T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/2 Esas - 2024/192
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
ESAS NO :2021/2
KARAR NO :2024/192
BAŞKAN : ....
ÜYE : ...
ÜYE : ....
KATİP : .....
BİRLEŞEN BURSA 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
2021/590 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVACI :... - 29 Ekim Mahallesi 404 Sokak Efendi Oğlu
A Blok Daire 3A/A N:1 Nilüfer/ BURSA
VEKİLİ :Av. .....-
[16961-69887-....]UETS
DAVALI : ... -TC Kimlik no- .....-
29 Ekim Mah. 409. Sk. No:8A İç Kapı No:11 Nilüfer/ BURSA
DAVA :Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
ASIL MAHKEMEMİZİN 2021/2
ESAS SAYILI DOSYASI
DAVACI : ... -TC Kimlik no- .... 29 Ekim Mah. 409. Sk.
No:8A İç Kapı No:11 Nilüfer/ BURSA
DAVALI :... - 29 Ekim Mahallesi 404 Sokak Efendi Oğlu
A Blok Daire 3A/A N:1 Nilüfer/ BURSA
VEKİLİ :Av. ......-
[16961-69887-...]UETS
DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ : 04/01/2021
KARAR TARİHİ : 14/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :01/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması), Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki yazılı olan nedenlerle haklı sebeplerle davalı şirket müdürünün yöneticilikten azline karar verilmesi ve öncelikle tedbiren müvekkili ...'un kayyum olarak atanmasına şirket müdürü olan davalının şirkete verdiği zararların tespiti yani bu kapsamda mahkememizin bu dosyadan tefrik edilen davalının şirket ortaklığından çıkartılmasına ilişkin 2021/65 Esas sayılı dosyasında da beyan ettikleri üzere davalının Türkiye'de mal varlığının bulunmaması ancak şirket işlerini kendisinin yönetmesi, müvekkilinin ise gerek şirketin gelir getirici faaliyetlerinden gerekse mevcut borçlarından haberdar olmaması, müvekkilinin şirket işlerinden uzaklaştırılması ve bilgi verilmemesi nedeni ile borçların ödenip ödenmediği konusunda bilgi sahibi olunmaması ancak bu aşamada müvekkili tarafından SGK prim borçlarının ödenmediği, vergi borçlarının ödenmediğini, mevcut SGK idari para cezalarının bulunduğu ifade edilmekte olduğunu, bu ve bunun gibi zararlandırıcı işlemlerin mahkememizce yapılacak bilirkişi incelemesi ile ve yeni davalı tarafından yapılmış usulsüz işlem var ise tespiti yolu ile şirketin borçlarından dolayı sorumluluğun neticede Türkiye'de mal varlığı bulunan müvekkil üzerinde kalacağından bu zararların tespiti ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ettiğini, müvekkilinin herhangi bir başkaca geliri bulunmadığından, daha doğrusu bu borçları ödeyecek bir geliri bulunmadığından kendisinin herhangi bir ödemesinin söz konusu olmadığını, bu kapsamda ayrıca şirketi zararlandırıcı bu eylemlerin tespit edildikten sonra davalının haklı sebeplerde şirketi müdürlüğünden azline karar verilmesini talep ettiklerini, davalının şirket ortaklığından çıkartılmasını talep ettiklerini, müvekkil ile davalı tarafın dava dışı şirkette ortak olup müvekkilinin %40 hisseye davalı ise %60 hisseye sahip olduğunu, davalının aynı zamanda şirket yetkilisi olduğunu, açmış oldukları dava ile hem yöneticinin azlini hem de ortaklıktan çıkartılmasını talep ettiklerini, her iki davanın tefrik edildiğini, ayrıca şirket müdürün azli sonrasında da müvekkili ile davalının ortak olduğu şirkete bir yönetim kayyumu atanması ile hatta ihtiyati tedbir mahiyetinde müvekkili ...'un şirkete kayyum olarak atanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, zaman aşımı ve husumet itirazlarının yerinde olmadığını, şirketin halan faal bir şirket olduğunu, müvekkilinin davalı taraftan şiddet gördüğü için şirket faaliyetlerinden uzaklaşmak zorunda kaldığını, ancak şirketin hali hazırda borçlarından dolayı davalının da yabancı uyruklu olup Türkiye'de mal varlığının bulunmamasından dolayı sorumluluklarının devam etmekte olduğunu, bu davaları bu nedenle açtıklarını, öncelikle TTK hükümleri uyarınca haklı sebeplerle davalının tedbiren müdürlükten azli ile şirket ortağı ve müdürü ...’un kayyım olarak atanması, davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilerek yarattığı tüm zarar ve borçların tespiti ve yasal faiziyle müvekkile ödenmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça TTK hükümleri kapsamında davacının şirkete kayyım olarak atanması ve müvekkilin ortaklıktan çıkarılması talepli dava açıldığını, mahkemece, kayyım atanması ve ortaklıktan çıkarılma taleplerinin aynı dava kapsamında talep edilemeyeceğinden bahisle ortaklıktan çıkarılma talebi bakımından davanın tefrikine karar verildiğini, işbu davaya konu kayyım atanması talebi bakımından davacının iddiaları haksız, hukuka aykırı ve kendi sorumluluğundan kaçmaya yönelik beyanlar olduğunu, dava dilekçesinin sonuç kısmında "davalının tedbiren müdürlükten azli talep edildiğini, öncelikle bu talebin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, hukukumuzda "tedbiren azil" şeklinde bir ihtiyati tedbir ön görülmediğini, kayyım atanması talebiyle ortaklıktan çıkarılma talebi aynı dava içinde görülemeyeceğinden tefrik kararı verilerek işbu dosya kapsamında "kayyım atanması" talebinin değerlendirilmesine karar verildiğini, dava dışı şirket yönetim organından yoksun olmadığından davacının şirkete kendisinin kayyım atanmasını talep etmesinde hukuki yarar mevcut olmadığını, davacı ve müvekkilinin ... Gayrimenkul Emlak Tur İthalat İhr. Ltd. Şti.'nin işleri ve işlemleri bakımından şirket sözleşmesinin 8. Maddesi gereğince münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğunu, ayrıca davacı ...'un müdürler kurulu başkanı olduğunu, TTK kapsamında limited şirketlere kayyım atanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, bu nedenle genel hükümlere göre TMK m.426 vd. hükümlerince kayyım atanma şartlarının irdelenmesi gerektiğini, tüzel kişi olan dava dışı şirket bakımından kayyım atanması şartlarıyla ilgili hüküm TMK 427/4' olduğunu, buna göre, "Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa" kayyım atanmasının mümkün olduğunu, oysa dava dışı şirketin müvekkili tarafından yönetilmekte olduğunu, ayrıca davacının da her türlü yönetim yetkisi bulunmakta olduğunu, dava dışı şirketin yönetim organından yoksun olmadığını, TTK m. 630/2, birden fazla yetkili müdür varken müdürlerden biri yerine kayyım tayin edilebileceğini değil doğrudan şirkete kayyım atanmasına ilişkin bir düzenleme olduğunu, müvekkilinin tek başına şirketi temsile yetkili olduğu gibi davacının da müdürler kurulu başkanı olarak temsil yetkisine haiz olduğunu, hal böyleyken davacının zaten temsilcisi olduğu dava dışı şirketin diğer müdürüne kayyım olarak atanması talebinde hukuki yarar mevcut olmadığını, ortaklar arası uyuşmazlıklar veya farklı ilişkilerden doğan anlaşmazlıkların hiçbir şekilde kayyım tayinini gerektirmeyeceğini, ortakların her konuda aynı fikirde olmalarının beklenemeyeceğini, davacının iddialarının tamamen soyut, haksız kazanç sağlamaya yönelik olarak hukuki yolları baskı aracı haline getirmekten ibaret olduğunu, müvekkilinin davacıyı dava dışı şirketten uzaklaştırdığı, şirkete sokmayıp darp ve tehdit ettiğinin iddia edildiğini, davacı tarafından savcılığa şikayette bulunulduğunu, bu şikayetle ilgili Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/1201 esas sayılı dosyasında davacının müşteki sıfatıyla ifade verdiğini, davacının, müvekkilinin kendisini darp ettiğini iddia ettiğini, ancak bu hususta bir darp raporu, kamera görüntüsü, tanık olmadığını beyan ettiğini, yine cep telefonunun müvekkili tarafından kırıldığını iddia ettiğini, ancak onlarca kuruma müvekkili hakkında soyut, delilsiz isnatlarla şikayette bulunan davacının kırıldığını iddia ettiği telefonu delil olarak sunabilecekken "attığını" beyan ettiğini, müvekkilinin 1 yılı aşkın süredir her türlü yolla davacıya ulaşmaya çalışmışsa da davacının müvekkilini sürekli oyaladığını, asıl bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyenin davacı olduğunu, dava dışı şirkete taahhüt ettiği sermaye borcunu yerine getirmediği için şirket ortaklığından çıkarılacağını ve müvekkiline ve şirkete verdiği 420.000,00.-TL'yi aşkın zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu anlayınca haksız kazanç elde etmek ve sorumluluklarından kaçmak için soyut iddialar, suç uydurmalar ve ihbarlarla fırsat yaratmaya çalışmakta olduğunu, davacı tarafından tanzim edilen Bursa 23. Noterliği 16.12.2020 tarih ve 43661 yevmiye sayılı ihtarnamesi de yine büyük oranda dava dilekçesinin tekrarından ibaret olduğunu, bu ihtara Bursa 10. Noterliği 11.01.2021 tarih ve 981 yevmiye sayılı ihtarı ile cevap verildiğini, davaya cevaplarla aynı doğrultuda cevabi ihtarname düzenlendiğini, ayrıca davacının TTK m. 613'te düzenlenen rekabet yasağına aykırı olarak dava dışı şirket dışında diğer gayrimenkul siteleri aracılığıyla satış işlemi yaptığı ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davrandığı en önemlisi şirket ortaklarının temel edim yükümlülüğü olan sermaye koyma borcunu yerine getirmediği, 1 ay içerisinde vaat edilen sermaye ödenmediği takdirde yasal yollara başvurulacağı hususlarının ihtar edildiğini, davacının yakın arkadaşı ve dava dışı şirketin muhasebecisi Çiğdem Anlaşan ile müvekkili arasında geçen mesajlaşma kayıtlarını sunduklarını, davacının şirketi yönetemediğini kabul ettiğini, şirketin pay devri için muhasebeci aracılığıyla müvekkili ile anlaşıp gerekli evrakların hazırlandığını, ancak ...'un 2 kez son anda payını devretmekten vazgeçtiğini söyleyerek müvekkilini oyaladığını, ...'un sırf şahsi husumeti nedeniyle, müvekkilinden öç alma gayesiyle asılsız hukuki işlemlere giriştiği davacının yakın arkadaşının mesajları ile de ortada olduğunu, davacının hukuka aykırı fiiller nedeniyle mali ve hukuki olarak zor duruma düşen dava dışı şirketin itibarının ve işlerinin sürekliliğinin koruması için müvekkilinin faaliyetlerine devam etmeye çabalamakta olduğunu, bu süreçte davacının, müvekkilinin gönderdiği paralarla gerekli ödemeleri yapmamış olması ve müvekkiline şirketin durumu hakkında bilgi ve hesap vermekten kaçınması nedeniyle müvekkilinin tüm arama, ulaşma çabalarına rağmen uzun süredir şirkete gelmediğini, ortaklıktan ve yönetim yetkisinden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmediğini, müvekkilinin Suriye vatandaşı olması ve vatandaşlık alma sürecinde olmadı nedeniyle yasal sorumluluklarından kaçmak amacıyla göç idaresi, vergi idaresi ve diğer birçok kuruma asılsız, soyut iddialarla bir çok ihbarda bulunulduğunu, yapılacak incelemelerle müvekkilinin hiçbir fiilinde hukuka aykırılık olmadığının ortaya çıkacağını, suç uydurma nedeniyle davacı hakkında şikayette bulunma haklarını saklı tutttuklarını, dava dışı limited şirketin yönetim organından yoksun olmaması ve davacının tüm iddialarının soyut ve ispatsız olması nedeniyle kayyım atanması talebinin kabulü mümkün olmadığından usulen ve esasen davanın reddi gerektiğini belirterek haksız, asılsız, çıkar sağlamaya yönelik davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/590 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... Gayrimenkul Emlak Tur İthalat İhr. Ltd. Şti.'nin işleri ve işlemleri bakımından şirket sözleşmesinin 8. Maddesi gereğince münferiden temsil ve ilzama yetkili olup davalının müdürler kurulu başkanı olduğunu, şirket müdürü ve ortağı davalının hukuka aykırı hareket ederek müvekkilinin ve şirketin zararına sebep olduğunu, davalının müvekkili tarafından yollanan 420 bin TL'yi zimmetine geçirmiş, usulsüz işlemlerle ve kamu borçlarını ödemeyerek şirketi zarara soktuğunu, öncelikle müvekkilim Türkiye'ye geldiği ilk dönemde dil bakımından yetersizliği nedeniyle şirketin dış ilişkilerine ilişkin işlemler davalı tarafından yapıldığını, müvekkilinin davalı tarafından şirketin masraflarına ilişkin bildirilen bütün ödemeleri banka aracılığıyla davalıya gönderdiğini, davalının şirkete ilişkin ödemeleri yapmadığı, kamu borçlarını ödemediği, şirketi ve müvekkilimi büyük zararlara soktuğu ortaya çıkınca müvekkilime hesap verememiş, tarafların arasının açıldığını, daha sonra şirketi müvekkiline devretmeyi düşündüğünü devir işlemlerinin yapılacağı sırada keyfi olarak devir işleminden kaçındığını, davalının şirkete sermaye koyma borcunu yerine getirmediğini, rekabet yasağına aykırı hareket ederek özel çıkar sağladığını, kusurlu davranışları nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek, davalının müdürlük görevinden azlini, dava süresince davalının yönetim ve temsil hakkının kaldırılmasını, şirketin ticari defter kayıtlarının , mail adreslerinin, sahibinden com kullanıcı bilgilerinin , çek yapraklarınının ve sair ticari kayıtlarının müvekkiline teslimine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafından Bursa 3.Asl.Tic.Mah. 2021/2 esas sayılı dosyasında açılan dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/07/2021 tarihli 2021/590 esas 2021/611 sayılı kararında davanın davalının şirket müdürlüğünden azli, yönetim ve temsil hakkının kaldırılması istemine yönelik olduğu, Mahkememizin 2021/2 esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından davalı Abdulbaki aleyhine şirket müdürlüğünden azil ve sorumluluk davası açıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmış, davacı tarafından eldeki davanın da Mahkememizin 2021/2 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesinin talep edildiği, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/590 esas sayılı dava dosyasının, Mahkememizin 2021/2 esas sayılı dosyasının taraflarının aynı olup, ... Gayrimenkul Emlak Tur İthalat İhr. Ltd. Şti.'ne kayyım atanması olduğu, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat olması nedeniyle; usül ekonomisi bakımından mahkememize açılan davanın, mahkememizin 2021/2 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek gönderildiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava; davalı şirket müdürünün azlini ve sorumluluğunu gerektiren sebeplerin bulunup bulunmadığı var ise zarar ve ziyanın tuta ve değerinin neden ibaret olacağı, bu tutarın davacıya ödenmesi gerekip gerekmeyeceğine ilişkindir.
Mahkememizce davacı vekilince dava dilekçesine konu ettiği taleplerinden ortaklıktan çıkarılma davasının bu dava ile birlikte yürütülemeyeceği göz önüne alınarak, bu talepleri yönünden davanın tefriki ile ayrı bir esasa kayıtlandıktan sonra yeniden tensip incelemesi için mahkememiz heyetine getirilmesine, dava dışı şirkete kayyum tayin edilmesi talepleri yönünden, Ticaret Sicil kayıtları, dava dilekçesinde sözü edilen suç duyurusu evrakları ve akıbeti ile ilgili bilgi ve belgeler dosyamız içerisine getirtildikten sonra inceleme yapılarak dosya üzerinden karar oluşturulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Ortaklıktan çıkarılma davası tefrik edilerek yine mahkememizin 2021/65 esasına kaydının yapılarak 09/06/2021 tarihli 2021/65 esas 2021/515 sayılı gerekçeli kararı ile TTK.nun 640.maddesi ile, Limited Şirket ortağının ortaklıktan çıkartılması düzenlenmiş olup, TTK.nun 640/3 maddesi ile "...Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararı ile haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hali saklıdır." düzenlemesi getirilmiş olup, Limited Şirket ortağının haklı sebeple ortaklıktan çıkartılmasını talep hakkı münhasıran bu hakkın sahibi olan şirkete verilmiş olup hatta TTK.nun 621/1-h maddesi gereği Genel Kurulun nitelikli çoğunlukla onayının alınması gereken hallerden olan TTK.nun 640/3 maddesi gereği mahkemeye müracaat ile Limited Şirket ortağının ortaklıktan çıkartılmasını ortaklardan birisinin kendi adına haklı sebep bulunsa dahi talep edemeyeceği göz önüne alınarak davacınınbu davayı açmaya aktif husumet (dava ) ehliyeti bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce tanıklar dinlenmiş, davalı tanığı ... 07.07.2021 tarihli beyanında özetle;
davacı ve davalı ile 2,5-3 yıl kadar önce tanıştığını ve her ikisi ile de arkadaş olduğunu, ancak 1,5 yıldır ...
hanım ile görüşmediklerini; kendisinin inşaat mühendisi olduğunu ve portföy oluşturmaları için kendi çevresi
ile davacı ve davalıyı tanıştırdığını; davalının Türkçesi yetersiz olduğu için, işleri genel olarak ... hanımın
yürüttüğünü, davalının herhangi bir usulsüzlüğüne şahit olmadığını; davalının kardeşinin de davadışı
şirkette çalıştığını düşündüğünü beyan etmiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... 07.07.2021 tarihli beyanında özetle;
davadışı emlak Şirket’inin evinin yakınında olduğunu, davacı ve davalıyı da bundan dolayı tanıdığını;
davalının Türkçe bilmemesi nedeni ile bir gün kendisinden yardım istediğini ve birlikte muhasebecilerine
gittiklerini; muhasebecinin o anda bilgi vermediğini ve mail ile bilgi vereceğini söylediğini, ... hanımın
ödemeleri söylediğini, davalının da para gönderdiğini bildiğini, şahit olduğunu beyan etmiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı... 07.07.2021 tarihli beyanında özetle;
kendisinin araç kiralama işi yaptığını, davacı ve davalı ile 4-5 yıl önce tanıştıklarını, kendisinin Arapça bilmesi
nedeni ile zaman zaman ... hanım olmadığında, davalının dil konusunda yardım için çağırdığını;
ödenmemiş kira borçları nedeni ile kendisine iki aracı sattıklarını, satış bedelini banka kanalı ile ödediğini; ... hanımın işyerine gelmediğini ve özel eşyalarını kendisinin götürüp teslim ettiğini beyan etmiştir.
Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... 07.07.2021 tarihli beyanında özetle;
davacı ve davalı ile işyeri komşusu olduklarını; kendisinin fotoğrafçı olduğunu, zaman zaman ... hanımın
çekimler için müşteri gönderdiğini; son bir yıldır ... hanımın işyerine gelmediğini ve davalı ile
selamlaştıklarını beyan etmiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... 24.11.2021 tarihli beyanında özetle;
... hanımı yıllardır tanıdığını, ... bey ile Dubai’den yeni geldiği sıralarda tanıştıklarını, ...
beyin ... hanımla ilgilendiğini ve birlikte iş yapmak istediğini; sevgili olduklarını ve ... beyin etkisi
altında kalarak, ortaklık kurduklarını; ... hanımın kredi kartları ile harcamaların yapıldığını; ilerleyen
süreçte imam nikahı kıydıklarını ve kıskançlık nedeni ile sürekli tartıştıklarını; ... hanım ayrılmak istediğinde darp edildiğini, tehdit edildiğini; davalı tarafından hakkının verilmediğini ve işyerine
sokulmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ... 24.11.2021 tarihli beyanında özetle;
Altı yedi yıldır davacı ile arkadaş olduklarını, MNG kargo acentesi varken davalı ile tanıştıklarını, birlikte iş yaptıklarını ve kazandıkları komisyonların davalının hesabına yattığını, davacının ise yalnızca zaruri
ihtiyaçlarının karşılandığını; davalının aşırı kıskançlığı nedeni ile sorun yaşandığına şahit olduğunu beyan
etmiştir.
Mahkememizce eldeki bu dava ile birleştirilen Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/590 esas sayılı dosyasında ön inceleme duruşmasının yapılmadığı anlaşılmakla ön inceleme duruşması yapılarak mahkememizce taraf vekillerinin dava dışı şirkete yönetim kayyumu atanamsı konusundaki talepleri yönünden dosya kapsamına göre kabulü ile her iki şirket müdürünün de müdürlük yetkileirnin tedbiren kaldırılarak şirkete SMMM ...'in aylık 750,00 TL ücret ile kayyum olarak atanmasına, giderin şirket bünyesinden karşılanmasına, bilahare şirkete ait tüm ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılarak son yıllar bilançosu, finansal tablolar, şirket öz varlıkları, gelir gider ve karlılık durumunun neden ibaret olduğu i var ise borca batıklığı ve ödenmemiş sermayesinin bulunup bulunmadığı, şirketi münferiten temsile yetkili bulunan şirket müdürleri ... ve Abdulbaki Diarbakırlının şirket faaliyetlerinin yürütülemesi ile ilgili konularda usulsüz işlemleri bulunup bulunmadığı, var ise şirketin bundan dolayı zarar ve ziyan konusunun tespiti konusunda rapor tanzim edilmesinin istenmesine, bilirkişi olarak SMMM bilirkişi Yasemin GÖKGÖZ'ün görevlendirilmesine karar verilmiş, bilirkişinin 08/02/2022 tarihli raporunda; dava dışı şirketi ait incelemeye esas yıllar ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yevmiye defterlerinin
kapanış tasdikleri, TTK ve VUK ilgili maddelerinde öngörülen yasal süreleri içerisinde yaptırıldığı, basılı defterleri üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı vb. Görülmediği, bununla birlikte 2021 yılı defter-
i kebirinin tamamı döktürülmediği, bu nedenle defterlerin tümünün, kayıtları yönünden birbirini doğrulayacak şekilde istikrarlı olup olmadığının denetlenemediği, şirketin ilk tescil tarihi olan 21.06.2016 tarihi itibarı ile zarar beyan ettiği, şirket defter kayıtlarından ödenmemiş sermaye taahhüdünün olmadığının tespit edildiği, her iki ortağın
da sermaye taahhüdlerini yerine getirdiğinin anlaşılmakta olduğu, şirket faaliyetlerinin yürütülmesi yönünden, usulsüz işlem yapılıp yapılmadığı hususunun
değerlendirilmesi hususunda, sağlıklı tespit yapılabilmesi için, taraflara ait banka hesap ekstrelerinin
ve davadışı şirkete ait banka hesap ekstrelerinin istenmesi; davadışı Şirket 2021 yılı kıst dönem
döktürülmüş olan Defter-i Kebirinin tamamının döktürülmesinin gerekmekte olduğu, davalı vekilince
sunulmuş olan cevap dilekçesinde araçların satışlarının 28.05.2020 tarihinde toplam 70.000,00.-TL
bedelle yapıldığının belirtildiği, ancak ekli sunulan banka dekontunda satışın yapıldığı ...
tarafından gönderilmiş olan bedel ile uyuşmadığı, ... plakalı aracın şirket kayıtlarında hiç
yer almadığı, açılış yevmiye kaydında alacaklı görülen bazı hesapların, kapanış kaydında alacak
bakiyesi vermediği, ancak bununla birlikte borç kaydı yapılmış olması gereken işlemlerin tespit
edilemediği, davalı tarafın cevap dilekçesinde ve karşı dava dilekçesinde ekli, davalı/ karşı
davacı tarafından ...’a gönderildiği belirtilen 420.000,00.-TL yönünden ise, şirketin ilk tescil
tarihi olan 21.06.2016 tarihi öncesinde de gönderilmiş tutarlar olduğu tespit edilmiş, tüm bu
verilerin doğru şekilde okunabilmesi için karşılaştırmalı olarak değerlendirilmeleri gerekmekte olduğu, ... TR09 0001 0021 9974 8177 3... İBAN NO.LU ZİRAAT Bankası hesabının,
... TR64 0005 9008 7013 0087 .. İban no.lu Şekerbank hesabının, ... TR29 0020 5000 0939 7522 ... İban no.lu Kuvayt Türk Katılım Bankası hesabının
...’a ait 5400*****5174 no.lu Yapı ve Kredi Bankası kredi kartının, ... TR41 0004 6011 7988 8000 0150.... iban no.lu Akbank hesabının,
... TR42 0006 7010 0000 0029 66....iban no.lu Yapı ve Kredi Bankası hesabının , ... TR04 0006 2000 003... iban no.lu Garanti Bankası hesabının, dava dışı Şirket’e ait ve Hesap numarası tespit edilememiş olan İşbankası hesabının
2016 yılı itibarı ile hesap hareketlerinin temin edilmesi gerekeceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce bilirkişi ön raporunda belirtilen eksikliğin giderilmesi için ilgili banka hesap kayıtlarının celbi yönünden yazı yazılmasına, yazı cevabı geldiğinde asıl dosyasına eklenerek bilirkişi raporunun tamamlanması sürecinin beklenmesine karar verilmiş, bilirkişinin 05/04/2023 tarihli ek raporunda; şirketin kuruluşundan bu yana kayıt dışı çalışıldığı; 2016 yılından bu yana yalnızca iki
adet emlak danışmanlığı hizmet satış faturası düzenlendiği ve bu faturaların tahsilatlarının da usule aykırı
olduğu; işbu faturalara ilişkin olarak hesaplanan KDV tutarının, Şirket’in birikmiş indirilecek KDV ve devreden
KDV tutarları toplamına yakın olduğu;
kayıtdışı elde edilen hasılatın genel olarak ... hesabına gönderildiği ve daha sonra bir kısmının ... hesaplarına aktarıldığı; ...’a ait banka hesaplarından ve kredi kartlarının (şahsi
harcamalar olmakla birlikte) genellikle şirket harcamalarında kullanıldığı; belirtmek gerekir ise şirkete ait
olan araçlar dışında da bazı plaka ve Ducato gibi açıklamalar ile harcamalar yapıldığının görüldüğü; benzer
şekilde ... hesabına bir çok farklı kişiden havaleler geldiği, ancak açıklama detayı yetersiz
olması nedeni ile rapora okunamadığı;
kayıt dışı çalışan firmaların genel olarak, hasılatın izdüşümünün silinmesi için birçok banka hesabı arasında aktarımlar yapılması, kendi hesaplarına para yatırılması, virman yapılması vb. standartlaşmış işlemlerin,
huzurdaki davaya konu şirkette de sıklıkla kullanıldığı; kayıtdışı çalışıldığının tespit edildiği ancak şirketin ve
kamunun uğradığı zararın celb edilmiş olan evraklar ve gider kayıtlarından fazlasını içermeyen defter
kayıtları ışığında net olarak tespit edilemeyeceği;
bununla birlikte, davalı ...’ya ait tüm Türk Lirası ve döviz hesapları ile kredi kartları
ekstrelerinin; ... Gayrimenkul Emlak Tur.İth. ve İhr. LTd.Şti.’ne ait tüm Türk Lirası ve döviz
hesapları ile kredi kartları ekstrelerinin celbinin ve bilirkişi heyeti marifeti ile incelenmesinin gerekebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce birleşen dosya davacısı vekiline bahsettiği konudaki banka hesap kayıt bilgilerini mahkememize sunması konusunda 2 haftalık kesin süre verilmesine, birleşen dosya davacısı Abdulbaki ile şirkete ait TCKN, (Pasaport No),VKN, Ticaret Sicil No belirtilerek tüm bankalara yazı yazılmak sureti ile Türk Lirası, döviz hesabı, kredi kartına bağlı tüm hesapların celbi yönünden yazılar yazılmasına, yazı cevapları dosya içerisine tamamlandığında dosyanın aynı bilirkişiye tevdii ile nihai rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişinin 05/12/2023 tarihli ek raporunda; şirketin kuruluşundan bu yana kayıt dışı çalışıldığı; 2016 yılından bu yana yalnızca iki adet
emlak danışmanlığı hizmet satış faturası düzenlendiği ve bu faturaların tahsilatlarının da usule
aykırı olduğu; işbu faturalara ilişkin olarak hesaplanan KDV tutarının, şirketin birikmiş
indirilecek KDV ve devreden KDV tutarları toplamına yakın olduğu;
kayıt dışı elde edilen hasılatın genel olarak ... hesabına gönderildiği ve daha
sonra bir kısmının ... hesaplarına aktarıldığı; ...’a ait banka hesaplarından ve
kredi kartlarının (şahsi harcamalar olmakla birlikte) genellikle şirket harcamalarında
kullanıldığı; belirtmek gerekir ise şirkete ait olan araçlar dışında da bazı plaka ve Ducato gibi
açıklamalar ile harcamalar yapıldığının görüldüğü; benzer şekilde ...
hesabına bir çok farklı kişiden havaleler geldiği, ancak açıklama detayı yetersiz olması nedeni
ile rapora okunamadığı;
kayıt dışı çalışan firmaların genel olarak, hasılatın izdüşümünün silinmesi için birçok banka
hesabı arasında aktarımlar yapılması, kendi hesaplarına para yatırılması, virman yapılması vb.
standartlaşmış işlemlerin, huzurdaki davaya konu şirkette de sıklıkla kullanıldığı; kayıtdışı
çalışıldığının tespit edildiği ancak şirketin ve kamunun uğradığı zararın celb edilmiş olan
evraklar ve gider kayıtlarından fazlasını içermeyen defter kayıtları ışığında net olarak tespit
edilemeyeceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 19/10/2022 tarihli oturumda davacı ... tarafından açılan mahkememizin 2021/2 esas sayılı işbu davada davacı vekilinin vekillikten çekildiği, vekillikten çekilme dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı asil ya da vekilinin bu celse duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde duruşmaya gelmediği mazerette bildirmediği, davacı asilin kendisini başka bir vekil ile de temsil ettirmediği anlaşılmış olup davalı vekilince de bu davanın takip edilmeyeceğine dair beyanda bulunması karşısında davanın HMK 150/1. Maddesi gereğince bir daha yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına, birleşen dosyanın ...nın davacısı olduğu dava bakımından davaya devam olunduğu anlaşılmıştır. Taraflardan biri, dosyası işlemden kaldırılmış olan bir davayı yenileyebilir. Dosyası işlemden kaldırılan bir dava, işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç ay içinde yenilebilir.Üç aylık yenileme istem süresi hak düşürücü niteliktedir. Dosyası işlemden kaldırılan bir dava, işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç ay içinde yenilenmezse, mahkeme, kendiliğinden (re’sen) davanın açılmamış sayılmasına karar vermekle yükümlüdür. Açıklanan yasal ve hukuksal olgu karşısında, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkememize ait 2021/2 esas sayılı dava dosyasının 20/01/2023 tarihi itibariyle HMK 150.md. gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar vermek gerekmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/590 esas sayılı dosyasında ise; şirketin ilk tescil tarihi olan 21.06.2016 tarihi itibarı ile kar/zarar durumunun 2016 yılında 13.518,00.-TL zarar ettiği, 2017 yılında 47.407,79.-TL zarar ettiği, 2018 yılında 21.780,53.-TL zarar ettiği, 2019 yılında 63.102,47.-TL zarar ettiği, 2020 yılında 31.167,80.-TL zarar ettiği, 2021 yılında 40.005,25.-TL zarar ettiği, şirketin kuruluş tarihinden itibaren zarar ettiğinin anlaşıldığı, 2016 işe başlama yılında herhangi bir veri girişinin bulunmadığı, 2017 yılında 500,00.-TL (KDV hariç) tutarlı tek bir fatura düzenlendiği, 2018 yılında Gentaş mühendislik A.Ş.’ne 31.08.2018 tarihinde, biri 10.200 TL + KDV ve diğeri
10.500 TL + KDV olmak üzere emlak danışmanlık hizmet satış faturası düzenlenmiş olup; satış
tutarına ilişkin olarak, 01.01.2019 tarihli 2 madde numaralı yevmiye kaydı ile kasa hesabına
nakit tahsilat kaydı yapıldığı, 2018 yılı tevsik sınırının 7.000,00.-TL olduğu, yine 2018 yılında ... adına 04.11.2018 tarih ve 1.530,00.-TL+275,40.-KDV tutarlı satış faturası düzenlenmiş olup; defterlerde kaydına rastlanılamadığı, takip eden yıllarda da herhangi bir satış faturası düzenlendiği tespit edilemediği, şirketin kuruluşundan bu yana kayıt dışı çalışıldığı; 2016 yılından bu yana yalnızca iki adet
emlak danışmanlığı hizmet satış faturası düzenlendiği ve bu faturaların tahsilatlarının da usule
aykırı olduğu; işbu faturalara ilişkin olarak hesaplanan KDV tutarının, şirketin birikmiş
indirilecek KDV ve devreden KDV tutarları toplamına yakın olduğu;
kayıt dışı elde edilen hasılatın genel olarak ... hesabına gönderildiği ve daha
sonra bir kısmının ... hesaplarına aktarıldığı; ...’a ait banka hesaplarından ve
kredi kartlarının (şahsi harcamalar olmakla birlikte) genellikle şirket harcamalarında
kullanıldığı; belirtmek gerekir ise şirkete ait olan araçlar dışında da bazı plaka ve Ducato gibi
açıklamalar ile harcamalar yapıldığının görüldüğü; benzer şekilde ...
hesabına bir çok farklı kişiden havaleler geldiği, ancak açıklama detayı yetersiz olması nedeni ile rapora okunamadığı;
kayıt dışı çalışan firmaların genel olarak, hasılatın izdüşümünün silinmesi için birçok banka
hesabı arasında aktarımlar yapılması, kendi hesaplarına para yatırılması, virman yapılması vb. standartlaşmış işlemlerin, huzurdaki davaya konu şirkette de sıklıkla kullanıldığı; kayıtdışı
çalışıldığının tespit edildiği ancak şirketin ve kamunun uğradığı zararın celb edilmiş olan
evraklar ve gider kayıtlarından fazlasını içermeyen defter kayıtları ışığında net olarak tespit
edilemeyeceği anlaşıldığından ispat edilemeyen birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş, hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ... tarafından açılan asıl davanın 20/01/2023 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 427,60.-TL harcın peşin yatırılan 59,30.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30.-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
6-BİRLEŞEN BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/590 ESAS SAYILI DAVASININ REDDİNE,
7-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 427,60.-TL maktu harçtan peşin yatırılan 59,30.-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,
8-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair birleşen dosya davacısı vekilinin yüzünde, karşı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/02/2024
Başkan .....
e-imza
Üye .....
e-imza
Üye ....
e-imza
Katip ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!