WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

BURSA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/ Esas
KARAR NO : 2024/

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ... -.../ ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -

DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/08/2017
KARAR TARİHİ : 18/03/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekiln eden şirketin ... Sigorta ... Sigorta ve ... sigortanın acentesi olduğunu, davalı ise ... .... Teks. San. Tic. Ltd. Şti'nin iflas erteleme dosyası olan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/... E. Sayılı dosyasında denetici kayyum olarak atandığını, mali denetimin kendi kontrolünde iken davalı şirketin araçlarının trafik ve kasko poliçeleri düzenlenmesi talep edildiği için davacı vekiln edenin davalı ile bizzat görüşüp talep olunan şirkete ait araç, bina vs. Şeylerin sigortasının yapılması ve poliçesinin tanzim edilmesi halinde parasının kim tarafından ve nasıl ödeneceği gündeme geldiğinden davalı "ben şirketin kayyumuyum mahkemece tayin olundum ödemeler benim denetimimde ve yetkim dahilinde yapılmaktadır senin olayın mahkemece iflas erteleme kararı verildikten sonra olduğu için ve şirketin mali kontrolü bana verildiği için benim tarafımdan ve peşin olarak ödenecektir" şeklinde müvekkile beyanda bulunulduğunu, bu konuşma üzerine borçlu şirketin araçlarına, evlerine ve binalarına sigorta poliçesi düzenlendiğini bunların tutarının 41.105,38 TL olduğunu, müvekkil şirket poliçe bedellerinin banka hesabına havale edilmediğini görünce davalıdan bedelleri talep ettiğini, davalının ise bedellerin ödenileceği hususunda sürekli müvekkili avuttuğunu, sonrasında kayyumluk görevinin aslında denetici kayyum olduğunu bildirerek sorumluluktan kurtulmaya çalıştığını, bu hali ile davalının kayyumluk görevini suistimal ettiğini, bu haliyle iddianın sübutu ile 41.105,38 TL tazminatın davalıdan tahsiline dava tarihi itibariyle yasal faiz yükletilmesine yargılama gideri masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil aleyhine açılan davanın öncelikle husumet yönünden reddinin gerektiği, davacı tarafın kendi iddia ve bayanları ile dahi ihtilafın müvekkilin mülkiyetindeki herhangi bir malmelek ile ilgili hususlarda değil, belli aşamada mahkeme kararı ile denetici kayyumluğu yaptığı sermaye şirketi ile olan alacak verecek hususunda olduğunun belirgin olduğunu, müvekkil ve davacı şirket arasında müvekkilin kayyumluk görevini ifa ettiği süreçte hiçbir görüşme ya da müvekkil tarafından davacıya bir taahhüt söz konusu olmadığını, müvekkile tebliğ edilen kararda şirketin faaliyetlerinin kayyumun genel denetimi altında yürütülmesine denildiğini, şirketin yönetiminin kayyuma devredilmediğini,şirket yöneticisinin görevden el çektirilmediğini, şirketin idaresi şirket müdürü ve yetkilisi ...'a ait olduğunu, müvekkilin görevde bulunduğu aşamada şirket müdürünün ödemelerle ilgili müvekkile talimatlarla sunduğu ödemelerin incelenerek uygun olanların onaylanıp ödendiğini, müvekkilin yönetim kayyumu değil, sadece denetim kayyumu olduğunun her yönü ile açık olduğunu, bu nedenle haksız, usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan-itiraz,delil dilekçeleri, bilirkişi raporu,... 1. ATM'ye yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava; dava dışı ... Ltd. Şti.'ne kayyum olarak atanan davalının davacı taraf ile yapmış olduğu iddia olunan sigorta sözleşmesi nedeniyle, davacının alacak iddia ettiği 41.105,38 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.
Mahkememiz işbu dava dosyası ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/ Esas 2023/ Karar sayılı görevsizlik kararıyla mahkememize gönderilmiştir.
... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... esas sayılı dava dosyası, davaya dayanak diğer bilgi-belgeler temin edildikten sonra dava dosyasının bilirkişiye tevdi edilmiş, tarafların iddia ve savunmaları, davacı tarafın iddialarına ilişkin olarak kayyumun denetim kayyumu olduğu ve Ticaret Mahkemesinde çizilen görev sınırları da dikkate alınarak kayyuma izafe edilebilecek kusurun bulunup bulunmadığı hususunda rapor aldırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/05/2020 tarihli raporda özetle; davalı kayyumun şirket yönetiminin aldığı kararları hukuki bakımdan denetlemekle yetkili kılındığı, dolayısıyla davalının kusuru nedeniyle şirket alacaklısı olduğunu ileri süren davacının bir zararı oluşmuşsa bu zarardan davalının da şirket yönetimi ile birlikte sorumlu olduklarının kabulü gerektiğini, dolayısıyla davalının işbu davada taraf sıfatı yani pasif husumet ehliyeti bulunduğunu, TTK 553/1 maddesi uyarınca ispat yükü zarara uğradığını iddia eden davacı tarafta olduğu, ... 11.HD'nin 2016/... Esas,2017/ Karar sayılı 23/10/2017 tarihli kararında da belirtildiği üzere,TTK'nın 553. maddesindeki sorumluluk kusur sorumluluğu olup, salt zararın kanıtlanması sorumluluk için yeterli olmayıp,ayrıca davalının kusurlarıyla şirket alacaklısına zarar vermiş olduklarının kanıtlanması gerektiğini, ne var ki davacının, iflas erteleme sürecinde olan şirkete sağlanan sigorta hizmetlerinin ödenmemesinde davalının kusurlu olduğunu ispata yönelik somut bir iddia ve delil ileri sürmediği, bir alacağın davacı şirkete ödenmemiş olmasının davalının hukuki sorumluluğunu gerektirmeyeceği, davacı,kayyumun verdiği onaya güvenerek sözleşme akdedildiğini ileri sürmüş ise de,bu iddiasının da tacir olmanını sorumlulukları ile birlikte mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, dava dışı ... Tekstil Gıda İnşaat Petrol Ürünleri Likit Petrol Ürünleri Likit Petrol Gazı (LPG) Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ... Tek. San ve Tic. Ltd. Şti.'nde davalı ...'nun denetim kayyumu olduğu, davacı ... Sigorta Acentelik Hiz. Ltd. Şti.'nin dava dışı firmalara düzenlendiği sigorta poliçelerini tahsil edememesinden; davalı firmanın dava dışı firmada alacak kayıtlarının da olduğu değerlendirildiğinde; davalı denetçi kayyum ...'nun şahsi kusurunun bulunduğunun müspet belgelerle tespit edilemediği, davalı firmanın sorumlu olmadığı halde dava dışı firmaların müdürü ...'a düzenlediği sigorta poliçelerinin bedelini de davalı ...'dan tazminat olarak talep ettiği; talep edilen bu sigorta bedellerinden ...'nun da sorumlu tutulamayacağını bildirilmiştir.
Dosya kapsamından; davacı vekili dava dilekçesinde ... Sigorta, ... Sigorta ve ... sigortanın acentesi, davalı ...'nun ise ... .... Teks.San. Tic. Ltd. Şti.'nin iflas erteleme dosyası olan ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... esas sayılı dosyasında denetçi kayyum olarak atanan kişi olduğunu beyan ettiği, davacı ... Sigorta Arc.Hiz.Ltd.Şti.'nin dava dilekçesi ekinde sunduğu ... ... Teks.San ve Tic.Ltd. Şti'ne ait cari hesap ekstresi ile toplam 41.105,38TL'lik alacağın davalıdan tazminat olarak talep edildiği, davalı ...'nun ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... esas sayılı dosyasından verilen 24/10/2014 tarihli karar ile ... Tekstil Gıda İnşaat Petrol Ürünleri Likit Petrol Ürünleri Likit Petrol Gazı (LPG) Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ... Tek. San. Ve Likit Petrol Gazı (LPG) Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ... Tek. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'lerine mahkemece ...'nun denetim kayyumu olarak atandığı, 20/05/2015 tarihli dilekçe ile görevden ayrılmayı talep ettiği, mahkemece 08/06/2016 tarihli kararı ile görevden ayrılma talebinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Dava, iflas erteleme sürecindeki Limited Şirketi İİK'nun 179/1-a maddesi (atama tarihinde yürürlükte olan) uyarınca atanmış olan kayyumun sorumluluğuna dayalı alacak davasına ilişkindir.
İİK'nın 179/1-a maddesi "iflasın ertelenmesine karar veren mahkeme, şirketin veya kooperatifin mal varlığının korunması için gerekli her türlü tedbiri iyileştirme projesini de göz önünde tutarak alır. Mahkeme erteleme kararı ile birlikte kayyum atanmasına karar verir, Mahkeme yönetim organının yetkilerini tümüyle elinden alıp, kayyuma verebileceği gibi, yönetim organının karar ve işlemlerini, geçerliliğini, kayyumun onayına bağlı kılmakla da yetinebilir. İflasın ertelenmesi kararında kayyumun görev ve yetkileri ayrıntılı olarak gösterilir..." şeklindedir.
Somut olayda ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/... esas sayılı dosyasında yürütülen iflas erteleme davasında mahkemenin 24/10/2014 tarihli 2 ve 3 nolu ara kararlarıyla dava dışı şirketlere "derhal envanter düzenlenmesi ve yönetim kurulunun yerine geçmesi ya da yönetim kurulu kararlarının onaylanması için davalının kayyum olarak atanmasına, şirketlerin faaliyetlerinin kayyumın genel denetimi altında yürütülmesine, şirketlerin müdürü ile ortaklar kurulunun tüm kararlarını ve kararlarının yerine getirilmesini, yapılacağı işlemlerin kayyumun onayına tabi tutulmasına" karar verildiği görülmüştür. Kayyumun hukuki durumu konusunda İİK ve TTK da açık bir hüküm bulunmamaktadır. Doktrinde farklı görüşler ileri sürülmüş olmakla birlikte, kayyumun hukuki durumunun kendisine verilen yetkiye göre değerlendirilmesi gerekir. Bu durumda yönetim organının yetkileri tümüyle elinden alınıp, kayyuma verilmiş ise TMK 427/4.maddesinde düzenlenen yönetim kayyumu niteliğinde olduğu, yönetim organının karar ve işlemlerini geçerliliğinin kayyumun onayına bağlı kılınmakla yetinilmesi halinde ise, denetim kayyumu niteliğinde olduğu kabul edilebilir. kayyumun temel sorumluluğu iflası ertelenen şirketin borçlarını ödemek, alacaklıların alacağını almasını sağlamaktır. Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi için de kayyumun şirketin yönetiminde söz sahibi olması gerekir. Yönetim kayyumluğunun hukuki sorumluluğu denetim kayyumluğuna göre çok daha fazladır. Zira yönetici kayyumlukta kayyum, şirketin yöneticisi konumundadır.Denetim kayyumluğunda ise kayyum, şirketin aldığı kararları sadece hukuki bakımdan denetlemektedir. O halde; kayyumun kayyumluk faaliyeti çerçevesinde yaptığı işlemlerden dolayı meydana gelen zararlardan şirkete veya alacaklılarına karşı hukuki sorumluluğunu değerlendirilmesi gerekirse, yönetim kayyumluğu söz konusu ise TCK'nın 553.maddesi uyarınca şirket yöneticileri gibi tam sorumlu olduğu, denetim kayyumluğu söz konusu ise yine aynı madde uyarınca sorumlu olduğunu, ancak bu sorumluluğun yönetim kurulu ile kayyum arasında paylaşılması gerektiği kabul edilmelidir. Somut olayda;davalı kayyumun şirketlerin yönetiminin aldıkları kararları hukuki bakımdan denetlemekle yetkili kılındıkları, dolayısıyla davalının kusuru nedeniyle şirket alacaklısı olduğunu ileri süren davacının bir zararı oluşmuşsa bu zarardan davalının da şirket yönetimi ile birlikte sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
TTK'nın 553/-1 maddesi uyarınca ispat yükü zarara uğradığını iddia eden davacı taraftadır. ... 11.Hukuk Dairesi'nin 2016/... esas, 2017/ karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, TTK'nun 553.maddesindeki sorumluluk kusur sorumluluğu olup, salt zararın kanıtlanması sorumluluk için yeterli olmayıp, ayrıca davalının kusuru ile şirket alacaklısına zarar vermiş olduğunun kanıtlanması gerekir.
Davalının dava dışı ... Tekstil Gıda İnşaat Petrol Ürünleri Likit Petrol Ürünleri Likit Petrol Gazı (LPG) Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ... Tek. San ve Tic. Ltd. Şti.'nde davalı ...'nun denetim kayyumu olduğu dosya kapsamı ile sabit olup, davacı ... Sigorta Acentelik Hiz.Ltd.Şti.'nin dava dışı firmalara düzenlediği Sigorta Poliçelerini tahsil edememesinden; davalı firmanın dava dışı firmada (ödeme) alacak kayıtlarının da olduğu değerlendirildiğinde; davalı denetim kayyumu ...'nun şahsi kusurunun bulunduğunun dosyada mevcut bilgi ve belgelerle tespit edilemediği, ayrıca davalı firmanın sorumlu olmadığı halde dava dışı firmaların müdürü ...'a düzenlediği sigorta poliçelerinin bedelini de davalı ...'dan tazminat olarak talep ettiği; talep edilen bu sigorta bedellerinden ...'nun da sorumlu tutulamayacağının uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/05/2020 tarihli rapor ile sabit olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı, kayyumun verdiği onaya güvenerek sözleşme akdedildiğini ileri sürmüş ise de, bu iddiası da inandırıcı olmadığı gibi, tacir olmanın sorumlulukları ile çelişmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda davalı denetim kayyumu ...'nun davacı şirketin alacaklarını tahsil edememesinde şahsi kusurunun bulunduğunun davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla, açılan davanın reddine dair karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(İşbu dava dosyasına dayanak ... BAM 5. HD'nin 2021/... Esas 2023/... Karar sayılı ilamında, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30/06/2020 tarih 2018/... Esas 2020/ Karar sayılı kararı kaldırılarak, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından dosyada Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğu belirtilerek ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından karşı görevsizlik kararı verilerek dosyanın Yargı Yeri Merciine gönderilmesi hususu belirtilmesine rağmen ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 2023/ Esas 2023/ Karar sayılı kararında karşı görevsizlik kararı verilmek yerine sehven ... Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan bahisle genel görevsizlik kararı verildiği tespit edilse de Mahkememizce usul ekonomisi dikkate alınarak, dosyanın sürüncemede kalmaması bakımından ve işbu davada verilen ilk görevsizlik kararı da Mahkememizce verildiğinden dava dosyası gerekli usuli işlemlerin yapılması amacıyla ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne geri gönderilmemiş ve yargılamaya Mahkememizce devam edilmiştir.)
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 701,98 TL'den mahsubu ile artan 274,38 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerine bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair,taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere herhangi bir nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2024

Katip ...
¸¸

Hakim ...
¸¸