WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

BURSA 2. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/ Esas
KARAR NO : 2024/

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/02/2024
KARAR TARİHİ : 19/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı taraf arasında 04/09/2023 tarihli sözleşme yapılmıştır, bu sözleşme gereği davalı tarafa 600.000,00-TL ödeme yapıldığını, bu ödemeleri kendisi ve davacının talimatıyla kardeşi ve tanıdığı ...'nın yaptığını, ancak bu ödemenin karşılığı olarak 1 adet ... Marka, BZL-883 Model yük taşıma platformunun müvekkiline teslim edilmediği gibi kendisinden alınan paranın iade de edilmediğini, üretici firma olan ... Makine San. Tic. Ltd. Şti'nin de işbu makinenin üretiminden ve tesliminden davalıyla birlikte müştereken ve müteselsil sorumlu olduğunu ve davalı Razaman Levent'in gayriresmi ortağı olduğunu, ancak bu firma iflas etmiş olduğundan du davanın dışında tutulduğunu, bilahare alacak kaydına göre işlem yapılacaığını, davalı tarafın mal kaçırma girişimlerinin olduğundan bahisle taşınır ve taşınmaz malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 600.000,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; mutlak ticari davaların TTK'nin 4. Maddesinin 1. Fıkrasında belirtilmekle birlikte herhangi bir esnaf kaydı bulunmayan, ticari işletmesi olmayan, tacir olmayan müvekkili ile davacı taraf arasında bulunan adi yazılı şekilde hazırlanan ve imzalanan sözleşme bu madde kapsamında ticari dava olarak kabul edilmemekle birlikte bu maddeye göre Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girebilecek bir dava türüne sebebiyet vermediğini, bu nedenle görev itirazında bulunduklarını, davacı tarafın da beyan ettiği gibi ... Makinenin iflas ettiğini, sözleşmenin yapıldığı tarihte öngörülemez olan bu durumun müvekkilinin sorumluluğunda olan bir gelişme olmadığını, davacı tarafın, üretici firma iflas etmiş olduğundan müvekkile yönelik dava açtıklarını, karşılarında zararlarını karşılayacak bir muhatap davalı göstermek istediklerini, müvekkilinin görevinin devralan şahıstan (davacı) gelen ürün bedelini üreticiye ulaştırmak olduğunu, makinenin teslimi durumu ile ilgili müvekkilin bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin makine bedelini daha öncesinde sipariş tarihinden sonra üretici firmaya gönderdiğini, üretici firmanın makineyi teslime hazır konuma getirdikten sonra makineyi teslim edecek ve sözleşme tam olarak ifa edilmiş olacağını ancak üretici firmanın iflas etmesiyle hazır hale getirilemediğini, taraflar arasında bulunan sözleşmede "'Satıcı, tarafların iradesi dışında gelişen, önceden öngörülemeyen ve tarafların borçlarını yerine getirmesini engelleyici ve / veya geciktirici hallerin oluşması gibi mücbir sebepler nedeni ile sözleşme konusu ürünü süresi içinde teslim edemez ise teslim tarihi taahhüdünden sorumlu olmaz.' " denildiğini, bu maddede de beklenmedik, öngörülemeyen, mücbir sebep kapsamında kalan durumlarda teslim tarihi olarak yer alan taahhütten sorumlu olmayacağını açıkça belirttiğini haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Sözleşme, dekont, ... yazı cevapları, Vergi Dairesi yazı cevapları, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı yazı cevapları, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Yine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir.
Buna göre;
1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,
2-Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. 213 sayılı Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, tarafların ticaret odası, esnaf odası ve vergi kaydının olmadığı, davanında mutlak ticari dava da olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel hükümlere göre ''Asliye Hukuk Mahkemesince'' görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu suretle davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN görevli olduğuna,
2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/04/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır