşterisinin istemediği/beğenmediği bir ürünün ortaya çıkma ihtimali de bulunmadığını, huzurdaki davalara konu projede de proje sorumluların istediği tüm işler yapıldığını, ancak bu personelin işten ayrılmasıyla projenin sahipsiz kaldığını, akabinde ... kötü niyetle haksız bir şekilde ödemelerini yapmama ve dahi bedel iadesi talebi yoluna gittiğini, 1.5 sene boyunca proje sorumluları ile geliştirme yapılan, bir sene boyunca 80 adetin üzerinde iş merkezinde çalıştırılan bu sistem için tek başına bu yaklaşım dahi kötü niyetin bir göstergesi olduğunu, öte yandan, davalının 19 yıllık ticari hayatı boyunca ilk kez bir müşterisi ile davaya taraf olduğunu, karşı tarafın daha önce de benzer iş yapan firmalarla sıkıntılar yaşadığı bilindiğini, huzurdaki davanın Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/453 esas sayılı dosyasında birleştirilmesi gerektiğini, görülmekte olan bu davaların ikisinde de taraflar ve uyuşmazlığın konusu aynı olduğunu, davaların birinde verilecek karar diğerini de etkileyeceğini, hukuk güvenliğinin sağlanması ve usul ekonomisi gereği bu iki davanın birleştirilerek huzurunuzdaki dosyanın 2022/453 E. Numaralı dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, ...'in dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar gerçeğe aykırı olduğunu, sözleşme'yle de uyuşmadığını, davalının sözleşme’den doğan bütün yükümlülüklerini tam ve eksiksiz biçimde ifa ettiğini, kesin kabulün gerçekleşmesi ile işlerin ayıpsız olduğu aksi ispat edilemez bir şekilde işveren tarafından kabul edilmiş sayıldığını, ...'in başlattığı takip haksız ve kötü niyetli olduğunu, ...'in iade faturasına itiraz edildiğini, Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/453 Esas sayılı dosyasında yapılan defter incelemesi davalının haklılığını kanıtladığını, ... takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan ... aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, belirterek davanın Sayın Mahkemenizin 2022/453 esas sayılı aynı taraf ve konuya ilişkin dosyasında birleştirilmesine, huzurdaki mesnetsiz davada karşı tarafın tüm taleplerinin reddini ve ... aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafından ödenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Asıl dava konusu, davalı arasında kuruluna yazılım kurulumuna ilişkin eser sözleşmesi kapsamında davacı tarafından ilk kurulum sonrası ödenen bedelden sonra işin bitirilmesi için ödenmesi gereken bakiye bedelin tahsilinin mümkün olup olmadığı, davacı tarafından davalı şirket adına kurulan yazılım sisteminin ayıplı olup olmadığı, davalı aleyhine Bursa 12.İcra Dairesi’nin 2022/... esas sayılı dosyasında yapılan takibin yerinde olup olmadığıdır.
Mahkememiz birleşen 2023/272 esas sayılı dosya açısından ise, birleşen dosya davalısı ile birleşen dosya davacısı arasında akdedilen “IQM Üretim Yönetim Sistemi Yazılımı Sözlşemesi”ne istinaden birleşen dosya davalısınca yapılan işin ayıplı olduğu iddiası kapsamında ödenen bedelin iadesine yönelik Bursa 4.İcra Müdürlüğü’nün 2022/4702 esas sayılı dosyasında birleşen davanın davacısı tarafından başlatılan takibin yerine olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Mahkememizin 11/04/2023 tarihli ara kararı gereğince ibraz edilen deliler ve taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınan 13/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacı taraf, ... Bilişim Teknolojileri Grubu Bilgisayar Yazılım Danışmanlık Hizmetleri Elektronik San.Tic.Ltd.Şti‟nin 2021 yılına ait yasal defterleri olan Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin 6102 sayılı TTK nu 64/3 maddesine ve V.U.K 220-221-222 Maddelerine göre açılış ve kapanış tasdikleri süresinde yapıldığı, 2022 yılı ticari defterleri açılış tasdikinin zamanında yapılmış olup kapanış tasdikinin yapılmadığı, tasdik süresi için 30/Haziran/2022tarihine kadar yasal süresi mevcut olduğu, davalı taraf ... Metal San.Tic.A.Ş nin. 2021 ve 2022 yılında E-defter mükellefi olduğu, 2021 yılı yasal defterleri olan Yevmiye defteri ve Defteri Kebir defterlerinin 6102 sayılı TTK'nun 64/3 maddesine ve V.U.K 220-221-222 Maddelerine göre aylık alınması gereken defter beratlarının süresinde yapılmış olduğunun görüldüğü, 2022 yılı içinde Ocak ayı için beratının zamanında alınmış olduğu, Aralık ayı berat işlemi için 31.05.2023 tarihine kadar yasal süresi bulunduğu, davacı taraf ... Bilişim Teknolojileri Grubu Bilgisayar Yazılım Danışmanlık Hizmetleri Elektronik San. Tic. Ltd. Şti‟nin 2021 -2022 yıllarına ait yasal defter bilgilerine göre icra takip tarihi itibari ile talebe bağlı olarak davacı tarafın davalı taraftan 8.500,00 USD alacaklı olduğunun görüldüğü, davalı taraf ... Metal San.Tic.A.Ş‟nin 2021-2022 yılarına ait yasal defter bilgilerine göre icra takip tarihi itibari ile davacı taraf ile davalı taraf arasında cari hesap bakiyesi olmadığı görüşü açıklanmıştır.
Mahkememizin 11/04/2023 tarihli duruşma ara kararında davaya konu verilen hizmetin ayıplı olup olmadığının tespitine yönelik yerinde incelemesi talebiyle mahkememiz dosyası 17/10/2023 tarihinde bilgisayar mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi ön raporunda; 21/09/2023 tarihinde davalı ... Metal San. Ve Tic. AŞ'nin Ata Serbest Bölge Gelincik Cad. No:11 Gemlik/BURSA adresinde taraf ve taraf vekillleri nezaretinde inceleme işlemi yapıldığı; firma sunucularında yaşanan siber saldırı sonrası sunuculara erişim sağlanamadığı ve inceleme işlemi yapılamadığı, davalı firmanın tekrar sunucularına erişim sağlanabilmesi için çalıştıklarını beyan ettiği ve ek süre talep ettikleri, davalı firmanın sunucularına erişim sağlayıp yazılımı tekrar erişim sağlaması haline tekrar inceleme yapılacağı, erişim sağlanması durumunda dava dosyasına sunulan belge ve veritabanı yedekleri üzerinden inceleme yapılacağı belirtilmiştir.
Mahkememizin 12/12/2023 tarihli duruşma ara kararında davalı/karşı davacı vekilinin itirazlarının değerledirilmesi için dosyanın ek rapora tevdine karar verilmiş olup, bilgisayar mühendisi bilirkişinin 19/11/2023 tarihli ek raporunda sonuç olarak; davaya konu yazılımın ayıplı olup olmadığının tespiti için 21/09/2023 tarihinde taraflar
eşliğinde yapılan yerinde incelemede davalı firma sunucularına karşı 3. Şahıslar
tarafından gerçekleştirilen siber saldırı sonucu yazılıma erişim sağlanamadığı, davacı firma tarafından sunulan flash bellek içerisindeki yazılıma ait veri tabanı kayıtları
üzerinde yapılan incelemede 10.12.2019 tarihinde 23.10.2021 tarihleri arasında bir çok kayıt olduğunun görüldüğü, sadece veritabanı kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde yazılımın çalıştığı ve üretim
sürecine ait veri alışverişi sağladığının görüldüğü, fakat temel özelliği üretim süreci
sırasında makinalardan anlık veri toplayarak anlık ve canlı performans ve üretim takibi
yapmak olduğundan alınan verilerin doğruluğunun ve verilerde gecikme olup olmadığının
tespitinin yapılamadığı hususu açıklanmıştır.
Tarafların tacir olduğu göz önüne alınarak ticari defterleri incelenmiş, davalı tarafın ticari defterlerinde davacının ticari defterlerinde bulunan faturaların da kayıtlı olduğu ancak bu faturalara ek olarak iade faturası kaydının bulunduğu, bu kaydın davacı ticari defterlerinde de bulunmadığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin eser sözleşmesi kapsamında kurulduğu noktasında uyuşmazlık bulunmamakta olup, uyuşmazlık eserin eksik veya ayıplı ifa edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. "Kural olarak, eser sözleşmelerinde işin yapıldığını ve teslim edildiğini kanıtlama külfeti yükleniciye, eserin ayıplı olduğunu kanıtlama külfeti ise iş sahibine aittir. İş bedelinin ödenmesi için açılmış olan bir davada, iş sahibi kendisini ancak ayıpları ispatla kurtarabilir; eserin sözleşmeye uygunluğuna sadece itiraz yeterli değildir. Ayıp, eser sahibine teslim edilen eserin niteliklerinde, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına göre teslim edilmesi gereken eserin özellikleriyle karşılaştırıldığında, ortaya çıkan sapmadır. Kısaca ayıp, teslim edilenle, teslim edilmesi gereken arasındaki farktır (..., Nihat: Ayıplı İfa, Seçkin Yayınevi, 2. Baskı, Ankara 2010, sh. 437-438-447). Buna göre, ayıbın ortaya çıkarılması için iş sahibi tarafından teslim edilen ile sözleşmede kararlaştırılanın karşılaştırılması ve eksiklikler bulunması halinde teslim edilen eserin ayıplı olduğunun kabulü gereklidir. Eserin ayıplı olduğu her türlü delil ile ispatlanabilirse de, tanık delili, zayıf ve çürük bir delildir. Tanığın bir vakıayı tamamen hatırında tutması ve gerçeği olduğu gibi anlatması zordur. Bundan başka, ahlak, din, şeref ve namus gibi manevi yönleri zayıf olan kişilerin, bilerek gerçeğe aykırı tanıklık yapmaları mümkündür. Bundan dolayı, tanık delili ancak küçük tutarlar ve senede bağlanması imkansız olan hukuki işlemler ve hukuki fiiller için caizdir (KURU,..., ...: Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, 22. Baskı, Ankara 2011, sh431-432). Somut olay bu ilke ve kavramlar ışığında değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi uyarınca davalının evindeki bir kısım imalatın davacı yüklenici tarafından yapıldığı konusunda ihtilaf bulunmayıp, davalı iş sahibi tarafından ayıp savunmasında bulunulmuş ise de ayıbın varlığı konusunda bir delil tespiti yaptırılmadığı gibi ayıbı kanıtlayan tanık delili gibi zayıf bir delilin dışında başkaca kuvvetli bir delil de sunulamamıştır. Ayıplı olarak yapıldığı ileri sürülen işler, davalı tarafça yapıldığı yerden sökülüp atıldığından mahkemece de ayıbın varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırma olanağı kalmamış; bu nedenle, ispat yükü üzerinde olan davalı iş sahibince ayıbın varlığı yöntemince kanıtlanamamıştır." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/15-1976 esas 2015/1184 karar sayılı kararı) Yukarıda değinilen HGK kararında izah edildiği üzere eserin yapıldığının ve teslim edildiğinin ispat külfeti yükleniciye aitken malın ayıplı olduğunun ispat külfeti iş sahibinde olup, tanık delili ile ayıbın ispatı mümkün olmakla birlikte tanık beyanlarının sübjektif olacağı göz önüne alınarak delil tespiti gibi bir delil olmadan tek başına tanık deliline itibar edilmesi kural olarak mümkün değildir.
"Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır." Yargıtay 15.H.D. 2015/5487 Esas, 2016/826 Karar sayılı kararı) Tüm dosya kapsamından eserin davalının fiili hakimiyetine geçirildiği görülmekle birlikte davalı birleşen dosya davacısının eserin eksik ve ayıplı ifa edildiği hususundaki savunması incelenmelidir. Yukarıda izah edildiği üzere ayıplı ve eksik işlerin varlığı hususunda ispat külfeti iş sahibindedir. Mahkememizce işin ayıplı veya eksik yapılıp yapılmadığı hususunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş olup, bilirkişi yazılımın ibraz edilmemesi sebebiyle yazılım üzerinde inceleme yapamadığı görülmüştür. Her ne kadar davalı birleşen dosya davacısı vekilince yazılımın siber saldırı sonucu kaybolduğu ileri sürülerek Gemlik C.Başsavcılığın'a şikayette bulunulduğunu, 2023/9956 soruşturma sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmişse de, yargılamanın geldiği aşama, ispat kuralları, soruşturma sonucu yazılımın siber saldırı sonucu kaybolduğu tespit edilse dahi yazılım üzerinde inceleme yapılamayacağından bekletici mesele yapılması talebi reddedilmiştir.
Asıl ve birleşen dosya açısından işin yapılıp teslim edildiği davacı birleşen dosya davalısı tarafından ispat edildiği, davalı birleşen dosya davacısı tarafından eserin ayıplı olduğu ispat edilemediği anlaşılmakla, asıl dava açısından davanın KABULÜ ile davalının Bursa 12.İcra Dairesinin 2022/2259 esas sayılı icra takibine itirazının 8.500 USD üzerinden İPTALİ ile asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak devamına, alacağın likit ve yasal şartları taşıdığı anlaşılmakla dava konusu asıl alacak miktarını % 20 si oranında hesaplanan 25.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair, birleşen mahkememiz 2023/272 esas sayılı dosyası açısından ise davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava açısından davanın KABULÜ ile davalının Bursa 12.İcra Dairesi’nin 2022/... esas sayılı icra takibine itirazının 8.500,00 USD üzerinden İPTALİ ile asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek devlet bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme günündeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak DEVAMINA,
2-Alacağın likit olduğu ve yasal şartları taşıdığı değerlendirilmekle dava konusu asıl alacağın % 20 si oranında hesaplanan 25.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
a)Harçlar yasası gereğince alınması gereken 8.538,75-TL.nispi harçtan peşin alınan 2.228,62-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.310,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
b)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 20.000,00 TL.vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c)Davacı tarafından yapılan 3.101,00 TL.yargılama gideri ile davacı tarafından başta yatırılan 2.228,62 TL. peşin harç olmak üzere toplam 3.329,62 TL.yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
e)Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı hmk'nun 333.maddesi uyarınca taraflara iadesine,
3-Birleşen mahkememiz 2023/272 esas sayılı dosya açısından davanın REDDİNE,
a)Harçlar yasası gereğince alınması gereken 427,60-TL.nispi harçtan peşin alınan 1.853,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.426,10 TL.harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan ve reddolunan miktar üzerinden Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 22.465,19-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
c)Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı birleşen dosya davalısı vekili ile davalı/birleşen dosya davacısı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/03/2024
Katip ... Hakim ...
E-Imzalıdır. E-Imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!